SAMSÂMÜDDEVLE

صمصام الدولة
Müellif:
SAMSÂMÜDDEVLE
Müellif: HANOĞLAN HACIYEV
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 23.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/samsamuddevle
HANOĞLAN HACIYEV, "SAMSÂMÜDDEVLE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/samsamuddevle (23.10.2019).
Kopyalama metni
353’te (964) doğdu. Babası Adudüddevle’nin ölümünden sonra ileri gelen ordu kumandanları ve devlet adamları vasiyeti üzerine oğlu Ebû Kâlîcâr Merzübân’a biat ederek onu Irak Büveyhî emîri ve emîrü’l-ümerâ ilân ettiler (372/983). Abbâsî Halifesi Tâi‘-Lillâh, Ebû Kâlîcâr’ın hâkimiyetini onaylayarak ahidnâme, hil‘at ve sancak gönderdi, kendisine Samsâmüddevle ve Şemsülmille lakaplarını verdi. Samsâmüddevle’nin Irak hükümdarlığı dönemi hânedan mensupları arasındaki savaşlar ve ayaklanmalarla geçti. Kendisi tahta çıktıktan sonra babasının vasiyeti gereği kardeşleri Ebü’l-Hüseyin Ahmed’i ve Ebû Tâhir’i Fars’a gönderdi. Ancak Samsâmüddevle’nin diğer kardeşi Şerefüddevle Şirzîl valilik yaptığı Kirman’dan hızlı bir şekilde hareket ederek onlardan önce Fars’a ulaştı ve Şîraz’ı ele geçirdi. Fars’ın tamamına hâkim oldu ve Samsâmüddevle’nin adını hutbeden çıkartarak kendi adına hutbe okutmaya başladı. O sırada Errecân’da bulunan Ebü’l-Hüseyin Ahmed oradan Ahvaz’a gitti. Ahvaz’da saltanatını ilân ederek Tâcüddevle lakabıyla kendi adına hutbe okuttu. Pek çok mal dağıtıp taraftar topladı. Basra’yı ele geçirip kardeşi Ziyâüddevle Ebû Tâhir Fîrûzşah’a iktâ etti. Bunun üzerine Samsâmüddevle ona karşı babasının hâcibi Emîr Ebü’l-Hasan Ali b. Deb‘aş kumandasında büyük bir ordu sevketti. Kardeşi Ebü’l-Hüseyin de Ebü’l-Eaz Dübeys b. Afîf el-Esedî komutasında bir ordu gönderdi, iki ordu Kurkūb denilen yerde karşılaştı. Samsâmüddevle’nin ordusu mağlûp oldu ve kumandanı Ebü’l-Hasan esir düştü (Rebîülevvel 373 / Ağustos 983).

Hânedan mensupları arasındaki savaşlar ve istikrarın bozulması bazı bölgelerin Büveyhîler’in elinden çıkması ile neticelendi. Adudüddevle zamanında Diyarbekir’de gizlenen Kürtler’in Humeydiyye kabilesine mensup Bâd (Bâz) lakaplı Ebû Abdullah (Ebû Şücâ‘) Hüseyin b. Dûstek (İbnü’l-Esîr onun künyesini Ebû Abdullah olarak verir, ancak bazı Kürt dostlarının Bâz’ın Ebû Şücâ‘ künyesini taşıdığını ve Ebû Abdullah Hüseyin’in Bâz’ın kardeşi olduğunu söylediklerini kaydeder, el-Kâmil, IX, 36), Adudüddevle’nin vefatını müteakip 373’te (983) gizlendiği yerden çıkarak Meyyâfârikīn’i (Silvan), Diyarbekir’e bağlı merkezlerin büyük bir kısmını ve Nusaybin’i zaptederek Mervânîler adıyla anılacak devletin temellerini attı. Samsâmüddevle’nin Ebû Sa‘d Behrâm b. Erdeşîr ve hâcib Ebü’l-Kāsım Sa‘d b. Muhammed kumandasında gönderdiği orduları yenilgiye uğratan Bâd el-Kürdî, Musul’u ele geçirip Bağdat’ı tehdit eder hale geldi. Bunun üzerine Samsâmüddevle ileri gelen kumandanlarından Ziyâr b. Şehrâkeveyh’i malî ve askerî açıdan iyi teçhiz edilmiş kalabalık bir orduyla Musul’a sevketti. Ziyâr, Bâd el-Kürdî’yi mağlûp ederek (Safer 374 / Temmuz 984) Musul’dan çıkarmayı başardıysa da onu diğer bölgelerden çıkaramadı. Sonuçta Samsâmüddevle onunla anlaşma yaptı, Diyarbekir’i ve Tûr Abdîn’in batı kısmını ona bıraktı. Mücadeleler Samsâmüddevle’nin hâkimiyetini bir hayli zayıflattı. Bu çekişmeler neticesinde 375 (985-86) yılında Bağdat’ta patlak veren Deylemli Esfâr b. Kerdeveyh’in isyanı Samsâmüddevle için büyük bir tehlike teşkil etti. İleri gelen kumandanların ve bazı devlet adamlarının desteğini sağlayan Esfâr, Samsâmüddevle’yi iktidardan uzaklaştırıp Ebû Nasr b. Adudüddevle’yi Şerefüddevle’nin nâibi olarak emirliğin başına geçirmek istiyordu. Samsâmüddevle, Deylemli kumandanı Pûlâd b. Menâzir ve Türk muhafız birliği sayesinde Esfâr’ın isyanını bastırmayı başardı. Esfâr, Ahvaz’a giderek Ebü’l-Hüseyin Ahmed’in hizmetine girdi.

Irak Büveyhî hükümdarlığı döneminde Samsâmüddevle’nin devletini tehdit eden unsurlardan biri de Karmatî tehlikesiydi. Nitekim 373 (983) yılında Bağdat yakınlarına kadar gelen Karmatîler’i ancak vergi ödeyerek geri çevirebildi. Fakat Rebîülevvel 375 (Ağustos 985) tarihinde Hecer Karmatîleri’nden İshak ve Ca‘fer, Kûfe’yi işgal edip burada hutbeyi Şerefüddevle adına okutmaya başladılar. Karmatî liderleri ayrıca Bağdat’taki nâibleri Ebû Bekir b. Şâhaveyh’in serbest bırakılmasını ve Irak beldelerinden vergi toplamaya izin verilmesini talep ediyordu. Bunun üzerine Samsâmüddevle Deylemliler, Türkler ve Araplar’dan oluşturduğu kalabalık orduyu hâcib Ebü’l-Fazl Muzaffer b. Mahmûd kumandasında onların üzerine gönderdi. Bağdat ile Kûfe arasındaki Câmiayn adlı yerde meydana gelen savaşta Karmatîler mağlûp oldu. Karmatîler’in Kûfe’den sevkettikleri ikinci ordu ise hâcib Beckem tarafından yine aynı yerde ağır bir hezimete uğratıldı. Bu yenilgi üzerine Karmatîler Kûfe’yi terkettiler.

Samsâmüddevle Uman’da otorite tesis etmeye muvaffak olduysa da bu çok kısa sürdü, kardeşi Şerefüddevle, Uman’a ordu sevkederek bölgeyi yeniden kendi kontrolü altına aldı (374/984-85). Şerefüddevle daha sonra hâkimiyeti altındaki toprakları genişleterek 375’te (985-86) Ahvaz’ın bütün merkezlerini ele geçirdi. Ardından Basra’ya yürüyüp orayı da zaptetti. Irak’ta birçok şehir ve kasabanın vali ve yöneticileri, ileri gelen Deylemli ve Türk kumandanları Şerefüddevle’nin huzuruna gelerek ona itaat arzettiler. Ardından Samsâmüddevle barış şartlarını görüşmek için elçilerini gönderdi. Barış teklifine ilk başta olumlu yaklaşan Şerefüddevle daha sonra anlaşmaktan vazgeçti ve Bağdat’a yürümek için hazırlıklara başladı. Samsâmüddevle etrafındaki çemberin daralması üzerine Şerefüddevle’nin Vâsıt yakınlarındaki ordugâhına giderek ona itaatini arzetti. Ancak Şerefüddevle onu tutuklayarak Bağdat üzerine yürüdü ve Ramazan 376’da (Ocak 987) Bağdat’a girerek emîrülümerâlık makamına oturdu. Böylece Samsâmüddevle’nin Irak’taki hâkimiyeti sona erdi ve Fars bölgesine bağlı Sîraf’taki kalelerden birine hapsedildi. Bazı kaynaklarda gözlerine mil çekildiği rivayet edilirse de daha sonraki faaliyetleri dikkate alınırsa bunun doğru olmadığı söylenebilir.

Şerefüddevle Cemâziyelâhir 379’da (Eylül 989) vefat edince Samsâmüddevle serbest bırakıldı. Bunun üzerine Şîraz’ı ele geçirerek Fars’ı hâkimiyeti altına aldı ve Büveyhîler’in Fars kolunun yeni emîri oldu. Samsâmüddevle’nin Fars’taki hâkimiyeti döneminde de hânedan üyeleri arasındaki savaşlar devam etti. Şerefüddevle’den sonra yerine geçen kardeşi Bahâüddevle ile Samsâmüddevle arasında meydana gelen birkaç savaşın ardından iki taraf arasında anlaşma yapıldı (380/990). Bu anlaşmaya göre Samsâmüddevle Fars ve Errecân’da, Bahâüddevle de Hûzistan ve Irak’ta hüküm sürecekti. Samsâmüddevle’nin Fars’taki hâkimiyetini bu anlaşmayla başlatan tarihçiler de vardır. Samsâmüddevle ile Bahâüddevle arasında taht mücadelesi devam ederken Sicistan Hükümdarı Halef b. Ahmed es-Saffâr bundan yararlanarak oğlu Amr kumandasında bir ordu göndererek Kirman’ı ele geçirdi (381/991). Samsâmüddevle’nin daha sonra bölgeye sevkettiği hâcib Abbas b. Ahmed, Amr b. Halef’i mağlûp ederek Kirman’ı geri aldı (Muharrem 382 / Mart 992). Halef es-Saffâr’ın iki yıl sonra oğlu Tâhir kumandasında yolladığı ordu Kirman’ın başşehri Berdesîr’i üç ay kuşattıysa da Samsâmüddevle’nin Kirman Valisi Ustâz Hürmüz’ün ordusuyla süratle yaklaşması üzerine bölgeyi terketti (384/994).

Bahâüddevle 383 (993) yılında anlaşmayı ihlâl edince iki taraf arasında yine savaşlar başladı. Samsâmüddevle aynı yıl Hûzistan’ı, 385’te (995) Ahvaz’ı, ertesi yıl Basra’yı ele geçirdi. Ancak bu bölge iki taraf arasında sürekli el değiştirdi ve nihayet Samsâmüddevle’nin 387’de (997) bölgeye gönderdiği Ebû Ali b. Ustâz Hürmüz, Hûzistan’ın tamamını ele geçirdi. Fakat bu sırada Deylemli askerlerle aralarında çıkan anlaşmazlık ve meydana gelen bazı olaylar yüzünden Samsâmüddevle, İzzüddevle Bahtiyar’ın oğlu Ebû Nasr Nûruddevle Şahfîrûz tarafından öldürüldü (Zilhicce 388 / Aralık 998). Bunun üzerine hâkimiyet alanını Fars’a kadar genişleten Bahâüddevle, Samsâmüddevle’nin naaşını Dûdemân’dan Şîraz’a naklederek Büveyhoğulları’na mahsus türbede defnetti.

Samsâmüddevle, hâkimiyeti döneminde iç savaşlar sebebiyle çeşitli malî sıkıntılarla karşılaşmıştı. Türk süvarilerinin aylık ücretlerinin ve geçim masraflarının ödenmesi için bazı yeni vergilerin konulması, ayrıca fiyatların artması, yiyecek kıtlığı Bağdat’ta zaman zaman halkın ve Deylemliler’in ayaklanması ile sonuçlanmıştı. Samsâmüddevle 374 (984-85) veya 375’te (985-86) Bağdat ve civarında ipek ve pamuktan yapılan elbiselere bir çeşit vergi (meks) koymayı kararlaştırmış ve bu işi 1 milyon dirheme iltizama vermişti. Bu durum Bağdat halkının şiddetli itirazına yol açmış, halk Mansûr Camii’nde toplanarak cuma namazını engellemeye çalışmış, Samsâmüddevle de vergiyi kaldırmak zorunda kalmıştır (Süyûtî, s. 409). Samsâmüddevle Fars’taki hâkimiyeti döneminde de malî sıkıntılardan kurtulamamış, özellikle hâkimiyetinin sonlarına doğru hazinesi boşalmış ve Deylemli askerlerin maaşlarını ödeyemez hale gelmiş, bu durum Deylemliler’in Fars’ta sürekli ayaklanarak karışıklık çıkarmalarına yol açmıştır.

Samsâmüddevle’nin veziri Ebû Abdullah İbn Sa‘dân Hüseyin b. Ahmed ilmî ve edebî faaliyetleriyle döneme canlılık katmıştır. Edip ve filozof Ebû Hayyân et-Tevhîdî de onun çevresindeki âlimlerdendi. Diğer taraftan tarihçi ve filozof İbn Miskeveyh’in Rey’de Fahrüddevle’nin hizmetine girmeden önce Samsâmüddevle’ye hizmet ettiği kaydedilir. Ayrıca kaynaklarda çeşitli konularla ilgili ansiklopedik risâleleriyle tanınan İhvân-ı Safâ topluluğundan ilk defa Samsâmüddevle’nin hâkimiyeti döneminde bahsedilmektedir (Mafizullah Kabir, s. 179).

BİBLİYOGRAFYA

Rûzrâverî, Ẕeylü Kitâbi Tecâribi’l-ümem (nşr. H. F. Amedroz – D. S. Margoliouth, The Eclipse of the Abbasid Caliphate, III içinde), Oxford 1921, s. 28-314; İbnü’l-İmrânî, el-İnbâʾ fî târîḫi’l-ḫulefâʾ (nşr. Kāsım es-Sâmerrâî), Kahire 1419/1999, s. 181; İbnü’l-Cevzî, el-Muntaẓam (Atâ), XIV, 289, 300-301, 302, 310, 311, 317-318; XV, 10; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil (nşr. M. Yûsuf ed-Dekkāk), Beyrut 1407/1987, VII, 406-407, 415-418, 421-425, 427-428, 436-438, 446-447, 451-452, 461-462, 467, 473-474, 490, 496-498; VIII, 7; IX, 36; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb, XXVI, 230-233, 235-237, 239-240; Yâfiî, Mirʾâtü’l-cenân (nşr. Halîl el-Mansûr), Beyrut 1417/1997, II, 301; Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr, el-Bidâye (nşr. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî), Cîze 1419/1998, XV, 410, 414-415, 417, 422, 426; Süyûtî, Târîḫu’l-ḫulefâʾ (nşr. M. Muhyiddin Abdülhamîd), Kahire 1389/1969, s. 409; Mafizullah Kabir, The Buwayhid Dynasty of Baghdad, Calcutta 1964, s. 179; H. Busse, Chalif und Grosskönig: Die Buyiden im Iraq (945-1055), Beirut 1969, bk. İndeks; Muhammed el-Hudarî Bek, Muḥâḍarâtü târîḫi’l-ümemi’l-İslâmiyye: ed-Devletü’l-ʿAbbâsiyye, Beyrut 1422/2002, s. 378-379; C. E. Bosworth, “Military Organisation under the Buyids of Persia and Iraq”, Oriens, XVIII-XIX (1967), s. 156-157; a.mlf., “Ṣamṣām al-Dawla”, EI2 (İng.), VIII, 1050.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-2. cildinde, 471-473 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.