ABBAS

عباس
Müellif:
ABBAS
Müellif: FARUK SÜMER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 01.04.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abbas--selcuklu
FARUK SÜMER, "ABBAS", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abbas--selcuklu (01.04.2020).
Kopyalama metni
Büyük Selçuklu Sultanı Sencer’in nedimlerinden Emîr Cevher’in kölesidir. Bâtınîler tarafından öldürülen Emîr Cevher’in yerine Rey valisi oldu. Efendisinin intikamını almak üzere Bâtınîler’e karşı harekete geçti ve büyük bir katliam yaptı. Bu hadise ona şan ve şöhret kazandırdığı gibi, Selçuklular’ın nüfuz sahibi kuvvetli emîrleri arasına girmesini de sağladı. Selçuklu Sultanı Sencer’in Rey şehrini yeğeni Sultan Mesud’a bırakması üzerine, bu haberi tebliğ için kalabalık bir maiyetle Bağdat’a gitti (1142). Daha sonra şehri teslim almak üzere yola çıkan Sultan Mesud ile birlikte Rey’e döndü ve bu arada valiliğini de muhafaza etti. Ancak bir müddet sonra Sultan Mesud’a muhalif gruba katıldı ve 1145’te yanında Emîr Boz-aba ve bazı Selçuklu şehzadeleri olduğu halde, görünüşte sultana bağlılıklarını bildirmek, gerçekte ise saltanatı onun elinden almak üzere İsfahan’a hareket etti. Onların asıl maksadını anlayan Sultan Mesud, Bağdat’a çekilmek mecburiyetinde kaldı. Bu arada Abbas ile Boz-aba Hemedan’a kadar gelmişler, burada kendilerine Emîr Kutlu-aba da katılmıştı. Fakat Emîr Çavlı ile buluşan Sultan Mesud isyancıları geri çevirmeyi başardı. Bundan sonra Emîr Abbas ile Sultan Mesud’un arası düzelir gibi oldu; hatta Emîr Abbas, sultan ile birlikte 1146’da Bağdat’a kadar gitti. Ancak, kuvvetli emîrlerin nüfuzunu kırmak isteyen ve bu maksatla Emîr Abdurrahman b. Togayürek’i ortadan kaldıran Sultan Mesud, bir müddet sonra onu da Bağdat’ta öldürttü (17 Zilkade 541 / 20 Nisan 1147). Cesedi kızı tarafından Rey’e götürülerek orada defnedildi.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Hamdûn, Teẕkire, Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., III. Ahmed, nr. 2948, vr. 179a-b, 180a, 181a-b; İbnü’l-Cevzî, el-Muntaẓam (nşr. F. Krenkow), Haydarâbâd 1357-59/1938-40, X, 102, 116, 119, 123; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil (nşr. C. J. Tornberg), Leiden 1851-76, XI, 116-117; Bündârî, Zübdetü’n-Nuṣra (nşr. M. Th. Houtsma), Leiden 1889, II, 191-192, 198-199, 201, 215-218; Reşîdüddin, Câmiʿu’t-tevârîḫ (nşr. Ahmed Ateş), Ankara 1960, II, 118, 123-129; Aḫbârü’d-devleti’s-Selcûḳıyye (trc. Muhammed İkbâl), Lahor 1933, s. 113-119; M. Altay Köymen, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi, Ankara 1984, II, 387-388; M. Th. Houtsma, “Abbas”, İA, I, 11-12; F. Sümer, “Mes’ûd”, a.e., VIII, 139.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 17 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.