ALİ el-A‘LÂ

علي الأعلى
Müellif:
ALİ el-A‘LÂ
Müellif: HÜSAMETTİN AKSU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-el-ala
HÜSAMETTİN AKSU, "ALİ el-A‘LÂ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-el-ala (14.10.2019).
Kopyalama metni
Halîfetullah Ali el-A‘lâ ismiyle şöhret bulan Ebü’l-Hasan-ı İsfahânî’nin, kendisini yüceltmek için, Kur’ân-ı Kerîm’de geçen (bk. el-Bakara 2/255; el-Hac 22/62; Lokmân 31/30; Sebe’ 34/23) el-aliyyü’l-azîm (العلي العظيم) ve el-aliyyü’l-kebîr (العلي الكبير) ibarelerinden faydalanarak Ali adına, “en yüce” anlamına gelen el-a‘lâ (الأعلى) sıfatını eklediği anlaşılmaktadır. Emîr Seyyid Ali ismiyle de anılmaktadır. Çok genç yaşta Fazlullah-ı Hurûfî’ye intisap etti. Fazlullah’ın katli ve Hurûfîliğin İran’da Timurlular döneminde sıkı bir takibata uğramasından sonra Suriye’ye kaçarak Şam üzerinden Anadolu’ya geçti. Anadolu’da, mensubu bulunduğu Hurûfîlik fırkasının inancını yaymak maksadıyla, Fazlullah-ı Hurûfî’nin Câvidânnâme’sini esas alarak Tevhîdnâme ve Kıyâmetnâme adlı iki manzum eser telif etti. Kardeşiyle beraber Anadolu’da çeşitli yerlere seyahatler yaparak Hurûfî inançlarını yaymaya çalıştı. Anadolu’da bulunduğu yıllarda bir süre kaldığı Hacı Bektaş Tekkesi’nde tekke mensuplarına Câvidânnâme’yi ve Hurûfî inancını “Hacı Bektâş-ı Velî tariki” olarak tanıttı. Hatta Câvidânnâme’de yer alan ve ilâhî emirleri Hurûfîlik inancına uygun bir şekilde yorumlayan bölümleri dervişlere sır olarak öğretti ve bunları gizli tutmalarını istedi. Uzun süre Anadolu’da kaldıktan sonra İran’a dönen Ali el-A‘lâ, Nahcıvan yakınlarında Alıncak’ta öldü ve Fazlullah-ı Hurûfî’nin yanına defnedildi.

Eserleri. Ali el-A‘lâ’nın Farsça olarak kaleme aldığı eserlerinin tamamının ana kaynağı, Fazlullah-ı Hurûfî’nin kurduğu ve bir sistem haline getirdiği Hurûfîliğin “kutsal kitabı” kabul edilen Câvidânnâme’dir. Çeşitli kütüphanelerde yazmalar halinde ve hepsi manzum olan bu eserler şunlardır: 1. Tevhîdnâme. Şirazlı Alişah adlı bir gencin isteği üzerine kaleme alınan bu eser, Câvidânnâme’den mülhem olmakla birlikte, müellifi ve Hurûfîlik inancı hakkında başka bilgiler de ihtiva etmektedir. 2. Fırâknâme. Fazlullah-ı Hurûfî’nin kızı için yazılmış bir mersiyedir. Eserde sözü edilen Mahdum Zâde, Hurûfîler’den Emîr Nûrullah’ın annesi, Fazlullah’ın da kızıdır. 3. Mersiye-i Birâder. Ali el-A‘lâ’nın kardeşinin öldürülmesi veya ölmesi üzerine yazılmıştır. 4. Mersiye-i Seyyid Kemâleddîn Hüseyin. Hurûfî ileri gelenlerinden Seyyid Kemâleddin Hüseyin’in öldürülmesi dolayısıyla yazılan bu mersiyede maktulün nerede ve kimin fetvasıyla öldürüldüğü anlatılmaktadır. 5. Kıyâmetnâme. Fazlullah-ı Hurûfî’nin öldürülmesini anlatan bu eserde, aynı zamanda Bektaşîliğin Hurûfîlik üzerindeki etkisini gösteren “gülbank” de bulunmaktadır. 6. Mesnevî. Muhtemelen Kıyâmetnâme’nin devamı mahiyetinde bir eserdir (henüz yayımlanmamış bu eserlerin yazma nüshaları için bk. Gölpınarlı, s. 133-138; Dihhudâ, “Hurûfiyyân” md.).

BİBLİYOGRAFYA
Dihhudâ, Luġatnâme, “Hurûfiyyân” md.; Emir Gıyâseddin, İstivânâme, Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, FY, nr. 269, vr. 1a; Mîr Fâzilî, Risâle, Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, FY, nr. 990, vr. 63a; Mecmûa, Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, FY, nr. 1039, vr. 92a; Hoca İshak Efendi, Kâşifü’l-esrâr ve dâfiu’l-eşrâr, İstanbul 1291, s. 4-5; Abdülbâki Gölpınarlı, Hurûfîlik Metinleri Kataloğu, Ankara 1973, s. 14-15, 133-138; Hüsamettin Aksu, Amīr Ġıyās̱ al-Dīn Muḥammed al-Astarābādī ve İstivā-Nāma’si (doktora tezi, 1981), İÜ Ed.Fak.; H. Ritter, “Studien zur Geschichte der Islamischen Frömmigkeit, II: Die Anfänge der Hurufısekte”, Oriens, VII/1, Leiden 1954, s. 1-54; H. Algar, “Alı al-Ala”, EIr., I, 858.
Bu madde ilk olarak 1989 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2. cildinde, 381 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.