ÂKIBET

العاقبة
ÂKIBET
Müellif: AHMET SAİM KILAVUZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 16.09.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/akibet
AHMET SAİM KILAVUZ, "ÂKIBET", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/akibet (16.09.2019).
Kopyalama metni
Akb (عقب) kökünden türeyen ve “bir işin sonu, neticesi; kişinin geride bıraktığı çocuklar; iyi veya kötü sonuç, ceza veya mükâfat” mânalarına gelen âkıbet Kur’an’da otuz iki yerde geçmektedir. Aynı kökten türeyen ukbâ da (العقبى) yine “mükâfat” ve genel olarak “bir işin sonu” anlamını ifade eder; ukbe’d-dâr (عقبى الدار) terkibinde ise “cennet” mânasında kullanılmıştır (bk. er-Ra‘d 13/24).

Âkıbet, Kur’an’da fertlerin ve milletlerin karşılaştıkları sonuçlardan ibret almayı teşvik gayesiyle kullanılmıştır. Allah’ın âyetlerini yalanlayanların (bk. Âl-i İmrân 3/137; el-En‘âm 6/11), günahkârların (bk. el-A‘râf 7/84; en-Neml 27/69), fesat çıkaranların (bk. el-A‘râf 7/86, 103), zalimlerin (bk. Yûnus 10/39; el-Kasas 28/40) ve uyarıldıkları halde söz dinlemeyenlerin (bk. Yûnus 10/73; es-Sâffât 37/73) daha dünyada iken karşılaştıkları kötü âkıbetler anlatılır. İbret almak için bunlardan sadece haberdar olmanın yeterli olmadığı, bu tür felâketlerin maddî sonuçlarını görmek için yeryüzünde seyahatler yapmanın, gözlemlerde bulunmanın ve bunlar üzerinde düşünmenin gerekli olduğu, zira aynı şekilde davrananların aynı âkıbete uğrayacakları, bunun değiştirilmesi mümkün olmayan ilâhî bir kanun olduğu ifade edilir (bk. Âl-i İmrân 3/137-141; Fâtır 35/43-44). Buna karşılık, yine Kur’an’da, yeryüzüne faziletli (sâlih) kulların hâkim olacağı vaad edilerek bu vaadde bir mesaj (belâğ) bulunduğuna dikkat çekilmekte (bk. el-Enbiyâ 21/105-106), kötülüklerden sakınanların en güzel âkıbetle karşılaşacakları hatırlatılmaktadır (bk. el-A‘râf 7/128; Hûd 11/49; el-Kasas 28/83). Böylece Kur’ân-ı Kerîm geçmiş milletlerin hayatlarına dair, ibret alınmaya değer bulduğu tarihî olaylardan da örnekler vererek güçlü bir toplum yapısının ancak dinî ve ahlâkî bakımdan doğru, iyi ve sağlam temeller üzerine kurulabileceğini ve toplumların bu temelleri korudukları sürece yaşayabileceklerini önemle vurgulamıştır.

Âkıbet, Kur’an’daki kullanılışına benzer bir şekilde muhtelif hadislerde de yer almıştır.

BİBLİYOGRAFYA
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “ʿakb” md.; Lisânü’l-ʿArab, “ʿakb” md.; Fahreddin er-Râzî, Tefsîr, IX, 12; XIX, 44; XXIV, 251; Wensinck, el-Muʿcem, “akabe” md.; Ö. Rıza Doğrul, “Âkıbet”, İTA, I, 210-211.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 238 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.