HASAN KUVEYDİR - TDV İslâm Ansiklopedisi

HASAN KUVEYDİR

حسن قويدر
Müellif:
HASAN KUVEYDİR
Müellif: RECEP DİKİCİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1997
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.10.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hasan-kuveydir
RECEP DİKİCİ, "HASAN KUVEYDİR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hasan-kuveydir (24.10.2020).
Kopyalama metni
1204 (1789) yılında Kahire’de doğdu. Aslen Mağribli olan ailesi bir süre Filistin’in el-Halîl bölgesinde oturmuş, daha sonra babası ticaret yapmak için Mısır’a gidip yerleşmiştir. Hasan Kuveydir, Ezher Üniversitesi’ne devam ettiği sıralarda Ezher şeyhi olan şair ve âlim Hasan el-Attâr ile Hasan el-Ebtah, İbrâhim es-Sekkā, İbrâhim el-Bâcûrî ve diğer bazı âlimlerden çeşitli ilimlere ait dersler aldı ve edebiyat okudu. Edebiyat ve lugata karşı özel ilgisi sebebiyle kısa zamanda bu alanlarda üne kavuştu. Ayrıca manzum ve mensur birtakım risâleler kaleme aldı. Hasan Kuveydir’in resmî görevde bulunduğuna dair herhangi bir bilgi yoktur. Babasından kalan servetle Mısır-Suriye arasında ticaret yaptığı bilinmektedir (Muhammed Kâmil el-Fıkī, XXII [1950], s. 435). Ancak bu ticaret ilimle meşgul olmasını engellememiştir. 1262 Ramazanında (Eylül 1846) vefat eden Hasan Kuveydir Halvetiyye tarikatına mensup cömert bir zattı. Bazı şairler onun arkasından mersiyeler yazdılar. Talebelerinden şair Mahmûd Saffet es-Sââtî’nin hocasının vefatından önce söylediği rivayet edilen “Rahmetullāhi alâ Hasan Kuveydir” ifadesinin ebced hesabıyla karşılığı onun vefat tarihi olan 1262’ye tekabül etmektedir.

Sanatkârane fakat suniliğe kaçan bir üslûpla kaleme aldığı nesirlerinde Hasan Kuveydir’in cinas sanatına fazlaca yer verdiği görülür. Nitekim onun zamanında bu tür edebiyat revaçtaydı. İnşâʾü’l-ʿAṭṭâr adlı eserinde de görüldüğü gibi hocası Hasan el-Attâr da yazılarında süslü nesre ve özellikle seciye çok önem vermiştir (a.g.e., s. 436). Nesirdeki tekellüfüne rağmen eserlerinde mâna bütünlüğünü gözeten açık ve yalın ifadelere de rastlanır. Şiirleri de nesirleri gibi sanatkârane olup didaktik manzumeleri sanatkarâne söylenmiş şiirlerinden ayırt edilemez. Hasan Kuveydir’in şiirleri henüz divan halinde toplanmamıştır.

Eserleri. 1. Neylü’l-ereb fî (naẓmi) müs̱elles̱âti’l-ʿArab (Bulak 1298, 1302; Kahire 1319). 1260’ta (1844) kaleme alınan recez bahrinde ve mesnevi (müzdevic) tarzındaki eser 221 beyittir. Eserin başında müellifin Muhammed Fennî tarafından yazılmış hal tercümesi yer almaktadır. Hasan Kuveydir, Kutrub’la (ö. 206/821) başlamış bir sözlük türüne örnek teşkil eden bu eserinde, sadece bir harfinin harekesinin değişmesi dışında lafızları aynı, mânaları farklı kelimeleri (müsellesât) toplamıştır. Alfabetik bir tertiple nazmedilmiş olan Neylü’l-ereb’in hâmişinde, metinde geçen ve açıklanması lüzumlu görülen kelimeler ele alınıp kökleri ve hangi mânaya geldikleri izah edilmektedir. Eser Enrico Vitto tarafından İtalyanca’ya çevrilerek metniyle birlikte neşredilmiştir (Beyrut 1898). 2. Müzdevicât. Şairin kendi hayatından söz ettiği mesnevi tarzındaki şiirleri olup Mahmûd el-Cezâirî tarafından çeşitli şairlere ait mesnevilerle birlikte Mecmûʿu Müzdevicât adıyla yayımlanmış (Kahire 1274) ve eser daha sonra birçok defa basılmıştır (Kahire 1279, 1283, 1287, 1299, 1300). 3. Şerḥu Manẓûmeti’l-ʿAṭṭâr (Nüzhetü’l-ebṣâr ʿalâ Manẓûmeti’l-ʿAṭṭâr). Hocası Hasan el-Attâr’ın nahve dair manzum eserinin şerhidir (Kahire, ts.). 4. el-Aġlâl (Risâletü’l-Aġlâl) ve’s-selâsil fî Mecnûn ismuhû ʿÂḳıl. Çağdaşı olan şairlerden Ali Efendi’nin yaptığı intihallerin gösterildiği bir eserdir (Brockelmann, GAL, II, 629; Suppl., II, 725).

Bunların dışında Zehrü’n-nebât fi’l-inşâʾ ve’l-mürâselât ile Dürerü’l-biḥâr ve künûzü’l-aḫbâr da Kuveydir’in eserleri arasında kaydedilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA
Sendûbî, Aʿyânü’l-beyân, Kahire 1914, s. 17, 26; Serkîs, Muʿcem, II, 1534-1535; Brockelmann, GAL, II, 629; Suppl., II, 725; Îżâḥu’l-meknûn, I, 464, 559, 619; II, 697; Necîb el-Akīkī, el-Müsteşriḳūn, Kahire 1964, I, 366; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, III, 258-259; Halîl Merdem Bek, Aʿyânü’l-ḳarni’s̱-s̱âlise ʿaşer (nşr. Adnân Merdem), Beyrut 1977, s. 157-158; C. Zeydân, Âdâb, II, 596-597; L. Şeyho, Târîḫu’l-âdâbi’l-ʿArabiyye, Beyrut 1991, s. 53-54; Abdürrezzâk el-Baytâr, Ḥilyetü’l-beşer (nşr. M. Behcet el-Baytâr), Beyrut 1413/1993, I, 504-511; E. Van Dyck, İktifâʾü’l-ḳanûʿ, Kum 1409, s. 397, 471; Muhammed Kâmil el-Fıkī, “Aʿlâmü’l-Ezher: eş-Şeyḫ Ḥasan Ḳuveydir el-Ḫalîlî”, ME, XXII (1950), s. 434-439.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1997 yılında İstanbul'da basılan 16. cildinde, 330 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER