AMÎDÎ, Rükneddin

ركن الدين العميدي
Müellif:
AMÎDÎ, Rükneddin
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/amidi-rukneddin
AHMET ÖZEL, "AMÎDÎ, Rükneddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/amidi-rukneddin (14.11.2019).
Kopyalama metni
Semerkantlı olup doğum tarihi belli değildir. Devrin önde gelen âlimlerinden ve özellikle Razıyyüddin en-Nîsâbûrî’den ders aldı. Cedel* ve hilâf* ilminde temayüz etti. Bengal’in eski başşehri olan Leknevtî’de bir süre kadılık yaptı. Nîsâbûrî’nin cedel sahasında derinleşen ve Rükn lakabıyla anılan dört talebesinden biri olan Amîdî, cedelin Farsça’da cüst (Ar. bahs) denilen dalını müstakil olarak ele alan ve bu konuda ilk defa eser veren âlimdir. İbn Haldûn cedel ilminden bahsederken bu konuda biri Pezdevî diğeri de Amîdî tarafından geliştirilen iki metot bulunduğunu belirtir. Birincisinde nas, icmâ ve istidlâl gibi şer‘î deliller esas alınırken daha geniş bir çerçeveye oturan Amîdî’nin metodunda ise dayandığı ilim dalı ne olursa olsun her nevi delil kullanılmaktadır (bk. el-ʿİber, I, 382; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 578-579). Amîdî, 9 Cemâziyelâhir 615’te (2 Eylül 1218) vefat etmiştir.

Amîdî’nin cedel konusunda bazı eserler kaleme aldığı bilinmektedir. Bunlar, fukaha arasında meşhur olan eṭ-Ṭarîḳatü’l-ʿAmîdiyye (bk. Brockelmann, GAL, I, 568), Şemseddin Ahmed b. Halîl el-Huveyyî ve diğer bazı âlimler tarafından şerhleri yapılan el-İrşâd (bk. Keşfü’z-zunûn, I, 69; II, 1113; yazmaları için bk. Brockelmann, GAL, I, 568; Suppl., I, 786, 924) ve yine Huveyyî tarafından Arâʾisü’n-Nefâʾis adıyla ihtisar edilen en-Nefâʾis’tir (bk. Keşfü’ẓ-ẓunûn, II, 1966). Amîdî’nin adı, biyografisini veren müelliflerin bahsetmediği Amrtakunda (âb-ı hayât havuzu) isimli Sanskritçe bir eserin tercümesi münasebetiyle de geçmektedir. Genel olarak mikrokosmos ile makrokosmos arasındaki münasebet, insanın kâinattaki yeri, mahiyeti, kalp, nefis, ölüm, yoga vb. konuları ihtiva eden bu eserin Arapça tercümesi (Ḥavżü’l-ḥayât), Yûsuf Hüseyin tarafından beş yazma nüshası esas alınarak neşredilmiştir (“Ḥauḍ al-Ḥayāt: La Version Arabe de l’Amratkund”, JA, sy. 213 [1928], s. 291-344). Adı zikredilmeyen mütercim eserin baş tarafında, Alâeddin Ali Merdân’ın hükümdarlığı zamanında (1207-1212) Kâmrûp’tan (şimdiki Assam) Leknevtî’ye gelen ve Amîdî vasıtasıyla müslüman olan Bahuçara adlı bir Brahman yogiden söz eder. Amîdî’nin bu yogi vasıtasıyla Amrtakunda adlı esere muttali olduğunu ve ondan yoga öğrendiğini kaydeden mütercim, eseri daha sonra Kâmrûp’tan gelerek müslüman olan Anbhubanha adlı bir yogiye okuduğunu ve ondan da dinlediğini belirterek bunu Sanskritçe’den Mirʾâtü’l-meʿânî li-idrâki’l-ʿâlemi’l-insânî adıyla Arapça’ya tercüme ettiğini söyler. Bu tercümenin bazı nüshalarında Amîdî’nin Bahuçara ile olan münasebetinden bahsedilirken onun eseri önce Farsça’ya, Farsça’dan da Arapça’ya tercüme ettiği kaydedilmekte ise de bu bilgi, gerek neşredilen Arapça tercüme gerekse Muhammed Gwaliari tarafından Baḥrü’l-ḥayât adıyla yapılan yazma halindeki Farsça tercümede Amîdî’nin yapı konusunda yeterince aydınlatıcı değildir. Diğer taraftan eserin Arapça tercümesinin İbnü’l-Arabî’ye nisbetine gelince (bk. Brockelmann, GAL, I, 579), onun Hint dünyasıyla münasebetinin bulunmaması ve Sanskritçe bilmemesi göz önüne alınırsa, bunun uzak bir ihtimal olduğu söylenebilir (bk. Yusuf Husain, s. 291-344). Osmanlıca’ya da tercüme edilen eserin (Havzü’l-hayât Tercümesi, nşr. Hâfız İhsan, İstanbul 1328, 44 sayfa) mütercimi belli değildir. Bu tercümenin baş tarafında, sözü edilen yoginin Amîdî ile görüşmesi ve müslüman oluşundan bahsedilmekte, ayrıca İbnü’l-Arabî’nin eseri okuyup beğendiği de belirtilmektedir.



BİBLİYOGRAFYA
İbn Hallikân, Vefeyât, IV, 257-258; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XXII, 76-77, 97-98; Safedî, el-Vâfî, I, 280-281; Kureşî, el-Cevâhirü’l-muḍıyye, III, 355-356; İbn Haldûn, el-ʿİber, Bulak 1284 ⟶ Beyrut 1399/1979, I, 382; İbn Kutluboğa, Tâcü’t-terâcim, Bağdad 1962, s. 58; Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 69, 578-579; II, 1113, 1966; Leknevî, el-Fevâʾidü’l-behiyye, s. 200; Brockelmann, GAL, I, 568, 579; Suppl., I, 785-786, 924; a.mlf., “Amîdî”, İA, I, 401-402; Ziriklî, el-Aʿlâm, VII, 254; Özege, Katalog, II, 521; G. Sarton, Introduction, New York 1975, II/2, s. 598-599; Yusuf Husain, “Ḥauḍ al-Ḥayāt: La Version Arabe de l’Amratkund”, JA, sy. 213 (1928), s. 291-344; S. M. Stern, “al-ʿAmīdī”, EI2 (İng.), I, 434-435.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 3. cildinde, 56-57 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.