BÂDÎS b. HABBÛS - TDV İslâm Ansiklopedisi

BÂDÎS b. HABBÛS

باديس بن حبوس
BÂDÎS b. HABBÛS
Müellif: ABDÜLKERİM ÖZAYDIN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.11.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/badis-b-habbus
ABDÜLKERİM ÖZAYDIN, "BÂDÎS b. HABBÛS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/badis-b-habbus (24.11.2020).
Kopyalama metni
Babası Habbûs’un 1038 yılında ölümü üzerine Gırnata hükümdarı oldu. Berberîler’le bazı yahudiler kardeşi Bulukkîn’i tahta geçirmek istedilerse de Araplar’la vezir Samuel b. Nağrîle’nin de (Nağzâle) içinde bulunduğu bir grup yahudi Bâdîs’i tercih etti. Bâdîs tahta geçer geçmez çevredeki diğer mülûkü’t-tavâif ile uğraşmak zorunda kaldı. Meriye hâkimi Züheyr el-Âmirî, Bûnt yakınlarında meydana gelen savaşta Bâdîs karşısında mağlûp oldu ve veziri İbn Abbas ile birlikte öldürüldü (429/1038). Hâkimiyet sahasını genişletmek ve bütün Endülüs’e hâkim olmak isteyen Bâdîs büyük bir orduyla İşbîliye üzerine yürüdü. Şehrin hâkimi Kadı Ebü’l-Kāsım İbn Abbâd yapılan savaşta mağlûp oldu ve öldürüldü (1042). Daha sonra İshak b. Muhammed el-Birzâlî, Muhammed b. Nûh ed-Demmerî, Abdûn b. Hazrûn gibi Berberî reislerini Cezîretülhadrâ hâkimi Muhammed b. Kāsım el-Hammûdî’yi halife olarak tanımaları için ikna eden Bâdîs onları da yanına alarak İşbîliye hâkimi Mu‘tazıd üzerine yürüdü ve şehri bir müddet muhasara etti (439/1047-48). Bu hadiselerden sonra Bâdîs’in şöhreti arttı ve çevredeki hükümdarlar ondan çekinmeye başladılar. 449’da (1057) Malaga’ya girerek son Hammûdî Hükümdarı Muhammed el-Müsta‘lî’yi tahtından uzaklaştırdı, ancak Abbâdî Hükümdarı Mu‘tazıd’ın 1067’de Karmûne’yi zaptetmesine engel olamadı.

Veziri Samuel b. Nağrîle’nin ölümü (1056) üzerine yerine geçen oğlu Joseph’in yahudileri önemli mevkilere getirmesi ve onlara geniş imkânlar tanıması halkın tepkisine yol açtı. Joseph ise bu tepkileri önemsemediği gibi tasarruflarına karşı çıkan Bâdîs’in kardeşiyle aynı adı taşıyan oğlu Bulukkîn’i öldürtmekten de çekinmedi, hatta daha ileri gidip Bâdîs’e İspanya’da müstakil bir yahudi devleti kurmak istediğini söyledi. Nihayet Meriye hâkimi İbn Sumadih ile gizlice haberleşip onu Gırnata’yı ele geçirmeye teşvik etmesi üzerine Sanhâceliler ayaklanıp veziri öldürdüler ve cesedini şehrin kapısına astılar (459/1066-67).

Bâdîs 1073 yılında Gırnata’da öldü ve ülkesi iki torunu arasında taksim edildi. Seyfüddevle Abdullah Gırnata’ya, Temîm de Malaga’ya hâkim oldu.

Çok cesur, mert ve yardım sever bir insandı. İdaresini güçlendirmek uğrunda kan dökmekten çekinmezdi. Abbâdî Hükümdarı Mu‘tazıd tarafından öldürülen Berberîler’in intikamını almak için Gırnata’daki bütün Araplar’ı öldürmek istediyse de veziri Samuel buna engel oldu. Ayrıca pek çok imar faaliyetinde bulundu. Kaleleri müstahkem hale getirdi ve muhteşem saraylar yaptırdı.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, IX, 280, 286, 292; İbn İzârî, el-Beyânü’l-muġrib, III, 167, 169-171, 174, 191, 202, 210, 211, 217-219, 230, 248, 262-266, 268-269, 272-274, 293, 316; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XVIII, 590-592; İbn Haldûn, el-ʿİber, VI, 179, 180; Kalkaşendî, Ṣubḥu’l-aʿşâ, V, 251, 257; İbnü’l-Hatîb, el-İḥâṭa, I, 435-443; Makkarî, Nefḥu’ṭ-ṭîb, I, 196, 429, 435, 439; II, 659; III, 265, 398, 535, 595; IV, 322; Zambaur, Manuel, s. 54; Dozy, Spanish Islam, s. 612-620, 624-627, 629, 632-634, 643-644, 649, 695; Chejne, Muslim Spain, s. 65-66; S. M. Imamüddin, Muslim Spain, Leiden 1981, s. 44; Hitti, İslâm Tarihi, III, 850; Abdülazîz Merzûk, el-Fünûnü’z-zuḫrufiyyetü’l-İslâmiyye, Beyrut, ts. (Dârü’s-seḳāfe), s. 145; David Vasserstein, The Rise and Fall of the Party Kings, Princeton 1985, s. 129, 197-198; M. Abdullah İnân, Nihâyetü’l-Endelüs ve târîḫu’l-ʿArabi’l-mütenaṣṣırîn, Kahire 1408/1987, s. 28; M. Schmitz, “Bâdîs”, İA, II, 193; E. Lévi-Provençal, “Zîrîler”, İA, XIII, 576-577; a.mlf., “ʿAbbādids”, EI2 (İng.), I, 6; A. Huici Miranda, “G̲h̲arnāṭa”, EI2 (İng.), II, 1012-1013.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1991 yılında İstanbul'da basılan 4. cildinde, 419-420 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER