BEREKÂT

بركات
Müellif:
BEREKÂT
Müellif: FERİDUN EMECEN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1992
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 28.05.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/berekat
FERİDUN EMECEN, "BEREKÂT", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/berekat (28.05.2020).
Kopyalama metni

Bu adı taşıyan ilk şerif, Katâde ailesine mensup Berekât b. Hasan b. Aclân’dır. Kendisi 1406’dan itibaren babası ile birlikte Mekke emirliği yaptı. 1426’da babasının ölümünden sonra kardeşleriyle beraber Mekke’de hüküm sürdü. O sırada Mısır Memlük sultanı bulunan Baybars ile iyi münasebetler kurdu. Hatta kardeşlerinin kendisine karşı olan muhalefetlerini onun yardımı ile bertaraf ederek 1447’den 1455’e kadar Mekke’nin mutlak hâkimi oldu. Ayrıca iktidarı sırasında Memlükler’e karşı oldukça usta bir siyaset güttü ve Sultan Çakmak’ın buraya bir garnizon göndermesine ses çıkarmadı. Ondan sonra yerine oğlu Muhammed (1455-1497) geçti. Ailenin bu adı taşıyan ikinci ferdi ise onun oğlu Berekât b. Muhammed olup 1473’ten beri babası ile müştereken Mekke emirliği yapmakta idi. II. Berekât babasının ölümünden sonra Mekke emirliğini kardeşleriyle beraber yürüttü. Ancak emirliğinin ilk devreleri onlarla devamlı mücadele ve iç karışıklıklar içinde geçti. Hatta 1503’te zincire vurularak Kahire’ye gönderildiyse de 1504’te yeniden Mekke’ye dönerek duruma hâkim oldu. Hayatta kalan son kardeşi Kayıtbay’ın 1512’de ölümünden sonra emirliğini oğlu Şerîf Ebû Nümey ile birlikte sürdürdü. Memlük Sultanı Kansu Gavri ile dostça geçindi. Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı alması üzerine Osmanlı hâkimiyetini tanıyarak on iki yaşındaki oğlu Ebû Nümeyy’i Mekke’nin anahtarları ve bazı hediyelerle birlikte Kahire’de bulunan Yavuz Sultan Selim’e gönderdi. 3 Temmuz 1517’de Kahire’ye gelen Ebû Nümey babasının hediyelerini Osmanlı padişahına sunarak bağlılık arzetti. Yavuz da ona emirlik beratı ve hil‘at gönderdi. Ayrıca Haremeyn ahalisine dağıtılmak üzere 200.000 altın ile bol miktarda zahire yolladı, Mekke emîrine de tahsisat bağladı. II. Berekât 1525’te ölünce yerine oğlu Ebû Nümey geçti.

Ebû Nümey’den sonra onun soyundan gelen üç kol Mekke’de şeriflik için birbirleriyle mücadeleye giriştiler. Bu kollar Ebû Nümeyy’in oğullarının ismine izâfeten Zevi Zeyd, Zevi Abdullah ve Zevi Berekât adlarını taşımaktadır. Bunlardan sonuncu kola ismini veren Ebû Nümey oğlu Berekât şeriflik yapmamıştır. Bu koldan gelen ve aynı adı taşıyan ilk emîr Berekât b. Muhammed b. İbrâhim’dir. III. Berekât Osmanlı hükümetinin de desteğiyle Zevi Zeyd nüfuzuna karşı bir denge unsuru olarak ortaya çıkarıldı ve Şam Valisi Sarı Hüseyin Paşa vasıtasıyla Şerîf Sa‘d’ın yerine Mekke emîri oldu (Nisan 1672). Onun emirlik devresi sakin geçti. Kendisi Osmanlılar’a sadık, cömert bir kişi olup hac yolunun emniyetine büyük önem vermiştir. Nisan 1682’de ölümünden sonra yerine oğlu Şerîf Saîd (1682-1687) geçti. Bu aileye mensup emîrler bundan sonra bir asır daha Mekke tarihinde önemli roller oynadılar. Bunlardan pek çok hadiseye karışmış olan Şerîf Yahyâ’nın (1719-1720 ve 1722-1724) oğlu Berekât’ın (IV. Berekât) çok kısa bir süre için şerifliğinden bahsedilirse de bu babası Yahyâ’nın bir siyasî manevrası olup şerifliği Osmanlılar’ca onaylanmadan onunla birlikte Mekke’den ayrılmak zorunda kalmıştır. Yine bu aileye mensup olan Berekât’ın kardeşinin oğlu Abdullah ise Osmanlılar’a baş kaldıran Bulutkapan Ali Bey’in adamı Ebü’z-Zeheb vasıtasıyla sahte bir fermanla Mekke’ye emîr tayin edilmiştir (1770). Ancak onun da emirliği üç ay kadar sürmüş, Osmanlılar’ın desteğindeki Şerîf Ahmed’in baskısı ile Mısır’a kaçmıştır. Ali Bey isyanının bastırılmasından sonra yakalanarak önce Eğriboz’a, daha sonra Edirne’ye gönderilmiş, buradan tekrar Mısır’a kaçmıştır. Ancak ardından yeniden Eğriboz’da ikamete mecbur edilmiş, daha sonra Bursa, Sakız ve Limni’ye yollanmış, nihayet son gönderildiği İzmir’de ölmüştür.


BİBLİYOGRAFYA

, V, 190.

Haydar Çelebi, Rûznâme ( içinde), I, 439.

, II, 371.

, IX, 717, 721.

, I, 577.

Die Chroniken der Stadt Mekka (nşr. F. Wüstenfeld), Göttingen 1857-61, II, 230, 249; III, 344.

C. Snouck-Hurgronje, Mekka, Hague 1888-89, I, 98, 101-104, 119, 125.

Ahmed b. Zeynî, Ḫulâṣâtü’l-kelâm fî beyâni ümerâʾi’l-beledi’l-ḥarâm, Kahire 1305, s. 50 vd.

: Mir’ât-ı Cezîretü’l-Arab, III, 73-75, 83.

Uzunçarşılı, Mekke-i Mükerreme Emirleri, Ankara 1984, s. 72, 92, 99, 111-113.

“Berekât”, , II, 536.

G. Rentz, “Barakāt”, , I, 1032-1033.

a.mlf., “Berekât”, , IV, 430-432.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1992 yılında İstanbul'da basılan 5. cildinde, 486-487 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER