ARÂYÂ

العرايا
Müellif:
ARÂYÂ
Müellif: HALİT ÜNAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/araya
HALİT ÜNAL, "ARÂYÂ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/araya (21.10.2019).
Kopyalama metni
Arâyânın tekili olan ariyye sözlükte, “meyvesi yenmiş veya hediye edilmiş hurma ağacı” demektir. Aynı şekilde satıştan istisna edilen veya satış için ayrılan hurma ağacına da ariyye denir. Arâyâ yerine bey‘u’l-arâyâ terkibi de kullanılır.

Ağaçtaki taze hurmanın aynı miktardaki kuru hurma karşılığında satılması (müzâbene*) İslâm hukukunda yasak olduğu halde bunun bir türü olan arâyâya zaruret dolayısıyla izin verilmiştir. İhtiyaç sahibi bazı kimseler Hz. Peygamber’e gelerek taze hurmaların olgunlaştığını, ancak paraları olmadığı için satın alamadıklarını, sadece ihtiyaç fazlası kuru hurmaları bulunduğunu yakınarak anlattılar. Bunun üzerine Hz. Peygamber ellerindeki kuru hurma karşılığında tahminî bir ölçekle taze hurma satın alabileceklerini söyledi (bk. Şâfiî, III, 49; Buhârî, “Müsâḳāt”, 17, “Büyûʿ [Beyʿu’l-müzâbene]”; Müslim, “Büyûʿ”, 61-82; Ebû Dâvûd, “Büyûʿ”, 19).

Arâyânın geçerli olabilmesi için Hanefîler’e göre meyvenin ağacında belirginleşmesi, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîler’e göre ise kızarma ve sararma gibi olgunlaşma alâmeti göstermesi gerekir. Bunun dışında mezheplere göre değişiklik göstermekle birlikte arâyânın geçerli olabilmesi için genel olarak şu şartlar aranmaktadır: 1. Kuru hurmanın beş veskten az olması (1 vesk=yaklaşık 175 kg.), 2. Kuru hurmanın ölçekle, ağaçtaki taze hurmanın tahminen belirlenmesi, 3. Alışverişin hurma üzerinde yapılması -bazı hukukçular üzümü de buna dahil ederler-, 4. Satışın peşin olması, 5. Taze hurma almak isteyenin fakir olması ve kuru hurmadan başka bir malı bulunmaması; yalnız Şâfiî fakir olma şartını aramaz.

Arâyâ, İslâm hukukunun kolaylık, fayda ve ihtiyaca cevap prensiplerinin bir uygulaması mahiyetindedir.

BİBLİYOGRAFYA
Lisânü’l-ʿArab, “ary” md.; Kāmus Tercümesi, “ariyye” md.; Buhârî, “Müsâḳāt”, 17, “Büyûʿ (Beyʿu’l-müzâbene)”; Müslim, “Büyûʿ”, 61-82; Ebû Dâvûd, “Büyûʿ”, 19; Şâfiî, el-Üm, III, 54-55; Serâhsî, el-Mebsûṭ, XII, 193 vd.; Kâsânî, Bedâʾiʿ, V, 194 vd.; İbn Kudâme, el-Muġnî, IV, 65 vd.; Cezîrî, el-Fıḳh ale’l-meẕâhibi’l-erbaʿa, Kahire 1392, II, 295 vd.; Tecrid Tercemesi, VI, 493-495.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 3. cildinde, 337 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.