GAZİ ÖMER BEY CAMİİ ve TÜRBESİ - TDV İslâm Ansiklopedisi

GAZİ ÖMER BEY CAMİİ ve TÜRBESİ

Müellif:
GAZİ ÖMER BEY CAMİİ ve TÜRBESİ
Müellif: ENİS KARAKAYA
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/gazi-omer-bey-camii-ve-turbesi
ENİS KARAKAYA, "GAZİ ÖMER BEY CAMİİ ve TÜRBESİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/gazi-omer-bey-camii-ve-turbesi (24.09.2020).
Kopyalama metni
Tekirdağ’ın Malkara ilçesi merkezinde çarşı içinde bulunan yapı, cümle kapısının üzerinde yer alan dört satırlık sülüs yazılı kitâbedeki kayda göre 893 (1488) yılında inşa edilmiştir. Bânîsi Osmanlı akıncı beylerinden Gazi Turahan Bey’in oğlu Ömer Bey’dir. Turahan Bey’in Trakya’nın birçok yerinde hayratı mevcuttu ve bunların bir kısmını Malkara’daki arazi, dükkân, değirmen teşkil ediyordu. Kendisinin yine Malkara’da yaptırdığı cami ile medrese günümüze ulaşmamıştır. Turahan Bey’in ölümünün ardından Uzunköprü’ye bağlı Kırkkavak köyünde kurduğu vakfın yönetimini Ömer Bey devralmıştır. Bu durumla bağlantılı olarak Ömer Bey’in babasının yaptırdığı eski binayı yıktırıp yerine yeni bir cami inşa ettirmiş olması mümkündür. 2005 yılında caminin son cemaat yerine özgün mimari şekli verilmiş, harim iç duvarının sıvaları temizlenmiş, minaresi tamir edilmiş, türbe de temizlenerek sağlamlaştırılmıştır.

Ömer Bey Camii sütunlu bir son cemaat yerini takip eden tek kubbeyle örtülü ibadet mekânından meydana gelir. Tamamı düzgün kesilmiş sarımtırak renkli küfeki taşından inşa edilmiştir. Üç bölümlü bir revak oluşturan son cemaat yeri dört adet mermer sütuna dayanan ve üzeri yarım çapraz tonozlarla iki yandan beslenen kubbelerle örtülüdür. Tehlike arzettiğinden sütunların çevresi kesme taş bloklarla örülerek pâye haline getirilmiş, revakın yan kemerlerinin içi doldurulmuşken son restorasyon sırasında bu bölüm orijinal durumuna çevrilmiş, sütun gövdeleri madenî çemberlerle güçlendirilmiştir. Cümle kapısı yapının ana ekseni üzerinde olmayıp sağa doğru kaydırılmış, bunun sol yanına iki pencere ile arasına bir mihrâbiye yerleştirilmiştir. Etrafı silmelerle çevrilerek palmet sırası ile taçlandırılmış olan cümle kapısı sivri kemerli bir nişin içinde yer alır.

Harim kareye yakın bir plana sahiptir ve iç boyutları 10,10 × 9,90 metredir. Masif duvarlar üzerine geçişleri pandantiflerle sağlanmış sekizgen kasnaklı kubbesi kurşun kaplıdır. Taş mihrabı, iri mukarnaslı kavsarası olan beş kenarlı bir nişten ibaret sade görünümlü bir örnektir. Aynı sadelikteki bir tepelik mihrabı taçlandırır. Mermer minberi, kapısının üzerinde bulunan rûmîlerle kapı çerçevesindeki geometrik kabartmalar hariç gösterişsizdir. Caminin cephelerine iki sıra halinde açılan ikişer pencerenin dışında kasnakta da dört adet pencere vardır. Alt sıradaki pencereler dikdörtgen söveli, alınlıkları sivri kemerli, üst sıradakilerle kasnaktaki pencereler sivri kemerli ve alçı şebekelidir. Harimin kuzeybatı köşesinden merdivenle ulaşılan kadınlar mahfeli iki sütunla desteklenmiştir. Yapının tek şerefeli taş minaresi harim kısmının batı köşesine dışarıdan bitişiktir. Kare kesitli bir kaidenin üzerinde onikigen gövdeli ve şerefe altı stalaktitlidir. Bu caminin yanında daha başka yapıların olup olmadığı bilinmemektedir.

Ömer Bey’in türbesi avluda caminin hemen sol (kuzeydoğu) tarafında yer alır. Kapısı üzerindeki alınlığın içinde bulunan sülüs yazılı üç satırlık kitâbe 908 (1502) tarihlidir. Ömer Bey doksan altı yaşında iken 908 Rebîülâhirinde (Ekim 1502) vefat etmiştir (Oruç Beğ Tarihi, s. 220); türbenin hangi tarihte yapıldığı tam olarak bilinmez. Sekizgen gövdeli, üzeri kubbe ile örtülü olan türbenin yapımında düzgün kesilmiş küfeki taşı kullanılmıştır. Kapısının ön kısmında bir revakın olduğuna dair izlere (kemer bingi başlangıçları) rastlanılır. Kapının bulunduğu cephenin dışında türbenin diğer yüzlerinde altlı üstlü birer pencere vardır. Bunlardan alt sıradakiler dikdörtgen söveli, sivri alınlıklı ve lokmalı, üsttekiler sivri kemerli ve alçı şebekelidir. Türbenin içinde sadece Ömer Bey’in taş sandukası mevcuttur. Yapılan son restorasyonlar neticesinde her iki yapı temiz ve bakımlı hale getirilmiş olup halen ibadet ve ziyarete açık durumdadır.

BİBLİYOGRAFYA :

Oruç Beğ Tarihi: Giriş, Metin, Kronoloji, Dizin, Tıpkıbasım (haz. Necdet Öztürk), İstanbul 2007, s. 220; Gökbilgin, Edirne ve Paşa Livâsı, s. 342; Ayverdi, Osmanlı Mi‘mârîsi IV, s. 816; Yüksel, Osmanlı Mi‘mârîsi V, s. 327-331, rs. 484-494, şekil 105.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-1. cildinde, 466-467 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER