BÂKÜVÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

BÂKÜVÎ

الباكوى
Müellif:
BÂKÜVÎ
Müellif: AHMET BEDİR
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.10.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/bakuvi
AHMET BEDİR, "BÂKÜVÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bakuvi (16.10.2021).
Kopyalama metni
Bakü’de doğdu. Alevî, Hüseynî ve Mûsevî nisbeleriyle de anılır. Tercüme ettiği kitaplarda Ahund Mîr Muhammed Kerîm el-Hâc (Neclü’l-Hâc) ismini kullanmıştır. Kadı Mîr Memmedkerim Aga, Mîr Mehmed Kerim veya Mîr Câferzâde olarak da zikredilir (Bünyadov, s. 311). Mîr unvanıyla anılması bu kelimenin Bakü’de seyyidler için kullanılmasıyla ilgili olmalıdır. Çocukluk yıllarında daha çok Türkiye, İran ve Mısır’dan getirilen hocaların ders verdiği mescidlere bağlı mekteplerde Farsça ve Arapça ile birlikte medreselerde orta seviyede dinî tedrisat yapılıyordu. Muhtemelen ilk eğitimini Bakü’de bu şekilde almıştır (Azərbaycan Tarixi, IV, 106-108, 111; Aytan, sy. 36 [2007], s. 14). 1871’de düzenli bir öğrenim görmek için Bağdat’a gitti ve on yıl sonra Bakü’ye döndü. İlk olarak İçeri Şehir’deki Şah Mescidi’nde ahundluk, 1904-1918 yıllarında Bakü Vilâyeti Şîa Mescidi başkanlığı, Bakü Eyalet kadılığı ve Bakü Vilâyet Meclisi başkanlığı yaptı. Arşivlerde Bakü Meclis başkanı sıfatıyla imzaladığı belgelere rastlanmaktadır. Kuruluşuna katkıda bulunduğu halde yeni cumhuriyet idaresinde görev almadığı gibi 1918’de resmî görevlerinden istifa edip vefatına kadar Merdekân şehrinde fahrî olarak dinî görevler üstlendi ve eserlerini kaleme aldı (Bünyadov, s. 311-312, 317).

Sovyetler’in hâkim olduğu bölgelerde ve Azerbaycan’da dindarlara baskı uygulandığı, dinî liderlerin sosyalizm aleyhtarlığı ithamıyla tutuklanıp idam edildiği bir dönemde Bâküvî de devrim karşıtı olduğu, çevresindekileri rejim aleyhine kışkırttığı gerekçesiyle tutuklandı. Yargılandığı mahkemede 2 Mart 1938 tarihinde seksen beş yaşında idama mahkûm edildi. Kızı Eliyye babasının Nargin adasında kurşuna dizildiğini belirtir. 1956’da oğlu tarafından âkıbeti resmen sorulunca babasının 1940’ta beyin kanaması sonucu öldüğü bildirildi. Bunun üzerine ailesi idam kararının kaldırılmasını istedi ve mahkeme 1960’ta söz konusu kararı kaldırdı, delil yetersizliğinden beraatine karar verdi (a.g.e., s. 316-318).

Eserlerinde içtimaî ve dinî problemleri ele alan, İslâm dünyasının kalkınması yolunda fikirleri olan Bâküvî müslümanların birlik ve beraberliğine önem vermiş, tefrikanın zararlarına dikkat çekmiştir. Tefsirini Sünnî kaynaklarını da kullanarak yazmak suretiyle Şiî ve Sünnî toplulukları bir araya getirmek istemesi onun en önemli entelektüel yanını teşkil eder (Bedir, s. 172-173, 174-176, 178). Bâküvî, yeniliklere açık biri olarak zamanının tartışmalı konularından olan kızların eğitimi hususunda olumlu rol oynamış, Azerbaycan’ın ilk kadın pilotları Züleyha Seyyid Memmedov ve Mirze Davud Hüseyinov’a eğitimlerini tamamlamaları için maddî yardım sağlamıştır. Taassuptan uzak durmaya çalışmış, mensubu bulunduğu mezhep taraftarları arasında görülen bazı aşırı yaklaşımları eleştirmiş, Kur’ân-ı Kerîm’in tahrifine dair öne sürülen Şiî rivayetlerini reddetmiş, sahâbeye dil uzatmaktan kaçındığı gibi insanlığın kurtuluşunun onların yaşadığı hayatı yaşamakla mümkün olabileceğini söylemiştir. İmamların gaybı bilemeyeceğini belirten Bâküvî büyük günah işleyen kimsenin tövbe etmediği takdirde cehennemde ebediyen kalacağı, büyük günahlar için şefaatin söz konusu olmayacağı kanaatini taşıdığı halde peygamberlerin ve imamların bu çerçevede istismar edilmesine karşı çıkmıştır. Dinin aslının korunması üzerinde hassasiyetle durarak Allah’tan başka varlıklardan ve imamlardan yardım dilemenin şirk olduğunu dile getirmiş, dinin âşûrâ törenlerine indirgenmesine ve bu törenlerin camileri Mescid-i Dırâr’a çevirmesine muhalefet etmiştir (görüşleri için ayrıca bk. a.g.e., s. 37, 112, 116, 122-123, 173-174).

Eserleri. 1. Keşfü’l-hakāyik an nüketi’l-âyât ve’d-dekāyik (I-III [Bakü], Kaspi Qazeti’nin Buhâriye Matbaası, 1322 [1904]; her üç cildin kapağında 15 Şâban 1322 [25 Ekim 1904] tarihi yazılmışken I ve II. ciltlerin sonunda 1904, III. cildin sonunda 1906 tarihleri yer almaktadır; Tebriz 1373 hş./1995). Azerbaycan Türkçesi’nde basılmış ilk Kur’an tercümesi ve tefsiridir. İmâmiyye müfessirlerinden Tabersî dışında Fahreddin er-Râzî, Hâzin, Nesefî, Beyzâvî, İsmâil Hakkı Bursevî gibi Sünnî kaynaklarına da başvurulan eserde mezheplere dair ayrıntılara girilmeden orta bir yol izlenmiş, eserin değerli taşlarla süslenmiş bir nüshası II. Abdülhamid’e takdim edilmiştir. Farsça’ya Hacı Abdülmecîd Sâdık Nevberî tarafından çevrilen eseri (Tahran 1339 hş., 1348 hş., 1358 hş., 1396 hş.) Ahmet Bedir Gerçeğin Doğuşu Alevî Kur’ân Tefsiri adıyla Türkçe’ye çevirmiştir (I-II, İstanbul 2000 -Ahmet Dolunay imzasıyla-; Balıkesir 2012). Eser, Ali Farhadov tarafından Âzerî Türkçesi’nde sadeleştirilip Kəşfül-Həqayiq an Nukətil-Ayəti vəd-Dəqayiq: Ayələrin Məna və İncəlikləriylə Həqiqətlərinin Açıqlanması adıyla neşredilmiştir (I-III, Bakü 2014). 2. Salîb Muharebesi (I-II, Bakü 1913, 1915). Haçlı seferlerine dair eserin ilk cildi basılmış, ikinci cildi II. Dünya Savaşı yıllarında yayınevinde kaybolmuştur (Şahatov, s. 38). 3. İran Kentlilerinin Hali veya Tebriz’de Gördüklerim. Müellifin 1881’de Bağdat’ta tahsilini tamamlayıp memleketine dönerken uğradığı İran şehirlerindeki izlenimlerini içerir. 1930’larda kızı tarafından neşredilmek istenen eserin yazma nüshası Azerneşr’de ortadan kaybolmuştur (a.g.e., s. 37). Bâküvî ayrıca Corcî Zeydân’ın bazı tarihî romanlarını Azrâ’ü Kureyş (Bakü 1325/1908), 17 Ramazân (Bakü 1328/1910), Ârmânûse (1911), Kerbelâ Yangısı (Bakü 1911), Fetâtü Gassân, Reşid’in Bacısı Abbâse, Ebû Müslim el-Horasânî, Emîn ve Me’mun Kardeşler adıyla Arapça’dan Âzerî Türkçesi’ne çevirmiştir. Bu tercüme ve telif kitapların bir kısmı muhtemelen 1940’lara kadar mevcutken daha sonra kaybolmuştur.

BİBLİYOGRAFYA :

Bâküvî, Keşfü’l-hakāyik an nüketi’l-âyât ve’d-dekāyik, Tiflis 1322, I, 733; III, 959; Hânbâbâ, Fihrist, IV, 4076-4077; Akīkī-yi Bahşâyişî, Ṭabaḳāt-ı Müfessirân-ı Şîʿa, Kum 1376 hş., IV, 257-259; Ahmet Bedir, Baküvî Tefsiri’nin Tahlil ve Tahrici (doktora tezi, 1997), Harran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, tür.yer.; Ziya Bünyadov, Stalin Döneminde KGB Arşivlerinde Kırmızı Terör (trc. Sebahattin Şimşir), İstanbul 2004, s. 311-318; Azərbaycan Tarixi, Bakü 2008, IV, 106-108, 111; V, 258; Sabuhi Şahavatov, Ulûmu’l-Kur’ân Açısından Bâkuvî Tefsiri’nin Özellikleri (yüksek lisans tezi, 2010), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 37-38; Davud Dursun, “Sovyetlerdeki Müslüman Türklerin Sosyal Yapısı Üzerine Bir Çalışma”, Sosyoloji Konferansları Dergisi, sy. 24, İstanbul 1993, s. 125-138; İsmail Çalışkan, “Türkçe’de İlk Şii Tefsir”, Cumhuriyet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, V/1, Sivas 2001, s. 217-222; Necmi Aytan, “20. Yüzyılın Başlarında Azerbaycan’da Siyasî ve Edebî Durum”, Yağmur, sy. 36, İstanbul 2007, s. 14-17.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul’da basılan (gözden geçirilmiş 2. basım) EK-1. cildinde, 164-165 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER