BÜREYDE b. HUSAYB

بريدة بن الحصيب
Müellif:
BÜREYDE b. HUSAYB
Müellif: AHMET ÖNKAL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1992
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 30.05.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/bureyde-b-husayb
AHMET ÖNKAL, "BÜREYDE b. HUSAYB", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bureyde-b-husayb (30.05.2020).
Kopyalama metni

Eslem kabilesinin Sehmoğulları koluna mensuptur. Adının Âmir, künyesinin Ebû Sehl, Ebû Sâsân veya Ebü’l-Husayb olduğu da rivayet edilmektedir. Mekkeli müşriklerin hicret sırasında Hz. Peygamber’i diri veya ölü olarak ele geçirene büyük mükâfatlar vaad ettiğini duyan Büreyde, arazisinden geçmekte olan Hz. Peygamber ile yanındakileri durdurup kimliklerini öğrenmek istedi. Fakat bu esnada Resûlullah’ın konuşmasından etkilenerek müslüman oldu ve adamlarıyla beraber onun arkasında namaz kıldı. Hz. Peygamber’in Medine’ye bayraksız girmesini uygun görmediği için kendi sarığını çözüp mızrağına bağladı ve arazilerinden çıkıncaya kadar onlara muhafızlık yaptı. Hz. Peygamber’den bir süre sonra o da hicret ederek Medine’ye yerleşti. Bedir ve Uhud gazvelerinde bulunamadı; fakat daha sonra Hz. Peygamber’le birlikte on altı gazveye katıldı. Müreysî‘ Gazvesi öncesinde istihbarat görevlisi olarak düşmanın savaş hazırlıklarını büyük bir maharetle tesbit etti; savaştan sonra da esirlerin muhafazasına memur edildi. Hudeybiye’ye giden İslâm ordusuna kılavuzluk yaparak orduyu Mekke keşif kollarının takibinden kurtardı. Hayber’in fethinde bulundu. Mekke’nin fethi sırasında Eslem kabilesine ait iki sancaktan birini Büreyde taşıyordu. 9 (630) yılında Hz. Peygamber tarafından Eslem ve Gıfâr kabilelerine zekât âmili olarak gönderildi. Tebûk Seferi için kabilesini savaşa hazırlamakla görevlendirildi. Bir ara Hz. Peygamber’in kâtipliğini yaptı. Resûlullah Üsâme ordusunun sancağını da ona vermişti.

Hz. Ömer devrinde kumandan olarak görev alan Büreyde Basra şehrinin kuruluşuna kadar Medine’de kaldı, daha sonra Basra’ya yerleşti. Hz. Osman zamanında Horasan’ın fethine katıldı. Yezîd b. Muâviye döneminde 62 (681-82) veya 63 (682-83) yılında vefat edinceye kadar Merv’de kaldı.

Büreyde b. Husayb Hz. Peygamber’den 164 hadis rivayet etmiş, kendisinden de iki oğlu Süleyman ve Abdullah ile Ebû Nadre el-Abdî, Şa‘bî, Abdullah b. Evs el-Huzâî ve başkaları rivayette bulunmuştur. Büreyde’nin rivayet ettiği hadislerden biri Buhârî ve Müslim’de, ayrıca bir tanesi Buhârî’de, on bir tanesi de Müslim’de yer almaktadır. Rivayet ettiği diğer hadisler başta dört büyük sünen olmak üzere diğer hadis kitaplarında ve Müsned’de (V, 346-361) mevcuttur.

Hayber’in fethinde surlarda açılan gedikten içeri dalanlardan biri de Büreyde idi. O sırada üzerinde kırmızı bir elbise bulunduğu için herkes kendisini farketmişti. Daha sonra Büreyde alçak gönüllülüğe aykırı bulduğu bu halinden daha büyük bir günahını hatırlamadığını anlatırdı. Hz. Peygamber’in bir sefer sırasında konakladıkları yerde kalan bazı eşyayı onun sırtına koyduğunu ve kendisine “yük devesi” (ez-zâmile) diye iltifat ettiğini naklederdi (Heysemî, IX, 398). Büreyde at sırtında düşmana saldırmaktan daha güzel bir hayat şekli olmadığını söylerdi.


BİBLİYOGRAFYA

, V, 346-361.

, I, 404-405, 410; III, 1120-1123, 1125, ayrıca bk. İndeks.

, IV, 241-243; VII, 8, 365.

, s. 300.

, II, 79.

, s. 277.

, I, 173-176.

, I, 209-210.

, II, 469-471.

, IX, 398.

, I, 146.

a.mlf., Tehẕîbü’t-Tehẕîb, I, 432-433.

Halebî, İnsânü’l-ʿuyûn, Beyrut 1320, II, 51-52.

İbn Hudeyde, el-Miṣbâḥu’l-muḍî fî küttâbi’n-nebiyyi’l-ümmî, Beyrut 1405/1985, I, 76-78.

M. Mustafa el-A‘zamî, Küttâbü’n-nebî, Riyad 1401/1981, s. 47.

K. V. Zetterstéen, “Büreyde”, , II, 838-839.

a.mlf., “Burayda b. al-Ḥuṣayb”, , I, 1353.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1992 yılında İstanbul'da basılan 6. cildinde, 492 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER