ARŞ

العرش
Müellif:
ARŞ
Müellif: SÜLEYMAN ULUDAĞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.05.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ars--tasavvuf
SÜLEYMAN ULUDAĞ, "ARŞ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ars--tasavvuf (19.05.2019).
Kopyalama metni
Arş kelimesinin tasavvuf literatüründe geniş bir kullanım alanı vardır. Bir mânaya göre bir varlık mertebesi olup nesneler âleminin (âlem-i halk) başlangıcıdır, “Rahmân arşa istivâ etti” (Tâhâ 20/5) âyetinde bu mânaya işaret edilmiştir. Arşı kürsî* takip eder. Diğer bir anlama göre arş, Allah’ın zuhûr ve tecelli edeceği bir “tenezzül mahalli”dir (müstevâ). Meselâ “fasl ve kazâ arşı” bir mazhardır, bir başka deyişle Allah’ın haşr günü fasl ve kazâ (yargılama ve karara bağlama) için tecelli edeceği bir yerdir. Arş, daha alttaki varlık mertebelerine göre ihata ve mülk mânasına gelen bir sıfat olarak da düşünülür ve bu anlamda rahmânın arşının bütün varlıkları kuşattığı kabul edilir.

Genel olarak Allah’tan başka bütün varlıklara Allah’ın arşı (arşullah) denildiği gibi özel olarak Allah isminin mazharı olan insana da bu isim verilir. Sûfîler, yerlere ve göklere sığmayan Allah’ın mümin kulunun kalbine sığdığını ifade eden bir hadîs-i kudsî naklederler. İnsân-ı kâmilin kalbi yer ve gökten daha geniştir. Öyleyse Allah arşa istivâ ettiği gibi mümin kulunun kalbine de istivâ eder, yani orada isim ve sıfatlarıyla tecelli eder. Bu durumda “kalb Allah’ın arşı, gönül çalabın tahtı” haline geldiğinden bütün ilâhî isimlerin mazharı olan insân-ı kâmile el-arşü’l-mahdûd denir.

“Hû” zamirine (arşuhû, bk. Hûd 11/7) izâfe edilen arşa tasavvuf dilinde arşü’l-hüviyyet denir. Arş hayatın kaynağı olan su üzerinde olduğu için (bk. el-Enbiyâ 21/30) ona arşü’l-hayât da denilmiştir. Ayrıca nefs-i nâtıkaya (bk. NEFİS) arşü’r-rûh, levh-i mahfûza arşü’l-azîm, Hakk’ın amâ*ya inişine arşü’l-amâ, mahşerde tecelli edeceği mazhara arşü’l-fasl ve’l-kazâ, yine Hakk’ın istivâsına uygun genişlikte olan müminin kalbine de arşü’l-Kur’ân denir.

BİBLİYOGRAFYA
Tehânevî, Keşşâf, “ʿarş” md.; el-Muʿcemü’ṣ-ṣûfî, “ʿarş” md.; Abdülkerîm el-Cîlî, el-İnsânü’l-kâmil, İstanbul 1300, s. 1, 5.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 3. cildinde, 410 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.