ALİ PAŞA MÜBÂREK - TDV İslâm Ansiklopedisi

ALİ PAŞA MÜBÂREK

علي باشا مبارك
ALİ PAŞA MÜBÂREK
Müellif: KÂZIM YAŞAR KOPRAMAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1989
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-pasa-mubarek
KÂZIM YAŞAR KOPRAMAN, "ALİ PAŞA MÜBÂREK", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-pasa-mubarek (21.09.2020).
Kopyalama metni

1239 (1823-24) yılında Dekahliyye vilâyetinin Birinbâl el-Cedîde köyünde doğdu. Büyük dedesi Şeyh İbrâhim o köyün imamı, hatibi ve kadısı idi. Oğulları ve torunları da bu görevleri üstlenmişlerdi. “Şeyhler ailesi” diye tanınan aile evlenme akidlerinin kaydı ile ölçü ve tartı aletlerini kontrol etmekle de görevlendirilmişti.

Ali Mübârek küçük yaşta okuma yazma öğrendi ve Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Babası aile geleneğine uyarak onun da fakih olmasını istiyordu. Fakat Ali Mübârek önce kâtipliğe heves etti; ancak kısa süren kâtip yardımcılığı görevi sırasında karşılaştığı muameleler onda daha yüksek görevlere talip olma isteği uyandırdı. Kahire’ye giderek Münyetü’l-İz adındaki okula kaydoldu. Burada büyük başarı gösterince 1836’da Kasrü’l-Aynî Medresesi’ne parasız yatılı olarak kabul edildi. Bu okulun tıp fakültesi haline çevrilmesi üzerine Ebû Za‘bel Medresesi’ne nakledildi. 1840’ta üstün derece ile mezun olunca öğrenci olarak Mühendishane’ye alındı. Burada da başarısını sürdüren Ali Mübârek, 1844 yılında tahsil için Fransa’ya gönderilen talebeler arasında yer aldı. Paris’te iki yıl kaldıktan sonra mülâzım-ı sânî (teğmen) rütbesiyle Metz’deki Askerî Mühendislik ve Topçuluk Akademisi’nde görevlendirildi. Bu akademide iki yıl istihkâmcılık öğrendi.

Vali Abbas Paşa’nın daveti üzerine memleketine dönen (1849) Ali Mübârek onun teveccühünü kazandı ve çeşitli vazifelere tayin edildi. Önce Mısır Askerî Topografya Dairesi’nde, daha sonra askerî okulda öğretmen olarak görev yaptı. Bu arada kendisinden Mısır’daki eğitim ve öğretim konusunda bir rapor hazırlaması istendi. Hazırladığı rapor kararnâme şeklinde neşredildi (29 Mayıs 1850). Bir süre sonra Mühendishane’nin başına getirildi ve burada kaldığı dört yıl içinde bu müesseseyi ıslah etti. Vali Said Paşa devrinde gözden düştü. 1854’te Mısır birliklerinin başında Kırım Harbi’ne katıldı. İki buçuk yıl Kırım, İstanbul ve Gümüşhane’de görev yaptı, bu arada Türkçe öğrendi.

28 Mayıs 1866’da Mısır verâset usulünün değişmesini sağlayan ve padişahtan “hidiv” unvanını alan (2 Haziran 1866) İsmâil Paşa zamanında yıldızı tekrar parladı. Fransa’ya birlikte gidip orada iken samimi dost olduğu Hidiv İsmâil, onu birbiri arkasından yüksek idarî görevlere getirdi. Böylece Ali Paşa önce Okullar genel müdürü, arkasından da Çalışma ve Evkaf nâzırı oldu (1867); kısa bir süre sonra demiryollarının idaresi görevi de bunlara ilâve edildi. Bütün mesaisini bu görevleri yerine getirmek için harcayan Ali Mübârek, İsviçreli pedagog Dr. Dor Bey’in görüş ve yardımlarından faydalanarak Mısır maarifinin bugün dahi uygulanan ana ilkelerini tesbit etti. Onun mekteplerin ıslahı konusunda hazırladığı rapor, Mısır maarifine yeni bir düzen vermek için yapılan ilk gerçek teşebbüs olup kendisinden sonra gelen bütün ıslahatçılar için de yol gösterici olmuştur. Bu konuda Fransa’daki Ecole Normale Supérieur’u örnek alarak Öğretmen Okulu (Dârü’l-ulûm), ayrıca Yabancı Diller Okulu, İdarecilik ve Muhasebe Okulu gibi modern okullar açtı. Mısır Millî Kütüphanesi’ni (Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye) kurdu (1870). Matbaalar tesis ederek buralarda okul kitapları bastırdığı gibi ilmî dergiler de (meselâ Ravzatü’l-medâris) neşretti. Kahire yakınında Nil üzerinde baraj yaptırarak (el-Kanâtırü’l-hayriyye) sulama kanallarının ıslahı, demiryolu ağının genişletilmesi, başta Kahire olmak üzere şehirlerin imarı gibi çeşitli mühendislik ve bayındırlık hizmetlerinde bulundu.

Ali Mübârek’in olumlu faaliyetlerini çekemeyen rakipleri, sonunda Hidiv İsmâil ile arasını açtılar. Bir süre bütün görevlerinden ayrılarak evine çekildiyse de daha sonra tekrar eski görevlerine getirildi. 1878 Ağustosunda kurulan Nubar Paşa kabinesinde Maarif ve Çalışma bakanı olarak görev aldı. 1879 Martında kurulup Nisanında düşen Tevfik Paşa kabinesinde de aynı bakanlıklara getirildi. Şerif Paşa kabinesinde görev almadıysa da aynı yılın eylül ayında kurulan Riyaz Paşa kabinesinde Çalışma bakanlığı yaptı. Bu son bakanlığı döneminde baş gösteren Urâbî Paşa İhtilâli’ni desteklemeyen Ali Mübârek, 1881 yılında bu ihtilâlin baskısıyla kabine düşünce görevinden ayrıldı. İngilizler’in Mısır’ı istilâsından (1882) hemen sonra kurulan Şerif Paşa’nın dördüncü kabinesinde yine Çalışma bakanı oldu; 1884 Ocağına kadar bu görevde kaldı. Son idarî görevi 1888-1891 yılları arasındaki Maarif nâzırlığıdır. Daha sonra evine çekilen Ali Mübârek 14 Kasım 1893 tarihinde Kahire’de öldü.

Ali Mübârek Mısır’da Mehmed Ali, İbrâhim, Abbas, Said, İsmâil, Tevfik ve Abbas Hilmi paşaların devrini idrak eden nâdir simalardandır. Mısır maarifinde yaptığı ıslahatçı-yenilikçi hizmetleri ve el-Ḫıṭaṭü’t-Tevfîḳıyyetü’l-cedîde (Kahire 1306) adlı yirmi ciltlik eseriyle tanınmıştır. Makrîzî’nin el-Hıtaṭ’ının modern bir benzeri olan eser pek çok kişinin yardımı ile meydana getirilmiştir. Eserin ilk altı cildi Kahire’ye, 7. cildi İskenderiye’ye, 8-17. ciltleri Mısır’ın belli başlı diğer şehirlerine, 18. cildi Nil ölçeklerine (mekāyîs), 19. cildi barajlarla sulama kanallarına, 20. cildi de ölçü-tartı ve paralara dairdir. Şehirlerin anlatıldığı ciltlerde o şehirlerden yetişmiş veya oralarda gömülü meşhur kişilerin hal tercümeleri de yer almaktadır. 9. cildin “Birinbâl” maddesinde kendi biyografisi de bulunmaktadır (s. 37-61). Hal tercümeleri için kaynakları Sehâvî, Şa‘rânî, Süyûtî, Muhibbî ve Cebertî’nin kaynaklarıdır. Faydalı bir derleme olmakla birlikte ihtiyatla kullanılması gereken eserde tarihî ve arkeolojik bilgiler için Batı kaynakları da kullanılmıştır. 1969’da ikinci baskısı yapılan eserin 1980’de başlayan üçüncü baskısı (ofset) halen devam etmektedir. Diğer eserleri şunlardır: Hakāʾiku’l-ahbâr fî evsâfi’l-bihâr (Kahire 1287); Tenvîrü’l-efhâm fî tegazzi’l-ecsâm (Kahire 1289); Nuhbetü’l-fikr fî tedbîri Nîli Mısr (Kahire 1298); ʿAlemü’d-dîn (İskenderiye 1299/1882); el-Mîzân fi’l-akyise ve’l-mekâyîl ve’l-evzân (Kahire 1309); Hulâsatü târîhi’l-ʿArab (Louis Pierre Sédillot’nun 1854’te Paris’te neşredilen Histoire des Arabes adlı eserinin tercümesi, Kahire 1309); Takrîbü’l-hendese (Kahire 1289); Havâssü’l-aʿdâd (Kahire 1289); Tezkiretü’l-mühendisîn (Kahire 1290-1293); Tarîku’l-hicâʾ ve’t-temrîn (Kahire 1868); el-Müzâhame ve teʾsîruhâ fi’l-irtikāʾi’l-beşerî; Âsârü’l-İslâm fi’l-medeniyye ve’l-ʿumrân; Cogrâfiyyetü Mısr (Kahire 1894); Şerhu’l-hadîsi’ş-şerîf ‘İʿmel li-dünyâke ke enneke taʿîşü ebeden’.


BİBLİYOGRAFYA

Ali Paşa Mübârek, el-Ḫıṭaṭü’t-Tevfîḳıyye, Kahire 1306, IX, 37-61.

Muhammed Ahmed Halfullah, ʿAli Mübârek ve âs̱âruh, Kahire 1958.

Muhammed Abdülkerîm, ʿAli Mübârek: ḥayâtühû ve meʾâs̱iruh, Kahire 1958.

Saîd Zâyid, ʿAli Mübârek ve aʿmâlüh, Kahire 1958.

Muhammed Abdülcelîl, ʿAli Mübârek: ḥayâtühû ve meʾâs̱iruh, Kahire 1962.

Mahmûd eş-Şerkāvî – Abdullah el-Müşid, ʿAli Mübârek: ḥayâtühû ve daʿvetühû ve âs̱âruh, Kahire 1962.

C. Zeydân, Meşâhîru’ş-şarḳ, Kahire 1902, II, 32-39.

J. Heyworth-Dunne, An Introduction to the History of Education in Modern Egypt, London 1938.

Ahmed İzzet Abdülkerîm, Târîḫu’t-taʿlîm fî Mıṣr, Kahire 1945.

, II, 634; Suppl., II, 733.

Ahmed Emîn, Züʿamâʾü’l-ıṣlâḥ, Beyrut, ts. (Dârü’l-kitâbi’l-Arabî), s. 184-202.

Yûsuf Es‘ad Dâgır, Meṣâdirü’d-dirâseti’l-edebiyye, Beyrut 1972, III/2, s. 869-872.

G. Delanoue, Moralistes et politiques musulmans dans l’Égypte du XIXe siècle, Caire 1982, s. 488-559.

K. Vollers, (1893), s. 720 vd.

a.mlf., “Ali Paşa”, , I, 340-341.

a.mlf., “ʿAli Pas̲h̲a Mubārak”, , I, 396.

Haim Shaked, “The Biographies of ‘ulamā’ in Mubārak’s Khitat as a source for the History of the ulamā in nineteenth-Century Egypt”, , VII (1971), s. 41-76.

Abdülazîz eş-Şinnâvî, “el-Ḫıṭaṭü’t-Tevfîḳıyye li-ʿAli Mübârek”, , IV/2, s. 849-893.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1989 yılında İstanbul'da basılan 2. cildinde, 433-434 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER