ALAMUT - TDV İslâm Ansiklopedisi

ALAMUT

الموت
ALAMUT
Müellif: ABDÜLKERİM ÖZAYDIN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 27.10.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/alamut
ABDÜLKERİM ÖZAYDIN, "ALAMUT", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/alamut (27.10.2020).
Kopyalama metni

Ortaçağ’da Rûdbâr vadisinde bulunan elli kadar müstahkem kalenin en meşhuru olan Alamut, Deylem sınırında Rûdhâne-i Alamut vadisiyle Tâlekān nehrinin birleştiği yerden 2, Kazvin’den ise 6-8 fersah mesafede 2000 m. yükseklikteki yalçın kayalar üzerinde kurulmuştur. Âluh ve âmût (âmûht) kelimelerinden meydana gelen Alamut ismi, eski Fars dilinin Taberistan şivesinde “kartal yuvası” veya “kartal eğitimi” (ta‘lîmü’l-ukāb) anlamına gelmektedir.

İbnü’l-Esîr’e göre kale Deylem hükümdarlarından biri tarafından kurulmuştur. Ancak daha sonra 246 (860) yılında Taberistan Alevîleri’nin reisi Hasan b. Zeyd ed-Dâî-İlelhak tarafından yeniden inşa edilen kale, asıl şöhretini Haşşâşîn’in lideri ve İsmâilî Devleti’nin kurucusu Hasan Sabbâh’a borçludur. Alamut Kalesi’ni 4 Eylül 1090 tarihinde ele geçiren Hasan Sabbâh burasını Bâtınî karargâhı haline getirdi. Hasan Sabbâh’ın Alamut’taki faaliyetlerine son vermek isteyen Sultan Melikşah, 1091-1092 yıllarında vezir Nizâmülmülk ile birlikte kaleye asker sevkedip burayı kuşattıysa da başarılı olamadı. Kale daha sonra 503 (1109-10) ve 511 (1117-18) yıllarında Sultan Muhammed Tapar, 521’de (1127) Sultan Sencer, 524’te (1130) Sultan Mahmûd b. Muhammed Tapar, 552’de (1157) Bâvendîler’den Taberistan Hükümdarı Gazi Rüstem b. Ali b. Şehriyâr, 595’te (1198-99) de Hârizmşah Tekiş tarafından kuşatıldıysa da fethi mümkün olmadı. Uzun süre Bâtınîler’in (İsmâilîler) elinde bulunan Alamut Kalesi nihayet 19 Kasım 1256’da Moğol Hükümdarı Hülâgû’nun askerlerine boyun eğmek zorunda kaldı. Alamut’un son hâkimi Rükneddin Hürşah, Hülâgû’ya karşı koyamayacağını anlayınca teslim oldu. Hülâgû kaleyi yerle bir etti ve halkını kılıçtan geçirdi. Burada bulunan zengin kütüphaneyi de veziri meşhur tarihçi Alâeddin Atâ Melik Cüveynî’ye teslim etti. İsmâilîler daha sonra Alamut’u yeniden işgal etmek için seferber oldularsa da Moğollar tarafından püskürtüldüler (1275).

Alamut Kalesi Safevîler zamanında tamir edilerek siyasî suçlular için hapishane olarak kullanılmıştır. Zaman zaman eşkıyanın eline geçen Alamut’un Avşarlılar, Zendliler ve Kaçarlar devrindeki durumu hakkında ise bilgi yoktur. Bugün harabe halinde olan kalenin yanında aynı adı taşıyan bir kasaba vardır.


BİBLİYOGRAFYA

, VII, 190; X, 316-317, 477, 666; XI, 117; XII, 153.

, II, 44; III, 71, 73, 75.

Reşîdüddin, Câmiʿu’t-tevârîḫ, Tahran 1338, s. 108 vd.

Hamdullah Müstevfî, Nüzhetü’l-ḳulûb, Leiden 1331/1913, s. 61.

Zahîrüddîn-i Mar‘aşî, Târîḫ-i Ṭaberistân (nşr. B. Dorn), St. Petersburg 1850, s. 57 vd.

Menûçihr-i Sütûde, Ḳılâʿ-i İsmâʿîliyye, Tahran 1345, s. 73 vd.

W. Ivanow, Alamut and Lamasar, Tahran 1950.

İbrahim Kafesoğlu, Sultan Melikşah Devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu, İstanbul 1953, s. 134.

M. G. S. Hodgson, The Order of Assassins, The Hague 1955.

, s. 61, 262, 455.

, V, 101-102, 118-119, 123, 156, 261, 343-345, 430-433, 447-451, 455-457, 461, 476-477, 481-482.

Abdülkerim Özaydın, Muhammed Tapar Devri Selçuklu Tarihi (doktora tezi, 1983), İÜ Ed.Fak., s. 130 vd.

A. Zeki Velidi Togan, “Alamut”, , I, 289.

L. Lockhart, “Alamūt”, , I, 352.

B. Hourcade, “Alamūt”, , I, 797-801.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul'da basılan 2. cildinde, 336-337 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER