BİKĀÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

BİKĀÎ

البقاعي
Müellif:
BİKĀÎ
Müellif: ÖMER KARA
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1992
Erişim Tarihi: 04.03.2024
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/bikai
ÖMER KARA, "BİKĀÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bikai (04.03.2024).
Kopyalama metni

809 (1406-1407) yılı civarında Lübnan’ın Bikā‘ bölgesindeki dağ köylerinden Hırbetüravha’da doğdu. Babası Zeynüddin Ömer, annesi Fâtıma bint Ali es-Süleymî’dir. Benî Hasan kabilesinden olup soyunun Sa‘d b. Ebû Vakkās’a dayandığı söylenir. Okuma yazmayı ve Kur’ân-ı Kerîm’i köyünde Şemseddin el-Hırbâvî ve amcası Şehâbeddin Ahmed’den öğrendi ve hâfızlığını tamamladı. Babasından şiir, edebiyat ve tarih (ahbâr) konusunda eğitim aldı. 821 yılı Şâban ayında (Eylül 1418) köyüne yapılan bir saldırıda babası ve amcaları öldürüldü, kendisi de yaralandı.

823 (1420) yılında Dımaşk’a yerleşen Bikāî burada ilk hocası Sadaka b. Selâme el-Mesharâî’den tecvid ve kırâat-i seb‘a usullerini öğrendi. Tâceddin Muhammed İbnü’l-Bahâdır’dan (Sıbt İbnü’ş-Şehîd) sarf, nahiv, meânî, beyân, mantık, fıkıh usulü ve fıkıh dersleri, Abdullah b. Halîl el-Kalaî’den de tasavvuf eğitimi aldı. 827 (1424) yılında İbnü’l-Cezerî’den kırâat-i aşere, 828’de (1425) Bedreddin Hasan el-Hindî’den Kâtibî’nin eş-Şemsiyye’sini okudu. 832’den (1428-29) itibaren üç yıl kaldığı Kudüs’te Zeynüddin Mâhir b. Abdullah el-Mısrî ve Tâceddin el-Garâbîlî’den hesap, ferâiz, usul, fıkıh, hadis ve nahiv dersleri aldı. Şemseddin Muhammed el-Kāyâtî’den bu ilimlerin yanı sıra meânî, beyân ve tefsir (el-Keşşâf) okudu.

834 (1430-31) yılında Kahire’ye yerleşen Bikāî, ömrünün kırk beş yılını geçireceği bu şehirde İbn Hacer el-Askalânî’nin ders halkasına katıldı ve kendisinden hocalık icâzeti almasına rağmen bu halkaya on sekiz yıl boyunca devam etti. Daha başka âlimlerden de istifade etti. Kahire’nin Hüseyniye bölgesinde Memlük Sultanı I. Baybars tarafından yaptırılmış olan Baybars (Zâhir) Camii’nde 835 (1431-32) yılından itibaren cuma günleri tefsir dersi vermeye başladı ve otuz yıl boyunca devam etti. 836’da (1433) Mısır Memlük Sultanı Barsbay’la birlikte Âmid (Diyarbakır) ve Halep seferine; 844 (1440) ve 847’de (1443) el-Melikü’z-Zâhir Çakmak’la Rodos seferlerine katıldı, ertesi yıl hacca gitti. 842’den (1438-39) itibaren Çakmak’ın sarayında dokuz yıl boyunca Buhârî dersleri okuttu, ayrıca Kahire’nin çeşitli eğitim kurumlarında tefsir, kıraat, hadis vb. dersler verdi.

Kur’ân-ı Kerîm’i tefsir ederken Kitâb-ı Mukaddes’ten çokça nakil yapması ve Selef’ten gelen rivayetleri nakletmek yerine âyetler arasında münasebet kurarak kendi görüşlerini ortaya koyması sebebiyle ağır tenkitlerin muhatabı oldu, hatta tekfir edildi. Yaşadığı dönemde Kahire’de ortaya çıkan İbnü’l-Fârız ve Muhyiddin İbnü’l-Arabî hakkındaki tartışmalara katıldı ve her ikisi aleyhine çeşitli risâleler kaleme aldı. Kahire’deki bu çalkantılı ortamdan uzaklaşarak 880 Rebîülâhirinde (Ağustos 1475) Dımaşk’a gitti. Kendisine Gazzâliyye Medresesi müderrisliği ve Ümmü Sâlih Türbesi’nde meşîhatü’l-kurrâ görevi verildi. 18 Receb 885 (23 Eylül 1480) tarihinde yetmiş altı yaşında iken vefat etti. Emeviyye Camii’nde cenaze namazı kılınarak Himyeriyye Kabristanı’na defnedildi. Altısı erkek, ikisi kız sekiz çocuğu olmuş ve hepsi kendisinden önce vefat etmiştir.

Bikāî birçok talebe yetiştirmiştir. Şehâbeddin Ahmed b. Muhammed el-Hımsî, Ebü’l-Fazl Radıyyüddin el-Gazzî, Şemseddin Muhammed b. Muhammed ed-Delcî, Nuaymî, Bedreddin Hasan b. Ali el-Erbîlî, Ahmed b. Muhammed er-Remlî, Nûreddin Ali b. Muhammed el-Mahallî, Ebü’l-Abbas Ahmed b. Halîl İbnü’l-Lebbûdî ve Süyûtî bunlardan bazılarıdır.

Çok yönlü bir âlim ve çok sayıda eser veren velûd bir müellif olan Bikāî’nin en güçlü olduğu alan tefsirdir. Onun tefsir alanına dört önemli katkısından söz etmek mümkündür. Öncelikle âyetler ve sûreler arasındaki anlam ilişkilerini inceleyen münâsebat (tenâsüp) ilmini tefsir çalışmalarının merkezine almış, teorik olarak sistemleştirmiş ve Naẓmü’d-dürer adlı tefsirinde pratik olarak uygulamıştır. Bu konuda Ebû Müslim el-İsfahânî, Fahreddin er-Râzî, İbnü’n-Nakīb el-Makdisî ve Bedreddin ez-Zerkeşî gibi önceki tefsir otoriteleri dışında İbnü’z-Zübeyr es-Sekafî (ö. 708/1308), Harâllî (ö. 637/1240) ve özellikle Ebü’l-Fazl Muhammed b. Muhammed el-Meşeddâlî’den (ö. 864/1460) çok etkilenmiştir. Bikāî’nin tefsir alanında dikkat çeken diğer katkıları şöyle sayılabilir: Kitâb-ı Mukaddes verilerini belli prensipler dahilinde yoğun olarak kullanması ve bunu bir başka eserinde teorik düzeyde temellendirmesi, sûrelerin makāsıdı hakkında müstakil bir eser yazması, Arap edebiyatındaki ihtibâk sanatıyla ilgili üç yüz âyeti tefsir eden ilk ve tek kitabı (el-İdrâk li-fenni’l-iḥtibâk) kaleme alması ve bu sanatı tefsirinde söz konusu âyetlere uygulamış olması.

Bikāî’nin gerek yaşadığı dönemde gerekse sonrasında çok fazla tanınmamasının sebepleri arasında, İbnü’l-Fârız ve İbnü’l-Arabî’nin tekfirine yönelik görüşlere sahip olması, Gazzâlî’yi eleştirmesi ve itikadî veya amelî düzeydeki hurafe ve bid‘atlarla yoğun bir şekilde mücadele etmesi sayılabilir.

Eserleri. Bikāî’nin eserlerinin sayısı konusunda kaynaklarda farklı bilgiler bulunmaktadır. Kendisi Fihrist’te altmış üç eserini saymış (Fihristü muṣannefâti’l-İmâm el-Biḳāʿî, s. 123-126) olmakla birlikte, bu listede yer almayan ama diğer eserlerinde atıfta bulunduğu eserler ile daha başka kaynaklarda kendisine nisbet edilen eserlerin sayısı 100’e ulaşmaktadır (bk. a.g.e., s. 127-210). Bu eserlerden bazıları şunlardır:

A) Tefsir ve Kur’an İlimleri. 1-2. Naẓmü’d-dürer min (fî) tenâsübi’l-ây ve’s-süver. Müellifin âyetler ve sûreler arasındaki anlam ilişkilerini (münâsebat/tenâsüp) merkeze alarak yazdığı ve alanında öncü sayılan hacimli tefsiridir. 861 (1457) yılında yazmaya başlamış, 875’te müsveddesini bitirmiş ve 882’de (1477) Dımaşk’ta temize çekmiştir. Birçok yazma nüshası olan eser ilk olarak Hindistan’da yirmi iki cilt halinde (Haydarâbâd 1389-1404/1969-84), daha sonra da farklı zamanlarda basılmıştır (Kahire, ofset 1992; Beyrut 1415/1995; nşr. Abdürrezzâk Gālib el-Mehdî, I-VIII, Beyrut 1424/2003 [2. bs.]). Bikāî Kitâbü Lemmâ diye de isimlendirdiği bu tefsirini Delâletü’l-burhâni’l-ḳavîm ʿalâ tenâsübi âyi’l-Ḳurʾâni’l-ʿaẓîm adıyla ihtisar etmiş ve bu eserinde sadece âyetler ve sûreler arasındaki münasebetlere yer vermiştir.

3. Meṣâʿidü’n-naẓar li’l-işrâf ʿalâ maḳāṣıdi’s-süver. Naẓmü’d-dürer’e giriş mahiyetinde hazırlanmıştır. Sûrelerin tanıtımı, ana fikri ve faziletlerini konu edinmektedir (nşr. Abdüssemî‘ Muhammed Ahmed Haseneyn, I-III, Riyad 1408/1987).

4. el-Aḳvâlü’l-ḳavîme fî ḥükmi’n-naḳl mine’l-kütübi’l-ḳadîme. Kur’ân-ı Kerîm’i tefsir ederken Kitâb-ı Mukaddes’ten nakilde bulunmanın hükmünü delilleriyle ortaya koyan bir eserdir. Sâmî b. Ali b. Muhammed el-Kulaytî el-Ömerî (yüksek lisans tezi, 1419, Câmiatü Ümmi’l-kurâ), Walid A. Saleh (Leiden 2008) ve Abdürrahîm es-Sâyih – Tevfîk Ali Vehbe (Kahire 2010) tarafından ayrı ayrı tahkik edilerek neşredilmiştir.

5. el-Fetḥu’l-ḳudsî fî âyeti’l-kürsî. Naẓmü’d-dürer ve Meṣâʿidü’n-naẓar’ındaki bilgilere eklemeler yaparak meydana getirdiği Âyetü’l-kürsî tefsiridir. Suûd b. Abdullah el-Fenîsân (Riyad 1420/1999) ve Abdülhakîm el-Enîs tahkikleriyle (Dübey 1422/2001) yayımlanmıştır.

6. el-İstişhâd bi-âyâti’l-cihâd. Cihad âyetlerini cemeden bir risâledir. Süyûtî’nin Kelâmü’s-suʿadâ ʿalâ ervâḥi’ş-şühedâ’sı ile birlikte yayımlanmıştır (nşr. Merzûk Ali İbrâhim, Kahire 2002, s. 1-289).

Daha başka tefsir risâleleri kaleme almış olan Bikāî ayrıca Taberî tefsirini Veşyü’l-ḥarîr fî iḫtiṣâri tefsîri İbn Cerîr adıyla ihtisar etmiştir.

B) Kıraat ve Tecvid. 1. Kifâyetü’l-ḳārî ve ġunyetü’l-muḳrî bi-ḳırâʾâti Ebî ʿAmr b. ʿAlâ el-Baṣrî. Bikāî’nin 827 (1424) yılında kaleme aldığı ve Ebû Amr’ın kıraatini konu edinen ilk eseridir.

2. el-Ḳavlü’l-müfîd fî uṣûli’t-tecvîd li-kitâbi rabbine’l-mecîd. Çocukların ezberlemesi için kaleme aldığı tecvid kitabıdır (nşr. Hayrullah eş-Şerîf, Beyrut 1995).

3. eḍ-Ḍavâbıṭ ve’l-işârât li-eczâʾi ʿilmi’l-ḳırâʾât. Müeyyediyye Medresesi’nde hoca olmak için 857 (1453) yılında sunduğu ders notlarıdır (nşr. Muhammed Mutî‘ el-Hâfız, Dımaşk-Beyrut 1996).

4. el-Ecvibetü’s-seriyye ʿani’l-Elġāzi’l-Cezeriyye. İbnü’l-Cezerî’nin kıraat ilmiyle alâkalı lugazlarını açıklayan bir eserdir (nşr. Cemâl b. Seyyid b. Rifâa eş-Şâyib, Kahire 2005).

C) Fıkıh. İmam Şâfiî’ye kadar uzanan fıkıh silsilesini eş-Şeceretü’l-behiyye fî silsileti’l-fıḳhiyye adlı bir risâlede kaleme alan Bikāî, Zeynüddin İbnü’l-Verdî’nin Şâfiî fıkhına dair el-Behcetü’l-Verdiyye adlı manzum eserinin teyemmüm bahsine kadar olan kısmını Câmiʿu’l-fetâvî li-îżâḥi Behceti’l-Ḥâvî adıyla, bey‘ bahsinden rehin bahsine kadar olan kısmını da Tiryâḳu’l-Ḥâvî li’l-fetâvî adıyla şerhetmiştir. el-Îẕân bi-fetḥi esrâri’t-teşehhüd ve’l-eẕân (nşr. Mecdî Fethî, Kahire 1995) adlı eserinde ezan ve teşehhüdün sırlarını, el-Iṭṭılâʿ ʿalâ ḥicceti’l-vedâʿ adlı risâlesinde haccın faziletlerini, el-İşâre li-mesʾeleti tesâbüḳi’l-ḥades̱ ve’ṭ-ṭahâre’de ise Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin el-Müheẕẕeb’indeki tahâretle ilgili bir meseleyi konu edinmiştir. Beş vakit namazdan ve cenaze namazından sonra Fâtiha okumak (es-Seyfü’l-mesnûnü’l-lümmâʿ ʿale’l-müftiyyi’l-meftûn bi’l-ibtidâʿ), teganni ve semâ (Beyânü’l-icmâʿ ʿalâ menʿi’l-ictimâʿ fî bidʿati’l-ġınâ ve’s-simâʿ), yüksek sesle zikir ve raks (İnâretü’l-fikr bimâ hüve’l-ḥaḳ fî keyfiyyeti’ẕ-ẕikr) gibi bid‘at kabul ettiği ibadet ve uygulamalar hakkında da pek çok risâle kaleme almıştır.

D) Hadis ve Hadis Usulü. 1. en-Nüketü’l-vefiyye bimâ fî şerḥi’l-Elfiyyeti’l-ḥadîs̱iyye. 837’de (1433-1434) Irâkī’nin el-Elfiyye’si üzerine yazdığı şerhtir (nşr. Mâhir Yâsîn, Riyad 2007; Beyrut 2012).

2. Cüzʾün münteḳā min ḥadîs̱i’l-Ḥâfıẓ Veliyyiddîn Ebî Zürʿa Aḥmed b. ʿAbdirraḥîm el-ʿIrâḳī. 837 yılında İbnü’l-Irâkī’nin hadislerinden yaptığı seçmelerden oluşan bir eserdir (nşr. Hamed b. Abdülmecîd b. İsmâil es-Selefî, Mecelletü’l-ḥikme, sy. 5, Riyad 1415, s. 219-234).

3. Tertîbü Suʾâlâti’l-Ḥâkim en-Nîsâbûrî şeyḫahü’d-Dâreḳuṭnî. Hâkim en-Nîsâbûrî’nin Suʾâlât’ının tertip edilmiş şeklidir.

4. Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi Nuḫbeti’l-fiker. Hocası İbn Hacer el-Askalânî’nin Şerḥu’n-Nuḫbe’sine yazdığı hâşiyedir (bk. Lekānî, I, 324-325).

5. Şerḥu’l-Hidâye. İbnü’l-Cezerî’nin manzum el-Hidâye fî ʿilmi’r-rivâye’si üzerine yazılmış bir şerhtir.

Bunların dışında hadis risâleleri vardır.

E) Kelâm. 1. en-Nüket ve’l-fevâʾid ʿalâ Şerḥi’l-ʿAḳāʾid. Teftâzânî’nin Şerḥu’l-ʿAḳāʾid’i üzerine yazılmış bir şerhtir (Sayda-Lübnan 1433/2012).

2-3. Tehdîmü’l-erkân min leyse fi’l-imkân ebdeʿu mimmâ kân. “Leyse fi’l-imkân ebdeu mimmâ kân” görüşü konusunda felsefecileri ve Gazzâlî’yi eleştirdiği bir risâledir. Yûnus b. Abdülganî el-Küntî tarafından Belâtunusî’nin (ö. 936/1392) aynı konuda Bikāî’ye reddiye mahiyetinde kaleme aldığı Tes̱bîtü ḳavâʿidi’l-erkân ile birlikte neşredilmiştir (Beyrut 2019). Bikāî bu konuda daha sonra Delâletü’l-burhân ʿalâ enne fi’l-imkân ebdeʿu mimmâ kân adlı daha kapsamlı bir eser yazmış, bu iki eserine yönelik eleştirilere cevap olmak üzere ayrıca üç eser daha kaleme almıştır.

4. Sırrü’r-rûḥ. İbn Kayyim el-Cevziyye’nin Kitâbü’r-Rûḥ adlı eserinin muhtasarıdır. Birçok baskısı yapılmıştır (Kahire 1326/1908; Kahire 1990; Dımaşk 1414/1994; Beyrut 2008).

5. Aḥsenü’l-kelâmi’l-münteḳā min Ẕemmi’l-kelâm. Hâce Abdullah Herevî’nin kelâm ilmini bir bid‘at olarak eleştirdiği Ẕemmü’l-kelâm ve ehlih adlı eserinden yaptığı seçmelerdir.

F) Tasavvuf. 1-2. Tenbîhü’l-ġabî ilâ tekfîri İbn ʿArabî (en-Nuṣûṣ min küfri’l-Fuṣûṣ). Fuṣûṣü’l-ḥikem’den hareketle İbnü’l-Arabî’nin küfre düştüğünü ispata çalışan bir risâledir. Müstakil olarak (Kahire 1953) ve Abdurrahman el-Vekîl tarafından müellifin aynı konudaki Taḥẕîrü’l-ʿİbâd min ehli’l-ʿinâd bi-bidʿati’l-ittiḥâd adlı eseriyle birlikte neşredilmiştir (Kahire 1373/1953; Beyrut 1400/1980; Riyad 1415; Mekke 1431).

3-6. el-Fârıż li-tekfîri İbni’l-Fârıż. İbnü’l-Fârız’ın küfre düştüğünü ispat amacıyla onun el-Ḳaṣîdetü’t-tâʾiyye adlı eserinden seçtiği vahdet-i vücûd ve ittihad görüşüne işaret eden 450 beyti incelediği bir risâledir. Bu kitabına yönelik eleştirileri cevaplamak üzere Tedmîrü’l-muʿârıż fî tekfîri İbni’l-Fârıż adlı bir risâle daha kaleme alan Bikāî, İbnü’l-Fârız hakkındaki tenkitlerini ifade etmek amacıyla Ṣavâbü’l-cevâb li’s-sâʾili’l-mürtâb fî tekfîri İbni’l-Fârıż ve Delâletü’l-burhân li-münṣıfi’l-iḫvân ʿalâ tarîḳi’l-îmân adlı iki müstakil eser daha yazmıştır.

7. İnâretüʾl-fikr bimâ hüveʾl-ḥaḳḳu fî keyfiyyeti’ẕ-ẕikr. Yüksek sesle zikir ve raksın bid‘at olduğunu ispata çalışan bir risâledir (nşr. Süleyman b. Müslim el-Harş, Riyad 1421/2001).

G) Arap Dili ve Belâgatı. 1. Mâ lâ yestaġnî ʿanhü’l-insân min müleḥi’l-lisân. Çocuklar için ders kitabı olarak yazdığı bir nahiv risâlesidir (nşr. Meşhûr Meşâhire – Nâsırüddin Ebû Hudayr, Beyrut 2010).

2. Cevâhirü’l-biḥâr fî naẓmi sîreti’l-Muḫtâr. Hacca gitmeden önce Hz. Peygamber için yazdığı, kafiyeleri “râ” harfiyle biten (râiyye) sekiz yüz beyitlik bir methiyedir.

3. Nes̱rü’l-cevâhir fî sîreti seyyidi’l-evâʾil ve’l-evâḫir. Cevâhirü’l-biḥâr’ı şerhetmek üzere yazdığı mensur bir eserdi.

4. Terṣînü’l-ḳāfiye mine’l-Kâfiyeti’ş-Şâfiye. İbn Mâlik et-Tâî’nin el-Kâfiyetü’ş-Şâfiye’sinin kafiye bölümü üzerine yazılmış bir eserdir.

H) Tarih-Tabakat. 1. İẓhârü’l-ʿaṣr li-esrâri’l-ʿaṣr. İbn Hacer’in İnbâʾü’l-ġumr’una zeyil olarak kaleme aldığı, 851-885 (1447-1480) yıllarını kapsayan bir tarih kitabıdır. Târîḫu’l-Biḳāʿî diye de anılır (nşr. Muhammed Sâlim b. Şedîd el-Avfî, I-III, Kahire 1992).

2. Aḫbârü’l-cilâd fî fütûḥi’l-bilâd. Hz. Ebû Bekir dönemi irtidad hareketlerinden sonra gelişen olayları ele alan bir eserdir. İlk cildi Hasan Şecî‘ Ali es-Seyyid tarafından yüksek lisans tezi olarak tahkik edilmiştir (Câmiatü’l-Kāhire, 2010).

3-4. ʿUnvânü’z-zamân bi-terâcimi’ş-şüyûḫ ve’l-aḳrân. Hocaları ve akranı başta olmak üzere dönemindeki ulemânın tercüme-i hâllerini ele aldığı biyografik tabakat eseridir (thk. Hasan Habeşî, Kahire 1422-30/2001-2009). Bu eserini ʿUnvânü’l-ʿUnvân adıyla ihtisar etmiştir (Beyrut 2002).

5. Beẕlü’n-nuṣḥ ve’ş-şefeḳa li’t-taʿrîf bi-ṣuḥbeti’s-Seyyid Varaḳa. Varaka b. Nevfel üzerine yazılmış bir risâledir (nşr. Muhammed Nebîl Turayfî, Beyrut 2003).

6. el-İʿlâm bi-senni’l-hicre ile’ş-Şâm. Şam’ın faziletlerine dair bir risâledir (nşr. M. Mücîr el-Hatîb, Beyrut 1418/1997)

7. el-İsfâr ʿan eşrefi’l-esfâr ve’l-iḫbâr bi-eẓrufi’l-aḫbâr. İki Rodos seferiyle hac yolculuğunu anlattığı bir risâledir.

Ayrıca Muḫtaṣaru sîreti’n-nebî ve s̱elâs̱etin mine’l-ḫulefâʾi’r-râşidîn adlı bir siyer kitabı ile Risâle fî terâcimi aḥvâli’r-ricâl (Fritz Krenkow tarafından tanıtımı için bk. Luġatü’l-ʿArab, 8/7, Bağdat 1929, s. 618), el-Vefeyât, Üsdü’l-Biḳāʿî’n-nâhise li muʿtedi’l-meḳâdise ve el-Maḳṣadü’l-ʿâlî fî tercümeti’l-İmâmi’l-Ġazzâlî adlı risâleleri bulunmaktadır.

İ) Mantık ve Matematik. 1. Tetmîmü Îsâġūcî bi-mesâʾil kesîre. Esîrüddin el-Ebherî’nin Îsâġūcî’sine yazılmış bir şerhtir.

2. Taḥrîru Naẓmi’l-Ḫûnecî li’bn Merzûḳ. İbn Merzûk el-Hafîd’in, Hûnecî’nin mantığa dair eserini nazım haline getirdiği Naẓmü’l-Cümel adlı eseri üzerine bir tezhip çalışmasıdır.

3-4. el-Bâḥa fî ʿilmeyi’l-ḥisâb ve’l-mesâḥa. Hesaba dair 700 beyitlik manzum eseridir. Bu eseri ayrıca İbâḥatü’l-bâḥa fî ʿilmeyi’l-ḥisâb ve’l-mesâḥa ismiyle manzum olarak da şerhetmiştir.

Literatür. Bikāî’nin Naẓmü’d-dürer’i ve tefsirdeki yöntemi Muhammed Buhayrî İbrâhim (doktora tezi, 1972, Kahire, Câmiatü’l-Ezher Külliyyetü usûliddîn) ve Necati Kara (doktora tezi, 1981, Erzurum Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi; Van 1994) tarafından genel olarak incelenmiş, Âmir Tevfîk el-Kudât ise tefsirin işârî yönünü ele almıştır (doktora tezi, 2011, Amman, Câmiatü’l-ulûmi’l-İslâmiyyeti’l-âlemiyye). Abdullah b. Abdurrahman el-Hatîb, iki yazması üzerinden Delâletü’l-burhâni’l-ḳavîm özelinde Bikāî’nin tefsir metodunu incelemiş (el-Mecelletü’l-ʿİlmiyye li-Câmiʿati’l-Melik Fayṣal, VI/2, Ahsâ 2005, s. 1-78), Israr Ahmad Khan ise onun tefsir metoduyla Emîn Ahsen Islâhî’nin metodunu mukayese eden bir çalışma yapmıştır (“Al-Biqā’ī and Iṣlāḥī: A Comparative Study of Tafsīr Methodology”, Intellectual Discourse, XI/2, Selangor 2003, s. 183-207). Mahmûd Tevfîk Muhammed Sa‘d (1404/1983, Câmiatü’l-Ezher) ve Mâcid Abdullah Mâcid (1420, Riyad, Câmiatü’l-Melik Suûd) Bikāî’nin tenâsüp ilmine yaklaşımını genel olarak ele alırken, Melek Hasan Abdürrezzah Bahaş ise aynı konuyu kıssalar özelinde incelemiştir (doktora tezi, 1413, Mekke, Câmiatü Ümmi’l-kurâ). Şifâ Hudayr Abbas (doktora tezi, 2006, Bağdat, el-Câmiatü’l-Müstansıriyye) ve Züher Sâlih İsmâil Ebû Ubeydullah (yüksek lisans tezi, 2012, Gazze, el-Câmiatü’l-İslâmiyye) tefsirde kıraat yöntemini, Muhammed el-Kādirî tefsirindeki belâgat unsurlarını ele almıştır (doktora tezi, 2002, Dârülbeyzâ, Câmiatü’l-Hasan es-Sânî). Ömer Kara, Bikāî’nin el-İdrâk li-fenni’l-iḥtibâk adlı eserinin malzemelerini Naẓmü’d-dürer’den tarayarak ilgili eseri inşa etmeye çalışmıştır (Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, sy. III/3, Van 2000, s. 149-224).

Bikāî’nin tarih ve tabakat yöntemi Hasan Şecî‘ Ali es-Seyyid (Menhecü Burhâniddîn el-Biḳāʿî fî kitâbihî Aḫbâri’l-cilâd fî fütûḥi’l-bilâd, yüksek lisans tezi, 2010, Câmiatü’l-Kāhire) ve Yehoshua Frenkel (“al-Biqāʿī’s Naval War-Report”, History and Society during the Mamluk Period (1250-1517): Studies of the Annemarie Schimmel Research College, ed. Stephan Connermann, Göttingen 2014, s. 9-19) tarafından incelenmiştir.


BİBLİYOGRAFYA

Bikāî, Fihristü muṣannefâti’l-İmâm el-Biḳāʿî (nşr. M. Ecmel Eyyûb el-Islâhî, Fihristü muṣannefâti’l-Biḳāʿî: ʿan nüsḫa menḳūle min ḫattihî içinde), Riyad 1426/2005, s. 123-126.

a.mlf., ʿUnvânü’z-zamân bi-terâcimi’ş-şüyûḫ ve’l-aḳrân (nşr. Hasan Habeşî), Kahire 1422-30/2001-2009, I, 39, 42, 46-47; II, 61-85 (Bikāî’nin otobiyografisi).

a.mlf., Naẓmü’d-dürer, Kahire 1984, I, 225, 277; II, 264; III, 325; V, 86, 280; VI, 197, 271.

a.mlf., Meṣâʿidü’n-naẓar (nşr. Abdüssemî‘ M. Ahmed Haseneyn), Riyad, 1408/1987, I, 98, 111, 112; III, 272, 317.

a.mlf., el-Aḳvâlü’l-ḳavîme fî ḥükmi’n-naḳl mine’l-kütübi’l-ḳadîme (nşr. Abdürrahîm es-Sâyih – Tevfîk Ali Vehbe), Kahire 2010, neşredenin girişi, s. 7-31.

İbn Hacer el-Askalânî, İnbâʾü’l-ġumr (nşr. Hasan Habeşî), Kahire 1998, IV, 104, 209-216, 226.

, IV, 297.

a.mlf., Ḥavâdis̱ü’d-dühûr (nşr. M. Kemâleddin İzzeddin) Riyad 1999, II, 341.

Necmeddin İbn Fehd, Muʿcemü’ş-şüyûḫ (nşr. Muhammed ez-Zâhî), Riyad 1402/1982, s. 336-339.

, I, 101-102, 103-108; II, 429; III, 132; IV, 57, 156, 169, 327-328, 336-337; V, 164-165, 321; VI, 36-37, 144; VIII, 141; XII, 105, 119.

a.mlf., et-Tibrü’l-mesbûḳ (nşr. Necvâ Mustafa Kâmil – Lebîbe İbrâhim Mustafa), Kahire 2002, I, 200, 253, 261; II, 8-9, 12-13, 28-32, 94, 153; III, 73, 104-105, 133.

a.mlf., el-Cevâhir ve’d-dürer fî tercemeti Şeyḫi’l-İslâm İbn Ḥacer el-ʿAsḳalânî (nşr. İbrâhim Bâcis Abdülmecîd), Beyrut 1419/1999, I, 172-173; III, 590.

a.mlf., eẕ-Ẕeyl ʿalâ Refʿi’l-iṣr (nşr. Cûde Hilâl – M. Mahmûd Subh), Kahire 1966, s. 67-68, 216-217, 242, 255.

Alâeddin Ali b. Yûsuf el-Busrevî, Târîḫu’l-Buṣrevî (nşr. Ekrem Hasan el-Ulebî), Dımaşk-Beyrut 1408/1988, 72, 87-88.

Süyûtî, Naẓmü’l-ʿiḳyân (nşr. Philip K. Hitti), New York 1927 → Beyrut, ts. (el-Mektebetü’l-ilmiyye), I, 24-25.

Abdülbâsıt el-Malatî, Neylü’l-emel fî ẕeyli’d-Düvel (nşr. Ömer Abdüsselâm Tedmûrî), Sayda-Beyrut 1422/2002, VII, 263-264.

Nuaymî, el-ʿUnvân fî żabti mevâlîd ve vefeyâti ehli’z-zamân (yazma), University Library of Leipzig, vollers 847/1, vr. 6a.

, III, 169.

Şehâbeddin İbnü’l-Hımsî, Ḥavâdis̱ü’z-zamân ve vefeyâtü’ş-şüyûḫ ve’l-aḳrân (nşr. Abdülazîz Feyyâz Harfûş), Beyrut 1421/2000, I,159-161.

Şemseddin İbn Tolun, el-Fülkü’l-meşḥûn (nşr. M. Hayr Ramazan Yûsuf) Beyrut 1416/1996, 92-93.

İbn Hacer el-Heytemî, el-Fetâva’l-ḥadîs̱iyye, Beyrut, ts., s. 52-54, 54-55.

İbrahim b. İbrahim el-Lekānî, Ḳażâʾü’l-vaṭar (nşr. Ebû Hafs el-Yemânî), Amman 2010, I, 324-325.

Necmeddin el-Gazzî, el-Kevâkibü’s-sâʾire (nşr. Halîl el-Mansûr), Beyrut 1418/1997, I, 35, 102, 117, 205.

, I, 17, 81, 86, ayrıca bk. tür.yer.; II, 1080, 1083.

a.mlf., Süllemü’l-vüṣûl ilâ ṭabaḳāti’l-fuḥûl (nşr. Mahmûd Abdülkādir el-Arnaût – Sâlih Sa‘dâvî Sâlih), İstanbul 2010, I, 42-43, 307; II, 389.

Ahmed b. Muhammed Edirnevî, Ṭabaḳātü’l-müfessirîn (nşr. Süleyman b. Sâlih el-Hizzî), Medine 1417/1997, I, 347-348.

, IX, 509-510.

Ahmed b. Muhammed el-Menkūr en-Necdî, el-Fevâkihü’l-ʿadîde fi’l-mesâʾili’l-müfîde, Riyad 1987, I, 82-83.

İbnü’l-Gazzî, Dîvânü’l-İslâm (nşr. Seyyid Kesrevî Hasan), Beyrut 1411/1990, I, 253-254.

, I, 19-22.

Sıddîk Hasan Han, et-Tâcü’l-mükellel, Katar 1428/2007, s. 350-351.

, II, 179-180; Suppl., II, 177-178.

, I, 102, 152, 475; II, 678.

, I, 21-22.

, I, 71.

Mahmûd Rızk Selîm, ʿAṣru selâṭîni’l-Memâlîk ve nitâcühü’l-ʿilmî ve’l-edebî, Kahire 1962, IV, 225-226.

I, 17.

, I, 56.

Necati Kara, Burhânüddin İbrâhim b. ʿOmer el-Bikâʿî ve Tefsîrindeki Metodu, Van 1994, tür.yer.

İlyâs b. Ahmed Hüseyin Süleyman el-Birmâvî, İmtâʿu’l-fużalâʾ bi-terâcimi’l-ḳurrâʾ fîmâ baʿde’l-ḳarni’s̱-s̱âmin el-hicrî, Medine 1421/2000, II, 74-79.

M. Ecmel Eyyûb el-Islâhî, Fihristü muṣannefâti’l-Biḳāʿî: ʿan nüsḫa menḳūle min ḫattihî, Riyad 1426/2005, s. 123-210.

Walid A. Saleh, “Al-Biqāʿī Seen through Reuchlin: Reflections on the Islamic Relationship with Bible”, Medieval Exegesis and Religious Difference (ed. R. Szpiech), New York 2015, s. 58-67.

a.mlf., “A Fifteenth-Century Muslim Hebraist: al-Biqā‘ī and his Defense of Using the Bible to Interpret the Qur’ān”, Speculum, LXXXIII/3, Cambridge 2008, s. 629-654.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1992 yılında İstanbul’da basılan 6. cildinde, 149-150 numaralı sayfalarda yer almıştır. Maddenin ÖMER KARA tarafından kaleme alınan yeni dijital versiyonu 16.02.2024 tarihinde yayımlanmıştır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER