BÂYEZÎDÎ, Molla Mahmud

ملاّ محمود بايزيدى
Müellif:
BÂYEZÎDÎ, Molla Mahmud
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 14.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/bayezidi-molla-mahmud
AHMET ÖZEL, "BÂYEZÎDÎ, Molla Mahmud", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bayezidi-molla-mahmud (14.11.2019).
Kopyalama metni
Erzurum vilâyetine bağlı bir kaza merkezi olan Bayazıt’ta (bugün Ağrı’nın ilçesi Doğubayazıt) doğdu. Rusya’nın Erzurum konsolosu Auguste Alexandre Jaba’nın 1857 Eylülünde Bâyezîdî hakkında Saint Petersburg’a gönderdiği bir mektupta onun altmış yaşlarında olduğuna dair ifadesinden hareketle 1797 yılı dolayında doğduğu söylenebilir. İlk dinî öğrenimine memleketinde başladıktan sonra tahsilini Tebriz’de tamamladı; Arapça, Farsça ve Türkçe bilgisini geliştirdi, bu dillerin edebiyatlarına vâkıf oldu. Bölgedeki çeşitli yerlerde imamlık ve müderrislik yaptı. Ardından Bayazıt’a dönerek medresede ders verdi, yetkin bir âlim olarak çevrede adını duyurdu. 1828’de Bayazıt’ın yeniden Rus işgaline uğraması ve sancak beyi Behlûl Paşa’nın yaralı olarak esir düşmesinden sonra şehir iki yıl kadar Rus işgalinde kaldı. 26 Mayıs – 6 Haziran 1830 tarihinde Bayazıt ve çevresinde inceleme yapan Polonyalı misyoner Felician Martin von Zaremba Erzurum, Kars ve Bayazıt’ı anlattığı çalışmasında, Bayazıt’ta mi‘rac kandili münasebetiyle Rus generalinin verdiği yemekte karşılaştığı Bâyezîdî’den büyük kabul gören bir âlim diye söz eder; ardından kendisiyle görüşüp bilgi alışverişinde bulunduğunu, Kur’ân-ı Kerîm’den seçtikleri kırk iki sûreyi kendisi için Türkçe’ye çevirmesini ondan rica ettiğini belirtir.

Daha sonra bölgenin önemli bir ticaret ve ilim merkezi olan Erzurum’a taşınan Bâyezîdî’nin orada ulemâ arasında önemli bir mevki edindiği anlaşılmaktadır. Yazılarında kendisinden “efendi, melâ, hoca, hacı” gibi sıfatlarla söz eden Rus konsolosu Jaba’nın belirttiğine göre Cezîre (Cizre) Beyi Bedirhan, Osmanlı Devleti’ne isyan edince 1846’da Bâyezîdî, Müşir Hâfız Paşa tarafından Bedirhan Bey’e elçi olarak gönderildi. Ertesi yıl da Erzurum Valisi Kâmil Paşa tarafından Hakkâri’de devlete baş kaldıran Nûrullah Bey’e gönderildi ve ilkinde olduğu gibi bu görevini de başarıyla yerine getirdi. Ardından Bedirhan Bey’in kardeşi Mahmud Bey Erzurum’a davet edildiğinde orada kaldığı sürece Bâyezîdî kendisine tercümanlık yaptı. Osmanlı yöneticileriyle Kürt liderleri arasındaki bu elçilik faaliyeti sırasında Bedirhan Bey’i tasfiye ile görevlendirilen Anadolu Ordusu kumandanı Osman Paşa ile aralarındaki bir anlaşmazlık yüzünden bir ara Van’a sürgün edildiği de kaydedilir (Musaelian, [1999] V/4, s. 4).

Kırım harbi denilen Osmanlı-Rus savaşı sırasında (1853-1856) kardeşinin şehid olması ve Bayazıt’ta ticaretle uğraşan çocuklarının sıkıntıya düşmesi üzerine Bâyezîdî memleketine dönmek isteyince Jaba kendisine birlikte çalışmayı teklif etti ve 1856 yılından itibaren ona Kürtçe öğretmenliği ve yardımcılık yapmaya başladı. XIX. yüzyılda Saint Petersburg (Leningrad) Kürdoloji çalışmalarının yapıldığı önemli bir merkez haline geldi. Rus araştırmacıları yanında Fransız, Alman ve Polonyalı araştırmacılar da bu çalışmalara katıldı. İzmir’den sonra, 1848-1866 yılları arasında Erzurum’da Rusya konsolosu olarak görev yapan Polonya asıllı Auguste Alexandre Jaba’nın Kürt tarihi ve edebiyatına ilgi duyması Saint Petersburg Kraliyet İlimler Akademisi’ndeki araştırmacıların dikkatini çekti, J. A. Bernhard Dorn kendisinden bu çalışmalarını ilerletmesini istedi. Jaba da bu sırada tanıştığı Bâyezîdî’den faydalandı. Jaba, Erzurum’da birçok Kürt’ten yardım almakla birlikte Farsça metinleri Türkçe’ye çevirecek ondan daha iyi birinin bulunmadığını söyler. Jaba’nın da teşvikiyle Kürt dili, edebiyatı, tarihi, etnolojisi, örf ve âdetleri üzerinde çalışan Bâyezîdî, Farsça ve Türkçe’den birçok şiiri ve folklor malzemesini Kürtçe’ye çevirdi. Saint Petersburg Kraliyet İlimler Akademisi’nin Kürtçe yazmaları koleksiyonunun temelini teşkil eden değerli Kürtçe yazma eserleri elde etme konusunda Jaba’ya en büyük yardımı o yaptı; bazı önemli Kürtçe metinleri kendisi kaleme aldı, bir kısmını istinsah etti. Bâyezîdî’nin vefat tarihi belli olmayıp 1859, 1860 gibi tarihler zikredilmekte, 1867 tarihini taşıyan ona ait bir el yazmasından hareketle bu tarihten sonra vefat ettiği belirtilmektedir (M. Ali Suveyrekî, s. 687; Cevdet Hûşyâr, bk. bibl.).

Jaba, Bâyezîdî sayesinde elde ettiği kırk dört Kürtçe, dört Fransızca, üç Farsça ve üç Türkçe yazmadan oluşan koleksiyonundaki Kürt dili ve edebiyatına dair birçok hikâye ve deyimi Recueil de notices et récits kourdes (Câmiʿayê Risâleyân u Hikâyetân bi-Zimânî Kûrmâncî) adlı eserinde yayımlamış (Saint Petersburg 1860), bu vesileyle birçok doğu bilimci yazılı Kürt edebiyatı konusunda bilgi sahibi olmuştur. Jaba’nın, Kürt sözlükçülüğünün ilk örneklerinden biri olan 15.000 kelimelik Kürtçe-Fransızca sözlüğünün (Dictionnaire kurde-français, nşr. Ferdinand Justi, Saint Petersburg 1879) hazırlanmasında da Bâyezîdî’nin büyük emeği geçmiştir. Jaba koleksiyonu daha sonra çeşitli çalışmalarda ele alınmış, Rus Kürdologu Margarita Borisovna Rudenko önce bir makalesi (“Kollektsiia A. D. Zhaba [Kurdskie rukopisi]”, Trudy GPB, II/5, 1957, s. 165-184) ve ardından Opisanie kurdskikh rukopisei leningradskikh sobranii (1961) adlı incelemesiyle dikkatleri bu koleksiyona çekmiştir. Ardından koleksiyonda yer alan Şeyh Ahmed-i Hânî’nin Mem û Zîn (Moskva 1962), Bâyezîdî’nin Âdât u Rusûmetnâme-i Ekrâdiye (Moskva 1963), Hâris-i Bitlisî’nin Leylî vü Mecnûn (Moskva 1965), Faki Tayrân’ın Şeyh-i San’ân (Moskva 1965), Selîm-i Süleyman’ın Yûsuf u Züleyha (doktora tezi, 1973; Moskva 1986) adlı eserlerini neşretmiştir. Rudenko’nun 1976’da ölümü üzerine J. S. Musaelian, koleksiyon üzerinde çalışarak Jaba’nın derlediği Kürt halk türkülerini Rusça’ya çevirerek yayımlamış (Moskova 1985), son olarak da Bâyezîdî’nin Şerefnâme tercümesini (aş.bk.) Kanadê Kurdo ile birlikte neşre hazırlamıştır (I, Moskova 1986). Cevdet Hûşyâr, Zeḫâʾirü’t-türâs̱i’l-Kürdî fî ḫazâʾini Petersburg adlı eserinde (Erbil 2011) bu koleksiyondaki yazmalar hakkında bilgi vermektedir. Koleksiyonda bulunan Bâyezîdî’ye ait bazı yazıların henüz incelenmediği anlaşılmaktadır.

Çalışmalarıyla Kürt etnografyası, edebiyat ve folkloruna dair birçok eser ve malzemenin muhafazasına çok önemli katkı sağlayan Bâyezîdî diğer dillerden Kürtçe’ye kitap çevirisi, Kürtçe mensur hikâye, Kürt diline dair Kürtçe kitap yazarlığı gibi konularda eser veren ilk kişi olarak anılır. Rudenko da Bâyezîdî ve Jaba’nın çalışmaları olmasaydı Ortaçağ’daki Kürt edebiyatı ve kültürü hakkında bu kadar bilgi edinilemeyeceğini kaydeder (Kürtlerin Örf ve Adetleri, s. 13; ayrıca bk. Kemal Mazhar Ahmed, s. 64).

Eserleri. 1. Âdât u Rusûmetnâme-i Ekrâdiye. 1858’de yazılan eser Kürtler’in sosyal, ekonomik hayatları, örf ve âdetleri, kültür ve folkloru, etnografyası hakkında ilk önemli yazılı kaynaktır. O zamana kadar yazılan Kürt kültürüne dair yazılar sadece din ve edebiyat alanındaydı ve manzumdu; bu eser ise bilinen en eski Kürtçe nesir kabul edilir. Kitapta göçebe Kürt toplulukları, aşiret sistemi, yasaları, örf ve âdetleri kültür ve folkloruyla ilgili çok ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Eser M. B. Rudenko tarafından Kürtçe yazmanın tıpkıbasımı ve Rusça tercümesi, notlar, Kürtçe terimler ve yer adları sözlüğüyle birlikte yayımlanmış (Âdât u Rusûmetnâme-i Ekrâdiye / Nravy i obychai kurdov, Moskva 1963), ardından başka neşirleri de yapılmıştır (nşr. D. Îzolî, Âdetên Kurdistanê, Den Haag 1979; nşr. Jan Dost, Adat û Rusûmatnameê Ekradiye, İstanbul 2010). Kurmançi lehçesinin Hakkâri şivesiyle yazılan eseri Şükriye Resûl Sorânî lehçesine (Deb u Nerîtî Kurdekân, Hevlêr 1981), Azîz Muhammedpûr Dâşbendî Farsça’ya (Âdab u Rusûm-i Kürdân, Hejâr’ın yazdığı giriş ve sonuç bölümleriyle, Tahran 1369 hş./1990), Abdullah Babek Pişderî Türkçe’ye (Kürtlerin Örf ve Adetleri, İstanbul 1998), Cân (Jan) Dost Arapça’ya (Risâle fî âdâti’l-Ekrâd ve tekâlidihim, Ebûzabî 2011) çevirmiştir. 2. Tevârîḫ-i ḳadîm-i Kürdistân. Bâyezîdî, en büyük Kürt tarih kaynağı saydığı Şeref Hân-ı Bitlisî’nin Farsça Şerefnâme’sini yine Jaba’nın teşvikiyle 1859’da bu adla Kürtçe’ye çevirmiş, Şeref Han ve eserine dair bir mukaddime yazmış, müellifin süslü üslûbunu oldukça sadeleştirmiş ve bazan asıl metnin zenginliğini ortadan kaldıracak derecede ihtisara gitmiştir. Bu durum Bâyezîdî’nin elinde daha kısa bir Şerefnâme nüshası olabileceğini de akla getirmektedir. Eserin Saint Petersburg Saltykov Shchedrin Halk Kütüphanesi’nde (Rusya Millî Ktp.) bulunan müellif hattı nüshası, Şerefnâme’nin V. Velyaminov-Zernov neşriyle (Saint Petersburg 1860-1862) karşılaştırılarak J. S. Musaelian ve Kanadê Kurdo tarafından yayımlanmış (Tavârîḫ-i ḳadim-i Kurdistân; perevod Saraf-hana Bidlisi s persidskogo âzyka na kurdskij âzyk; izdanie teksta, predislovie, ukazateli i oglavlenie, I, Moskva 1986), ardından Saîd Deyreşî tarafından da neşredilmiştir (Şerefnâmeya Şerefhan Bedlisî, Duhok 2007). 3. Tevârîḫ-i Cedîd-i Kürdistân (Kitâb-ı Târîḫ-i Cedîd-i Kürdistân). Şerefnâme’nin tercümesinden sonra ona zeyil olmak üzere 1858’de tamamlanan bu eserin 1000 sayfa olduğu kaydedilir. Jaba’nın Fransızca’ya çevirerek 1867’de Saint Petersburg’a gönderdiği eserin, kitabın içeriği hakkında açıklamaların yer aldığı elli sayfalık önsözü dışında âkıbeti bilinmemektedir. 4. Leylî vü Mecnûn. Jaba, Bâyezîdî’nin 1858’de mensur olarak kaleme aldığı eserin Fuzûlî’den tercüme olduğunu kaydederken Rudenko, Hâris-i Bitlisî’nin kendisi tarafından neşredilen aynı adlı manzum eserinin nesre çekilmiş şekli olduğu sonucuna varmıştır. 5. Tercüme-i Ḍarb-i Mes̱elâne bi-Zimân-i Kûrmâncî. Bâyezîdî’nin, Saint Petersburg Jaba koleksiyonu içinde yer alan ve Türkçe’den Kürtçe’ye çevirdiği çok sayıda atasözünü içeren bu eser 1856’da hazırlanmıştır. 6. Risâle-i Tuḥfetü’l-ḫillân (niḥlân) fî zimân-i Kürdân. Cevdet Hûşyâr, Bâyezîdî’nin 1866’da kaleme aldığı bu eserin Kürt dili konusunda muhtemelen bir Kürt âlimi tarafından yazılmış ilk eser olduğunu belirtir. Bâyezîdî’nin aynı yıl yazdığı, Kürtçe bazı dil kuralları ve fiil çekimlerine dair başlıksız bir çalışmasının müellif hattı nüshası da aynı koleksiyonda bulunmaktadır. Jaba bu eseri Latin harflerine aktarmış ve Fransızca’ya tercüme etmiştir. Bâyezîdî, Ali Teremâhî Hekkârî’nin Destûr-i Zebân-ı Kürdî’sini 1858’de istinsah etmiş, buna müellif ve eseri hakkında bir mukaddime eklemiştir.

BİBLİYOGRAFYA

Mella Mahmudê Beyazıdi, Kürtlerin Örf ve Adetleri (trc. Abdullah Babek Pişderî), İstanbul 1998, s. 11-17 (M. B. Rudenko’nun Rusça baskıya önsözü); M. Alexandre Jaba, Recueil de notices et récits kourdes, St. Petersburg 1860, s. VIII-X; Abdülkerîm Müderris, Dânişmendân-ı Kürd der Ḫidmet-i ʿİlm u Dîn (trc. Ahmed Havârî Neseb), Tahran 1369 hş., s. 583-586 (çevirenin eki); Rohat, Kürdoloji Biliminin 200 Yıllık Geçmişi (1787-1987), İstanbul 1991, s. 96, 97, 98, 136, 178, 197; Kemal Burkay, Geçmişten Bugüne Kürtler ve Kürdistan: Coğrafya-Tarih-Edebiyat, İstanbul 1992, I, 208-209, 364; Kemal Mazhar Ahmed, Tarihin Tarihi: Kürtlerde Tarih, Tarihte Kadın (trc. Abdullah Babek Pişderî), İstanbul 1997, s. 63-66; Mehmed Uzun, Kürt Edebiyatına Giriş, İstanbul 1999, s. 13, 31, 43; Bâbâ Merdûh Rûhânî, Târîḫ-i Meşâhîr-i Kürd, Tahran 1382 hş., II, 3-4; M. Ali Suveyrekî, Muʿcemü aʿlâmi’l-Kürd, Süleymaniye 2006, s. 686-690; Kâmîrân Abdüssamed Ahmed ed-Devsekî, Kürdistân fi’l-ʿahdi’l-Os̱mânî, Beyrut 1427/2006, s. 71; M. Leezenberg, “Soviet Kurdology and Kurdish Orientalism”, The Heritage of Soviet Oriental Studies (ed. M. Kemper – S. Conermann), New York 2011, s. 87, 99; Mehmet Malmisanlı, “Osmanlı Döneminde Yazılan Kürtçe Eserler Üzerine II”, TT, sy. 55 (1988), s. 59; J. Blau, “Jiyan u Berhemên Ehmedê Xani (1650-1701)” (trc. M. Malmisanij), Çira kovara kulturi, I/3, Stockholm 1995, s. 4-5; Zeynelabidin Zinar, “Medrese Education in Nothern Kurdistan”, Les Annales de l’Autre Islam, sy. 5 (Islam des Kurdes), Paris 1998, s. 42; J. S. Musaelian, “On the First Kurdish Edition of the Sharaf-Nâma by Mullâ (Melâ) Mahmûd Bâyazîdî”, Manuscripta Orientalia, V/4, St. Petersburg 1999, s. 3-6; Cevdet Hûşyâr, Zeḫâʾirü’t-türâs̱i’l-Kürdî fî ḫazâʾini Petersburg, http://medlem.spray.se/alayekurdistan/kurdish%20languages% 201.html (28.06.2013); Mehmet Gültekin, “Mela Mahmud Bayazıdi”, http://www.ehmedexani.org/pages/news/print.php?id=32 (28.06.2013); Can Dost, “Muḳaddimetü Kitâbi Âdâti’l-Ekrâd ve tekâlîdühüm li-Melâ Maḥmûd el-Bâyezidî”, http://www.medaratkurd.com/?p=60 (28.06.2013); Aso Zagrosi, “Mella Mehmudê Beyazidî (1797-1870?)”, http://aso-zagrosi.over-blog.com/article-mella-mehmude-beyazidi-1797-1870-50904238.html; Muhsin Seydâ, “Mellâ Maḥmûd el-Bâyezîdî ve’l-ḫurûc ʿani’l-meʾlûf”, http://www.syriakurds.com/2007/adab/mulla.html.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-1. cildinde, 171-172 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.