ALİ KĀİNÎ

علي قائني
Müellif:
ALİ KĀİNÎ
Müellif: ALİ ALPARSLAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 04.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-kaini
ALİ ALPARSLAN, "ALİ KĀİNÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-kaini (04.07.2020).
Kopyalama metni

Hayatı, ailesi ve yetişmesi hakkında fazla bilgi yoktur. Sultan Ali Meşhedî’nin çağdaşıdır. Kāin’de doğdu; nesta‘lik yazıyı Herat’ta usta bir hattat olan Azher-i Tebrîzî’den öğrendi. Hayatını yazı yazarak kazanmaya başladı. Önce Tebriz’de Akkoyunlu Hükümdarı Sultan Yâkub’un (1478-1490) saray hattatı oldu ve bu sebeple Yâkubî unvanını aldı. O devre ait yazılarında imza olarak bunu kullandı. Sultan Yâkub’un ölümünden sonra, yeğeni Rüstem’in saltanatı sırasında (1492-1497) onun yanında da hattatlığa devam etti. Bu döneme ait eserlerinde ise Rüstemî nisbesini kullandı. Mehdî Beyânî, hattatın bu sırada hacca gittiğini, dönüşte Herat’a giderek sarayı bilgin ve sanatkârların toplandığı bir merkez halinde olan Sultan Hüseyin Baykara’nın (1470-1506) hizmetine girdiğini bildirmektedir. Çocuklarına yazı dersi verdiği Hüseyin Baykara’ya bağlı olduğunu belirtmek için bu devrede Sultânî imzasını kullandığı görülmektedir. Bu sırada tanıştığı Ali Şîr Nevâî ile Abdurrahman-ı Câmî’nin bazı eserlerini de istinsah etmiştir. Hüseyin Baykara adına istinsah ettiği Nevâî’nin Garâibü’s-sıgar adlı divanı İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde (TY, nr. 547), Câmî’nin divanı ise Tahran’da Kütüphâne-i Saltanatî’dedir. Ölüm yeri kesin olarak bilinmeyen Ali Kāinî’nin, hayatının son yıllarını Herat’ta geçirdiği söylenebilir. Ali Şîr Nevâî’nin bildirdiğine göre 914’te (1508) vefat etmiştir.

İran’da daha çok Sultan Ali adıyla tanınan Kāinî, nesta‘likte tamamen hocası Azher-i Tebrîzî yolunda yürümüş ve bu yazı nevinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Kaynaklara göre derviş tabiatlı ve iyi ahlâklı bir kimse olan hattat ayrıca şiirle de meşgul olmuştur.

Eserleri, istinsah ettiği çeşitli kitaplarla kıtalardan ibaret olup Tahran, Uppsala, Leningrad ve İstanbul kütüphanelerinde bulunmaktadır. Çeşitli eserlerinde şu imzaları kullanmıştır: Sultan Ali el-Kāinî, Sultan Ali el-Ya‘kūbî, Sultan Ali er-Rüstemî.


BİBLİYOGRAFYA

, s. 691.

, I, 236-241.

Habîbullah Fezâilî, Aṭlas-ı Ḫaṭ, İsfahan 1391 hş., s. 461-462.

P. P. Soucek, “ʿAlī Qāʾenī”, , I, 870.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul'da basılan 2. cildinde, 402-403 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER