AKABE MESELESİ

Müellif:
AKABE MESELESİ
Müellif: AZMİ SÜSLÜ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/akabe-meselesi
AZMİ SÜSLÜ, "AKABE MESELESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/akabe-meselesi (22.10.2019).
Kopyalama metni
Mısır’dan sonra Küveyt’in de İngiliz nüfuzuna girmesi, Kızıldeniz’de büyük stratejik ehemmiyeti olan Akabe’nin önemini biraz daha arttırmıştı. Sînâ yarımadasıyla Arap yarımadası arasında Hicaz demiryolu hattının Kızıldeniz’e açılan kapısı durumunda bulunan Akabe, Mehmed Ali Paşa zamanında Mısır hacılarının güvenliği için Mısırlı muhafızların kontrolüne verilmişti. Ancak Süveyş Kanalı’nın açılması, eski hac karayolunun önemini kaybedip deniz yoluna kaymasına sebep olurken, Hicaz demiryolunun emniyeti için Arîş’ten Akabe’ye kadar Sînâ yarımadasının ve özellikle Akabe Kalesi’nin Osmanlılar açısından önemi daha da arttı. Diğer yandan İngilizler de Arap yarımadasını Akabe, Küveyt ve San‘a üçgeni içinde kontrol altına almak, Hicaz demiryolunun güneye doğru inmesiyle Süveyş Kanalı’nın emniyetini sağlamak ve böylece Hindistan’a giden ulaşım yollarını ellerinde tutmak istiyorlardı. Bunun için, Mısır’dan sonra 1882’den itibaren bir hareket üssü haline getirdikleri Akabe’yi de, Mısır muhafız kıtasını kendi kuvvetleriyle destekleyerek elde etmek istediler. Ancak II. Abdülhamid, yaverlerinden Rüşdü Bey’i bir askerî fırka ile Akabe’ye gönderip orayı işgal ettirdi. Rüşdü Bey Akabe’ye girdikten sonra Sînâ yarımadasında Tâbe’yi de aldı. Bunun üzerine daha geniş bir askerî harekâta hazırlanan ve Avrupa tarafından da desteklenen İngiltere, 3 Mayıs 1906’da verdiği ültimatomla, on gün içinde Sînâ yarımadasının boşaltılmasını istedi. Mısır’ı kendi mülkiyetinde sayan ve İngiliz işgalini reddeden II. Abdülhamid, kararlı bir politikayla, yeni sınırın belirlenmesi için oluşturulacak komisyonun Türk ve Mısırlılar’dan teşekkül etmesini sağladı. 1 Ekim 1906’da imzalanan ve sekiz maddeden meydana gelen itilâfnâmeyle yeni sınır tesbit edildi. Buna göre Tâbe Mısır’a, Akabe Osmanlı Devleti’ne bırakıldı ve direklerle tesbit edilecek düz hattın Refah’ta son bulması kararlaştırıldı. Bu itilâfnâmeyle Akabe meselesi halledilmiş, ancak bölgedeki Osmanlı İngiliz rekabeti I. Dünya Savaşı sonlarına kadar devam etmiştir.

BİBLİYOGRAFYA
el-Cerîdetü’r-resmiyye (1257, 1283 ve 1296 tarihli fermân-ı hümâyunlar), Mısır 14 Nisan 1892; Mirliva Rüşdü, Akabe Meselesi, İstanbul 1326; Tahsin Paşa, Abdülhamîd’in Yıldız Hatıraları, İstanbul 1931, s. 23; Danişmend, Kronoloji, IV, 351-355; Bayur, Türk İnkılâbı Tarihi, I/1, s. 207-209; Erol Ulubelen, İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, İstanbul 1982, s. 55-56; J. H. Kramers, “Mısır”, İA, VIII, 253.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 211-212 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.