ASKERÎ, Ebû Hilâl - TDV İslâm Ansiklopedisi

ASKERÎ, Ebû Hilâl

أبو هلال العسكري
Müellif:
ASKERÎ, Ebû Hilâl
Müellif: AHMET TURAN ARSLAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1991
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/askeri-ebu-hilal
AHMET TURAN ARSLAN, "ASKERÎ, Ebû Hilâl", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/askeri-ebu-hilal (19.09.2020).
Kopyalama metni

Doğduğu tarih kesin olarak bilinmemekle beraber bir beytinden (Tİ, II, 493) IV. (X.) yüzyılın başlarında dünyaya geldiğini anlamak mümkündür. Hûzistan bölgesindeki Askerimükrem’de doğdu ve orada yaşadı. Tahsilini İsfahan, Bağdat ve Basra gibi ilim merkezlerinde tamamladı. Kendisinden en çok faydalandığı hocası Ebû Ahmed el-Askerî’nin aynı zamanda onun dayısı olduğuna dair rivayetler bazı müelliflerce isabetli görülmemektedir (bk. EI2 [Fr.], 1, 734). Hocası Ebû Ahmed Hasan b. Abdullah el-Askerî ile hem adları hem de baba adları benzediği için Ebû Hilâl daha çok Edîb unvanıyla ondan ayrılmak istenmiştir. Ebû Hilâl el-Askerî’nin Şiî olduğuna dair Aʿyânü’ş-Şîʿa’da nakledilen iddia, bu eserin müellifinin de belirttiği üzere son derece zayıf kalmaktadır. Kaynaklarda onun hayatına dair pek az bilgi bulunmakla beraber kimseye el açmamak düşüncesiyle ticaretle uğraştığı ve ticaret erbabı arasında seçkin bir yeri bulunduğu bilhassa belirtilmektedir. Ticarî maksatla yaptığı seyahatlerde bile ilim ve fazilet sahipleriyle görüşüp onlardan faydalanmıştır. Ebû Hilâl el-Askerî fıkıh, hadis ve tefsir gibi ilimlerde de eserler vermekle beraber asıl ihtisasının Arap dili, edebiyat ve şiir tenkidi alanlarında olduğu görülmektedir. İstenileni mükemmel bir şekilde ifade edebilmek için mâna ile lafzın bir tenâsüp içinde olması zaruretine inandığı, bu konudaki eserlerinden açıkça anlaşılmaktadır. Kolay ve akıcı bir üslûba sahip olan Ebû Hilâl’in vefat tarihi kesin olarak bilinmemektedir. el-Evâʾil adlı eserinin sonunda bu kitabı 10 Şâban 395 (22 Mayıs 1005) tarihinde tamamladığı kaydına bakarak ve bundan sonraki hayatı hakkında bilgi bulunmadığını dikkate alarak kaynakların birçoğu onun 395’te (1005) öldüğünü yazmaktadır. Bir kısım kaynaklarda ise bu tahminin isabetli olmadığı, onun 400 (1009) yılından sonra öldüğünü söylemenin daha ihtiyatlı bir tahmin olacağı ifade edilmektedir.

Eserleri. 1. Dîvânü’l-meʿânî*. Şiirlerin daha çok mâna ve konuları ile ilgilenen ve bazı üslûp meselelerini göz önünde tutan eserlerin tipik bir örneğini teşkil eden bu kitap, Hüsâmeddin el-Kudsî tarafından Kahire’de (1352), Ahmed Süleyman Ma‘rûf tarafından da Min Kitâbi Dîvâni’l-meʿânî adıyla Dımaşk’ta basılmıştır (1984). Eser muhtelif kaynaklarda Meʿâni’l-edeb, Aʿlâmü’l-meʿânî fî meʿâni’ş-şiʿr, el-Farḳ beyne’l-meʿânî adlarıyla da geçmektedir. 2. Kitâbü’ṣ-Ṣınâʿateyn*: el-kitâbe ve’ş-şiʿr (veya: en-naẓm ve’n-nes̱r). Nazım ve nesrin usul ve kaidelerine dair olan bu eseri, M. Emîn el-Hâncî Kahire’de (1320), Ali M. Becâvî ve Muhammed Ebü’l-Fazl İbrahim Kahire’de (1952, 1971), Müfid Kumeyha da Beyrut’ta (1981, 1984) yayımlamışlardır 3. Cemheretü’l-ems̱âl. Eski Araplar’ca kullanılan ve hadislerde geçen darbımeselleri alfabetik sırayla ele alarak şerhettiği bu eser Bombay’da (1037) ve Kahire’de (Meydânî’nin Mecmaʿu’l-ems̱âl’inin kenarında, 1310) yayımlanmış, daha sonra da Muhammed Ebü’l-Fazl İbrâhim ve Abdülmecid Katâmiş tarafından hazırlanan tenkitli neşri yine Kahire’de (1384/1964) basılmıştır. 4. el-Furûḳu’l-luġaviyye. Eş anlamlı kelimelerin mâna farklarını inceleyen bu eseri dört nüshasına dayanarak Hüsâmeddin el-Kudsî neşretmiştir (Beyrut, ts.). Ayrıca adı bilinmeyen bir müellif tarafından Muḫtaṣaru Kitâbi’l-Furûḳ adıyla ihtisar edilerek Bulak’ta (1323) ve Kahire’de (1926) basılmıştır, 5. el-Evâʾil. Evâil* konusunda ilk ve önemli eserlerden biri olduğu belirtilen bu kitabı önce Muhammed es-Seyyid el-Vekîl (Medine 1966), daha sonra Muhammed el-Mısrî ve Velîd Kassâb iki cilt halinde neşretmişlerdir (Dımaşk 1975-1976; Riyad 1401/1981). Muhammed el-Mısrî eseri Min Kitâbi’l-Evâʾil adıyla ve bir cilt halinde Dımaşk’ta yeniden neşretmiştir (1984). Eserin Süyûtî tarafından yapılan el-Vesâʾil ilâ maʿrifeti’l-Evâʾil adlı muhtasarı Kahire’de basılmıştır (1401/1980). Süyûtî’nin bu eseri el-Vesâʾil fî müsâmereti’l-Evâʾil adıyla da anılmakta olup adı bilinmeyen bir müellif eserde tesbit ettiği hataları Teẕkiretü’l-evâʾil fî ıṣlâḥi Kitâbi’l-Vesâʾil ilâ maʿrifeti’l-Evâʾil adlı kitabında düzeltmiştir (Brockelmann, GAL [Ar.], II, 253). 6. er-Risâletü’l-mâsse fîmâ lem yüżbaṭ mine’l-Ḥamâse. Askerî’nin, Ebû Temmâm’ın el-Ḥamâse nüshalarından birindeki hatalı yetmiş beyti inceleyerek doğrusunu belirttiği bu risâle G. J. Kanazi tarafından Jerusalem Studies in Arabic and Islam’da neşredilmiştir (Jerusalem 1980, II, 97-163). Eser muhtelif kaynaklarda Risâle fî taḥḳīḳı baʿżı ebyâti’l-Ḥamâse ve Risâle fî żabṭı ve taḥrîri mevâżıʿa min Dîvâni’l-ḥamâse li-Ebî Temmâm adlarıyla da zikredilmektedir. 7. Kitâbü’l-Küremâʾ. İslâmiyet’ten önce ve sonra yaşayan cömertlikleriyle meşhur kimseleri ele alan bu risâle Kahire’de Mahmûd el-Cebelî tarafından neşredilmiştir (1326/1908). Brockelmann bu eserin yine Kahire’de 1353 yılında Fażlü’l-ʿatâʾ ʿale’l-ʿusr adıyla basıldığını söylemektedir. Kitap Risâle fî fażli’l-iʿtâʾ ʿale’l-ʿusr ve Fażlü’l-ġınâʾ ʿale’l-ʿusr adlarıyla da anılmaktadır. Mahmûd Muhammed Şâkir risâleyi bu sonuncu isimle Kahire’de yayımlamıştır (1934). 8. el-Muʿcem fî baḳıyyeti’l-eşyâʾ. Esmâʾü beḳāya’l-eşyâʾ adıyla da anılan bu risâle Berlin’de (1915) ve İbrahim el-Ebyârî ile Abdülhafiz Şelebî tarafından Kahire’de (1934) basılmıştır. 9. Kitâbü’t-Telḫîṣ fî maʿrifeti esmâʾi’l-eşyâʾ. Kitâbü’t-Telḫîṣ fi’l-luġa adıyla da bilinmektedir. Kırk bölümden oluşan eserin on sekiz, on dokuz ve yirminci bölümleri astronomi ve meteorolojiye dair olup gökyüzü, yıldızlar, güneş, ay, gece, gündüz, vakitler, burçlar, sıcak, soğuk, rüzgâr, bulut, yağmur gibi konulara ayrılmıştır. Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Lâleli, nr. 3551, 149 varak) bir yazması bulunan eser İzzet Hasan tarafından iki cilt halinde Dımaşk’ta yayımlanmıştır (1969). 10. el-Meḥâsin fî tefsîri’l-Ḳurʾân. Meḥâsinü’l-meʿânî adıyla da anılan ve kaynaklarda beş cilt olduğu söylenen (Süyûtî, Ṭabaḳātü’l-müfessirin, s. 44) bu tefsir günümüze kadar gelmemiştir. Meşhed’deki Âsitân-ı Kuds-i Razavî Külliyesi Kütüphanesi’nde Tefsîrü’l-ʿAskerî adıyla kayıtlı bulunan yazma eser (III, 17, nr. 47/8) Brockelmann tarafından (GAL Suppl., I, 194), Ebû Hilâl el-Askerî’ye nisbet edilir ve Hacı Beşir Ağa’daki (nr. 26) bir yazma eserde Süleymaniye Kütüphanesi kataloglarında Ebû Hilâl el-Askerî’ye ait gösterilirse de George Kanazi, söz konusu yazmaların Ebû Hilâl el-Askerî’ye değil, İsnâaşeriyye’nin on birinci imamı Hasan el-Askerî’ye nisbet edildiğini belirlemiştir (bk. Arabica, XXII, 67). Ancak, bazı Şiî kaynaklarında da (bk. Aʿyânü’ş-Şîʿa, II, 41) Hasan el-Askeri’nin bir tefsir kitabı bulunduğu kaydedilmesine rağmen, adı geçen yazmalar ona ait olmasını imkânsız kılacak bilgilerle doludur. Bu sebeple söz konusu eserin daha sonraki bir devirde yazılıp ona atfedilmiş olması muhtemeldir (bk. HASAN el-ASKERÎ, Hasan b. Ali). 11. Risâle fi’t-tafżîl beyne belâġateyi’l-ʿArab ve’l-ʿAcem. Bu risâle İstanbul’da basılmıştır (1302). 12. Kitâbü’l-Ḥas̱ ʿalâ ṭalebi’l-ʿilm. Muhtelif âlimlerin ilim yolunda katlandıkları çilelerle ilim öğrenme metotlarından bahseden bu risâlenin Süleymaniye Kütüphanesi’nde yazmaları vardır (Hamidiye, nr. 1464/3; Âşir Efendi, nr. 433/3). 13. Kitâb Ma’ḥtekeme bihi’l-ḫulefâʾ ile’l-ḳuḍât. Çeşitli kaynaklarda Meni’ḥtekeme mine’l-ḫulefâʾ ile’l-ḳuḍât ve Fî aḫbâri’l-ḳuḍât adlarıyla da anılan risâlenin Süleymaniye Kütüphanesi’nde bir yazması bulunmaktadır (Âşir Efendi, nr. 433/2). 14. Risâle mine’l-edebiyyât ve’l-aḫlâḳ. Bu eserin de Süleymaniye Kütüphanesi’nde bir yazması vardır (Hamidiye, nr. 1464/5). 15. Şerḥu Dîvâni Ebî Mihcen es̱-S̱ekafî. Sahâbî Ebû Mihcen es-Sekafî’nin şiirlerini derleyip şerhettiği bu eser Selâhaddin el-Müneccid tarafından neşredilmiştir (Beyrut 1970). Ebû Hilâl el-Askerî’nin şiirlerini günümüze kadar gelmeyen Dîvânü şiʿrih adlı bir eserde topladığı rivayet edilmektedir. Bunların önemli bir kısmını Kitâbü’ṣ-Ṣınâʿateyn, Dîvânü’l-meʿânî ve Kitâbü Cemhereti’l-ems̱âl’inde iktibas etmiştir. M. Gıyâd onun şiirlerini toplamaya çalışmış ve Şiʿru Ebî Hilâl el-ʿAskerî adıyla neşretmiştir (1975, 223 sayfa).

Bunlardan başka, Ebû Hilâl’in gerek kendi kitaplarında gerekse başka kaynaklarda sözü edilen diğer eserleri şunlardır: Kitâbü’t-Tebṣıra, ed-Dirhem ve’d-dînâr (Müfâḫaretü’d-dirhem ve’d-dînâr). Risâle fi’l-ʿuzle ve’l-istiʾnâs bi’l-vaḥde, Şerḥu’l-Faṣîḥ, el-ʿUmde, Kitâbü Mâ telḥanü fîhi’l-ḫâṣṣa, el-Muʿrib ʿani’l-Maġrib, Nevâdirü’l-vâḥid ve’l-cemʿ, Sanʿatü’l-kelâm, el-Ḥamâsetü’l-ʿAskeriyye.

BİBLİYOGRAFYA
Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, VIII, 258-267; İbnü’l-Kıftî, İnbâhü’r-ruvât, I, 312; IV, 183; Süyûtî, Buġyetü’l-vuʿât, I, 506-507; a.mlf., Ṭabaḳātü’l-müfessirîn (nşr. Ali Muhammed Ömer), Kahire 1976, s. 43-44; Serkîs, Muʿcem, II, 1327-1328; Brockelmann, GAL, I, 131-132; Suppl., I, 194; GAL (Ar.), II, 252-253; a.mlf., “Askerî”, İA, I, 678; C. Zeydân, Âdâb (Dayf), II, 328; , s. 1091; Kehhâle, Muʿcemü’l-müʾellifîn, III, 240; Nihad M. Çetin, Eski Arap Şiiri, İstanbul 1973, s. 42, 81, 82, 91; Müneccid, Muʿcem, III, 46, 113; IV, 112; V, 98; Ömer Ferruh, Târîḫu’l-edeb, II, 589-592; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), II, 196; Sezgin, GAS, II, 614; VII, 358-359; VIII, 142, 167, 181, 183-185, 274; IX, 25, 183, 258, 305; Aʿyânü’ş-Şîʿa, II, 41; V, 148-150; G. J. Kanazi, Studies in the Kitāb aṣ-Ṣināʿatayn of Abū Hilāl al-ʿAskarī, Leiden 1989; a.mlf., “The Works of Abū Hilāl al-ʿAskarī”, Arabica, XXII, Leiden 1975, s. 61-70; a.mlf., “al-Risālatu’l-māssa fīmā lam yużbaṭ min al-Ḥamāsa By Abū Hilāl al-ʿAskarī”, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, II, Jerusalem 1980, s. 97-163; Hüseyin Varol, “Ebû Hilâl el-Askerî, Dört Eseri, Arab Edebiyatında Darb-ı Meseller ve Önemi”, , sy. 7 (1986), s. 383-406; Mohammad Akram Chaudhary, “Abū Hilāl al-Askarī’s Wievs on Synonymy”, IS, XXVI/3 (1987), s. 247-252; Muhammed Tâhir el-Ceblâvî, “Kitâbü’ṣ-Ṣınâʿateyn li-Ebî Hilâl el-ʿAskerî”, Tİ, II, 493 vd.; J. W. Fück, “el-ʿAskarī”, EI2 (Fr.), I, 734; W. M. Watt, “ʿAskarī”, EIr., II, 768.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1991 yılında İstanbul'da basılan 3. cildinde, 489-490 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER