LEKNEVTÎ

لكهنوتى
Müellif:
LEKNEVTÎ
Müellif: AZMİ ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.08.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/leknevti
AZMİ ÖZCAN, "LEKNEVTÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/leknevti (14.08.2020).
Kopyalama metni
Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinde Malda bölgesinin merkezi Malda’nın güneybatısında, günümüzde Ganj nehrinin batı kıyısı boyunca uzanan bir harabe şehir durumundadır. Sanskritçe’de “yerleşim yeri” anlamına da gelen “lakhanavati” kelimesinden geldiği düşünülür. Leknevtî yaklaşık 400 yıl Bengal’deki müslüman sultanlıkların merkezi olmuştur. Senâ hânedanına mensup Ballâl Sen (1108-1119) tarafından kurulan şehre Gavr (Gur) ve Cennetâbâd da denilir. Gurlu Kutbüddin Aybeg’in kumandanlarından olan Türk asıllı Leknevtî Halacîleri’nin kurucusu Muhammed Bahtiyâr Halacî’nin Bengal bölgesini fethetmesiyle (594/1198) tarihte ilk defa anılmaya başlandı. Muhammed Bahtiyâr Halacî, Senâ hânedanının başşehri ve o dönemde küçük bir yerleşim yeri olan Gavr’ı kendisine merkez olarak seçti (598/1202). Muhammed Bahtiyâr başlattığı imar faaliyetleriyle şehirde camiler, medreseler ve hanlar inşa ettirdi. Kumandanlarından İvaz Han şehri sel ve taşkınlardan korumak için setler ve yollar yaptırdı. Leknevtî Halacîleri’nin son hükümdarı Gıyâseddin Halacî de şehri Ganj nehrinin su baskınlarına karşı koruyan büyük bir set inşa ettirdi.

Delhi Memlük Sultanı Şemseddin İltutmuş döneminde Şehzade Muhammed ile Melik İzzeddin’in şehri ele geçirmesiyle Leknevtî Halacîleri sona erdi ve Leknevtî Delhi Sultanlığı’nın hâkimiyetine girdi (1227; ayrıca bk. HALACÎLER). Daha sonra İlyasşâhîler’in (1345-1487) hâkimiyetinde kaldı ve yönetim merkezinin bir süreliğine yakınlardaki Pandua’ya taşınmasıyla eski önemini kaybetti. Zaman içerisinde Ganj’ın yatağında meydana gelen değişiklikler sebebiyle şehrin yeri değişti. Şehirde XIV. yüzyılda güneyden kuzeye uzanan geniş cadde üzerinde 3-4 km. uzunluğunda bir pazar kurulduğu kaydedilir. İlyasşâhîler zamanında Leknevtî’de sanat ve edebiyat gelişti, pek çok mimari eser inşa edildi. Adine Camii bunlar arasında en çok dikkati çekenlerden biridir. Özellikle Sultan Gıyâseddin A‘zam Şah, Mekke ve Medine’de birer medrese yaptırdı. Ünlü İran şairi Hâfız-ı Şîrâzî’yi ülkesine davet etti. Delhi Sultanlığı döneminde Leknevtî valileri melik-i Şark veya Leknevtî sultanı unvanıyla anılırdı. Zira Delhi ile olan mesafe bu valilere nisbî bir serbestlik verilmesini zaruri kılıyordu.

Bâbürlü Hükümdarı Hümâyun 1538’de Afgan Şîr Şah’ı mağlûp ederek Leknevtî’yi ele geçirdi ve şehrin güzelliğinden dolayı buraya Cennetâbâd ismini verdi. Böylece yörede Bâbürlü dönemi başlamış oldu. Ancak iki yıl sonra Şîr Şah tekrar şehre hâkim oldu. Ekber Şah zamanında Leknevtî, Bengal’in on dokuz idarî bölgesinden biri haline getirildi. Bu dönemde şehrin Gavr olarak anıldığı görülmektedir. IX. (XV.) yüzyılın ilk yarısında Leknevtî’ye gelen Portekizli seyyah Joao de Barros şehirde yüksek ağaçlarla süslenmiş uzun ve geniş caddeler bulunduğunu yazar. Bir diğer seyyah Faria Sousa da X. (XVI.) yüzyılda şehirde 1 milyondan fazla nüfusun varlığından bahseder. 1575’te Bâbürlüler tarafından tekrar eyalet merkezi haline getirilen şehir aynı yıl aşırı yağışlar, seller ve salgın hastalıklar yüzünden büyük tahribata uğradı. Bâbürlü Valisi Mün‘im Han dahil çok sayıda insan öldü. Bu felâketten kurtulanlar bölgeyi terkedince şehir bir daha eski ihtişamına kavuşamadı. Eyalet merkezi önce yakınlardaki Tanda’ya, daha sonra Rajmahal, Dakka ve 1704’te de Mürşidâbâd’a taşındı. Terkedilmesine rağmen Leknevtî’nin görkemli mimarisi uzun yıllar varlığını korudu. Zamanla meydana gelen tahribat şehri metruk hale getirdi. Yapılardaki kesme taşlar ve diğer malzemeler Mürşidâbâd ve Rajmahal gibi şehirlerdeki imar faaliyetlerinde kullanıldı.

Günümüzde şehirde bazı eserlerin kalıntılarına rastlanmaktadır. Sultan Nusret Şah tarafından 932’de (1526) yaptırılan ve kubbeleri altınla tezyin edilen Bara Sonâ Mescidi en görkemli yapıdır. Ayrıca Alâeddin Hüseyin Şah (1494-1519) tarafından yaptırılan Küçük Sonâ Mescid ve Ganj kıyısındaki Dâhil Dervâze zikredilebilir. 26 m. yüksekliğinde ve 18 m. genişliğinde bir kule olan Fîrûz Şah Menâr’ın Seyfeddin Fîrûz Şah zamanında (1488-1490) fethin simgesi olarak inşa edildiği düşünülmektedir. Kale içinde yer alan Kadem-i Resûl adlı tek kubbeli yapı Nusret Şah tarafından yaptırılmıştır (937/1531). İç duvarındaki siyah mermerde oyma bir kadem-i resûl işlendiği için bu isimle anılmıştır. 1475’te yaptırılan Lattan Mescid, Yûsuf Şah tarafından aynı yıl yaptırılan Camkatti Mescid, yine Yûsuf Şah tarafından 1479’da inşa ettirilen Darasbari, 1480 civarında inşa edilen Tantipara Mescid ile XVII. yüzyılın sonlarında inşa ettirilen Şah Ni‘metullāh-ı Velî Camii ve Türbesi diğer önemli eserler arasındadır. Son yıllarda bu eserlerin bir kısmı restore edilerek kurtarılmaya çalışılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA :

J. H. Ravenshaw, Gaur: Its Ruins and Inscriptions, London 1878; M. Abid Ali Khan, Memoirs of Gaur and Pandua (ed. H. E. Stapleton), Calcutta 1931; Ahmad Hasan Dani, Muslim Architecture in Bengal, Dacca 1961; Muhammad Mohar Ali, History of the Muslims of Bengal, Riyad 1985, I/A, s. 49-87; R. M. Eaton, The Rise of Islam and the Bengal Frontier: 1204-1760, Berkeley 1993, s. 49-99, 131-183; A. Wink, al-Hind the Making of the Indo-Islamic World: The Slave Kings and the Islamic Conquest, 11th-13th Centuries, Leiden 1997, s. 257-265; Gawr-Lakhnawti: A Survey of Historical Monuments and Sites in Bangladesh (ed. A. M. Husain v.dğr.), Dhaka 1997; Salahuddin Ahmed, Bangladesh: Past and Present, New Delhi 2004, s. 61-62; Perween Hasan, Sultans and Mosques: The Early Muslim Architecture of Bangladesh, New York 2007, s. 65-75; Enver Konukçu, “Halacîler”, DİA, XV, 227-228; Iqtidar Husain Siddiqui, “İlyasşâhîler”, a.e., XXII, 168-169; Azmi Özcan, “Muhammed Bahtiyâr Halacî”, a.e., XXX, 505-506; Abdus Subhan, “Lakhnawtī”, EI2 (İng.), V, 637-639; K. A. Nizami, “Pānduʾā”, a.e., VIII, 258; Md Akhtaruzzaman, “Lakhnauti”, Banglapedia (http://en.banglapedia.org/index.php?title=Lakhnauti); http://dept.ru.ac.bd/ihc/Mostafiz/Gaur.htm.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-2. cildinde, 154-155 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER