ARZ ODASI

Müellif:
ARZ ODASI
Müellif: SEMAVİ EYİCE
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.05.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/arz-odasi--edirne-sarayi
SEMAVİ EYİCE, "ARZ ODASI", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/arz-odasi--edirne-sarayi (19.05.2019).
Kopyalama metni
Rifat Osman Bey’in tesbitine göre Edirne Sarayı’nın Arz Odası da Topkapı Sarayı’ndaki gibi Fâtih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Atâ Bey’in (ö. 1880) Târih’inde bulunan, “cennetmekân Ahmed Hân-ı Evvel Hazretleri’nin te’sis buyurmuş oldukları musannâ ve müzeyyen arz odası...” ifadesini Rifat Osman, bir yangın veya zelzeleden sonra Arz Odası’nın belki Sultan I. Ahmed tarafından tamir ettirilmiş olabileceği şeklinde yorumlamaktadır. Atâ Bey çok geç devirde yaşamış bir tarihçi olduğuna göre bu iddiasının bir kaynak değeri taşıması da mümkün değildir.

Edirne Sarayı’nın Arz Odası da İstanbul’daki gibi Bâbüssaâde’nin karşısında yer alıyor ve padişah Edirne’de bulunduğu zaman yabancı elçilerin huzura kabulü, bayram tebriklerinin yapılması gibi çeşitli teşrifat ve merasimler burada icra ediliyordu. Arz Odası aradan geçen uzun zaman içinde herhalde bazı tamirler geçirmiş olmalıdır. Nitekim içindeki müzeyyen bir çeşmenin üstünde 1074 (1663-64) tarihli bir yazı ile Sultan IV. Mehmed’in tuğrası mevcuttur. Kapısı üstündeki besmele-i şerife ise Sultan III. Ahmed (1703-1730) hattıyla yazılmıştır.

Arşiv vesikaları arasında bulunan 1217’de (1802-1803) yazılmış bu keşifnâmede basit sıva, badana ve nakış tazelemelerinden bahsedilmektedir. 1222 (1807) tarihli Edirne Sarayı tamirine dair listede ise Arz Odası’nın geniş saçağının yenilenmesi istenmiştir. Sedat Hakkı Eldem, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’ndeki 1225 (1810) tarihli bir keşfin suretini vermektedir ki bunda Arz Odası’nın mimarisi ve süslemesi hakkında değerli bilgiler yer alır. Ekrem Hakkı Ayverdi ise haklı gerekçelerle Edirne kadısı tarafından Dîvân-ı Hümâyun’a sunulan bu keşfin uygulanmamış olduğunu ileri sürer. 1242-1243 (1826-1827) yıllarına ait Edirne Şer‘iyye Mahkemesi Sicilleri’nden çıkarılmış Yeni Saray’ın tamir keşifnâmesinde ise burada büyük ölçüde tamir ve tazelemenin gerekli olduğuna dair ayrıntılı bilgiler verilmektedir.

Bu keşif Arz Odası’nın etrafındaki saçağın, üstünü örten kurşunların, içeride tavan süslemesi ve nakışların yenilenmesini, camların tamamlanmasını, abdesthanenin elden geçirilmesini, dışarıda direk aralarındaki parmaklıkların tamirini öngörmekte, ancak bu keşiflerin hangilerinin gerçekleştiği bilinmemektedir.

1829 Türk-Rus savaşında, Edirne Sarayı’nın burada konaklayan Rus ordusu tarafından geniş ölçüde tahrip edildiği bilinmektedir. Ruslar’ın peşinde Edirne’ye giden iki Fransız, Sayger ile Desarnod, bu sırada, çara takdim edilmek üzere sarayın köşklerinin renkli resimlerini yaparak bir albüm halinde yayımlamışlardır. Edirne Valisi Hurşid Mehmed Paşa 1868’de sarayın bütününü büyük bir dikkat ve itina ile tamire başlatmış, bu çalışmalar Hacı İzzet Paşa’nın valiliğinde de 1873’e kadar sürmüştür. Bu işler yapılırken sarayın ve bu arada Arz Odası’nın da resimleri Kargopulos adındaki İstanbullu bir Rum fotoğrafçı tarafından çekilmiştir. Bu resimlerden biri Arz Odası’nın eski durumunu gayet açık bir şekilde göstermektedir.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda, saraya depolanan cephanenin Ruslar’ın eline geçmemesi için, Vali Cemil Paşa’nın emriyle 18 Ocak 1877 günü havaya uçurulması sonunda sarayın bütünü gibi Arz Odası da mahvolmuştur. İkinci defa Edirne’ye vali olan İzzet Paşa’nın sarayı tekrar imar ve ihya etme yolundaki teşebbüsü ise destek bulmamıştır. Yine eski bir fotoğraftan anlaşıldığına göre, bu felâketten Arz Odası’nın kâgir kısmı bir dereceye kadar kurtulmuş ve yalnız kemeri kalmış olan Bâbüssaâde’nin arkasında, duvarları yarıya kadar inmiş, pencereleri moloz taşlarla doldurulmuş ve üstüne kiremit örtülü basit bir çatı çekilmiş olarak kalmıştır. Sonraları bu harabe de ortadan kaldırıldığından bugün sadece bir duvar parçası görülmektedir.

Sultan IV. Mehmed’in (1648-1687) Edirne’de kaldığı sıralarda bostancıbaşı Âşık Ali Ağa (ö. 1677), Sarây-ı Cedîd-i Sultânî adlı ve içinde kasırların kesitlerinin resimleri de bulunan bir risâle yazmıştır. 1085’te (1674-75) kaleme alındığı söylenen bu çok değerli yazmanın tek nüshası Rifat Osman’da iken 1913’te Balkan Savaşı sırasında evinin yağmalanması esnasında kaybolmuştur. Bu yazmada Arz Odası’na dair verilen bilgilerin bir özeti Rifat Osman’ın Edirne Sarayı hakkındaki kitabında bulunmaktadır. Bu notlara göre, boyu 30,5, eni 23,5 zirâ olan Arz Odası’nın üstü bir kubbe ile örtülüdür. Kubbenin içi ise gülkurusu zemin üzerine firuze renkli şemseler ve iç içe girmiş karanfil, lâle ve diğer motiflerle süslenmiştir. Yine Âşık Ali Ağa risâlesinden öğrenildiğine göre, Arz Odası’nın duvarları önceleri tahta kaplanmış ve üzerlerine deri gerilerek bunun yüzü nakışlarla bezenmiş iken Sultan IV. Mehmed zamanındaki tamirde bunlar sökülerek yerlerine çini kaplanmıştır. Kapının karşısındaki köşede Topkapı Sarayı’ndaki Arz Odası’nda olduğu gibi bir taht-sedir yer almış aynı sırada arkaya açılan bir kapı ile sağ tarafta biri abdest yeri olan iki mekân bulunuyordu. Bütün kapı ve pencere kanatları dıştan sedef kakmalı, içten de çuha kaplıydı.

Keşif raporlarından ve temel kalıntılarından anlaşıldığına göre Arz Odası’nın en dış ölçüleri 23,20 × 18,19 m., kâgir kısmı ise 15,35 × 9,85 metredir. Bu esas mekânın üstünü örten kurşun kaplı geniş saçak, çepeçevre dolaşan bir galeriyi muhafaza ediyordu. Galeri 6,5 m. uzunluğunda dört köşe ağaç direklerle sınırlanmıştı. S. Hakkı Eldem tarafından yayımlanan ve Arz Odası’nın ocağı ile taht-sedirini tasvir ettiği anlaşılan eski bir fotoğrafta duvarlarda hiçbir çini görülmemektedir. Ocağın davlumbazı (yaşmağı) ise tunç veya bakır olmayıp kabartmalarla süslü alçıdandır. Yine bu resimde sedirin süslemesinde açık olarak Batı sanat üslûbunun izleri sezilir. Bu duruma göre bütün bu kısımlar, Arz Odası’nın XIX. yüzyıl başlarındaki tamirlerine ait olmalıdır.

BİBLİYOGRAFYA
Abdurrahman Hibrî, Enîsü’l-müsâmirîn fî târîhi Edirne, Edirne Selimiye Ktp., nr. 2163/5, fasıl 2; Ahmed Bâdî Efendi, Riyâz-ı Belde-i Edirne, Edirne Selimiye Ktp., nr. 2315/1-3; G. Sayger – A. Desarnod, Album d’un voyage en Turquie fait par ordre de S. M. l’Empereur Nikolas Ier en 1829 et en 1830, Paris, ts.; Rifat Osman, Edirne Rehnümâsı, Edirne 1336, s. 88 vd.; a.mlf., Edirne Sarayı (nşr. A. Süheyl Ünver), Ankara 1957, s. 67-68, 139, 147 ve resimler; O. Nuri Peremeci, Edirne Tarihi, İstanbul 1939, s. 46; Sedad Hakkı Eldem, Köşkler ve Kasırlar, İstanbul 1969, I, 3-19; , s. 241-243.
Bu madde ilk olarak 1991 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 3. cildinde, 444-445 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.