CÜNDULLAH

جند الله
Müellif:
CÜNDULLAH
Müellif: SÜLEYMAN ULUDAĞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1993
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 13.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/cundullah
SÜLEYMAN ULUDAĞ, "CÜNDULLAH", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/cundullah (13.11.2019).
Kopyalama metni

“Allah’ın ordusu” mânasına gelen Arapça bir tamlamadır. “Asker, ordu; yardımcı ve destekçi kuvvet” anlamındaki cünd, Kur’ân-ı Kerîm’de yedi defa tekil, yirmi iki defa çoğul (cünûd) şekliyle kullanılmıştır. Cünd ve cünûd kelimeleri âyetlerde hem insanlardan oluşan askerî birlik, hem de mecazî olarak müminlere yardım etmeleri için Allah tarafından gönderilmiş mânevî kuvvetler anlamında kullanılmıştır.

Özellikle rivayet tefsirlerinde, söz konusu âyetlerde geçen “mânevî askerler”in melekler olduğunu bildiren hadisler zikredilmiştir (meselâ bk. İbn Kesîr, VI, 65-72, 95-96). Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’de, Bedir ve bir görüşe göre de Uhud savaşlarında müşrik ordularından daha az sayıda olan müslümanlara yardımcı olmak üzere Allah tarafından binlerce melek gönderildiği bildirilmiştir (bk. Âl-i İmrân 3/124-125; el-Enfâl 8/9). Müfessirler bu meleklerin savaşa fiilen katılıp katılmadıkları konusunda farklı görüşler belirtmişlerdir. Fiilen savaştıklarını ileri sürenler yanında yalnızca müslümanlara moral kazandırmak ve müşriklerin kalplerine korku salmak için bulunduklarını savunanlar da vardır. İbn Abbas’a dayandırılan bir rivayete göre ise melekler sadece Bedir’de fiilen çarpışmışlar, diğer savaşlarda İslâm ordusunun sayısını çok gösterip mânevî destek sağlamak için müslümanlar arasında yer almışlardır. Fahreddin er-Râzî bu sonuncu rivayeti çoğunluğun görüşü olarak verir (Mefâtîḥu’l-ġayb, VIII, 208-214).

Bir âyette (eş-Şuarâ 26/95) “İblîs’in askerleri”nden de söz edilmektedir. Müfessirler bu askerleri şeytana uyan ve onun yolunda çaba gösteren insanlar ve cinler olarak yorumlamışlardır (Fahreddin er-Râzî, XXIV, 152).

Bazı hadislerde kuş, çekirge gibi sürü halinde gelip ziraî mahsullere zarar verebilen canlılarla rüzgâra da cündullah denilmiştir (, V, 392; İbn Mâce, “Ṣayd”, 9; Ebû Dâvûd, “Eṭʿime”, 34). Muhtemelen hadislerdeki bu kullanımdan dolayı Muhyiddin İbnü’l-Arabî kasırga, sel, deprem, salgın hastalıklar vb. olayları veya bu olayların vukuuna sebep olan maddî ve mânevî güç ve varlıkları tanımlamak için cündullah ya da aynı anlamda “asâkir-i Hak” tabirini kullanmıştır. İbnü’l-Arabî, tasavvufî ve ahlâkî bakımdan olgunlaşarak tabii varlık ve olayların hakikatine mazhar olan ve Allah’ın isimleri kendisinde tecelli etmiş bulunan velîlerin, Allah’ın inâyeti sayesinde ve O’nun iznine bağlı olarak bu varlık ve olaylar üzerinde tasarrufta bulunabileceklerini, Allah’ın melik ismine mazhariyetlerinden dolayı bunları askerleri gibi kullanabileceklerini belirtir ve buna, Hz. Peygamber’in Bedir Savaşı sırasında düşman askerlerine doğru attığı bir avuç toprağın onları yenilgiye uğratmadaki etkisine işaret eden âyeti (el-Enfâl 8/17) delil gösterir (el-Fütûḥât, II, 146-149). İsmâil Hakkı Bursevî de yer ve gökteki her zerrenin Allah’ın ordusu olduğunu, O’nun bunlar sayesinde dilediğine zafer kazandırdığını belirtir. Bazı mutasavvıflar, cündullahın “velîlerin menkıbeleri” (Cüneyd-i Bağdâdî), “keşfî bilgiler” (Kuşeyrî), “kalbin kuvvetleri” veya “ruhun melekeleri” (Molla Sadrâ) gibi anlamlara geldiğini ileri sürmüşlerdir.


BİBLİYOGRAFYA

, “cnd” md.

, “cünd”, “cünûd” md.leri.

, “cünd”, “cünûd” md.leri.

, V, 392.

İbn Mâce, “Ṣayd”, 9.

Ebû Dâvûd, “Eṭʿime”, 34.

, s. 146-149.

Kuşeyrî, Letâʾifü’l-işârât, Kahire 1981, II, 28.

, s. 7.

, VIII, 208-214; XVI, 69; XXIV, 152; XXVIII, 85; XXX, 208.

, II, 146-149.

, VI, 65-72, 95-96.

Molla Sadrâ, Esfâr-ı Erbaʿa, Beyrut 1981, I, 137; II, 133.

İsmâil Hakkı Bursevî, Rûḥu’l-beyân, İstanbul 1970, VIII, 12-13.

, X, 288.

, s. 805.

Bu madde ilk olarak 1993 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 8. cildinde, 118-119 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.