KERÂMET ALİ

كرامت علي
Müellif:
KERÂMET ALİ
Müellif: AZMİ ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 15.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/keramet-ali
AZMİ ÖZCAN, "KERÂMET ALİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/keramet-ali (15.12.2019).
Kopyalama metni
XIX. yüzyılın başlarında günümüzdeki Uttar Pradeş eyaletine bağlı Cavnpûr’da doğdu. Burada dinî ilimleri tahsil ederken Seyyid Ahmed-i Birelvî’nin müridleri arasına girdi. Hocasının 1831’de Sihler’le savaşırken ölmesi üzerine halifesi Şah Abdülazîz’in devam ettirdiği dini ihya faaliyetlerine Bihâr ve Bengal bölgelerindeki çalışmalarıyla katıldı. Bu dönemde ılımlı görüşleriyle kendini göstermeye başladı ve daha çok müslümanlar içinde yaşamaya devam eden Hindu âdetleriyle hurafelerin terkedilmesi çabalarına ağırlık verdi. 1855’te Hindistan’ın dârülharp olduğunu savunan Ferâiziyye hareketinin lideri Hacı Şerîatullah ile Kalküta’da bir araya geldi, böylece iki hareket arasında bir yakınlaşma başladıysa da Hindistan’ın dârülislâm sayılamayacağı yönündeki Ferâiziyye görüşüne katılmadı. Kerâmet Ali, bu kanaatini ülkenin tamamen İngiliz hâkimiyetine girdiği 1857 ayaklanmasından sonra da devam ettirdi. Hindistan’da siyasî iktidarı kaybeden müslümanların Hindu çoğunluk arasında dinî ve kültürel kimliklerini koruyabilmeleri için İngilizler’le iyi ilişkiler kurulması gerektiğini savunuyor, böylece Batı bilimi ve dillerini öğrenerek müslümanların varlıklarını sürdürebileceğine inanıyordu. Bu sebeple, benzer amaçlar için çalışan Nevâb Abdüllatîf’in Kalküta’da kurduğu Muhammadan Literary Association’a girdi. Bu cemiyetin 23 Kasım 1870’te muhtemelen müslümanlar arasındaki cihad hareketlerinden endişe eden İngilizler’in desteğiyle düzenlediği bir konferansta Hanefî fıkhından deliller göstererek İngiliz yönetimi altındaki ülkenin dârülharp sayılmayacağını ileri sürdü. Dolayısıyla cihadın da câiz olmadığını savunan Kerâmet Ali, ayrıca cuma ve bayram namazlarının kılınamayacağını söyleyen Ferâiziyye gibi hareketlerin görüşlerinin de geçerli olmadığını belirtti. Daha sonraki yıllarda da gündemde kalan Kerâmet Ali’nin bu görüşleri Hindistan’da uzun süre tartışılmıştır.

Hint yarımadasında Şah Veliyyullah geleneğine bağlı XIX. yüzyıl dini ihya faaliyetlerinde önemli bir yeri bulunan Kerâmet Ali tasavvufî disiplin ve eğitime önem vermiş, bu amaçla kırk yılı aşkın bir süre Bengal bölgesinin en ücra köylerine kadar yaptığı seyahatler dolayısıyla “seyyar okul” diye anılmıştır. Kendisi, kaynaklarından hiçbirini görüp kullanmadığı halde seyahatlerinde sürekli olarak müslümanları bid‘at ve hurafelere karşı uyardığı için Vehhâbîlik’le itham edilmiştir. Aynı zamanda tanınmış bir kāri, iyi bir hattat ve bir müellif olan Kerâmet Ali 30 Mayıs 1873’te vefat etti. Mezarı Rangpûr’dadır. Özellikle Bengal ve Bihâr bölgelerinde binlerce müridi bulunduğu rivayet edilen Kerâmet Ali’nin yolu ölümünden sonra oğlu Hâfız Ahmed ve torunu Muhammed Muhsin tarafından devam ettirilmiştir. Tanınmış yazar ve siyaset adamı Seyyid Emîr Ali onun öğrencilerindendir.

Eserleri. Kerâmet Ali çok sayıda eser kaleme almıştır. Rahmân Ali onun elliye yakın kitabını zikreder (Teẕkire-i ʿUlemâ-i Hind, s. 171-172). Çoğunlukla Urduca telif edilen bu eserler temel İslâmî bilgiler, Kur’an ilimleri ve tasavvuf alanları ile bid‘at ve hurafelere dairdir. Bunlardan yaygın olarak bilinenlerden bazıları şunlardır: Miftâḥu’l-cenne (Kalküta 1234), Kevkeb-i Dürrî (Kalküta 1253), Zâdü’t-taḳvâ (Kalküta 1259), Zînetü’l-muṣallî (Kalküta 1259), Zînetü’l-ḳārî (Kalküta 1264), Ḥüccet-i Ḳaṭʿî (Kalküta 1282), Nûrü’l-hüdâ (Kalküta 1286), Tezkiyetü’l-ʿaḳāʾid, Ḳuvvetü’l-îmân, Daʿavât-ı Mesnûne, Meḫâricü’l-ḥurûf, Murâdü’l-mürîdîn, Râḥat-ı Rûḥ, Refîḳu’s-sâlikîn, İtminânü’l-ḳulûb, Tenvîrü’l-ḳulûb, Hidâyetü’r-râfiżîn, Reddü’l-bidʿa (eserlerin listesi için bk. a.g.e., s. 171-172)

BİBLİYOGRAFYA
J. H. Garcin de Tassy, Historie de la Literature Hindouie et Hindoustani, Paris 1870, II, 162; W. Hunter, The Indian Musalmans, London 1871, s. 96-100, 165; Rahmân Ali, Teẕkire-i ʿUlemâ-i Hind, Leknev 1894, s. 171-172; S. M. Ikram, Muslim Civilisation in India, New York 1964, s. 285; P. Hardy, The Muslims of British India, Cambridge 1972, s. 59, 110-112; A. M. Schimmel, Islam in the Indian Subcontinent, Leiden-Köln 1980, s. 181; Azmi Özcan, “İngiliz Yönetimi Altındaki Hindistan’da Daru’l-İslam, Daru’l-Harb Tartışmaları”, Yeni Toplum, sy. 1, İstanbul 1992, s. 143-144; A. Yusuf Ali, “Karāmat ʿAlī”, EI2 (İng.), IV, 625-626; a.mlf., “Kerâmet ʿAlî”, UDMİ, XVII, 140-143; “Keramet Ali Moulvi”, Encyclopaedia of Muslim Biography, India, Pakistan, Bangladesh (ed. N. Sing), Delhi 2001, III, 196-197.
Bu madde ilk olarak 2002 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 25. cildinde, 270-271 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.