KEDÎD SEFERİ - TDV İslâm Ansiklopedisi

KEDÎD SEFERİ

سريّة الكديد
Müellif:
KEDÎD SEFERİ
Müellif: AHMET ÖNKAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.06.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kedid-seferi
AHMET ÖNKAL, "KEDÎD SEFERİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kedid-seferi (21.06.2021).
Kopyalama metni
Hendek Gazvesi’ne Kureyş’in müttefiki olarak katılan Kinâneoğulları’ndan Bekr kabilesinin Leys koluna mensup Mülevvihoğulları daha sonra da bir grup sahâbîyi pusuya düşürüp şehid etmişlerdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber 8 yılı Safer ayında (Haziran 629), aynı kabileye mensup sahâbîlerden Gālib b. Abdullah el-Leysî kumandasında on küsur veya altmış kişiden oluştuğu kaydedilen bir seriyye hazırladı. Seriyyeye katılanların 130 kişi olduğu şeklindeki rivayet (İbn Kesîr, IV, 223), Gālib b. Abdullah’ın kumandan olarak tayin edildiği diğer bir seriyye ile alâkalıdır (Nûreddin el-Halebî, III, 188). Hadisenin gece baskını şeklinde cereyan etmesi ve ardından gelişen olaylar seriyyede az sayıda kişi bulunduğunu göstermektedir.

Mülevvihoğulları, Mekke-Medine güzergâhında Mekke’ye daha yakın olan Kedîd (Küdeyd) vadisinde yaşıyordu. Bir akşam vakti bölgeye ulaşan seriyye vadide gizlendi. Gālib b. Abdullah, Cündeb b. Mekîs el-Cühenî’yi bir tepe üzerinden Mülevvihoğulları’nı gözetlemekle görevlendirdi. Yakınında bulunduğu bir evin sahibi farkettiği karaltının üzerine ok attı. Yaralandığı halde yerinden ayrılmayan Cündeb daha sonra arkadaşlarının yanına gelerek durumun saldırıya elverişli olduğunu bildirdi. Harekete geçen müslümanlar karşı koymaya çalışanlardan bazılarını öldürdüler, birkaç kişiyi esir aldılar, çok sayıda koyun ve keçiyi ganimet olarak ele geçirdikten sonra geri döndüler. Kabilenin diğer fertleri baskını öğrenince kalabalık bir kuvvetle peşlerine düştü. Seriyyenin ise bunlara karşı koyacak gücü yoktu. Ancak Kedîd vadisinde âniden başlayan yağmur sonucunda oluşan sel iki tarafın arasını ayırdı. Mülevvihoğulları seli aşamayınca Gālib b. Abdullah ve arkadaşları ele geçirdikleri esir ve ganimetlerle birlikte Medine’ye döndüler.

BİBLİYOGRAFYA
Müsned, III, 467-468; Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 114; Vâkıdî, el-Meġāzî, II, 750-752; İbn Hişâm, es-Sîre2, IV, 609-611; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, II, 124-125; Belâzürî, Ensâb, I, 379; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), III, 27-28, 50; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân (Cündî), IV, 501; İbn Kesîr, el-Bidâye, IV, 222-223; V, 217; Nûreddin el-Halebî, İnsânü’l-ʿuyûn, Beyrut 1320, III, 188-189; Şâmî, Sübülü’l-hüdâ, VI, 217-218; Köksal, İslâm Tarihi (Mekke), VIII, 32-37; M. Muhsin el-Fakīh, el-Mevsûʿatü’l-kübrâ fî ġazavâti’n-nebiyyi’l-ʿaẓîm, Beyrut 1417/1996, IV, 243-247.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2002 yılında Ankara’da basılan 25. cildinde, 165 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER