ABDÜLKADİR EFENDİ, Topçular Kâtibi - TDV İslâm Ansiklopedisi
Sitemize erişimde kesintiler yaşanabilmektedir. Sorunun çözümü için çalışmalar devam etmektedir.

ABDÜLKADİR EFENDİ, Topçular Kâtibi

Müellif:
ABDÜLKADİR EFENDİ, Topçular Kâtibi
Müellif: ZİYA YILMAZER
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 01.03.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulkadir-efendi-topcular-katibi
ZİYA YILMAZER, "ABDÜLKADİR EFENDİ, Topçular Kâtibi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdulkadir-efendi-topcular-katibi (01.03.2021).
Kopyalama metni

Hayatı hakkında, eserinde kendisiyle ilgili olarak yazdıkları dışında fazla bilgi yoktur. Kâtib Çelebi Fezleke’sinde adını Abdülkadir olarak zikretmiş ve bu adla tanınmış olmakla beraber, kendisi Târih’inde dolaylı olarak Kadri adını kullanmakta, arşiv vesikalarında da adı Kadri olarak geçmektedir (, nr. 2307, 2514). Târih’inden anlaşıldığına göre, 1595’te topçular kâtibi, ertesi yıl topçu bölükbaşısı oldu. Eğri’nin fethi, Kanije müdafaası ve İstolni Belgrad’ın geri alınışında bulundu. 1607’de sol ulûfeciler (bk. ULÛFECİYAN) kâtibi, daha sonra arpa kâtibi (bk. ARPA EMİNİ) oldu. 1621’de Hotin Muharebesi’ne katıldı; dönüşte cephanenin İsakça İskelesi’ne naklinde görev aldı. 1627’de Vezîriâzam Halil Paşa’nın emriyle nüzül emini tayin edildi; aynı yıl top arabalarının tamiri ile görevlendirildi. Yine eserinden öğrenildiğine göre, 1593-1630 yılları arasında yapılan Avusturya, Eflak, Macar, Eğri, Estergon, Celâlî, Şark, Leh ve Bağdat seferlerine katıldı. Muhtemelen 1644’te İstanbul’da öldü.

Abdülkadir Efendi, daha çok, Cemâziyelevvel 1000-Muharrem 1054 (Şubat 1592-Mart 1644) tarihleri arasında cereyan eden olayları ihtiva eden Târih’i ile tanınmıştır. Esere müellifin verdiği özel bir isim yoktur. Ancak eser sonraki müelliflerce Târîh-i Âl-i Osmân, Vekāyi-i Târihiyye ve Tevârîh-i Âl-i Osmân adlarıyla anılmıştır. Sade bir dille yazılan eser, belli bazı yanlışlara, gereksiz ayrıntı ve tekrarlara rağmen, özellikle müellifinin bizzat bulunduğu seferlerle ilgili bilgiler açısından önem taşımaktadır. Ayrıca devlet teşkilâtı, toplar ve topçuluğa dair bilgiler, ordunun cephane durumu, devlet idaresinde görev alanların en küçük rütbeliye kadar ismen belirtilmesi, devrin diğer tarihlerinden farklı özellikler olarak dikkati çekmektedir. Yer yer bazı yerleşim bölgeleriyle buralarda çıkan madenleri tanıtması, deprem ve yangınlarla birlikte İstanbul’un iktisadî ve sosyal durumu hakkında bilgiler vermesi bakımından da önemlidir.

Abdülkadir Efendi eserini, muhtemelen IV. Murad devrinin sonlarına doğru, padişaha takdim etmek niyetiyle yazmaya başlamış ve bu işi vefatına kadar sürdürmüştür. Kâtib Çelebi ve onun vasıtasıyla Naîmâ’nın da faydalandığı eserin, biri Süleymaniye (Esad Efendi, nr. 2151), diğeri Viyana Millî Kütüphanesi’nde (Mxt. 130; fotokopisi Türkiyat Enstitüsü, nr. 1956/208) olmak üzere iki nüshası vardır. Müellifin el yazısıyla olduğu tahmin edilen Esad Efendi nüshasının başından 25-30 varak eksiktir.


BİBLİYOGRAFYA

, nr. 2307, 2514.

Kâtib Çelebi, Fezleke, İstanbul 1286, I, 151.

, I, 101, 227, 258.

G. Flügel, Die arabischen persischen und türkischen Handschriften, Wien 1865, II, 260.

, s. 206.

Bekir Kütükoğlu, Kâtip Çelebi “Fezleke”sinin Kaynakları, İstanbul 1974, s. 17, 23, 29, 33-35.

M. Köhbach, “Der Osmanische Historiker Ṭopcular Kātibi ‘Abdü’l-Qādir Efendi, Leben und Werk”, Osmanlı Araştırmaları, II, İstanbul 1981, s. 75-96.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1988 yılında İstanbul’da basılan 1. cildinde, 233-234 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER