SAVAR

سوار
Müellif:
SAVAR
Müellif: EBRU ALTAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.06.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/savar
EBRU ALTAN, "SAVAR", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/savar (19.06.2019).
Kopyalama metni
Seyfeddin Mesud Savar, Busrâ Valisi Aytekin el-Halebî’nin oğludur. Hakkında verilen bilgiler, Dımaşk Atabegi Tuğtegin’in ölümünün ardından onun yerine geçen oğlu Tâcülmülûk Böri’nin kumandanlarından biri olarak ön plana çıktığı 523 (1129) yılından sonraki faaliyetleriyle ilgilidir. Kudüs Kralı II. Baudouin, Trablus Kontu Pons, Antakya Prinkepsi II. Bohemund ve Urfa Kontu Joscelin ile birlikte Dımaşk’ı kuşattığında (523/1129) şehrin Haçlı tehdidinden kurtulmasında önemli rol oynayan Savar, bu olaydan kısa bir süre sonra Tâcülmülûk Böri’nin hizmetinden ayrılarak Halep’e gitti. İmâdüddin Zengî, Savar’ı çok iyi karşılayarak kendisine birçok iktâ verdiği gibi Halep ve civarına şahne tayin etti. Zengî, yeniden şiddetlenen Selçuklu-Abbâsî halifeliği çekişmesinden dolayı Musul’a gittiğinde (525/1131) onun Suriye’deki işlerini yöneten Savar aynı yıl Esârib yakınlarına kadar uzanan bir yağma akını yaptı. Ardından Dımaşk Atabegliği’ne bağlı Humus arazisine bir akın düzenledi (526/1132). Urfa Kontu Joscelin, Halep bölgesine saldırınca Tel Bâşir üzerine hücum edip Haçlılar’ın 1000 atlı ve yaya askerini öldürdükten sonra bölgeyi yağmaladı (527/1133).

Bu sırada el-Cezîre bölgesindeki kalabalık Türkmen kitleleri Zengî’nin teşvikiyle Halep bölgesine gelerek Savar’ın hizmetine girdi. Savar bu Türkmen kuvvetleriyle beraber Antakya Prinkepsliği topraklarına saldırıya geçince Antakyalılar, Kudüs Kralı Foulque’u yardıma çağırmak zorunda kaldılar. Süratle harekete geçen Kudüs kralı, bir Türkmen grubu tarafından Bârîn (Montferrand) Kalesi’nde sıkıştırılmış olan Trablus Kontu Pons’u kurtardı ve ardından Antakya’ya geldi. Kınnesrîn’de yapılan savaşta Savar’ın kuvvetleri yenilgiye uğradı. Savar’a bağlı Türkmenler daha sonra Kınnesrîn’den Halep’e yönelen Haçlılar üzerine bir baskın düzenlediler. Büyük kayıplar veren Haçlılar Antakya’ya dönmek zorunda kaldılar. Menbic hâkimi Hassân b. Gümüştegin ile iş birliği yapan Savar kuzeyden gelmekte olan Urfa Kontu II. Joscelin’e büyük kayıplar verdirdi (Cemâziyelevvel 528 / Mart 1134). Aynı yıl Cezr ve Zerdenâ kalelerine bir akın yaparak Maarreteyn’i hâkimiyeti altına aldı. Ardından Hârim’deki (Harene) Franklar’a saldırıp ganimetlerle Halep’e döndü. Ertesi yıl Zerdenâ’ya yürüyerek buradaki Frank kuvvetlerine baskın yaptı. 530 (1136) yılında Hama askerleriyle birleştikten sonra Humus’a bir yağma ve tahrip akını düzenleyen Savar, bu seferden dönünce tekrar Haçlılar’a yönelip Antakya ile Urfa Kontluğu’nun batı bölgesine bir akın yaptı. Şâban 530’da (Mayıs 1136) Lazkiye bölgesine hücum ederek 7000’den fazla esir ve büyük miktarda ganimetle (100.000 baş sığır ve koyun) Şeyzer’e döndü.

Savar, ertesi yıl Halep’e gelen Zengî’nin maiyetinde Dımaşk Atabegliği’ne bağlı olan Humus kuşatmasına katıldı. Tuğtegin’in önemli kumandanlarından Muînüddin Üner’in (Unur) savunduğu Humus’un bu defa da zaptedilememesi ve Franklar’ın kendisini arkadan vurmak maksadıyla Humus’a yaklaştıkları haberi üzerine kuşatmayı kaldıran Zengî, Halep’e dönmeyip Trablus Haçlı Kontluğu topraklarında bulunan Bârîn’e yürüdü ve kaleyi kuşattı. Trablus Kontu II. Raymond, Kudüs Kralı Foulque’tan âcil yardım istedi. Kudüs-Trablus kuvvetlerinin Bârîn’e yardıma geldiği öğrenilince Savar’ın kumandasındaki Halep askerlerinden oluşan öncü birlikler Haçlılar’ı pusuya düşürerek bozguna uğrattılar; 2000’den fazla Frank öldürüldü, çok sayıda kişi esir düştü, kralla beraber bazı askerler Bârîn Kalesi’ne sığınabildi. Kale yeniden kuşatıldı. Kale dışında meydana gelen savaşta Kudüs kralının yanında getirdiği bütün teçhizat ve yiyecek maddeleri müslümanların eline geçti. Kaleye sığınanlar çok zor durumda kaldılar. Kral Foulque, Antakya prinkepsini ve Urfa kontunu yardıma çağırdı. Her iki Haçlı reisi Kudüs kralına yardım için harekete geçti.

Bizans İmparatoru II. Ioannes Komnenos 531 (1137) yılında Tarsus, Adana ve Misis’i zaptettikten sonra Antakya önüne gelerek şehri kuşattı. Savar, bu kuşatma sırasında çevreyi yağmalamak için Bizans ordugâhından ayrılan oldukça kalabalık bir grup üzerine baskın düzenleyerek bir kısmını öldürdü, diğerlerini esir alarak Halep’e götürdü. Bizans imparatoru ertesi yıl Zengî’nin topraklarına girip Halep’in kuzeydoğusundaki Bizâa’yı emanla ele geçirdikten sonra Halep üzerine yürüdü. Humus önünde bulunan Zengî, Bizâa’nın kuşatıldığını duyunca Savar’ı 500 atlıyla Halep’e gönderdi. Savar’ın Halep’e ulaşması halkın moralini yükseltti, imparator saldırıya geçtiğinde büyük bir direnişle karşılaştı. Halep’in çok müstahkem surlara ve büyük savunma gücüne sahip olduğunu gören imparator kuşatmayı kaldırıp Esârib Kalesi’ne gitti. Ancak burada bırakılan garnizonun elinden kaçan birkaç kişi Halep’e gelerek Bizans ordusunun Esârib’den çekildiğini, Bizâa’da esir edilen müslümanların bu kalede bırakılan küçük bir kuvvetin elinde bulunduğunu haber verdi. Savar, hemen Esârib üzerine yürüyüp buradaki Bizans garnizonunu kılıçtan geçirdikten sonra kurtardığı müslüman esirlerle birlikte Halep’e döndü (Ramazan 532 / Mayıs 1138). Bu olayın ardından Şeyzer’e giderek şehri kuşatan Bizans imparatoru Zengî ve Savar karşısında başarısız kalınca Antakya’ya, oradan da İstanbul’a döndü.

Savar ertesi yıl Antakya Prinkepsliği topraklarına düzenlediği akında 1200 atlısını kaybetti. Aynı yılın sonlarına doğru Dımaşk Hâkimi Şehâbeddin Mahmûd öldürülünce Zengî yeniden Dımaşk’ı ele geçirmek ümidiyle Suriye’ye dönerek önce Ba‘lebek’i, ardından Dımaşk’ı kuşattı. Muhtemelen bu sırada Zengî’nin yanında bulunan Savar 535’te (1140-41) Franklar’ı Şeyzer yakınlarında bozguna uğrattı. Franklar’ın 536 (1141-42) yılında Sermîn, Cebelüsummâk ve Kefertâb’ı tahrip etmesi üzerine Savar’ın oğlu Alemüddin, Türkmen kuvvetleriyle birlikte Antakya kapısına dayanıp büyük ganimetle geri döndü. Savar, aynı yıl Antakya prinkepsinin Kudüs’e gitmesinden faydalanarak Antakya bölgesine hücum etti. Elde ettiği ganimet ve aldığı esirlerle beraber Halep’e döndü. Antakya Prinkepsi Raymond tekrar Halep civarına saldırıp Bizâa’ya kadar ilerleyince Raymond’a karşı yürüyüp Halep’in güvenliğini sağlamayı başardı (537/1142-43). Aynı yıl Şattülfırat bölgesine saldıran Urfa Kontu II. Joscelin ile kısa süreli bir barış anlaşması yaptı. Ertesi yıl oğlu Alemüddin ile birlikte, müslüman topraklarına akında bulunan Franklar’ı bozguna uğrattı.

İmâdüddin Zengî’nin Ca‘ber Kalesi’ni kuşattığı sırada köleleri tarafından öldürülmesinden (541/1146) sonra oğlu Nûreddin Mahmud Zengî, babasının Suriye’deki mirasını elde etmek için Halep’e döndüğünde yanında Hama Emîri Selâhaddin Yağısıyânî ile birlikte Savar da bulunuyordu. II. Joscelin, Zengî’nin ölümünün ardından Urfa’nın yerli hıristiyan halkıyla anlaşıp şehre girince Halep’ten ona karşı harekete geçen Nûreddin’in yanında Savar da vardı. Zengîler’in Suriye’deki hâkimiyetlerinde ve genişlemesinde yararlılık gösteren Seyfüddin Mesud Savar hakkında kaynaklarda bu tarihten sonra bilgi bulunmamaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Kalânisî, The Damascus Chronicle of the Crusades (trc. H. A. R. Gibb), London 1932, s. 196-197, 215, 222-223, 238-239, 242-244, 251, 264, 272, 274; Azimî Tarihi: Selçuklular Dönemiyle İlgili Bölümler: H.430-538 (nşr. ve trc. Ali Sevim), Ankara 1988, s. 52-54, 56-58, 60-62, 64, 66; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil (trc. Abdülkerim Özaydın), İstanbul 1987, X, 519-521, 540; XI, 19, 20, 29, 30, 45, 54-56, 58-61; İbnü’l-Adîm, Zübdetü’l-ḥaleb, II, 245-247, 251-253, 254, 259-263, 265-268, 271, 275-278; Ioannes Kinnamos, Historia (trc. Işın Demirkent), Ankara 2001, s. 15-17; W. Tyrensis A History of Deeds Done Beyond the Sea (trc. E. A. Babcock – A. C. Krey), New York 1943, II, 40-42, 56-57, 85-97; Coşkun Alptekin, The Reign of Zangi, Erzurum 1978, tür.yer.; a.mlf., Dimaşk Atabegliği (Tog-teginliler), İstanbul 1985, s. 91, 95, 103, 111, 112, 129, 169; Runciman, Haçlı Seferleri Tarihi, II, 160, 162, 165, 177, 180, 193; Işın Demirkent, Urfa Haçlı Kontluğu Tarihi (1118-1146), Ankara 1987, s. 92, 96, 98, 105-109, 111, 120, 122, 135, 154; a.mlf., “Haçlılara Karşı Mücadelede Başarılı Bir Türk Kumandanı: Savar”, TTK Belleten, XLVIII/191-192 (1984), s. 453-479; Birsel Küçüksipahioğlu, Trablus Haçlı Kontluğu Tarihi: 1109-1187 (doktora tezi, 2003), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 145, 146, 148, 153-160.
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 188-189 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.