AKL-ı SELÎM

العقل السليم
AKL-ı SELÎM
Müellif: SÜLEYMAN HAYRİ BOLAY
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 09.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/akl-i-selim
SÜLEYMAN HAYRİ BOLAY, "AKL-ı SELÎM", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/akl-i-selim (09.07.2020).
Kopyalama metni

Her insanda az veya çok duyarlık, hâfıza ve hayal gücü gibi akl-ı selîm de vardır. Déscartes, “doğruyu yanlıştan ayırma gücü” diye tarif ettiği akl-ı selîmi (le bon sens) akıl ile aynı kabul eder ve bunun bütün insanlarda eşit olduğunu söyler. Buna göre akl-ı selîmin Kur’an’da (bk. er-Rûm 30/30) ve hadislerde geçen fıtrat ile yakın alâkası olduğu söylenebilir. Müfessirler fıtratı genellikle, “bütün insanların yaratılışında bulunan hak dini ve onun mesajlarını kabul etmeye müsait olan kabiliyet” şeklinde yorumlamışlardır. Hz. Peygamber de, “Her çocuk fıtrat üzere doğar; sonra ebeveyni onu yahudi, hıristiyan veya Mecûsî yapar” (Müslim, “Ḳader”, 22) buyurmak suretiyle insanın yaratılıştan akl-ı selîm sahibi olduğuna işaret etmiş ve aklın bu özelliğinin çevre tesirleri ile bozulabileceğini belirtmek istemiştir. İbn Sînâ, selim olan insan fıtratının akıl diye isimlendirildiğini belirtir. Fahreddin er-Râzî ise aklın doğru bilgiye ulaşabilmesi için hiss-i selîme muhtaç olduğunu söyler.

Kur’an’da bir de “kalb-i selîm” geçmektedir (bk. eş-Şuarâ 26/89). Bundan bahseden âyet, mühürlendiği için isabetli düşünmekten mahrum kalmış kalplerden bahseden (bk. Muhammed 47/24) âyetle birlikte değerlendirilecek olursa, kalb-i selîmin akl-ı selîme yakın bir mâna taşıdığı veya en azından aklın selâmetini koruyabilmek için yaratılıştaki saflığını ve istikametini devam ettiren bir kalbe yahut da vicdana sahip bulunmak gerektiği sonucuna varılabilir (bk. KALB).

 
BİBLİYOGRAFYA

İsmail Fenni [Ertuğrul], Lugatçe-i Felsefe, “bon sens” md.

Müslim, “Ḳader”, 22.

İbn Sînâ, en-Necât (nşr. Mâcid Fahrî), Beyrut 1405/1985, s. 99.

Fahreddin er-Râzî, Kitâbü’n-Nefs ve’r-rûḥ (nşr. M. Sagīr Hasan el-Ma‘sûmî), Tahran 1406, s. 52-54, 79-80.

A. Lalande, Vocabulaire technique et critique de la philosophie, “sens” md.

Cemîl Salîbâ, el-Muʿcemü’l-felsefî, Beyrut 1982, I, 467-468; II, 84.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul'da basılan 2. cildinde, 275-276 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER