İBN GĀNİM, İzzeddin

عزّ الدين ابن غانم
Müellif:
İBN GĀNİM, İzzeddin
Müellif: İLHAN KUTLUER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-ganim-izzeddin
İLHAN KUTLUER, "İBN GĀNİM, İzzeddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-ganim-izzeddin (23.10.2019).
Kopyalama metni
Kudüs’te doğdu. Mutasavvıf bir aileye mensuptur. Dedesi Gānim b. Ali el-Makdisî, Kudüs’ün haçlıların işgalinden kurtarılmasının ardından buraya yerleşmiş ünlü bir şeyh olup daha çok manzum olmak üzere tasavvufî eserler kaleme almıştır. Gānim b. Ali’nin Ahmed ve Abdullah adlı iki oğlundan İbn Gānim’in babası olan ilki, dünya işleriyle pek ilgilenmeyen ve uzlet hayatı yaşayan bir kişi olarak tanıtılmaktadır. İbn Gānim’in yetişmesinde asıl rolü dedesi üstlenmiştir.

Önceleri Kur’an ilimleriyle meşgul olan İbn Gānim bu konuda önemli bir seviyeye ulaştı. Daha sonra vaaz etmeye başladı ve kısa sürede meşhur oldu. Mısır’a giderek Kahire’ye yerleşti ve orada bir zâviye kurdu. Ancak gördüğü iltifata rağmen ailesine duyduğu özlem sebebiyle Kudüs’e döndü. Oradan Dımaşk’a geçerek Emeviyye Camii’nde etkili vaazlar verdi. Vaaz meclislerine tanınmış kimselerin de katıldığı bildirilmektedir. 675 (1277) yılında gerçekleştirdiği hac ziyareti esnasında Mekke şerifiyle Takıyyüddin İbn Dakīkul‘îd, Tâceddin el-Fezârî, İbnü’l-Acîl gibi ünlü şahsiyetlerin de bulunduğu bir topluluğa Mescid-i Harâm’da edebî değeri yüksek bir hutbe irat ettiği kaydedilmektedir (hutbenin metni için bk. Yûnînî, IV, 20-22). İbn Gānim Şevval 678’de (Şubat 1280) Kahire’de vefat etti ve Bâbünnasr Kabristanı’na defnedildi.

İbn Gānim’in başlıca ilgi alanı tasavvuf olmuştur. İrşad üslûbuyla yazdığı ve edebî birikimini başarılı bir şekilde ortaya koyduğu eserlerinde tasavvufî terim ve remizlerin açıklanmasına ağırlık vermiş, zaman zaman kendi tasavvufî tecrübesini aktarırken mecazi ve sembolik anlatıma başvurmuştur. Ayrıca devrinde tasavvufa yöneltilen ağır eleştirileri şer‘î ve aklî deliller ileri sürerek cevaplandırmaya çalışmıştır. Yer yer Hallâc-ı Mansûr, Cüneyd-i Bağdâdî, Bâyezîd-i Bistâmî gibi mutasavvıfların şathiyelerinin açıklanması bu savunma gayretinin bir parçasını oluşturur.

Eserleri. 1. Keşfü’l-esrâr ʿan ḥikemi’ṭ-ṭuyûr ve’l-ezhâr. Otuz yedi bölümden oluşan eserde mutasavvıflara ait özel tecrübeler kuşların ve çiçeklerin dilinden sembolik bir tarzda anlatılmış, metin içine yer yer şiirler serpiştirilmiştir. Bazı araştırmacılar tarafından isim benzerliği sebebiyle İzzeddin b. Abdüsselâm’a nisbet edilen eserin (İzzeddin b. Abdüsselâm, Muḫtaṣarü’l-fevâʾid, neşredenin girişi, s. 82). Çeşitli baskıları yapılmış (Kahire 1275, 1280; Bulak 1270, 1290), ayrıca Abdülkādir Salâhiyye ve Subhî Habbâb tarafından tahkik edilerek yayımlanan eser (Dımaşk 1988), Muhtâr Hâşim tarafından da neşredilmiştir (Dımaşk 1410/1989). Eseri Garcin de Tassy Les oisseaux et les fleurs (Paris 1821), Daniel Beresniak Révélation des secrets des oisseaux et des fleurs (Monoco 1990) adıyla Fransızca’ya tercüme etmiştir. Almanca tercümesi Stimmen aus dem Morgenlande adıyla Peiper tarafından gerçekleştirilmiştir (Hirschberg 1850). 2. el-Ḳavlü’n-nefîs fî teflîsi İblîs (Teflîsü İblîs). Şeytanla müellif arasında bir diyalog ve tartışma şeklinde kaleme alınan eser, İbnü’l-Cevzî’nin Telbîsü İblîs’ine reddiye olarak kaleme alınmış küçük bir risâledir. Eserde, Telbîs’te yer alan ve bazı tasavvufî görüş ve uygulamaların şeytanın faaliyetlerine yardımcı olduğunu, insanları saptırıp dinden çıkardığını ileri süren iddialara karşı Allah’ın velî kullarına şeytanın etkili olamayacağı ana fikri işlenir. Kahire’de yayımlanan eserin (1277) bir nüshası yanlışlıkla Muhyiddin İbnü’l-Arabî’ye nisbet edilmiştir. Eser ayrıca Ebû Üsâme Sâlim b. Îd el-Hilâlî (1409/1989 [Mektebetü İbni’l-Cevzî]) ve Muhammed İbrâhim Selîm (Kahire 1410/1990) tarafından da yayımlanmıştır. 3. Ḥallü’r-rumûz ve mefâtîḥu’l-künûz. Vaaz ve irşad üslûbunun hâkim olduğu eserin özellikle Hallâc hakkındaki görüş ve yorumları ihtiva eden bölümleri ilginçtir. Şiirler ve kıssalar eserin edebî dokusu içinde önemli bir yer tutmaktadır. Eser yanlış olarak İzzeddin b. Abdüsselâm es-Sülemî’ye nisbet edilerek yayımlanmış (Kahire 1317; Tanta, ts.), daha sonraki bazı araştırmalarda da bu hata tekrarlanmıştır (İzzeddin b. Abdüsselâm, Mecâzü’l-Ḳurʾân, neşredenin girişi, s. 33-34). 4. er-Ravżü’l-enîḳ ve’l-vaʿẓü’r-reşîḳ. Metinde İbn Gānim hakkında kullanılan “kaddesellāhu rûhahû” vb. ifadeler, esere müellifin ölümünden sonra öğrencileri tarafından eklenmiş olmalıdır. 5. el-Fütûḥâtü’l-ġaybiyye fi’l-esrâri’l-ḳalbiyye. On dört bölümden oluşan bu eserinde müellif şahsî müşahedelerini ve tasavvufî tecrübelerini ifade etmektedir. 6. Şeceretü’l-îmân. Eserde varlık, kâinat ve yaratılış mertebeleriyle ilgili tasavvufî terimler açıklanmaktadır (son üç eserin yazma nüshaları için bk. DMBİ, IV, 355).

Müellifin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Keşfü’l-esrâr ve menâḳıbü’l-ebrâr ve meḥâsinü’l-aḫyâr, Fî Şerḥi ḥâli’ṣ-ṣaḥâbe ve’l-evliyâʾ, Menâzil (Brockelmann, GAL, I, 451), Kitâb fîhi ṭuruḳu’l-vesâʾil ve temellükü’s-sâʾil, Müfâḫaratü’l-ezhâr ve’n-nebâtâtü’n-nâdirât ve mücâheretü’l-aṭyâr ve’l-cemâdâtü’n-nâṭıḳāt, Kitâbü’ṣ-Ṣaġāra fi’t-taṣavvuf, el-Ecvibetü’l-ḳāṭıʿa li-ḥüceci’l-ḫuṣûmi’l-vâḳıʿa fî külli’l-ʿulûm, Risâle fî şerḥi ḥadîs̱i’s-sebʿa el-leẕîne yüẓhiruhumu’llāh fî ẓuhûrih, Kitâbü’l-Mecâz (Brockelmann, GAL Suppl., I, 808-809). İbn Gānim’in ayrıca bir ciltlik Kur’an tefsiri, iki ciltlik divanı, Kādî İyâz’ın eş-Şifâʾ adlı eserine bir muhtasarı ve bazı âyetlerin tefsirine dair bir çalışması olduğu zikredilmektedir (Yûnînî, IV, 26-27).

BİBLİYOGRAFYA
İzzeddin İbn Gānim, Keşfü’l-esrâr ʿan ḥikemi’ṭ-ṭuyûr ve’l-ezhâr (nşr. Muhtâr Hâşim), Dımaşk 1410/1989, neşredenin girişi, s. 5-31; İzzeddin b. Abdüsselâm, Mecâzü’l-Ḳurʾân (nşr. M. Mustafa b. el-Hâc), Trablus 1401/1992, neşredenin girişi, s. 33-34; a.mlf., Muḫtaṣarü’l-fevâʾid fî aḥkâmi’l-maḳāṣıd (nşr. Sâlih b. Abdülazîz Âl Mansûr), Riyad 1417/1997, neşredenin girişi, s. 69, 80-82; Yûnînî, Ẕeylü Mirʾâti’z-zamân, Haydarâbâd 1960-61, III, 59-61; IV, 13-27, 148-149; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân, V, 190; İbn Kesîr, el-Bidâye, XIII, 289; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 463; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, V, 362; Brockelmann, GAL, I, 450-451; Suppl., I, 808-809; Ziriklî, el-Aʿlâm, IV, 128; Ömer Mûsâ Bâşâ, Târîḫu’l-edebi’l-ʿArabî: el-ʿaṣrü’l-Memlûkî, Dımaşk 1409/1979, s. 455-472; Fârûk Abdülmu‘tî, el-ʿİz b. ʿAbdisselâm: sulṭânü’l-ʿulemâʾ, Beyrut 1413/1993, s. 85-87, 93-96; “Ibn Ghānim”, EI2 (İng.), III, 772; Ahmed Bâdkûbe Hezâve, “İbn Ġānim”, DMBİ, IV, 354-355.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 19. cildinde, 502 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.