https://islamansiklopedisi.org.tr/ridvan-el-feleki
Doğum tarihi ve doğum yeri hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. Rıdvan Efendi olarak tanınır; ayrıca Müneccim ve Rezzâz lakaplarıyla da anılır. Hayatının büyük kısmını toplumdan uzak bir şekilde kendisini tamamen ilmî çalışmalara vererek Bulak’ta geçirdi. 1091’de (1680) hacca gitti ve burada bazı âlimlerden ders aldı.
Kahire’ye döndükten sonra dönemin rûznâmçe başkalfası olan Rûznâmçeci Hasan Efendi ed-Demirdâşî’nin isteğiyle gözlem aletleri ve gök küreleri yaptı. Özellikle 1112-1113 (1700-1701) yılları arasında yoğunlaşan bu çalışmaları sırasında aralarında sarı bakır ve pirinç gök kürelerinin de bulunduğu çeşitli aletler imal etti. Bu aletlerin üzerine gözlenebilen yıldızları ve takımyıldızları Arapça isimleriyle, ekliptikel daireleri ve meridyenlerle birlikte kazıdı. Ardından bu küreleri altın suyuyla boyadı. Rûznâmçeci Hasan Efendi’nin kilercisi, kölesi ve kendisinin de öğrencisi olan Cemâleddin Yûsuf b. Abdullah el-Kilârcî el-Felekî bu çalışmaları sırasında ona yardımcı oldu. Cebertî, hem Rıdvân el-Felekî’nin hem de Yûsuf el-Kilârcî’nin isimlerinin Hasan Efendi için yapılan bazı aletlerin üzerinde yazılı olduğunu belirtir (ʿAcâʾibü’l-âs̱âr, I, 139).
23 Cemâziyelevvel 1122 (20 Temmuz 1710) tarihinde vefat eden Rıdvan Efendi’nin öğrencileri arasında Yûsuf el-Kilârcî’den başka Osman Efendi, Mustafa el-Hayyât, Ramazan b. Sâlih es-Seftî, Ebû Hâmid Şemseddin Muhammed b. Muhammed el-Büdeyrî ed-Dimyâtî, Abdurrahman el-Kuddûsî el-Menzilevî, Abdülfettâh b. İbrâhim el-Deysatî el-Mâlikî sayılabilir.
Semerkant astronomi ekolünü takip eden Rıdvan Efendi asıl şöhretini yaptığı astronomi aletleriyle kazandı, aynı zamanda astronomi ve ilm-i mîkāt alanında çok sayıda eser kaleme aldı. Eserlerinde ve imal ettiği gözlem aletlerinde Uluğ Bey’in zîcini referans aldı. Bu zîce dayanan eldeki az sayıda gök küresinden biri kendisine aittir. Onun 11 Şevval 1112’de (21 Mart 1701) imalatına başlayıp 1113 yılının Safer ayında (8 Temmuz - 5 Ağustos 1701) tamamladığı ve Saint Petersburg’daki Lomonosov Müzesi’nde sergilenen gök küresi, üzerinde 1022 sabit yıldız bulunduğunu ve bu yıldızların konumlarının Uluğ Bey’in zîcine dayandığını belirten bir ibare taşımaktadır.
Söz konusu küreyi Rûznâmçeci Hasan Efendi için imal eden Rıdvan Efendi, bunu tek parça halinde dökmeyip iki yarım küre şeklinde yapmıştır. Yıldızların konumlarını belirlerken presesyonu dikkate almış, Uluğ Bey’in zîcinde verilen ekliptikel koordinatları aradan geçen süreyi hesaplayarak yeniden belirlemiştir. Küre üzerinde ekliptik ve ekvator düzlemi noktalarla işaretlenmiş ve birer derece aralıklarla bölümlenmiştir. Ekvatorda ilkbahar ekinoksundan itibaren her beşinci derece bir çizgi ile gösterilmiş ve rakamlarla etiketlenmiştir. Ekliptikte her altıncı derece bir çizgi ile gösterilmiş ve numaralandırma her 30°’de bir tekrarlanmıştır. Bu uygulama Bâbil astronomi geleneğinin bir devamıdır. Bâbilliler ekliptik civarında yer alan ve burç ya da Zodyak takımyıldızı olarak adlandırılan takımyıldızlardan hareketle bu bölgeyi on iki eşit parçaya ve her parçayı da kendi içinde otuz alt birime bölmüşlerdir. Günümüzde derece adı verilen bu birimler her takımyıldızın 0°-30° arasında işaretlenmesini sağlar. Küre üzerinde Zodyak takımyıldızlarının isimleri ekliptik boyunca kazınmış; ekvatoral ve ekliptikel kutuplar, takımyıldızlar ve birçok yıldız nesih yazıyla etiketlenmiştir. Takımyıldızlar standart rakamlarla, bazı münferit yıldızlar ise ebced rakamlarıyla numaralandırılmıştır.
Küre üç ayaklı metal bir sehpada durmakta olup, sehpanın ortasında meridyen halkasını destekleyen bir kaide bulunmaktadır. Meridyen halkası, her beş derecede bir daha uzun bir çizgiyle gösterilen birer derece aralıklarla derecelendirilmiş ve kutuplardan başlayıp gök ekvatorunun karşısındaki noktalarda sona eren 90°’lik bölümler halinde ebced rakamlarıyla etiketlenmiştir. Ufuk halkasının dört eş merkezli dairesi vardır. En içte yer alan birinci eş merkezli daire birer derece aralıklarla derecelendirilmiştir ve her beşinci derece iki uzun çizgiyle, her onuncu derece ise daha da uzun bir çizgiyle gösterilmiştir. 10°’lik aralıkları gösteren tek çizgi ufuk halkasının en dış kenarına, böylece dört eş merkezli dairenin tamamına uzanırken, 5°’lik aralıkları gösteren çift çizgi en içteki iki daireden geçer. İkinci eş merkezli daire yönlerin isimlerini (doğu, batı, kuzey, güney) taşır ve her 5°’lik aralığı doğu-batı noktalarından başlayıp meridyen halkası için çentiklerin bulunduğu kuzey-güney noktalarında biten 90°’lik bölümler halinde ebced harfleriyle işaretler. Üçüncü dairede doğu noktasından başlayarak saat yönünün tersine doğru Zodyak takımyıldızlarının adları yazılıdır. En dıştaki daire üzerinde, her 10°’lik aralıkta iki veya üç isim bulunacak şekilde dünya üzerinde bulunan 104 yerleşim yerinin adı bulunur (Savage-Smith – Belloli, s. 233-234).
Eserleri. Geliştirdiği astronomi aletlerinin yanı sıra bu alandaki eserleriyle tanınan Rıdvan Efendi, tarihçi Abdurrahman b. Hasan el-Cebertî’nin verdiği bilgiye göre sayılamayacak kadar çok eser telif etmiştir ve onun kendi eliyle yazdığı müsvedde, hesaplama ve cetveller bir deve yükünden fazladır (ʿAcâʾibü’l-âs̱âr, I, 139).
1. Esne’l-mevâhib fî taḳvîmi’l-kevâkib. Semerkant boylamını esas alan Uluğ Bey zîcinin Kahire’ye uyarlanmış halidir. Mukaddime, on iki bölüm (bâb) ve hâtimeden oluşmaktadır. Bab başlıkları ed-Dürrü’l-ferîd ʿale’l-raṣadi’l-cedîd ile aynıdır. Müellif, ed-Dürrü’l-ferîd’in baş kısmında aynı konuda Esne’l-mevâhib fî taḳvîmi’l-kevâkib isimli bir eser kaleme aldığını söylemektedir. Müellif tarafından 1100 (1689) yılı civarında istinsah edilen nüshasından (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 802) başka bazı nüshaları da günümüze ulaşmıştır (Beyazıt Devlet Ktp., Veliyyüddin Efendi, nr. 2263/1, vr. 1b-7a; Nuruosmaniye Ktp., Nuruosmaniye, nr. 2896; Paris Bibliothèque Nationale, nr. 2537-2538).
2. ed-Dürrü’l-ferîd ʿale’r-raṣadi’l-cedîd. Eser ed-Dürrü’n-naẓîm fî ṣınâʿati’t-taḳvîm adıyla da bilinir. Kahire enlemine göre düzenlenmiş bir zîcdir. İbnü’l-Mecdî’nin ed-Dürrü’l-yetîm adlı eseri tarzında yazılmış ve Zîc-i Uluġ Bey’in parametreleri kullanılmıştır. 1100 (1689) yılı civarında istinsahı tamamlanan müellif nüshasında (el-Hizânetü’t-Teymûriyye, Riyâza, nr. 188) tablolar müellif, mukaddime ise öğrencilerinden Osman Efendi tarafından kaleme alınmış olup önceki eser gibi mukaddime, on iki bölüm (bâb) ve hâtimeden müteşekkildir (Nuruosmaniye Ktp., Nuruosmaniye, nr. 2912/1, vr. 1b-6b; Cambridge University Library, Or., nr. 1369; Princeton University Library, Garrett, nr. 3475).
3. ez-Zîcü’l-müfîd ʿalâ uṣûli’r-raṣadi’l-cedîd. Müellifin Zîc-i Uluġ Bey’in parametrelerini Kahire enlemine göre düzenlediği eser mukaddime dışında dört bölüm (bâb) ve tablolar ihtiva etmektedir (Köprülü Ktp., Mehmed Âsım Bey, nr. 336; Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 1205/1, Felek-Riyâza, nr. 3985; ilk bölümü Samsun İl Halk Ktp., nr. 1375/1, vr. 1b-19b).
4. ʿUmdetü üli’n-nühâ ve’l-ʿirfân fî ʿilmi’l-mîḳāt ve’l-ḳıbleti bi-Dâġıstân. Mîkāt ve takvimlerin birbirine dönüşüm yöntemlerinden bahseden bu eser mukaddime, birkaç fasıl ve hâtimeden oluşmaktadır. Bilinen tek nüshası Süleymaniye Kütüphanesi’nde (İzmir, nr. 758/11, vr. 229-239) kayıtlıdır. Takvim çevirme bahsinde verilen örnekten hareketle 1112-1113 (1700-1702) tarihlerinde telif edildiği söylenebilir.
5. Buġyetü’s-sâʾil fî vażʿi’l-mezâvil. Güneş saatlerine dair bu eser iki kısımdan oluşmakta; Kahire (30°) ve İskenderiye (31°) enlemine göre hazırlanmış tabloları içermektedir. Eserde ayrıca İstanbul (41°) enlemine göre hazırlanmış bir tablo mevcuttur ve bunun başka bir yazar tarafından hesaplanmış olması mümkündür (el-Hizânetü’t-Teymûriyye, Riyâza, nr. 259; Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 695, 696; Princeton University Library, Garrett, nr. 529).
6. Düstûru uṣûli ʿilmi’l-mîḳāt ve netîcetü’n-naẓar fî taḥrîri’l-evḳāt. Eser en-Netîcetü’l-kübrâ olarak da bilinir. Ders kitabı olarak yazılmıştır. Namaz ve oruç vakitlerinin tayini hakkındadır. Mukaddime, dört bölüm (bâb) ve hâtimeden oluşmaktadır. Kahire’ye göre tertip edilmiş tablolar içerir. Eserde ekliptiğin eğimi 23° 30' 17" olarak alınmıştır (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 119/1, vr. 1b-81a; Kandilli Rasathânesi Ktp., nr. 224/1; Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 189, 403, Mustafa Fâzıl, Mîkāt, nr. 87).
7. Netîcetü’l-efkâr fî maʿrifeti’l-ʿamel bi’l-leyl ve’n-nehâr. Eser en-Netîcetü’ṣ-ṣuġrâ adıyla da bilinir. Mîkāt ilmine dair bu eser mukaddime, dört bölüm (bâb) ve Kahire enlemine göre oluşturulmuş tablolardan müteşekkildir (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mustafa Fâzıl, Mîkāt, nr. 152; Mîkāt, nr. 700, 1206; Bibliotheek Leiden Library, Or., nr. 2806).
8. Kelâmün kâfin fî maʿrifeti’l-ictimâʿ ve’l-istiḳbâl ve’l-küsûf ve’l-ḫusûf. Opozisyon (karşı konum) ve konjünksiyon (kavuşum) konumları ile ay ve güneş tutulmalarının belirlenmesi hakkındadır. 1087’de (1677) meydana gelen bir tutulmanın hesaplamalarını ihtiva eder (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Felek-Riyâza, nr. 4019; Kandilli Rasathânesi Ktp., nr. 422).
9. Ḳırânü’l-ʿulviyyeyn Züḥal ve’l-Müşterî bi-vasaṭi’l-mesîr. Satürn ve Jüpiter gezegenlerinin hareketleri esnasında aynı burçta bulunmalarını konu alan bir eserdir. Kitapta ayrıca takvim hazırlanmasında ihtiyaç duyulan İbnü’ş-Şâtır’ın güneş modeline göre hazırlanmış güneşin hareket tablolarının elde edilmesi anlatılmaktadır. Bilinen tek nüshası Kandilli Rasathânesi Kütüphanesi’nde (nr. 387/2) kayıtlıdır.
10. el-Vażʿ ʿale’l-cihât fi’l-besâʾiṭ ve’l-münḥarifât. Gök küresi üzerinde düzlem ve eğik düzlemlere göre yönlerin konumlarının belirlenmesine dair bir eserdir. Bu kitapta kendinden önceki astronomların (mütekaddimîn) konu hakkındaki görüşlerini bir araya getiren Felekî, konuyu resimler ve şekiller vasıtasıyla anlaşılır kılmıştır. Eserin tek nüshası Tahran Meclis-i Senâ Kütüphanesi’ndedir (nr. 7572/33, vr. 312-319).
11. Ṭırâzü’d-dürer fî rüʾyeti’l-ehille ve’l-ʿamel bi’l-ḳamer. Ramazan ayının ve bayramının başlangıcının tayin edilmesinde kullanılan hilâlin görünüşü meselesini ele alan bir eserdir. 1110 (1699) yılında kaleme alınmıştır. Mukaddime, beş fasıl ve hâtimeden oluşmaktadır (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Felek-Riyâza, nr. 4021; Mîkāt, nr. 639/28).
12. Buġyetü’t-ṭullâb fi’stiḫrâci’l-aʿmâli’l-felekiyye bi’l-ḥisâb. Vakit tayini konusunda Mekke enlemine göre hazırlanmış örnek problemler içeren bu eser bablara ayrılmamıştır. Bilinen tek nüshası Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’dedir (Felek-Riyâza, nr. 4024).
13. Cedâvil fi’l-heyʾe. Çeşitli astronomik hesaplarda farklı enlemler için hazırlanmış cetvelleri ihtiva etmektedir (Berlin, Staatsbibliothek, nr. 5774, vr. 1b-17a, 45b-67a; Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 44, 460, Mustafa Fâzıl, Mîkāt, nr. 73, 184/3).
14. el-Cevheretü’l-lâmiʿa ve’n-netîcetü’l-câmiʿa. Vakit tayinine dair cetveller içeren bu eser mukaddime ve dört fasıldan oluşmaktadır (Rabat, el-Hizânetü’l-melekiyye [el-Haseniyye], nr. 1721; Berlin, Staatsbibliothek, MS, Or., nr. 5767/5).
15. Düstûru netîceti’l-muḳaddimât fî aʿmâl ʿilmi’l-mîḳāt. Mukaddime dışında beş bölüm (bâb) ve hâtimeden oluşan eser namaz ve oruç vakitlerinin tayinini konu edinmektedir. Günümüze ulaşan tek nüshası müellif tarafından 1100 (1688) yılı civarında kaleme alınmıştır (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 639/3, vr. 33-41).
16. er-Risâletü’l-âfâḳıyye bi’n-nisbeti’s-sittîniyye. 60 tabanlı sayı sisteminde ufuk düzlemine dair hesaplar içeren bir eserdir (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 4529).
17. Risâle fî ḍarbi’d-derec ve’d-deḳāʾiḳ ve ḳısmetihâ ve cüẕûrihâ. Astronomide kullanılan ve 60 tabanlı sayı sistemine göre yazılan derece ve dakikanın çarpılması, bölünmesi ve kökünün bulunması hakkında bir eserdir (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye, Mîkāt, nr. 4529/2).
BİBLİYOGRAFYA
Abdurrahman b. Hasan el-Cebertî, ʿAcâʾibü’l-âs̱âr fi’t-terâcim ve’l-aḫbâr, Beyrut, ts. (Dârü’l-Fâris), I, 130-131, 139, 178, 241, 244-245, 461; II, 83-84.
Brockelmann, GAL, II, 471; Suppl., II, 487.
Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 369.
Îżâḥu’l-meknûn, I, 82, 447, 621; II, 81.
Emilie Savage-Smith – Andrea P. A. Belloli, Islamicate Celestial Globes: Their History, Construction, and Use, Washington 1985, s. 49-50, 87, 116, 214-215, 233-234, 290-291.
David A. King, A Survey of the Scientific Manuscripts in the Egyptian National Library, Winona Lake 1986, s. 107-108.
a.mlf., In Synchrony with the Heavens: Studies in Astronomical Timekeeping and Instrumentation in Medieval Islamic Civilization, Leiden 2004, I, 116, 118, 151, 331.
a.mlf., Fihrisü’l-maḫṭûṭâti’l-ʿilmiyyeti’l-maḥfûẓa bi-Dâri’l-kütübi’l-Mıṣriyye, I-II, Kahire 1981-86.
Ekmeleddin İhsanoğlu v.dğr., Osmanlı Astronomi Literatürü Tarihi, İstanbul 1997, I, 377-384.
B. A. Rosenfeld – Ekmeleddin İhsanoğlu, Mathematicians, Astronomers and Other Scholars of Islamic Civilization and Their Works (7th-19th c.), İstanbul 2003, s. 386-387.
Rainer Brömer, “Scientific Practice, Patronage, Salons, and Enterprise in Eighteenth Century Cairo: Examination of al-Gabartī’s History of Egypt”, Multicultural Science in the Ottoman Empire (ed. E. İhsanoğlu v.dğr.), Turnhout 2003, s. 107-119.
Ali Rıza Karabulut – Ahmet Turan Karabulut, Dünya Kütüphanelerinde Mevcut İslâm Kültür Tarihi ile İlgili Eserler Ansiklopedisi, Kayseri, ts., II, 1131-1133.
https://archive.org/details/nallino-al-battini-opus-astronomicium-pars-1-3-1899/page/403/mode/2up (erişim: 10.06.2023).