SEMÎN el-HALEBÎ

سمين الحلبي
Müellif:
SEMÎN el-HALEBÎ
Müellif: ABDULAZİZ HATİP
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2009
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/semin-el-halebi
ABDULAZİZ HATİP, "SEMÎN el-HALEBÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/semin-el-halebi (22.08.2019).
Kopyalama metni
Halep’te doğdu, çocukluk dönemini ve muhtemelen gençlik yıllarının bir kısmını burada geçirdi. Uzun yıllar Mısır’da yaşamasına ve Mısrî nisbesiyle de anılmasına rağmen Semîn el-Halebî diye şöhret kazanmasından hareketle “Semîn” (besili, şişman) lakabının ona Halep’te bulunduğu dönemde ve iri yapılı olduğu için verilmiş olabileceği ileri sürülmüştür. İbnü’l-İmâd kendisini İbnü’s-Semîn diye kaydediyorsa da bunun doğru olmadığı belirtilmiş, İbnü’s-Semîn Ahmed b. Ali el-Bağdâdî ile karıştırılmış olabileceğine dikkat çekilmiştir (ʿUmdetü’l-ḥuffâẓ, neşredenin girişi, I, 23-24). Semîn’in Halep’teki eğitim dönemi hakkında bilgi bulunmamakta ve bilinmeyen bir tarihte Mısır’a gittiği kaydedilmektedir. Semîn Mısır’da ilim çevrelerini dolaştı; Ebû Hayyân el-Endelüsî’den nahiv ilminde faydalandı ve bu alanda temayüz etti. Takıyyüddin es-Sâiğ diye tanınan Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed’den kıraat tahsil etti. Ayrıca İskenderiye’de Ahmed b. Muhammed b. İbrâhim el-Aşşâb’dan bazı kıraat vecihlerini öğrendi ve bu ilimde önde gelen âlimler arasında yer aldı. Kahire’de önce İbn Tolun Camii’nde, daha sonra İmam Şâfiî Camii’nde talebe yetiştirdi. Bir müddet kadılık görevine vekâlet etti ve vakıfların idaresiyle görevlendirildi. Şâfiî mezhebine mensup olan, fakih, nahiv ve kıraat âlimi, edip gibi ifadelerle değerlendirilen Semîn (İbn Hacer, I, 340) Cemâziyelâhir 756’da (Haziran-Temmuz 1355) Kahire’de vefat etti. Aynı yılın şâban (ağustos) ayında öldüğü de kaydedilmiştir.

Eserleri. 1. et-Tefsîrü’l-kebîr. Takıyyüddin İbn Kādî Şühbe’nin (ö. 851/1448) geniş bir tefsir olup az sayıda varaklarının kaldığını belirttiği, İbn Hacer’in ise (ö. 852/1449) yirmi ciltlik müellif hattı nüshasını gördüğünü söylediği eserin günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir. 2. el-Ḳavlü’l-vecîz fî aḥkâmi’l-kitâbi’l-ʿazîz. Müellif hattıyla yazılmış bir nüshasının Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de (nr. 261), sondan eksik bir nüshasının da Ezher Kütüphanesi’nde (nr. 1359) kayıtlı olduğu belirtilmiştir. 3. ed-Dürrü’l-maṣûn fî ʿulûmi’l-kitâbi’l-meknûn. Kur’an’ın i‘rabına dair olan eserin ilk dört cildi üzerinde (Mâide sûresinin sonuna kadar) Ahmed Muhammed el-Harrât doktora çalışması yapmış (1397/1977, Kahire Üniversitesi), daha sonra tamamını son cildi fihrist olmak üzere on bir cilt halinde yayımlamıştır (Dımaşk 1406-1415/1986-1994). Keşfü’ẓ-ẓunûn’daki değerlendirmeye göre eser konusunda yazılanların en önemlisi olup telifinde Ebû Hayyân’ın el-Baḥrü’l-müḥîṭ’inden geniş ölçüde istifade edilmiş, hatta onun özeti olduğu ileri sürülmüşse de müellif eserde birçok konuyu tartışmış ve bazı yerlerde hocasına ağır eleştiriler yöneltmiştir. Bu eleştiriler Bedreddin el-Gazzî ile Kınalızâde Ali Çelebi arasında tartışma konusu olmuş ve Gazzî, Semîn’in hocasına yaptığı eleştirilere cevap vermek için ed-Dürrü’s-semîn fi’l-münâkaşati beyne Ebî Ḥayyân ve’s-Semîn adlı bir eser kaleme almıştır (DİA, XIII, 538). Kınalızâde de buna karşılık Semîn’in hocasına yönelik eleştirilerini savunan Risâle fi’l-muḥâkeme beyne Ebî Ḥayyân ve tilmiẕihî fi’t-tefsîr başlıklı bir risâle yazmıştır. Bu risâlenin bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı olduğu gibi (Mihrişah, nr. 39/3) el-Muḥâkemât el-ʿaliyye fî ebḥâs̱i’r-raḍaviyye fî iʿrâbi baʿżi’l-âyi’l-Ḳurʾâniyye adlı diğer bir nüshası da aynı kütüphanede (Esad Efendi, nr. 3556/1) kayıtlıdır (Aksoy, s. 37). Cemâl Ka‘vâr Semîn’in, hocası Ebû Hayyân’a ve diğer nahiv âlimlerine karşı eserinde cüretkâr ve incitici ifadeler kullandığını, kıraat konusunda Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn, Muhammed Bâkır ve Ca‘fer es-Sâdık gibi imamlardan nakiller yapmasını delil göstererek Şiî eğilime sahip olduğunu, mantığa aykırı bazı iddialar ortaya attığını ileri sürmüştür. ed-Dürrü’l-maṣûn üzerinde yüksek lisans tezi hazırlayan Îsâ b. Nâsır ed-Derîbî eserin kaynak bakımından çok zengin olduğunu, Semîn’in bu çalışmasında hocasından bağımsız davrandığını, yer yer ona sert eleştiriler yönelttiğini, kıraatler konusunda önemli bir kaynak olmakla birlikte bazı kıraat vecihlerini eleştirdiğini ve daha sonra yazılan pek çok tefsirde ondan yararlanıldığını belirtmiştir. 4. Şerḥu’t-Teshîl. İbn Mâlik’in Teshîlü’l-Fevâʾid ve tekmîlü’l-maḳāṣıd adlı eserinin şerhi olup günümüze intikal edip etmediği bilinmemektedir. 5. el-ʿİḳdü’n-naḍîd fî şerḥi’l-Ḳaṣîd. Şâtıbî’nin Ḥırzü’l-emânî ve vechü’t-tehânî adlı manzum eserinin şerhi olup bir nüshası Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de (nr. 44), diğer bir nüshası San‘a’da el-Câmiu’l-kebîr’de (nr. 1566, 479 varak) bulunmaktadır. 6. ʿUmdetü’l-ḥuffâẓ fî tefsîri eşrefi’l-elfâẓ. Garîbü’l-Kur’ân konusunda yazılanların en genişi kabul edilen eserde kelimelerin önce kök harfleri kaydedilmiş, ardından kelime veya terkibin lugat ve tefsirî mânaları açıklanmıştır. Kıraat farklılıklarına kısaca işaret edilen eserde yer yer fıkıh ve kelâm konularına değinilmiştir (nşr. Muhammed Altuncî, I-IV, Beyrut 1414/1993). 7. el-Ecvibe ʿalâ süʾâli Ebî Ḥayyân (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3673/18). 8. Kitâbü’n-Naḥvi ve’l-iʿrâb. 9. Şerḥu Ḳaṣîdeti’n-Nâbiġa. Kaynaklarda yer almayan son iki eserin ʿUmdetü’l-ḥuffâẓ’da zikredildiği ve onlara atıflarda bulunulduğu tesbit edilmiştir (Aslan, sy. 11 [1993], s. 116).

BİBLİYOGRAFYA
Semîn el-Halebî, ed-Dürrü’l-maṣûn fî ʿulûmi’l-kitâbi’l-meknûn (nşr. Ahmed Muhammed el-Harrât), Dımaşk 1986, neşredenin girişi, I, 13-19; a.mlf., ʿUmdetü’l-ḥuffâẓ fî tefsîri eşrefi’l-elfâẓ (nşr. Muhammed Altuncî), Beyrut 1414/1993, neşredenin girişi, I, 23-28; İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, I, 152; İbn Kādî Şühbe, Ṭabaḳātü’ş-Şâfiʿiyye, III, 18-19; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, I, 339-340; Dâvûdî, Ṭabaḳātü’l-müfessirîn, I, 100; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 122-123; İbnü’l-İmâd, Şeẕerât, VI, 179; Hasan Aksoy, Kınalızade Ali Çelebi: Hayatı, İlmî ve Edebî Şahsiyeti, Arapça Eserlerinin İstanbul Kütüphanelerinde Mevcut Yazma Nüshaları (mezuniyet tezi, 1976), İÜ Ed. Fak. Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları bölümü, s. 37; el-Fihrisü’ş-şâmil: ʿUlûmü’l-Ḳurʾân, maḫṭûṭâtü’l-ḳırâʾât (nşr. el-Mecmau’l-melekî), Amman 1987, I, 281; el-Fihrisü’ş-şâmil: ʿUlûmü’l-Ḳurʾân, maḫṭûṭâtü’t-tefsîr ve ʿulûmüh (nşr. el-Mecmau’l-melekî), Amman 1989, I, 415-416; Muʿcemü’l-maḫṭûṭâti’l-mevcûde fî mektebâti İstânbûl ve Ânâṭûlî (haz. Ali Rıza Karabulut), [baskı yeri ve tarihi yok], I, 256-257; Cemâl Ka‘vâr, “Maḫṭûṭü’d-Dürri’l-maṣûn fî ʿilmi’l-kitâbi’l-meknûn li’s-Semîn el-Ḥalebî”, el-Kermil, sy. 8, Hayfa 1987, s. 169-193; Şükrü Aslan, “es-Semîn ve Garîbu’l-Kur’an’ındaki Metodu”, EAÜİFD, sy. 11 (1993), s. 111-121; sy. 12 (1995), s. 49-79; Fatih Çollak - Cemil Akpınar, “Gazzî, Bedreddin”, DİA, XIII, 538.

Abdülaziz Hatip
Bu madde ilk olarak 2009 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 36. cildinde, 492-493 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.