KELÂMÎ-yi RÛMÎ

Müellif:
KELÂMÎ-yi RÛMÎ
Müellif: SONER DEMİRSOY
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kelami-yi-rumi
SONER DEMİRSOY, "KELÂMÎ-yi RÛMÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kelami-yi-rumi (05.07.2020).
Kopyalama metni
Asıl adı Mehmed olup Câmî Ahmed Bey’in oğludur. “Kelâmî-yi Rûmî” mahlasıyla tanınır, bazı şiirlerinde ise adını Kelâmî İbn Câmî şeklinde yazar. Hayatına dair çok az bilgi vardır. “Câmî-yi Rûmî” mahlasını kullanan babası da şair olup Hüseyin Vâiz-i Kâşifî’nin Kerbelâ Vak‘ası’na dair Ravżatü’ş-şühedâʾ adlı eserini Saâdetnâme adıyla Türkçe’ye çevirmiştir. Kelâmî-yi Rûmî muhtemelen ilk eğitimini babasından aldı, onun gibi edebiyat ve şiire heves etti. Kendisine “Kelâmî” mahlasının verilmesiyle ilgili olarak Sehernâme adlı eserinde anlattığına göre babası Câmî-yi Rûmî, kendi yaptırdığı güzel bağında ilim ve fazilet ehli arkadaşlarıyla sohbet ederken meclistekilere oğluna bir mahlas bulmalarını söylemiş ve onların teklifleri arasında “Kelâmî” kabul görmüştür. Kelâmî daha sonra Mısır’da yaşadı ve Hâfız Ahmed Paşa, Kurd Paşa, Hızır Paşa, Yavuz Ali Paşa’nın (1601-1603) valilikleri sırasında onların hizmetinde bulundu; Yavuz Ali Paşa’nın kâtipliğini yaptı. Bunun dışında hayatıyla ilgili herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.

Eserleri. 1. Vâkı‘atü’l-urbân bi-Mısr. Medine Şeyhülislâm Ârif Hikmet Kütüphanesi’nde (nr. 4227) on beş, Tunus Millî Kütüphanesi’nde (nr. 9592) kırk sekiz varaklık iki nüshası mevcuttur. 2. Risâle-i Gazâle-i Vâcibü’l-izâle ve Risâle-i Nîliyye ve Hacnâme (Şeker – Mercan, sy. 2 [1985], s. 105). İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde (TY, nr. 181) yanlışlıkla Câmî Bey’e atfen Ravza ismiyle kaydedilen eser üç küçük mesneviden oluşmaktadır. 3. Sehernâme. Yetmiş iki varaktan meydana gelen genelde ahlâkî bir mesnevi görünümündeki eser, edebî değerinden ziyade İstanbul’dan uzakta Mısır gibi bir ülkede şairin kendisi ve babasıyla ilgili olarak verdiği bilgiler bakımından önemlidir (Okuyucu, XXI [2011], s. 325). 4. Vekāyi-i Ali Paşa. Yavuz Ali Paşa’nın III. Mehmed tarafından vali tayin edildiği Mısır’daki icraatının anlatıldığı eser birinci elden kaynak niteliği taşır ve muhtemelen Ali Paşa’nın isteğiyle kaleme alınmıştır. İki yıl gibi kısa bir zaman içinde (1601-1603) birçok konunun ele alınması dolayısıyla dikkati çeker. Mısır’ın gelenek ve görenekleri, piramitler, Nil nehriyle ilgili bâtıl inançlar, nehir taşkınlarının hesaplanması, mahallî gemi olan “zehebiyye”nin özellikleri, bayram kutlamaları ve mesire yerleri öne çıkan konulardır. Eserin diğer bir hususiyeti de edebî bakımdan zenginliğidir. Kelâmî eseri boyunca ele aldığı konulara uygun şiirler yazmıştır. Onun bu şiirleri neredeyse bir divançe teşkil edecek hacimdedir (Vekāyi-i Ali Paşa, s. XXIV). Kelâmî eserinde çoğu mahallî asker ve devlet adamı olan, Ali Paşa’ya şiir sunan elli beş şairin şiirlerine de yer vermiştir. Bu şairlerin ekserisinin ismi şuarâ tezkirelerinde geçmemektedir. Bu da eserin edebiyat tarihi bakımından ayrı bir zenginliğidir. Vekāyi-i Ali Paşa’nın bilinen dört nüshasından biri Türkiye’de (Süleymaniye Ktp., Hâlet Efendi, nr. 612), ikisi Mısır Millî Kütüphanesi’ndedir (nr. 55784’teki eser katalogda “Târîh-i Ali Paşa es-Silâhdar Vâlî-i Mısr ma‘a Kasâid fî Medhih” [Fihristü’l-maḫṭûṭât, I, 110]; nr. 5527’deki eser ise “Kasâid-i Bülegāi’l-asr fî Medh-i Ali Paşa Vâlî-i Mısr” [Fihristü’l-maḫṭûṭât, III, 237] adıyla kaydedilmiştir). Kitabın dördüncü nüshası Bibliothèque Nationale’de kayıtlıdır (nr. 77). Vekāyi-i Ali Paşa Soner Demirsoy tarafından yayımlanmıştır (İstanbul 2012).

BİBLİYOGRAFYA :

Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı (haz. Mustafa İsen), Ankara 1994, s. 202-203; Güftî ve Teşrîfâtü’ş-şuarâ’sı (haz. Kâşif Yılmaz), Ankara 2001, s. 206, 207; Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâ’sı: İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük (haz. Sadık Erdem), Ankara 1994, s. 256; Blochet, Catalogue, I, 29, nr. 77; Halûk İpekten v.dğr., Tezkirelere Göre Dîvan Edebiyatı İsimler Sözlüğü, Ankara 1988, s. 248, 249; Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’t-Türkiyyeti’l-ʿOs̱mâniyye: 1870-1980 (nşr. Dârü’l-kütübi’l-kavmiyye), Kahire 1990, I, 110; III, 237; Mehmet Şeker – İsmail Hakkı Mercan, “Tunus Millî Kütüphanesi’ndeki Türkçe El Yazmaları”, DÜİFD, sy. 2 (1985), s. 105-122; Cihan Okuyucu, “Câmî-i Rûmî (Mısrî) ve Sa‘âdetnâme’si”, TM, XXI (2011), s. 297, 301, 324, 325; Mustafa Uzun, “Câmî-i Rûmî”, DİA, VII, 102-103.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-2. cildinde, 35-36 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER