HEVVÂRÎ

الهوّاري
HEVVÂRÎ
Müellif: HATİCE CERRAHOĞLU TEBER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.02.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/hevvari--mufessir
HATİCE CERRAHOĞLU TEBER, "HEVVÂRÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hevvari--mufessir (22.02.2020).
Kopyalama metni
220’den (835) önce günümüzde Cezayir’in kuzeydoğusunda yer alan Hevvâre bölgesindeki Cebelievrâs’ta doğdu. Kaynaklarda hayatına dair bilgiler son derece sınırlıdır. Kendisinden daha çok bilinen babası Muhakkem’in adının Muhkim/Muhakkim, nisbesinin ise Hüvvârî şeklindeki okunuşlarına da rastlanır. Cebelievrâs halkının çoğunluğu gibi (Bekrî, s. 50, 72, 73) I. (VII.) yüzyılın sonları ile II. (VIII.) yüzyılın başlarında müslüman olan Hevvâreliler’in Sünnî Melîle kabilesi hariç tamamı Hâricîliğin bir kolu olan İbâzıyye’yi benimsemiştir (DİA, XVII, 284). İlk eğitimini dönemin kadılarından olan babasından aldı. Kur’an’ı ezberledi, ilim meclislerinde ve ders halkalarında fıkıh tahsil etti. Babası adaleti, verdiği kararlardaki isabeti, doğruluğu, takvâsı ve sağlam seciyesiyle tanınırdı. İbâzıyye kaynaklarında babası Muhakkem’in Rüstemîler zamanında İbâzıyye’nin üçüncü imamı Ebû Saîd Eflah b. Abdülvehhâb döneminde (823-872) yaşadığı belirtilir (İbnü’s-Sagīr, s. 57-61). Hevvârî’nin bir müddet Cebelievrâs bölgesinde kaldıktan sonra dönemin ilim merkezi olan Kayrevan’a ve Tâhert’e gittiği tahmin edilmektedir. Bu şehirlerdeki ilim adamları faaliyetlerini ilim halkaları oluşturarak sürdürüyorlardı. Ayrıca çeşitli İslâm mezheplerine mensup edip ve âlimler de vardı. Hevvârî’nin bu merkezlerde bulunmasının onun ilmî şahsiyetinin oluşmasına büyük katkı sağladığı (Cerrahoğlu, Tefsir Tarihi, I, 502), buralarda mezhep farklılıklarının söz konusu edildiği tartışmalara katıldığı düşünülmektedir. Hevvârî yaklaşık 280 (893) yılında vefat etmiş olmalıdır. Kaynaklar onun altıncı tabaka âlimlerinden olduğu hususunda müttefiktir (Dercînî, II, 398). Hevvârî’ye göre (III, 385) iman kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve bedenen amel etmektir. Kalp ile tasdik edip amel rüknünü yerine getirmeyen kişi büyük günah işlemiş olur ve ebediyen cehennemde kalır. Hevvârî, Kur’an’daki müteşâbih âyetlerin Allah’ın ilmine havale edilmesi gerektiğini vurgulamakla birlikte te’vil yoluna da gitmiştir (Hevvârî’nin görüşleri için ayrıca bk. Gilliot, XLIV/2 [1997], s. 183-221).

Hevvârî’nin bilinen tek eseri Tefsîru kitâbillâhi’l-ʿazîz olup İbâzıyye tefsirlerinin günümüze tam olarak ulaşan en eski örneğidir. Eserin mevcut yazma nüshaları XI. (XVII.) yüzyıldan geriye gitmemekle birlikte farklı İbâzî kabilelerin bu tefsirin bir nüshasına sahip olmak için savaşı göze aldıklarına dair rivayet (Yahyâ b. Ebû Bekir, s. 359-360) eserin çok tanınıp takdir edildiğini göstermektedir. Tefsiri tahkik eden Şerîfî, yaptığı uzun inceleme ve karşılaştırmalar sonunda eserin Kuzey Afrika’ya tefsir ilmini getiren Yahyâ b. Sellâm’a ait kitabın isnadları kısaltılmış ya da kaldırılmış bir şekli olduğu, dolayısıyla Hevvârî’nin bu eserini büyük ölçüde Yahyâ’nın tefsirini kendi akîdesine uygun hale getirerek oluşturduğu kanaatine varmış, ancak günümüze yalnız üçte biri ulaşan Yahyâ’nın tefsirinin tamamına yakınını ihtiva etmesinden dolayı ayrı bir öneme sahip olduğunu belirtmiştir (Hevvârî, neşredenin girişi, I, 23-38; ayrıca bk. Yahyâ b. Sellâm, neşredenin girişi, s. 19). Hevvârî’nin eseri, bu özelliğinin ötesinde kelâmî ve fıkhî meseleler açısından bir İbâzıyye tefsiri olup (Custers, I, 726; Gilliot, XLIV/2 [1997], s. 182) tefsir tarihinin ilk dönemlerine ışık tutmaktadır. Rivayet tefsiri mahiyetindeki eserde İsrâiliyat’a sıkça yer verilmiş, ilk defa Uman’da basılan eserin (I-III, Maskat 1981) ilmî neşri de yapılmıştır (nşr. Belhâc b. Saîd Şerîfî, I-IV, Beyrut 1990). Şerîfî, Hevvârî’nin tefsirindeki bazı ifadelerden hareketle onun Eḥâdîs̱ü’z-zekât ve Sünenü’ṣ-ṣalât adlı iki eseri daha bulunabileceği ihtimalinden söz etmekteyse de (I, 82, 416) kaynaklarda bunların mevcudiyetine dair bir bilgiye rastlanmamaktadır. Ebû Sitte Muhammed b. Ömer adlı bir kişinin tefsir üzerine yazdığı hâşiyenin yarım kaldığı belirtilmiştir (Hevvârî, neşredenin girişi, I, 21). Hevvârî’nin eseri üzerine Âişe Ali Muhammed Abdullah (Hûd b. Muḥakkem el-Hevvârî ve menhecühû fi’t-tefsîr, Ümmüdürman, 2001, Câmiatü’l-Kur’âni’l-Kerîm ve’l-ulûmi’l-İslâmiyye) ve Hatice Cerrahoğlu Teber (bk. bibl.) doktora, Sâmî Mahmûd Muhammed Ahmed (Menhecü’ş-Şeyḫ Hûd b. Muḥakkem el-Hevvârî fî tefsîrih, Gazze, 2002, el-Câmiatü’l-İslâmiyye) ve Abdulmelik Vergi (Hûd b. Muhakkem el-Huvvârî ve Tefsirindeki Yöntemi, 2006, Dokuz Eylül Üniversitesi) yüksek lisans çalışması yapmıştır.

BİBLİYOGRAFYA

Hevvârî, Tefsîru kitâbillâhi’l-ʿazîz (nşr. Belhâc b. Saîd Şerîfî), Beyrut 1990, I, 82, 416; III, 385; ayrıca bk. neşredenin girişi, I, 5-44; Yahyâ b. Sellâm, Tefsîru Yaḥyâ b. Sellâm (nşr. Hind Şelebî), Beyrut 1425/2004, neşredenin girişi, s. 19; İbnü’s-Sagīr, Aḫbârü’l-eʾimmeti’r-Rüstemiyyîn (nşr. Muhammed Nâsır – İbrâhim Behhâz), Beyrut 1406/1986, s. 57-61; Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Ebû Bekir, Kitâbü’s-Sîre (nşr. Abdurrahman Eyyûb), Tunus 1405/1985, s. 359-360; Bekrî, el-Muġrib, s. 50, 72-73; Dercînî, Ṭabaḳātü’l-meşâʾiḫ bi’l-Maġrib (nşr. İbrâhim Tallây), Beyrut, ts. (Dârü’l-fikri’l-Arabî), II, 345-346, 398; Şemmâhî, Kitâbü’s-Siyer (nşr. Ahmed b. Suûd es-Seyyâbî), Maskat 1407/1987, I, 167-168, 245; II, 59; Sezgin, GAS, I, 41; J. van Ess, Theologie und Gesellschaft im 2. und 3. Jahrhundert Hidschra, Berlin 1992, II, 656; a.mlf., “Untersuchungen zu einigen ibāḍitischen Handschriften”, ZDMG, CXXVI (1976), s. 42-43; İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Tarihi, Ankara 1996, I, 502; a.mlf., “Eş-Şeyh Hûd b. Muhakkem el-Huvvâri Tefsîru Kitâbillâhi’l-Azîz”, Diyanet İlmî Dergi, XXIX/1, Ankara 1993, s. 117-128; Muhammed b. Mûsâ Bâbâammî v.dğr., Muʿcemü aʿlâmi’l-İbâżıyye, Gardâye 1420/1999, IV, 926-927; Hatice Cerrahoğlu Teber, Hûd b. Muhakkem el-Huvvarî’nin Tefsirinde Yorum Yöntemi (doktora tezi, 2004), AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü; a.mlf., Haricî-İbâdî Tefsir Geleneği Hûd b. Muhakkem el-Huvvârî ve Tefsiri, Ankara 2014; M. H. Custers, Bibliyûġrâfya’l-İbâżıyye (trc. Mûhamed Ümâdî – Hadîce Kerîr), Maskat 1433/2012, I, 724-726; Cl. Gilliot, “Le commentaire coranique de Hūd b. Muḥakkam/Muḥkim”, Arabica, XLIV/2, Leiden 1997, s. 179-233; T. Lewicki, “İbâdiye”, İA, V/2, s. 688-689; İbrâhim Harekât – Ahmet Kavas, “Hevvâre”, DİA, XVII, 284; Ethem Ruhi Fığlalı, “İbâzıyye”, a.e., XIX, 257-258.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-1. cildinde, 554-555 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.