AHMED CELÂLEDDİN DEDE

Müellif:
AHMED CELÂLEDDİN DEDE
Müellif: ABDULLAH UÇMAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 01.06.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-celaleddin-dede
ABDULLAH UÇMAN, "AHMED CELÂLEDDİN DEDE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-celaleddin-dede (01.06.2020).
Kopyalama metni

Gelibolu’da doğdu. Gelibolu Mevlevîhânesi şeyhi Hüseyin Azmi Dede’nin oğludur. 1870’te babası Mısır Mevlevîhânesi’ne tayin edilince onunla birlikte Mısır’a gitti. Orada bir yandan Câmiü’l-Ezher’e devam ederken bir yandan da bazı hocalardan özel dersler aldı; dergâhta da edebiyat ve mûsiki bilgisini ilerletti. Bu arada klasik mûsiki ile Mevlevî âyin ve na‘tlarını, ayrıca Mısır hidivinin kölesi neyzen Mehmed Subhi Bey’den ney üflemesini öğrendi. Manastırlı Nâilî Efendi’den Farsça dersleri aldı. 1873’te yirmi yaşlarında çileye girdi. Çilesini tamamladıktan sonra bir süre Kahire Mevlevîhânesi’nde kudümzenbaşılık ve neyzenbaşılık yaptı; devrin seçkin neyzenleri arasına katıldı. 1893’te babasının ölümü üzerine İstanbul’a geldi. Üsküdar’daki evinde uzunca bir süre münzevi bir hayat yaşadı. 1908 yılında önce vekâleten, daha sonra asaleten Üsküdar Mevlevîhânesi’ne şeyh ve mesnevîhan oldu. 1910’da Atâullah Efendi’nin vefatı ile Galata Mevlevîhânesi şeyhliğine ve mesnevîhanlığına getirildi. Tekkelerin kapatılmasına kadar (30 Kasım 1925) bu görevi yürüttü. Soyadı kanunundan sonra Baykara soyadını alan Ahmed Celâleddin Dede’nin kabri Karacaahmet Mezarlığı’nda Miskinler Tekkesi’nin arkasındadır.

Mesnevîhan olarak uzun müddet Mes̱nevî okutan, derin bir tasavvuf bilgisi yanında geniş mûsiki bilgisine de sahip olan Ahmed Celâleddin Dede na‘thanlık da yapmıştır. Kaynaklarda, Hamparsum ve Batı notalarını da çok iyi bildiği ve kıymetli bir nota koleksiyonuna sahip bulunduğu da belirtilmektedir. Genç yaştan itibaren şiir ve edebiyatla da meşgul olmuş, ancak bir divançe doldurabilecek sayıdaki şiirlerini ise bir araya getirmemiştir.

 
BİBLİYOGRAFYA

, V, 237-239.

, I, 217-218.

, II, 664-666.

a.mlf., Türk Şairleri, I, 273-276.

Abdülbâki Gölpınarlı, Mevlânâ’dan Sonra Mevlevîlik, İstanbul 1953, s. 240, 458-459.

Bedi N. Şehsuvaroğlu, Eczacı Yarbay Nâyzen Halil Can, İstanbul 1974, s. 35-38.

, I, 334.

, I, 57.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul'da basılan 2. cildinde, 53 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER