TOKTAMIŞ HAN

Müellif:
TOKTAMIŞ HAN
Müellif: İLYAS KEMALOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.02.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/toktamis-han
İLYAS KEMALOĞLU, "TOKTAMIŞ HAN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/toktamis-han (22.02.2020).
Kopyalama metni
Cengiz Han’ın oğullarından Cuci Han neslinden gelmektedir. Babası Tuy Hoca Oğlan, annesi Kungrat kabilesinden Köten-Könçük Hatun’dur. Adına Doğu ve Batı kaynaklarında Tuktamış, Toqtamış, Tohtamış gibi farklı şekillerde de rastlanır. Bu ad hareket durumundan sakin hale geçmeyi, durmayı ifade eden “tokta-mak” fiiliyle ilgilidir ve eski Türkler’de ad verme gelenekleri çerçevesinde, aile içerisinde daha önce doğan çocukların ölmesi üzerine sonraki çocuğun hayatta kalması arzusunun ifadesi olarak kullanılmıştır. Onun 1340 yılının sonları ile 1350 yıllarının başları arasında dünyaya geldiği ve Altın Orda tahtına çıktığı sıralarda otuz-otuz beş yaşlarında olduğu tahmin edilmektedir.

Toktamış Han, Altın Orda tahtına çıktığı sıralarda ülkede tam bir fetret devri yaşanıyordu. Bu devir Berdibeg Han’ın, babası Canıbeg Han’la on iki kardeşini ve bütün akrabasını öldürmesiyle başlamış ve 1380 yılına kadar sürmüştür. Bu dönemde yirmiden fazla hanın tahta çıkmasına rağmen gerçek hâkimiyet Mamay Mirza’nın elindeydi. Toktamış Han’ın babası Tuy Hoca Oğlan, o dönemde Cuci ulusunda hüküm süren Urus Han tarafından katledilince Toktamış kaçarak Çağatay ulusunda egemenliği ele geçiren Emîr Timur’a sığınmıştı. Nizâmeddîn-i Şâmî’ye göre Timur, Toktamış’a Otrar ve Sabran şehirlerini verdi. Şerefeddin Ali Yezdî’ye göre ise Seyhun nehri kıyısındaki Siğnâk şehrini de ona bırakmıştı. Böylece Timur, Doğu Deştikıpçak’ta güçlenen Urus Han’a karşı Toktamış’ı öne çıkarmayı planlamıştı. Ancak Toktamış’a verilen yerler Urus Han’ın elindeydi. Toktamış, Urus Han (ö. 1377) ve ardından oğullarıyla beşinci karşılaşmada (780/1378-79) galip gelmeyi başardı. Ak Orda’da bir vasal bulundurma arzusunda olan Timur, Toktamış’a karşı çok sabırlı davranıyordu. Toktamış, 8 Eylül 1380 tarihinde Kulikovskaya savaşında Ruslar’a yenilerek Kırım’a dönen Batı Deştikıpçak hâkimi Mamay Mirza’yı Don nehrine dökülen Kalka ırmağı boyunda mağlûp etti. Böylece yirmi yıldan beri devam eden fetret devrine son verdi ve Cuci ulusunda birliği yeniden sağladı. Hârizm ile Azerbaycan dışında daha önce Altın Orda Hanlığı’na bağlı olan toprakların tamamını ele geçirdi.

Bu zaferden sonra Toktamış Han dikkatini Rusya’ya yöneltti. Rus prensliklerinin zâhiren boyun eğmesini sağlamak, Rus şehirlerinden daha büyük ganimetler elde etmek ve Kulikovskaya savaşının intikamını almak için 23-26 Ağustos 1382 tarihinde Ryazan ve Suzdal knezlerinin desteğiyle Moskova’yı kuşattı. Başarısız olunca da hileye başvurdu ve Moskovalılar’dan alacağı az miktarda para karşılığında kuşatmayı kaldıracağına dair söz verdi. Moskovalılar şehrin kapılarını açınca şehri yerle bir etti ve büyük ganimetlerle geri döndü. Kaynaklarda bu savaş dolayısıyla Moskova’da 24.000 kişinin öldüğü belirtilir. Böylece Toktamış, Altın Orda’nın nüfuz sahasında olan knezliklere de üstünlüğünü kabul ettirdi. Toktamış Han bunun ardından Azerbaycan ile Hârizm’e girdi. 785’te (1383) Timur’un hâkimiyetinde bulunan Hârizm’de kendi adına para bastırdı. Daha sonra Tebriz Seferi’ne çıktı (787/1385); ancak Toktamış’ın askerleri sekiz gün boyunca şehre giremedi. Bunun üzerine Toktamış, Moskova’da uyguladığı taktiğe başvurdu. Tebriz halkı 250 tümen altın karşılığında barışı kabul etti. Fakat Toktamış Han antlaşmayı bozarak ordusunu şehre soktu ve Tebriz’i yağmaladı, âlimlerini başşehir Saray’a götürdü. 1387’de Keş’i yağmaladı. Ertesi yıl Timur’un Orta Asya’daki topraklarının sınır kalesi olan Sabran şehrini kuşattı; ardından Otrar yakınlarında Timur’un oğlu Ömer Şeyh’i mağlûp etti, birçok şehir ve köyü yağmaladı. Buhara’yı almak istediyse de başarılı olamadı.

Toktamış Han ile Timur arasındaki ilk karşılaşma Receb 793 (Haziran 1391) tarihinde Kondurca (Kunduzca) ırmağı boyunda vuku buldu. Toktamış Han’ın ordusunu dağıtan Timur çok miktarda ganimet elde etti. Yenilgiye rağmen Toktamış, Deştikıpçak’taki hâkimiyetini korudu. İki ordu 23 Cemâziyelâhir 797’de (15 Nisan 1395) Terek ırmağı boyunda tekrar karşı karşıya geldi. Zafer yine Timur’un tarafındaydı. Timur bizzat Toktamış Han’ı takip etmek üzere İdil boyunda Ükek’e, ardından Moskova’ya kadar giderek buraları yağmaladı. Timur’un çekilmesinden sonra Toktamış Han 1396’da Kefe’ye hâkim olduysa da Emîr Edigey Mirza’nın yardımıyla hanlığını ilân eden Timur Kutluk’a yenildi ve Litvanya Prensi Vitovt’a sığındı. Fakat 9 Zilhicce 801’de (12 Ağustos 1399) Vitovt ile Toktamış’ın birleşik ordusu Edigey tarafından bozguna uğratıldı. 1405 yılına kadar devam eden kaçak hayatı sırasında Edigey Mirza onu yakalayabilmek için çok uğraştı. Toktamış Han zor durumda kaldığından Timur’la arasını düzeltmeye teşebbüs ettiyse de Timur’un âni ölümü iyice yalnız kalmasına yol açtı. Bir süre sonra Edigey ve adamları tarafından takip edilirken Karaton ırmağı boyunda atıyla birlikte uçuruma yuvarlanarak öldü. Ölümünden sonra oğulları Altın Orda Hanlığı mirası üzerinde pay almak için mücadeleye girdi. Bunların içinde özellikle Celâleddin, Cabbar Berdi, Kerim Berdi ve Kebek zikredilebilir. Diğer bir oğlu Kadir Berdi 822 (1419) yılında öldürüldü. Toktamış Han gayretli ve mücadeleci bir tabiata sahipti. Ancak bitmek bilmeyen mücadele azmi onu Timur gibi kudretli bir hükümdarla karşı karşıya getirmiş, bu da Altın Orda Hanlığı’nın yıkılmasına zemin hazırlamıştır. Onun Edigey ile olan mücadelesi Nogay, Başkırt, Kazak, Özbek ve Karakalpaklar arasında destanlara konu olmuştur.

BİBLİYOGRAFYA
Zeynüddin, Zeyl-i Târîh-i Güzîde (trc. M. D. Kyazimof-Ziya Bünyadov), Bakü 1990, s. 130-134; Nizâmeddîn-i Şâmî, Zafernâme (trc. Necati Lugal), Ankara 1987, tür.yer.; Şerefeddin, Ẓafernâme (Urumbayev), tür.yer.; Ötemiş Hacı, Çengiznâme (nşr. V. P. Yudin), Alma-Ata 1992, tür.yer.; A. Nasonov, Mongolı i Rusy, Moskova 1940, s. 135-139; Akdes Nimet Kurat, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivindeki Altın Ordu, Kırım ve Türkistan Hanlarına Ait Yarlık ve Bitikler, Ankara 1940, s. 19, 33; a.mlf., IV-XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, Ankara 1972, tür.yer.; a.mlf., Rusya Tarihi, Ankara 1987, s. 95-97; B. Spuler, Die Goldene Horde die Mongolen in Russland (1223-1502), Leipzig 1943, tür.yer.; Zeki Velidi Togan, “Timur’s Campaign of 1395 in the Ukraine and North Caucasus”, Annals of the Ukrainian Academy of Sciences in the U.S., New York 1958, IV, 1358-1371; Nurettin Ağat, Altınordu (Cuçi Oğulları) Paraları Kataloğu: 1250-1502, İstanbul 1976, s. 94-103; Mustafa Kafalı, Altın Orda Hanlığının Kuruluş ve Yükseliş Devirleri, İstanbul 1976, tür.yer.; a.mlf., “Toktamış”, İA, XII/1, s. 412-420; Charles Halperin, Russia and The Golden Horde, Indiana 1985, s. 56-57, 96, 99; R. Grousset, Bozkır İmparatorluğu (trc. M. Reşat Uzmen), İstanbul 1996, s. 346-385, 403-415; Rizaeddin Fahreddin, Hanı Zolotoy Ordı, Kazan 1996, s. 45-49 (Türkçe trc. İlyas Kamalov, Altın Ordu ve Kazan Hanları, İstanbul 2003, s. 67-72); A. Melek Özyetgin, Altın Ordu, Kırım ve Kazan Sahasına Ait Yarlık ve Bitiklerin Dil ve Üslûp İncelemesi, Ankara 1996, s. 105-106, 251-252; a.mlf., “Altın Ordu Hanı Toktamış’ın Bik Hācī Adlı Kişiye Verdiği 1381 Tarihli Tarhanlık Yarlığı”, TDe., XIII (2000), s. 167-192; L. Gumilöv, Drevnyaya Rusy i Velikaya Stepy, St. Petersburg 2001, s. 565-611; İlnur Mirgaliyev, “Emir Mamay Kem Bulgan Ul?”, Kazan Utları, VIII, Kazan 2001, s. 170-174; Hayrunnisa Alan Akbıyık, “Timur’un Toktamış Üzerine Seferleri ve Altın Orda’nın Yıkılması Meselesi”, Bilig: Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi, sy. 27, Ankara 2003, s. 117-156; D. DeWeese, “Toḳtamish”, EI2 (İng.), X, 560-563.

İlyas Kamalov
Bu madde ilk olarak 2012 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 41. cildinde, 231-232 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.