ARJANTİN - TDV İslâm Ansiklopedisi

ARJANTİN

Bölümler İçin Önizleme
Madde Planı
  • 1/2Müellif: NURTEN GÜNALBölüme Git
    Kuzeyde Bolivya ve Paraguay, kuzeydoğuda Brezilya ve Uruguay, batıda Şili ile komşudur. Ülkenin doğu ve güneydoğusu Atlas Okyanusu kıyıları ile sınırl...
  • 2/2Müellif: RIZA KURTULUŞBölüme Git
    II. TARİH Arjantin adı Latince “gümüş” anlamındaki “argentum” (İspanyolca “plata”) kelimesine dayanır. Bölgeye gelen ilk Avrupalılar olan İspanyollar,...
1/2
Müellif:
ARJANTİN
Müellif: NURTEN GÜNAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 31.10.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/arjantin#1
NURTEN GÜNAL, "ARJANTİN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/arjantin#1 (31.10.2020).
Kopyalama metni
Kuzeyde Bolivya ve Paraguay, kuzeydoğuda Brezilya ve Uruguay, batıda Şili ile komşudur. Ülkenin doğu ve güneydoğusu Atlas Okyanusu kıyıları ile sınırlanır. Resmî adı Arjantin Cumhuriyeti (Republica Argentina), yüzölçümü 2.791.810 km2’dir. Nüfusu 41.119.000 (2012), başşehri Buenos Aires (3.776.000), nüfusu 700.000’i aşan diğer önemli şehirleri Córdoba (1.600.000), Rosario (1.325.000), Mendoza (1.100.000), La Plata (957.000), San Miguel de Tucuman (903.000) ve Mar del Plata’dır (710.000).

I. FİZİKÎ ve BEŞERÎ COĞRAFYA
Arjantin, Güney Amerika’nın güney kesiminde And dağları ile Atlas Okyanusu arasında yer alan ve güneye doğru genişliği azalan büyük bir ülkedir. And dağları, Kuzeydoğu düzlükleri, Pampalar (Pampas) ve Patagonya olmak üzere dört coğrafî bölgeye ayrılır. Temelini ikinci ve üçüncü zaman kıvrımlarının oluşturduğu, yükseltisi 6000 metreyi geçen zirvelerin bulunduğu And dağları ülkenin batısında uzanır. Güney Amerika kıtasının ve Arjantin’in en yüksek dağı olan Aconcagua (6962 m.) Arjantin-Şili sınırında yer alır. Parana nehri ve kollarının geçtiği Kuzeydoğu düzlüklerinin doğu kısmı Mezopotamya (Mesopotamia), batı kısmı Chaco olarak adlandırılır. Pampalar ise Chaco’nın güneyinden başlar, doğuda Atlas Okyanusu kıyılarına, batıda And dağları eteklerine kadar uzanır ve yükseltisi genellikle 40-50 m. civarında olan geniş ve oldukça düz bir alandır. Pampalar’dan güneye doğru gidildikçe yükselti artar, dar ve derin vadilerle yarılan Patagonya platosuna geçilir. Patagonya’nın güneyinde doğu kesimi Arjantin sınırları içinde kalan Tierra del Fuego (ateş toprakları) bulunur.

Ülkede nemli tropikal, nemli ılıman, savan ve step iklimi gibi iklim özellikleri görülür. Kuzeydoğuda nemli tropikal iklim hâkimdir. Ocak ayı ortalama sıcaklığı 28 °C’ye kadar yükselir, temmuz ayı ortalaması ise 22 °C civarındadır. Chaco’da yazlar sıcak ve nemli, kışlar kurak ve yumuşak geçer. Ortalama sıcaklık yaz mevsiminde 28 °C, kış mevsimde 18 °C’dir. Pampalar’ın doğu kısmında nemli ve ılıman bir iklim görülür. Batı Pampalar daha kurak ve serindir. Patagonya’da iklim kurak ve soğuktur. Tierra del Fuego’da kış mevsimi ortalama sıcaklığı 2 °C, yaz mevsimi ortalama sıcaklığı 9 °C’dir. Ülkenin kuzeydoğusu en yağışlı alandır. Mezopotamya’da yıllık yağış 1000 milimetreyi geçer. Pampalar’da bu değer doğuda 800-900 mm., batıda 400-500 mm. civarındadır. Patagonya’da yıllık ortalama yağış 250 milimetreden azdır. Tierra del Fuego’nun güney kısmı da bol yağış alır.

Ülkede bitki formasyonları çeşitlidir. Ormanlık alanlar ülkenin yaklaşık % 11’ini kaplar. Kuzeydoğudaki nemli tropikal ormanlarda arokarya, fildişi, kordiya, bambu (Bambusea) ağaçları ve Paraguay çayı yetişir. Chaco’da odunu çok sert olduğu için “quebracho” (balta kıran) denilen, kabukları tanen bakımından zengin ormanlar bulunur. Pampalar’da nemli ve kuru savan, Patagonya’da kurakçıl dikenli çalı ve step formasyonları hâkimdir. Step formasyonunun en yaygın türleri çayır otu, sorguç otu, brom otu, yıldız çiçeği, kılçık otu, zembil otu, rüzgâr otu, yumak otu, inci otudur. Tierra del Fuego’da hâkim elemanı güney kayını olan nemli ılıman ormanlar görülür.

Başlıca akarsuları Parana nehri, Uruguay, Rio Colorado ve Rio Negro’dur. Parana, Güney Amerika’nın Amazon’dan sonra ikinci büyük akarsuyudur. Ülkenin önemli gölleri Mar Chiquita (5770 km2), Argentino (1415 km2) ve Viedma’dır (1088 km2). Mar Chiquita içerdiği yüksek orandaki mineraller sebebiyle sağlık turizmi açısından önem taşır. Argentino gölü Patagonya’da Los Glaciares Millî Parkı’nda bulunur. Yüksekliği yer yer 50-60 metreyi bulan, dünyaca ünlü Perito Moreno buzulu Argentino gölünde kesintiye uğrar. Kuzeyde Brezilya sınırında dünyanın en büyük şelâlelerinden Iguazu yer alır. Arjantin’de Los Glaciares, Iguazu Ischigualasto / Talampaya millî parkları ve Valdes yarımadası UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınmıştır.

Ülke nüfusunun % 92,5’i şehirlerde, % 7,5’i kırsal alanlarda yaşamaktadır. Kilometrekareye düşen nüfus miktarı on beştir. Rio de la Plata körfezi kıyısındaki Buenos Aires, Güney Amerika’nın ikinci büyük şehridir. Arjantin’de nüfusu 500.000’in üzerinde on, 200-500.000 arasında sekiz, 100-200.000 arasında yirmi dört şehir bulunmaktadır. Tarımsal nüfusun ürettiği ürünler için toplanma ve dağıtım merkezi özelliği taşıyan, nüfusu 50-100.000 arasında değişen şehir sayısı seksen dörttür. Arjantin nüfusunun % 86,4’ü Avrupa kökenli, % 8’i yerli ve Mestizos, % 4’ü Arap ve Doğu Asya kökenli, % 1,6’sı yerlilerden oluşmaktadır. Nüfusun yaklaşık % 92’si Katolik, % 2’si Protestan, % 2’si yahudi ve % 2’ye yakını müslümandır.

Arjantin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Ekilebilir alanlar ülke topraklarının % 25’ini kaplar. Başlıca tarım ürünleri soya fasulyesi (40 milyon ton), buğday (8,1 milyon ton), arpa (5,1 milyon ton), mısır (21 milyon ton), şeker kamışı (25 milyon ton), üzüm (2,8 milyon ton) ve pamuktur. Ülkenin kuzeyindeki Misiones yöresinde Paraguay çayı (yerba mate) yetişir (290.000 ton). Yağlı tohum (soya, ayçiçeği, keten tohumu) ve meyve (turunçgiller, elma, armut) üretimi de önemlidir. Yüzölçümünün % 50’den fazlasını çayır ve meraların kapladığı Arjantin dünyanın en büyük et ve yün üreticileri arasında yer alır. Pampalar sığır (45 milyon) ve at (3,6 milyon) yetiştiriciliğiyle tanınır. Koyun (16,3 milyon), keçi (4,3 milyon) yetiştiriciliği ve yün Patagonya’da önemlidir. Arjantin kıyıları (4989 km.) dünyanın en iyi balıkçılık alanlarındandır. Ülkede petrol, doğal gaz, kömür, kurşun, çinko, kalay, bakır, altın, demir cevheri ve manganez çıkarılır. Sanayi daha çok tarımsal ürünlerin işlenmesine dayanır. Arjantin, Güney Amerika ülkeleri içinde en uzun demiryolu hattına sahiptir (37.000 km.). Karayolu iç ulaşımda önemlidir (231.000 km.). Hava ulaşımı da gelişmiştir. Arjantin 1000’i aşan havaalanı ile dünyada altıncı sırada yer alır (1138 havaalanı). Parana nehri ve kolları üzerinde su yolu ulaşımı gelişmiştir (11.000 km.). Başlıca ihraç ürünleri soya fasulyesi, buğday, mısır, bitkisel yağlar, et, yün, deri ve diğer hayvansal ürünlerdir. İhracat yapılan ülkelerin başında Brezilya, Çin, Şili ve Amerika Birleşik Devletleri gelir. Makine, motorlu araçlar, petrol, doğal gaz, organik kimyasallar ve plastikler ithal edilen başlıca maddelerdir. En çok ithalât Brezilya, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Almanya ile gerçekleştirilir. Ülke ekonomisinde turizmin rolü giderek artmaktadır. Önemli turizm alanları içinde başşehir Buenos Aires, kıyılar, Mar del Plata’da geniş plajlar, Iguazu şelâlesi, millî parklar, doğal hayatı koruma alanları, akarsular ve göller sayılabilir.

BİBLİYOGRAFYA :

Selâmi Gözenç, Orta ve Güney Amerika Ülkeler Coğrafyası, İstanbul 1993, s. 197-227; P. Calvert, A Political and Economic Dictionary of Latin America, London 2004, s.15-19; R. A. Crooker, Argentina, New York 2004; Global Agricultural Trade and Developing Countries (ed. M. Ataman Aksoy – J. C. Beghin), Washington 2005, tür.yer.; The Physical Geography of Soouth America (ed. Thomas T. Veblen v.dğr.), New York 2007, tür.yer.; T. L. Edwards, Argentina: A Global Studies Handbook, Santa Barbara 2008; Fiscal Policy, Stabilization and Growth Prudence or Abstinence? (ed. G. E. Perry v.dğr.), Washington 2008, tür.yer.; Countries of the World and Their Leaders 2011 (ed. K. Ellicott), Detroit 2010, I, 91-102; S. H. Lence, “The Agricultural Sector in Argentina: Major Trends and Recent Developments”, The Shifting Patterns of Agricultural Production and Productivity Worldwide (ed. J. M. Alston v.dğr.), Iowa 2010, s. 409-448; E. Wittekind, Argentina, Edina 2012; Arjantin Ülke Raporu (İstanbul Ticaret Odası), İstanbul 2013; FAO Statistical Yearbook 2014 Latin America and the Caribbean Food and Agriculture, Santiago 2014, tür.yer.; Houssain Kettani, “Muslim Population in the Americas: 1950–2020”, International Journal of Environmental Science and Development, I/2, Singapore 2010, s. 130.
Maddenin bu bölümü TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-1. cildinde, 109-110 numaralı sayfalarda yer almıştır.
2/2
Müellif:
ARJANTİN
Müellif: RIZA KURTULUŞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 31.10.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/arjantin#2
RIZA KURTULUŞ, "ARJANTİN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/arjantin#2 (31.10.2020).
Kopyalama metni
II. TARİH
Arjantin adı Latince “gümüş” anlamındaki “argentum” (İspanyolca “plata”) kelimesine dayanır. Bölgeye gelen ilk Avrupalılar olan İspanyollar, ülke topraklarının büyük gümüş rezervlerine sahip olduğuna inandıklarından buraya la Plata ismini verdiler. Arjantin’de ilk yerleşimin varlığını gösteren kayıtlar milâttan önce 10.000 yılına kadar uzanır. Milâttan sonra 850’den itibaren bölgede müstahkem yerleşim yerleri inşa edildi. XVI. yüzyılın ilk yıllarında Avrupalılar’ın ülkeye gelmesinden önce bu topraklardaki yerli halkın nüfusunun 500.000 kadar olduğu tahmin edilmektedir. İspanyollar’ın ülkeye gelişlerinde muhtemelen ilk karşılaştıkları halk Pampa bölgesindeki göçebe Kuerandí topluluklarıydı.

1516’da İspanyol kraliyet donanmasındaki denizci Juan Diaz de Solis, Uzakdoğu’ya yönelik keşif seyahatinde Plate nehri kıyılarında karaya çıktı. Ancak onun ve tayfalarının çoğunun yerliler tarafından öldürülmesi bu topraklara ilk yabancı yerleşimini engelledi. 1536’da yine İspanyol Krallığı’na mensup denizci Pedro de Mendoza günümüzde Buenos Aires’in bulunduğu yerde, arkadaşları ise 1537’de Asuncion’da birer İspanyol kolonisi kurdular. Bunu ardından kurulan diğer yerleşim yerleri izledi. Yerlilerin direnciyle karşılaşıp bir süre geri çekilen İspanyollar daha sonra tekrar hamle yaparak 1580’de Buenos Aires’i yeniden inşa ettiler. Buenos Aires ve çevresi XVIII. yüzyılın sonlarına kadar İspanyollar’ın Peru genel valiliğine bağlı olarak yönetildi. XVIII. yüzyılla birlikte İspanyol Bourbon monarşisi bölgenin idarî, iktisadî ve askerî politikalarını değiştiren bir dizi yeni kararları (Bourbon reformları) uygulamaya koydu. 1776’dan itibaren İspanyol Krallığı, Arjantin ve çevresindeki topraklarını Peru genel valiliğinden ayırıp yeni kurduğu Rio de la Plata genel valiliğine bağladı. Buenos Aires bu valiliğin merkezi oldu. XIX. yüzyıl başlarında Arjantin burjuvası İspanya’ya bağlılık hususunda anlaşmazlığa düştü. 1816’da İspanyol sömürgeciliğine karşı başlatılan eylemler neticesinde Buenos Aires’te 9 Temmuz 1816’da Rio de la Plata birleşik eyaletleri adıyla bağımsız bir devlet ilân edildi. Buna rağmen ülke içinde eyaletler arasındaki çatışmalar 1861’de merkezî güçler duruma hâkim oluncaya kadar sürdü. 1862’de Buenos Aires Valisi Bartolomé Mitre, Arjantin Cumhuriyeti adıyla kurulan devletin ilk başkanı oldu. XIX. yüzyılın sonlarında Avrupalılar’ın Arjantin tarımsal kaynaklarına olan ilgisi yatırımların ve kitlesel göçlerin yolunu açtı. 1870-1929 yılları arasında Arjantin’e her ülkeden büyük göçler başladı. Göç yoğunluğu özellikle Avrupa’yı büyük krize sürükleyen I. Dünya Savaşı’nın ardından daha da arttı. Bu yıllarda ülkeye 6 milyon civarında göçmen geldi. Ekonomik gelişmeler neticesinde Arjantin 1920’lerin sonunda dünyanın yedinci en zengin ülkesi oldu.

1943’te başkan Ramon Castillo yönetimine karşı bir darbe yapıldı ve darbenin lideri Juan Domingo Perón iktidara geldi. Perón ilki Şubat 1946’da, ikincisi anayasanın değiştiği 1951’de olmak üzere iki defa devlet başkanı seçildi. Fakat otoriter siyaseti yüzünden ülkede karışıklıklar çıkınca 1955’te ikinci bir darbe ile devrildi. Uzun yıllar sürgünde yaşayan Perón 1973’te ülkesine döndüğünde tekrar devlet başkanı seçildi. Onun bir yıl sonra ölümü üzerine karısı İsabel Perón devlet başkanlığına getirildi. Ancak o da ülkenin birlik ve beraberliğini sağlayamadı ve 1976’da ordu tarafından uzaklaştırıldı. 1976-1982 yılları arasında Arjantin’i yöneten darbeci generaller zamanında “Ulusal Uzlaşma Süreci” adı verilen ve hapsedilenler dışında 30.000 kişinin ortadan kaybolduğu bir dönem yaşandı. Askerler 1983 yılı sonlarında seçime giderek idareyi sivillere teslim etti. 1989’da Suriye kökenli Carlos Menem on yıl süreyle devlet başkanlığına seçildi. Arjantin’in 1990’lı yılları pek çok ülke için başarılı bir model olarak görülmesine rağmen ülke 2000’li yılların başında ekonomik sıkıntı içine düştü. Menem’den sonraki üç yıllık ara dönemden sonra 2002’de devlet başkanlığına seçilen Eduardo Duhalde ülkenin içine düştüğü ekonomik krizle mücadele etmeye çalıştı.

III. ÜLKEDE İSLÂMİYET
XVI. yüzyılda Endülüs’ü terketmek zorunda kalan müslümanlardan bazı kafileler Latin Amerika’ya yerleşen ilk müslüman grubu teşkil eder. Ancak yerli halkın baskısıyla bu ilk müslümanların zaman içinde ya geri döndükleri veya dinlerini değiştirdikleri tahmin edilmektedir. Arjantin’de asıl müslüman varlığı XIX. yüzyılın ortalarında Arap göçleriyle başladı. Daha çok yeni iş imkânları bulmak amacıyla Lübnan ve Suriye’den göç edenlerle birlikte Arjantin’e gelen ilk müslüman göçmenler bu ülkeye yerleştiler. 1870-1926 yıllarında Osmanlı topraklarından çeşitli din ve mezheplere mensup birçok topluluk Arjantin’e göç etti. Arjantin’e giden müslümanların çoğu Arap kökenli olmasına rağmen Osmanlı Devleti vatandaşı sayıldıklarından Türk (Turco) ismiyle tanındılar. Osmanlı topraklarından yola çıkan ilk göçmenler 1872’de bölgeye ulaştılar. Arjantin raporlarında ilk kayıtlı göçmenlerin ise 1887’de Buenos Aires’e gelen on yedi Osmanlı vatandaşı olduğu belirtilir. 1899’da ilk defa Arap adı resmî kayıtlarda görülmeye başlandı. Böylece 1876-1899 yıllarında Osmanlı Devleti’nden Arjantin’e 10.000 civarında insan göç etmiş oldu. 1914 yılına gelindiğinde Arjantin’e göç yoluyla giden Osmanlı vatandaşlarının sayısı 116.133’e ulaştı. XX. yüzyılda da ülkeye göç akını sürdü. Son büyük göç dalgası, 1950’lerde 100.000’in üzerinde Suriye ve Lübnan kökenli göçmenin gitmesiyle gerçekleşti. Ancak bunların % 70’i hıristiyandı. 1960 nüfus sayımına göre Arap göçmenlerin sadece onda birinin müslüman olduğu görüldü. 1990’larda Afrikalı müslümanların göçüyle de Buenos Aires’in çehresi değişmeye başladı.

Göçmenler ilk dönemden itibaren yabancı kültüre uyum sağlamaya çalıştılar. Ancak hıristiyanlarla yapılan evlilikler müslüman nüfusun oranını düşürdü. Ayrıca İslâmî gelenek ve kurallardan uzaklaşan müslümanlar ciddi bir asimilasyonla karşı karşıya kaldı. 1940’lı yıllara gelindiğinde ikinci kuşağın çoğu Arapça konuşmayı bile unutmuştu. Üçüncü kuşakta Arapça bilme oranı ise yüzde onlara kadar düştü. Buna rağmen müslüman göçmenler millî gelenekleri sürdürmek için kurdukları birliklerle kendilerini korumaya çalıştılar. Arjantin’de Sünnî ve Şiî mezheplerine mensup müslümanların sayısı 1947’de 18.764 iken bu sayı 2014’te 900.000’i aştı. Buenos Aires’te üçüncü büyük etnik grubu Araplar teşkil eder. Bunların bir kısmı müslümandır. Şehirde bir müslüman mezarlığı bulunmaktadır. Buenos Aires eyaletine bağlı La Angelita şehri ülkede en çok müslümanın yaşadığı yerdir.

Ülkede müslüman göçmenlerin ilk ciddi teşkilâtlanmaları 1918’de kurulan ve 1957’de bugünkü adını alan Arjantin İslâm Merkezi’dir. Sünnî bir teşkilât olmasına rağmen merkez bütün diğer İslâmî grupların da hizmetine açıktır. Burada La Vaz del Islam (İslâm’ın sesi) adıyla bir dergi çıkarılmaktadır. 1960’ta Arap-Arjantin İslâm Cemiyeti kuruldu. Suriye kökenli olup Turco lakabını taşıyan Carlos Menem’in 1989’da devlet başkanı seçilmesi müslümanlar için yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Bu dönemde müslümanlar çeşitli merkezler açtıkları gibi devlette önemli görevlere geldiler. Müslümanların hakları gündeme geldi. 1995’te Arjantin Müslüman Kadınlar Birliği adıyla yeni bir teşkilât oluşturuldu.

Buenos Aires’te üç cami bulunmaktadır. İlki 1983’te inşa edilen Şiîler’e ait Tevhid Camii, ikincisi 1986’da Arjantin İslâm Merkezi’nin açtığı Ahmed Camii, üçüncüsü de Suudi Arabistan Kralı Fehd’in Palermo’da yaptırdığı, 2006’da hizmete giren İslâm Merkezi’ndeki camidir. Müslümanların Ömer b. Hattâb adıyla bilinen, 1972’de açılan Arap-Arjantin İslâm Enstitüsü ile 1991’de açılan Arap-Arjantin Koleji adlı iki okulları vardır. Tevhid Camii El Muecin (el-müezzin) adıyla periyodik yayın yapmaktadır. 1973’te kurulan İslâm Araştırmaları Merkezi’nin dikkat çekici çalışmaları vardır. Rosario Ulusal Üniversitesi’ndeki Ortadoğu ve İslâm Araştırmaları Enstitüsü de İslâm ve İslâm tarihi konusunda araştırmalar yapmaktadır. Ayrıca Córdoba’da Çağdaş Ortadoğu Araştırmaları Vakfı Merkezi önemli araştırma merkezlerinden biridir.

IV. ARJANTİN - OSMANLI İLİŞKİLERİ
Osmanlı Devleti’nin Arjantin’le ilişkileri siyasî ve ticarî ağırlıklı olmuştur. Siyasal ilişkilerin ilk adımını Arjantin’in Paris büyükelçisinin Paris’teki Osmanlı elçiliğine yazdığı, ülkesinin Osmanlı Devleti’nin bazı şehirlerinde konsolosluklar açmak isteğini içeren 21 Temmuz 1870 tarihli mektubu teşkil eder. Uzun müzakerelerden sonra 1872’de iki ülke arasında bir dostluk ve ticaret antlaşması imzalandı. Ancak bu ilişkiler uzun bir süre istenilen düzeye gelemedi. XIX. yüzyıl sonlarından itibaren Arjantin’e Osmanlı topraklarından yapılan yoğun göç ülkede bir Osmanlı elçiliği açılması ihtiyacını doğurdu. 11 Haziran 1910’da Roma’da imzalanan antlaşmanın ardından Buenos Aires başşehbenderliğine Paris, Brüksel ve Bordeaux’da görev yapmış Suriye kökenli bir diplomat olan Emir Emin Aslan Bey tayin edildi. Bu yıllarda Arjantin’deki müslümanların yarısından fazlası Buenos Aires’te yaşıyordu. İki devlet arasında resmî ziyaretler gerçekleşmediyse de çeşitli yazışmalar yapıldı. Aralık 1914’te Sultan Mehmed Reşad, Arjantin Cumhurbaşkanı Viktorino La Plaça’ya bir nâme-i hümâyun gönderdi. İki ülke arasındaki ilişkilere damgasını vuran bir gelişme de 1914’te Arjantin askerî okul gemisinin Osmanlı limanlarını ziyaret etmesidir. Osmanlı-Arjantin arasındaki ilişkilerin bir yönü de ticarettir. 1911’de Osmanlı Devleti’nden Arjantin’e ihraç edilen malların kıymeti 338.877 altın pezo (1.694.395 frank), Arjantin’den Osmanlı Devleti’ne ihraç edilen malların kıymeti ise 121.498 altın pezo idi (207.490 frank). Osmanlı göçmenleri Arjantin’de yayın faaliyetlerine de katıldılar ve “mehcer” adı verilen bir edebî tür oluşturdular. XIX. yüzyılın başından itibaren Cerîdetü’s-selâm, ez-Zamân, el-Ḥaḳāʾiḳ gibi gazeteler yayımladılar. 1920’lı yıllarda Arjantin’deki Osmanlı vatandaşları on yedi gazete ve on dört dergi çıkarıyordu.

BİBLİYOGRAFYA :

I. Klich, “Arab-Jewish Coexistence in the First Half 1900’s Argentina: Overcoming Self-Imposed Amnesia”, Arab and Jewish Immigrants in Latin America: Images and Realities (ed. I. Klich – J. Lesser), London 1988, s. 1-37; a.mlf., “Argentine-Ottoman Relations and their Impact on Immigrants from the Middle East: A History of Unfulfilled Expectations, 1910-1915”, The Americas, L/2, Berkeley 1993, s. 177-205; a.mlf. – J. Lesser, “Introduction: Turco Immigrants in Latin America”, a.e., LIII/1 (1996), s. 1-14; Abdülvâhid İkmîr, el-ʿArab fi’l-Arjantîn: en-nüşûʾ ve’t-teṭavvür, Beyrut 2000; C. M. Lewis, Argentina: A Short History, Oxford 2002; Mehmet Temel, XIX. ve XX. Yüzyılda Osmanlı Latin Amerika İlişkileri, İstanbul 2004, s. 13-48; Ch. Civantos, Between Argentines and Arabs: Argentine Orientalism, Arab Immigrants and the Writing of Identity, Albany 2006; R. Marin-Guzman, “Inter-Religious Dialogue in Argentina: A Search for Peace, Understanding and Tolerance”, Buḥûs̱ü’l-müʾtemeri’d-devlî: el-İslâm fî Emerika’l-Lâtiniyye (ḥaḍâre ve s̱eḳāfe), Mekke 1428, s. 28-47; M. Kazım Baycar, Ottoman Emigration to Argentina 1870-1914 (yüksek lisans tezi, 2008), Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; Jonathan C. Brown, A Brief History of Argentina, New York 2010; G. Jozami, “The Manifestation of Islam in Argentina”, The Americas, LIII/1 (1996), s. 67-85; P. Brieger – E. Herszkowich, “The Muslim Community of Argentina”, MW, XCII/1-2 (2002), s. 157-168; Hamdi Genç – İ. Murat Bozkurt, “Osmanlı’dan Brezilya ve Arjantin’e Emek Göçü ve Göçmenlerin Sosyo-Ekonomik Durumu (1850-1915)”, MÜ İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, XXVIII/1, İstanbul 2010, s. 71-103.
Maddenin bu bölümü TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-1. cildinde, 110-112 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER