MUHAMMED ALİ

محمّد علي
Müellif:
MUHAMMED ALİ
Müellif: AZMİ ÖZCAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2005
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/muhammed-ali
AZMİ ÖZCAN, "MUHAMMED ALİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/muhammed-ali (04.07.2020).
Kopyalama metni
Râmpûr’da doğdu. Bir subay olan babasını iki yaşında iken kaybettiği için ilk eğitimiyle annesi ilgilendi. Daha sonra ağabeyi Şevket Ali’nin himayesinde Aligarh’da Mohammadan Anglo-Oriental College’a ve arkasından Allahâbâd Üniversitesi’ne devam ederek buradan lisans diploması aldı; İngiltere’ye gidip Oxford Üniversitesi’nde tarih yüksek lisansı yaptı. 1902’de Hindistan’a döndüğünde Aligarh’da okuduğu koleje öğretmenlik için başvurduysa da İngiliz yöneticileri tarafından ihtilâlci fikirlerinin okula zarar verebileceği gerekçesiyle reddedildi. Bunun üzerine Râmpûr ve Baroda eyaletleri eğitim bakanlıklarında yaklaşık iki yıl çalıştıktan sonra istifa edip Aligarh’a ağabeyinin yanına döndü. 1906’da Dakka’da Müslüman Eğitim Konferansı için toplanan ve burada Hindistan Müslümanları Birliği’nin kurulduğunu ilân eden liderler arasında yer aldı. Bu arada gazetelerde İslâm dünyasını ilgilendiren hususlarda makaleler yazmaya başladı ve gazetecilik mesleğinde karar kıldı. 1911’de Kalküta’da İngiliz yönetimine karşı Hindular’la müslümanların birlikte hareket etmesini savunan haftalık İngilizce Comrade gazetesini, 1913’te Delhi’de bir yıl önce buraya taşıdığı Comrade’ın yanı sıra günlük Urduca Hemderd gazetesini çıkarmaya başladı. Bunların ikisi de kısa zamanda Ebü’l-Kelâm Âzâd’ın el-Hilâl ve Mevlânâ Zafer Ali Han’ın Zemindâr adlı gazeteleriyle birlikte Hindistan müslümanlarının en etkili siyasî yayın organları oldu.

Modern Hint-İslâm tarihinin en hararetli ve en etkili siyasî liderlerinden olan Mevlânâ Muhammed Ali’nin asıl önemi, özellikle 1911 Trablusgarb Savaşı’ndan itibaren ağabeyi Şevket Ali ile beraber Osmanlı Devleti ve hilâfeti lehindeki faaliyetlerinden gelmektedir. Basın yoluyla kitleleri harekete geçirmesinin yanında Balkan Savaşı’nda yardım toplanmasına ve Türkiye’ye bir sağlık heyetinin gönderilmesine de öncülük eden Muhammed Ali, I. Dünya Savaşı’nın başlangıcında önce İttihat ve Terakkî liderleriyle yazışarak mevcut şartlarda Osmanlılar’ın savaşa girmesinin İslâm dünyası için felâketle sonuçlanacağını söyleyip tarafsız kalınması için uğraştı; bunu başaramayınca yazılarıyla Hint müslümanlarını İngilizler’e karşı Osmanlılar’ı desteklemeye çağırdı. Osmanlı Devleti’nin savaşa katılması üzerine Londra’da yayımlanan Times gazetesindeki bir yazıda Türkler’e yöneltilen sert tenkitlere Comrade’da yayımladığı bir makale ile cevap verdi (24 Eylül 1914). Bu makale, İngiliz propagandalarına karşı Hindistan’da Türk tezini en iyi anlatan ve en geniş yankı uyandıran yazılardan biri olarak kabul edilmiştir. Muhammed Ali, bu arada İslâm’ın mukaddes beldelerini gayri müslimlerin saldırılarından korumak için Encümen-i Huddâm-ı Kâ‘be adlı cemiyetin kurulmasına da öncü olmuş ve Osmanlılar’a verilmek üzere bir uçak alımı kampanyası başlatmıştı. Onun bu faaliyetleri karşısında İngilizler 1915’te kendisini tutukladılar ve savaş süresince hapiste tutup gazetelerini de kapattılar. Hapiste iken Eylül 1917’de Hindistan Müslümanları Birliği’nin başkanlığına seçildi. 1919’da serbest bırakılınca Hindistan Kongre Partisi’ne katıldı ve pasif direniş sırasında Gandi’yi destekledi. 1920’de, içinde yer aldığı Hindistan Hilâfet Hareketi’nin önderlerinden biri olarak Osmanlı hilâfetinin siyasî ve dinî konumuna zarar verilmesini önlemek için Londra’ya gidip İngiltere hükümetiyle yapılan müzakerelere katıldı. Burada istedikleri sonucu alamayınca arkadaşlarıyla beraber Paris’e ve Roma’ya geçerek Fransız ve İtalyan yetkililerle görüştü. Sevr Antlaşması’nın gündeme gelmesi üzerine Hindistan’a döndü ve artık Hindistan’ın bir dârülharp olduğu gerekçesiyle Hindistan Hicret Hareketi’ni desteklemeye başladı. Ekim 1920’de, daha önce kurulmasına öncülük ettiği Yeni Delhi’deki Jamia Millia Islamia’nın rektörlüğüne getirildi. 14 Eylül 1921’de İngilizler aleyhindeki faaliyetlerinden dolayı tekrar tutuklandı ve ancak 29 Ağustos 1923’te tahliye edildi. Aynı yılın aralık ayında Hindistan Kongre Partisi’nin başkanlığına seçilerek Hindu-müslüman kardeşliği için çalışmaya başladı. Fakat daha sonra Hindistan müslümanlarının giderek artan Hindu iddialarına karşı daha büyük bir himayeye muhtaç olduğunu anladı ve zamanla Pakistan’ın kurulması gerektiği fikrini benimsedi; bu arada Comrade ve Hemderd gazetelerini tekrar yayıma soktu. 1924’te Türkiye’de halifelik ilga edilince bu tarihten itibaren siyasetini Hindistan’ın bağımsızlığı üzerinde yoğunlaştırdı. 1928’de bağımsızlık ilkelerinden tâviz verdiği gerekçesiyle Kongre Partisi’nden ayrıldı. Hindistan’ın geleceğiyle ilgili olarak Kasım 1930’da Londra’da yapılan görüşmeler sırasında rahatsızlandı ve son konuşmasında özgürlüğüne kavuşmadıkça Hindistan’a dönmeyeceğini söyledi. 4 Ocak 1931’de Londra’da vefat edince vasiyeti gereği Hindistan’a götürülmeyip Kudüs’te toprağa verildi.

Muhammed Ali, gazete sütunlarında binlerce sayfayı bulan makalelerine rağmen hapiste iken yazdığı otobiyografisiyle (My Life: A Fragment, Lahore 1942) zaman zaman kaleme aldığı bazı siyasî risâleleri dışında müstakil bir eser bırakmamıştır. 1923’te Hz. Peygamber’in hayatını yazmaya başladıysa da tamamlayamadı. “Cevher” mahlasıyla kaleme aldığı şiirleri kendisi hayatta iken değişik gazete ve dergilerde yayımlandı ve daha sonra Dîvân-ı Cevher adıyla kitap haline getirildi (nşr. Nûrurrahman, Lahor 1962). Hayatı ve faaliyetleriyle ilgili bilgilerin bulunduğu özel evrakı halen Jamia Millia Islamia’da bulunmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Muhammad Ali Papers, Jamia Millia Islamia, New Delhi; Home Poll. D. Proceedings, May 1915, 36, Home Poll. D. Proceedings, Oct. and Dec. 1915, National Archives of India; Muhammed Ali, Mevlânâ Muḥammed ʿAlî ki Yûrap ki Sefer (nşr. Muhammed Server), Lahore 1941, s. 19-35; a.mlf., My Life: Fragment (ed. Afzal Iqbal), Lahore 1942; Ahmed Ca‘ferî, ʿAlî Birâderân, Lahore 1963; Abid Husain, The Destiny of Indian Muslims, New Delhi 1965, s. 24-25; Afzal Iqbal, Life and Times of Mohamed Ali, Lahore 1974; F. Robinson, Separatism among Indian Muslims: The Politics of the United Provinces’ Muslims: 1860-1923, Cambridge 1974, s. 178-179; Mohamed Ali: Life and Work (ed. Moinul Haq), Karachi 1978; M. Naeem Qureshi, Mohamed Ali’s Khilafat Delegation to Europe, Karachi 1980; Mushirul Hasan, Mohamed Ali: Ideology and Politics, New Delhi 1981; Allah Bakhsh Yusufi, Maulana Mohamed Ali Jauhar, Karachi 1984; Azmi Özcan, Pan-İslamizm: Osmanlı Devleti, Hindistan Müslümanları ve İngiltere (1877-1924), Ankara 1997, s. 187-242; Syed Tanvir Wasti, “The Circles of Maulana Mohamed Ali”, MES, XXXVIII/4 (2002), s. 51-62; Zafarul-Islam Khan, “Muḥammad ʿAlī”, EI2 (İng.), VII, 421-422; “Muhammad Ali”, Encyclopaedia of Muslim Biography: India Pakistan, Bangladesh (ed. N. Kr. Sing), New Delhi 2001, IV, 1-4.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2005 yılında İstanbul'da basılan 30. cildinde, 499-500 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER