KULLE

القلّة
Müellif:
KULLE
Müellif: CENGİZ KALLEK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2002
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 20.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/kulle
CENGİZ KALLEK, "KULLE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kulle (20.11.2019).
Kopyalama metni
Arap dilcilerine göre kulle, “kaldırıp taşımak” mânasındaki kull masdarından “güçlü bir erkeğin taşıyabileceği su küpü” anlamında isimdir (Tâcü’l-ʿarûs, “ḳll” md.). Akkadca kulliu veya kullû, İbrânîce kullîs, Süryânîce kulletâ kelimeleri “toprak (veya bronz) küp” anlamına gelmektedir (v. Soden, II, 926). Latince’de culleus / culeus, Grekçe’de koleos / kouleos “büyük su tulumu” demektir. Culleus ayrıca 20 amfora hacmindeki bir sıvı ölçüsünü ifade eder (Lewis, s. 487). Şehâbeddin el-Hafâcî önceki dilcilerden ayrılarak kulleyi Arapçalaşmış kelimeler arasında saymakta, ancak aslını belirtmemektedir (Şifâʾü’l-ġalîl, s. 251). Arapça’da önceleri büyük su küpünü ifade etmek için kullanılan kelimenin zamanla bir sıvı ölçüsüne isim olduğu anlaşılmaktadır.

Bir hadiste iki kulle (kulleteyn) hacmindeki suyun necâset tutmayacağı belirtilmektedir (Wensinck, el-Muʿcem, “ḳulle” md.). İmam Şâfiî bu ölçünün Hecer kullesi olduğunu, İbn Cüreyc’in (ö. 150/767) gözlemine göre bunlardan her birinin 2 Hicaz kırbası veya biraz fazla su kaldırdığını söyledikten sonra söz konusu fazlalığın ihtiyaten yarım kırba şeklinde anlaşılması durumunda hadisteki kullenin yaklaşık hacminin 2,5 kırbaya eşitleneceğini belirtmiş (el-Üm, I, 4) ve bu yaklaşım özellikle Şâfiîler arasında genel kabul görmüştür. İbn Râhûye’ye (ö. 238/853) göre ise ilgili kulle yaklaşık 3 kırba veya 20 kovaya denktir. Bunun 500 Bağdat rıtlı ağırlığında su aldığı da ileri sürülmektedir. Ahmed b. Hanbel’den de 2 veya 2,5 kırbaya eşit olduğuna dair iki farklı görüş rivayet edilmiştir (İbnü’l-Münzir en-Nîsâbûrî, I, 262). Hecer kullesinin 2m$\frac{1}{3}$ kırba su aldığı da söylenmiştir. Muhammed b. Ahmed el-Hârizmî de (ö. 387/997) Araplar’a ait bir kap olan kullenin hadisçilere göre 2,5 büyük kırbaya denk geldiğini kaydeder (Mefâtîḥu’l-ʿulûm, s. 11). Hicaz kırbasının yaklaşık 100 Bağdat rıtlı su kaldırdığı hususunda görüş birliği vardır. Dolayısıyla 2,5 Hicaz kırbası hacmindeki kullenin ölçtüğü suyun ağırlığı şöyledir: 250 Bağdat rıtlı = 223m$\frac{3}{14}$ Mısır rıtlı = 53m$\frac{4}{7}$ Dımaşk rıtlı = 44m$\frac{9}{14}$ Halep rıtlı = 40m$\frac{5}{28}$ Kudüs rıtlı = 35m$\frac{5}{7}$ Ba‘lebek rıtlı = 125 menâ = 22500 miskal = 32142m$\frac{6}{7}$ dirhem. Bu da 95,625 kg. suya tekabül eder. Abdürrezzâk es-San‘ânî’ye göre 2 kulle 1 faraka eşitken (el-Muṣannef, I, 79) Beyhakī’nin naklettiği bir rivayette 1 kulle 2 faraka denktir (es-Sünenü’l-kübrâ, I, 263). Önceki kayıt bir istinsah hatası olmalıdır. Kullenin 250 Bağdat rıtlı veya 250 men su aldığına dair görüşleri aktaran Gazzâlî dilcilerin hilâfına kulleye bir devenin kaldırıp taşıyabilmesi sebebiyle bu ismin verildiğini ve nisbeten nârin olan Arap develerine ancak 160 menâ yüklenebileceğini, dolayısıyla Şâfiî fakihlerinden Zübeyr b. Ahmed ez-Zübeyrî (ö. 317/929) ve Abdullah b. Ahmed el-Kaffâl’in (ö. 417/1026) verdiği 150 menâlık değerin daha doğru sayılabileceğini ileri sürer (el-Vasîṭ fi’l-meẕheb, I, 170). Söz konusu kulleteynin hacmi, üç boyutu da 1,25 el arşını olan kübe veya çapı 0,5, yüksekliği 2,5 arşın olan silindire eşittir. Dolayısıyla Hecer kullesinin hacmi küp için 96,299 dm3, silindir için 96,762 dm3 şeklinde hesaplanır. Her ikisi de yukarıdaki değere yakındır.

Hadis ve fıkıh âlimleri arasında tartışmalara konu olan ve yaklaşık teorik bir değeri temsil eden bu kulle dışında günlük hayatta genellikle sıvı yağ ölçmekte kullanılan kulleler daha küçük hacimlidir. Grek asıllı tabip Kustâ b. Lûkā (ö. 300/912), Grek sıvı ölçüsü birimi medimnosa tekabül eden kullenin 4 kısta eşit olduğunu söyler (Kitâb fi’l-vezn ve’l-keyl, vr. 71b-72a). Bu ölçek (4 × 476,712 gr. =) 1,906848 kg. zeytinyağı veya (4 × 529,68 gr. =) 2,11872 kg. su alır. İbnü’l-Uhuvve Kahire kullesinin 120, şehir dışındakilerin ise 115 Kahire rıtlı yağ aldığını bildirir (Meʿâlimü’l-ḳurbe, s. 333). İlgili rıtl 144 dirhem olduğuna göre birincisi (120 × 144 × 2,833 =) 48,95424 kg., ikincisi (115 × 144 × 2,833 =) 46,91448 kg. şeklinde hesaplanır. Nusaybin metropoliti Eliya (ö.m. 1049), kullenin 10 felîceye eşit olup her biri 420 miskallik 30 Beled rıtlı, yani (30 × 420 × 4,414 =) 55,6164 kg. su kaldırdığını belirtir (JRAS, XII/1 [1880], s. 113). M. Henry Sauvaire bu bilgiye düştüğü notta Dârülbeyzâ zeytinyağı kullesinin 30 kg., Cedîde’ninkinin (Mazagan) 17,28 kg. ölçtüğünü kaydeder (a.g.e., a.y.). Fransa Ticaret Odası bülteninde verilen bilgilere ve Osmanlı Düyûn-ı Umûmiyye İdaresi verilerine dayanan G. Young’a göre 1890’larda Şam zeytinyağı kullesi 26 okka = 33,356 kg., Trablus’unki 24,5 okka alırdı (Corps de droit ottoman, IV, 368, 374). J. G. Lorimer, Katîf’te hurma ölçüsü olarak kullanılan kullenin 2 Katîf mennine, yani 68,75 İngiliz pounduna (= 31,185 kg.) tekabül ettiğini bildirir (Delîlü’l-Ḫalîc, II, 849).

Endülüs kullesi her biri 2,25 rıtllık 12 sümne denk olup 13,44 kg. zeytinyağı ölçerdi (EI2 [İng.], VI, 121). XIX. yüzyılda Tunus’un resmî kullesi 8 sâa eşitti ve 10,1 litre veya 9,241 kg. zeytinyağı alırdı. Tunus’ta kullanılan bazı kulleler ve metrik karşılıkları şöyledir: Nablus 10,661 litre, Sûse ve Manastır 12,775, Mehdiye 13,983, Sefâkus 14,905, Kusûrüssâf 15,86, Cem 17,955 litre. Bunların dışında başka kulleler de vardı; meselâ Cerbe’ninki resmî kullenin iki katı hacme sahipti (Ferve, sy. 7-8 [1993], s. 256-257). XIX. yüzyılın sonunda Fas’ta kullanılan kulleler 24 kg., 16,5 kg., 9,108 kg. ve 10,55 kg. zeytinyağı ölçerdi (Abdülazîz Binabdullah, s. 224, 290). Ebû Ubeyd el-Bekrî’ye göre (ö. 487/1094) Asîle’de kuleyle (küçük kulle) adı verilen 112 ukıyyelik bir zeytinyağı ölçeği kullanılırdı (el-Muġrib, s. 113).

BİBLİYOGRAFYA
Tâcü’l-ʿarûs, “ḳll” md.; v. Soden, AHW, II, 926; Wensinck, el-Muʿcem, “ḳulle” md.; C. T. Lewis, A Latin Dictionary, Oxford 1993, s. 487; Şâfiî, el-Üm, I, 4; Abdürrezzâk es-San‘ânî, el-Muṣannef (nşr. Habîbürrahman el-A‘zamî), Beyrut 1403/1983, I, 79; Kustâ b. Lûkā, Kitâb fi’l-vezn ve’l-keyl, Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3711/5, vr. 71b-72a; İbnü’l-Münzir en-Nîsâbûrî, el-Evsaṭ fi’s-sünen ve’l-icmâʿ ve’l-iḫtilâf (nşr. Ebû Hammâd Sagīr Ahmed b. Muhammed Hanîf), Riyad 1414/1993, I, 261-263; Muhammed b. Ahmed el-Hârizmî, Mefâtîḥu’l-ʿulûm, Kahire 1342, s. 11; Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī, es-Sünenü’l-kübrâ, I, 263; Serahsî, el-Mebsûṭ, I, 71; Bekrî, el-Muġrib, s. 26-27, 113; Gazzâlî, el-Vasîṭ fi’l-meẕheb (nşr. Ahmed Mahmûd İbrâhim - Muhammed Muhammed Tâmir), Kahire 1417/1997, I, 170-173; Kâsânî, Bedâʾiʿ, I, 71; Nevevî, Taḥrîru elfâẓi’t-Tenbîh (nşr. Abdülganî ed-Dekar), Dımaşk 1408/1988, s. 32; İbnü’l-Uhuvve, Meʿâlimü’l-ḳurbe fî aḥkâmi’l-ḥisbe (nşr. M. Mahmûd Şa‘bân - Sıddîk Ahmed Îsâ), Kahire 1976, s. 333; Burhâneddin İbn Müflih, el-Mübdiʿ fî şerḥi’l-Muḳniʿ (nşr. M. Züheyr eş-Şâvîş), Beyrut 1399/1979, I, 58-59; Buhûtî, Keşşâfü’l-ḳınâʿ (nşr. M. Emîn ed-Dannâvî), Beyrut 1417/1997, I, 43-44; Şehâbeddin el-Hafâcî, Şifâʾü’l-ġalîl (nşr. Muhammed Kessâs), Beyrut 1418/1998, s. 250, 251; Ali Paşa Mübârek, el-Mîzân fi’l-aḳyise ve’l-mekâyîl ve’l-evzân, Kahire 1309, s. 78-79; G. Young, Corps de droit ottoman, Oxford 1906, IV, 368, 374; Delîlü’l-Ḫalîc (Coğrafya), II, 849; Abdülazîz Binabdullah, Maʿlemetü’l-fıḳhi’l-Mâlikî, Beyrut 1403/1983, s. 224, 290; M. H. Sauvaire, “A Treatise on Weights and Measures, by Eliyá, Archbishop of Nisíbín (Supplement to Vol. IX. pp. 291-313)”, JRAS, XII/1 (1880), s. 113; a.mlf., “Matériaux pour servír á l’histoire de la numismatique et de la métrologie musulmanes”, JA, VII (1886), s. 457-459; Mahmûd Ferve, “el-Meḳāyîs ve’l-mevâzîn ve’l-mekâyîl fî Tûnis ḫilâle’l-ḳarneyni’s̱-s̱âmin ve’t-tâsiʿ ʿaşer”, el-Mecelletü’t-Târîḫiyyetü’l-ʿArabiyye li’d-dirâsâti’l-ʿOs̱mâniyye, sy. 7-8, Zağvân 1993, s. 256-257; E. Ashtor, “Makāyil”, EI2 (İng.), VI, 121.
Bu madde ilk olarak 2002 senesinde Ankara'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 26. cildinde, 357-358 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.