ABDURRAHMAN IV

عبد الرحمن
ABDURRAHMAN IV
Müellif: ABDÜLKERİM ÖZAYDIN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1988
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/abdurrahman-iv
ABDÜLKERİM ÖZAYDIN, "ABDURRAHMAN IV", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdurrahman-iv (25.08.2019).
Kopyalama metni
368 (978) yılında doğdu. Sebte Valisi Ali b. Hammûd’un Endülüs Emevî Halifesi Süleyman b. Hakem’i öldürüp tahta çıktığı sırada Kurtuba’da bulunan Abdurrahman gizlice Ceyyân’a (Jaen) kaçtı. Daha önce Ali b. Hammûd’u desteklemiş olan Meriye (Almeria) Valisi Hayrân el-Âmirî ve Sarakusta (Saragossa) Valisi Münzir b. Yahyâ, ileri gelen kabile reisleriyle kumandanları toplayıp Abdurrahman’ı el-Murtazâ unvanıyla halife ilân ettiler (10 Zilhicce 408 / 29 Nisan 1018). Onun Sarakusta, Şâtıbe ve Belensiye (Valencia) gibi şehirlerde pek çok taraftar bulması, Ali b. Hammûd’u endişeye düşürdü. Hammûdîler, Berberîler’in sempatisini kazanmaya çalışırken diğer grupların desteğini kaybediyorlardı. Abdurrahman toparlanıp Kurtuba üzerine yürümeden önce Ali b. Hammûd beklenmedik bir şekilde kendi köleleri tarafından öldürüldü (1018). Zenâte kabilesine mensup Berberîler derhal İşbîliye (Sevilla) valisi olan kardeşi Kasım’ı çağırarak onu el-Me’mûn unvanıyla Kurtuba’da tahta çıkardılar. Fakat bir yandan Âmirîler, bir yandan da bazı Emevî taraftarları ve hıristiyan tüccarların desteğiyle giderek güçlenen Abdurrahman, Kāsım b. Hammûd’u halife olarak tanıyan Zâvî b. Zîrî liderliğindeki Sanhâce Berberîleri’ni itaat altına almak için Gırnata üzerine yürüdü. Bu hareket strateji olarak mâkul görünmekle beraber taktik açısından hatalıydı. Çünkü Zâvî ondan daha güçlü olduğu gibi taraftarları da kendisine sadıktı. Abdurrahman şehre yaklaşınca Zâvî’ye bir mektup göndererek kendisine itaat etmesini istedi, fakat Zâvî bunu kabul etmedi.

Abdurrahman ile Zâvî arasında mektuplaşma devam ederken, büyük emellerle tahta çıkardıkları Abdurrahman’ın, istedikleri gibi yönlendirebilecekleri bir hükümdar olmadığını anlayan Hayrân ile Münzir ondan desteklerini çekmeye karar verdiler ve gizlice Zâvî’ye haber göndererek savaş sırasında kendisine katılacaklarını bildirdiler. Kuşatma ve savaş birkaç gün devam ettikten sonra iki emîr ordudan ayrıldı. Bu hareketi tasvip etmeyen kumandanlar içinde Münzir’in hıristiyan birlikleri kumandanı Süleyman b. Hûd da vardı. O efendisinin emirlerine karşı gelerek ordudan ayrılmayı reddettiği halde, daha sonra Zâvî’ye karşı koyamayacaklarını anlayarak Münzir’e katıldı. Abdurrahman, ordusunun büyük bir kısmı tarafından terkedilmiş olmasına rağmen cesaretle savaştı, fakat yenilgiden kurtulamayarak Vâdîâş’a (Guadix) kaçtı ve burada Hayrân’ın adamları tarafından yakalanarak öldürüldü.

BİBLİYOGRAFYA
İbn Hazm, Cemhere (nşr. Abdüsselâm M. Hârûn), Kahire 1982, s. 101; Humeydî, Cezvetü’l-muktebis, Kahire 1966, s. 22; Dabbî, Buġyetü’l-mültemis, Kahire 1967, s. 27; İbnü’l-Esîr, İslâm Tarihi: el-Kâmil fi’t-târîh Tercümesi, IX (trc. Abdülkerim Özaydın), İstanbul 1987, s. 211-214; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb, XXIII (nşr. Ahmed Kemâl Zekî – M. Mustafa Ziyâde), Kahire 1980, s. 431-432; E. de Zambaur, Manuel de Généalogie et de Chronologie Pour L’Histoire de L’Islam, Hannover 1927, s. 4; R. Dozy, Spanish Islam (trc. F. Griffin Stokes), London 1972, s. 567-570, 576; Anwar G. Chejne, Muslim Spain, Its History and Culture, Minnesota 1974, s. 32, 46; Ziriklî, el-Aʿlâm (nşr. Züheyr Fethullah), Beyrut 1984, III, 326; David Wasserstein, The Rise and Fall of the Party Kings, Princeton 1985, s. 73-75, 78, 114; [H. Dursun Yıldız], Doğuştan Günümüze Büyük İslâm Tarihi, İstanbul 1987, IV, 451-459, 465; E. Lévi-Provençal, “Abd al-Rahman IV”, EI2 (İng.), I, 84; a.mlf., “Emevîler”, İA, IV, 249, 256; A. Huici Miranda, “Hammudids”, EI2 (İng.), III, 147.
Bu madde ilk olarak 1988 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1. cildinde, 155 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.