KANÛNÎ KÖPRÜSÜ

Müellif: ENİS KARAKAYA

KANÛNÎ KÖPRÜSÜ

Müellif: ENİS KARAKAYA
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2001
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.06.2018
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kanuni-koprusu
ENİS KARAKAYA, "KANÛNÎ KÖPRÜSÜ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kanuni-koprusu (25.06.2018).
Kopyalama metni
Kocaeli ili sınırları içinde Diliskelesi mevkiinde Marmara denizine ulaşan Dilderesi üzerinde inşa edilmiş olup bundan dolayı Dilderesi Köprüsü diye de anılır. Osmanlı Devleti’nin doğuya uzanan en önemli ana yolu olan İstanbul-Bağdat yolu üzerinde yer almaktadır. Ordunun doğuya yapacağı seferler için ordugâhın Gebze yakınında Sultançayırı denilen yerde kurulduğu bilinmektedir (Kâtib Çelebi, s. 671). Bu sebeple köprü kervan ve sefer yolunun üzerindeki önemli mimari tesislerden biri durumundadır. Eskiden şehirler arası yol bu köprüden geçerken günümüzde yaklaşık 50 m. kuzeyinden geçmektedir. Bu sebeple bakımsız kalan yapı zamanla harap olmuş ve 1972-1973 yıllarında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından onarımı yapılmıştır. Köprü halen araç trafiğine kapalıdır ve yayalarca kullanılmaktadır.

Köprünün inşa tarihi bilinmemektedir; kitâbesi yoktur, fakat mimari özellikleri göz önüne alınarak XVI. yüzyıl içine tarihlenir ve Mimar Sinan’ın eseri olarak değerlendirilir. Gerçekten Kanûnî Köprüsü, Mimar Sinan’ın yapıları olduğu bilinen Trakya’daki Alpullu Köprüsü ve Harâmidere (Kapı Ağası) Köprüsü’ne oldukça benzemektedir. Mimar Sinan’ın eserlerini ele alan kaynaklar içinde bu köprünün adına sadece Tuhfetü’l-mi‘mârîn’de rastlanmaktadır. Aptullah Kuran, kaynak vermeden köprünün Kanûnî’nin Irakeyn Seferi’nden önce yapıldığının söylendiğini belirtirse de 940-942 (1533-1536) yılları arasına rastlayan sefer hakkında Matrakçı Nasuh’un yazdığı Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irâkeyn adlı eserin yegâne nüshasında resmedilen (İÜ Ktp., TY, nr. 5964, vr. 13a) ve Hereke Kalesi ile yakın çevresini tasvir eden minyatürde böyle bir köprü yer almamaktadır. Eserin minyatürlerinde görülen en önemli özellik güzergâh üzerindeki yerlerin asıllarına uygun bir şekilde resmedilmiş olmasıdır, dolayısıyla köprü gibi askerî bir tesisin burada yer almaması mümkün değildir. Buna göre köprü 1533 yılından sonra yapılmış olmalıdır. Kanûnî Köprüsü’nün, dönemin imar faaliyetlerinin en yoğun olduğu XVI. yüzyılın ikinci yarısının hemen başlarında inşa edilmiş olması mümkündür.

Köprünün üç adet kemeri vardır. Bunlardan ortada yer alan sivri kemer daha geniş bir açıklık halinde 9,70 m. genişliğe sahipken bunun iki yanında bulunan yuvarlak kemerli açıklıklar 6,50 m. genişliğindedir. Kemerlerin arasında sel yaranların üst kısmına rastlayan yerlerde suyun yükselmesine karşı yapılmış sivri kemerli ince uzun tahliye gözleri mevcuttur. Uzunluğu 45,24, genişliği 6,05 m. olan köprünün eğimi % 12-% 6 arasında değişmektedir.

Kanûnî Köprüsü’nün inşasında kullanılan taş düzgün kesilmiş kalkerdir. Kemerlerde, tahliye gözleri ve duvarlarda küçük boyutlu taşlar kullanılmış, direnç gerektiren ayaklar ve sel yaranlarda ise daha büyük boyutlu taşlar yer almıştır. Sel yaranlar üçgen prizma şeklinde ve uçları sivriltilmiş olup arka yönleri dikdörtgen prizma biçiminde ve uçları küttür. Ana kemerin iki yanındaki hafifletme gözlerinden bir üçüncüsü de köprüye Diliskelesi tarafından bakıldığında (güney) sağ uçta bulunmaktadır. Ana kemerin kilit taşı çok belirgin bir şekilde dışa taşkındır. Köprünün korkulukları mevcut kısma zarif bir kornişle bağlanarak yenilenmiş, çok fazla tahrip görmüş olan esas döşemenin üzeri betonla kaplanmıştır. Sağlam kalan orijinal bir baba taşı Gebze istikametindeki uca monte edilmiş, diğerleri buna benzetilerek yapılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Sâî, Teẕkiretü’l-ebniye, s. 43; Kâtib Çelebi, Cihannümâ, s. 671; Orhan Bozkurt, Koca Sinan’ın Köprüleri, İstanbul 1952, s. 6, 41-45, 82-83, rs. 32-36, tablo 9; Cevdet Çulpan, Türk Taş Köprüleri, Ankara 1975, s. 134, rs. 79; Metin Sözen v.dğr., Türk Mimarisinin Gelişimi ve Mimar Sinan, İstanbul 1975, s. 230, 382; Gülgün Tunç, Taş Köprülerimiz, Ankara 1978, s. 176-177; Aptullah Kuran, Mimar Sinan, İstanbul 1986, s. 256, 264, 404; Kâzım Çeçen, “Sinan’ın Yaptığı Köprüler”, a.e., I, 429-438; II, rs. 420; M. Gojković, Stari Kamenimostovi, Beograd 1989, s. 189, rs. 216; İsmet İlter, “Ölümünün Yıl Dönümünde Köprüleriyle Mimar Sinan-V”, Karayolları Bülteni, XIX/241, Ankara 1970, s. 16-19; a.mlf., “Köprüleriyle Mimar Sinan”, Mesleki ve Teknik Öğretim, XVIII/216, İstanbul 1971, s. 27-29.

Enis Karakaya
Bu madde ilk olarak 2001 senesinde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 24. cildinde, 332 numaralı sayfada yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.