DÂMOLLA, Abdülaziz Cengizhan

عبدالعزيز جنگيزخان داملاّ
Müellif:
DÂMOLLA, Abdülaziz Cengizhan
Müellif: NUR AHMET KURBAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/damolla-abdulaziz-cengizhan
NUR AHMET KURBAN, "DÂMOLLA, Abdülaziz Cengizhan", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/damolla-abdulaziz-cengizhan (05.12.2019).
Kopyalama metni
Doğu Türkistan’ın Korla ili Bügür ilçesinde doğdu. Uygur toplumunun XX. yüzyılın ilk yarısında yetiştirdiği önemli ilim adamlarından biridir. Babası Molla Hoşur Dâmolla Hacı, Bügür yöresi kadısıydı. Abdülaziz ilk eğitimini babasından ve bölgedeki diğer âlimlerden aldı; Kuçar’daki Musayıf Dâmolla’nın ilim halkasına katıldı. Daha sonra Kâşgar’da Hanlık Medrese’de okudu ve mezun olunca o bölgede âlimler için kullanılan Dâmolla unvanını aldı. 1925’te Hint alt kıtasındaki Diyûbend Medresesi’nde tahsilini sürdürdü. 1926 yılının sonlarına doğru Mısır’a gitti. 1927’de kabul edildiği Ezher Üniversitesi’nin İslâm Hukuku ve Tarihi Bölümü’nden 1934’te mezun oldu. Ardından I. Fuâd Üniversitesi’ne girdi. 1939’da buradaki öğrenimini tamamlayınca Arabistan’a geçti. Arabistan’da, Kumul halk ayaklanmasının ordu kumandanlığını yapan sürgündeki Mahmud Muhitî ile buluşup onunla birlikte Japonya’ya gitti. Japonya’daki siyasî temaslarının ardından Pekin’e, daha sonra Milliyetçi Çin hükümetinin merkezi Nanjing’e ulaştı. Aynı yıl Milliyetçi Çin hükümetince Mısır’la diplomatik görüşmeler için elçi olarak görevlendirildi. Kısa süren diplomatik görevinin ardından 1947’de ülkesine döndü.

Abdülaziz Cengizhan’ın ülkesine gelişi sırasında Doğu Türkistan’ın önemli bir kısmını elinde tutan Milliyetçi Çin hükümetiyle Doğu Türkistan’ın kuzeyindeki üç ili kontrolünde bulunduran millî hükümet barış antlaşması yapmış, neticede ortak bir hükümet kurulmuştu. Cengizhan bu hükümet tarafından Urumçi’ye çağrıldı ve İçişleri Bakanlığı’nda şube müdürlüğüne tayin edildi. Ardından hükümetin himayesinde kurulan, başkanlığını İsa Yusuf Alptekin’in yürüttüğü Üç Prensip Gençler Teşkilâtı’nın başkan yardımcılığına getirildi. Bir süre dönemin en önemli süreli yayınlarından olan Altay dergisinin baş editör yardımcılığı görevini yürüttü. Üç vilâyet hükümetiyle Çin hükümeti arasındaki ilişkiler bozulunca hükümetin taşra teşkilâtını yeniden yapılandırmak amacıyla Doğu Türkistan’ın güney bölgesine gönderilen heyetin başkanlığını üstlendi. Bu vesileyle çeşitli bölgelerdeki idarî ve dinî yapının ıslah edilmesi hususunda önemli girişimlerde bulundu. Dönüşte Üç Prensip Gençler Teşkilâtı’nın başkanlığına getirildi. Aynı yıl Milliyetçi Çin hükümeti millî kurultayına Bügür vekili sıfatıyla katıldı. Kurultayın ardından Doğu Türkistan eyaletinin Diyanet İşleri başkanlığına tayin edildi. Bu süreçte bölgede hızla yayılan komünizm propagandasına karşı mücadele etti. 1949’da bölge komünist Çin tarafından işgal edilince İsa Yusuf Alptekin, Mehmet Emin Buğra ve diğer hükümet üyeleriyle birlikte Hindistan’a gitmek istediyse de sınırı geçemeyip Yarkent’e dönmek zorunda kaldı. Ardından yakalanıp Kâşgar’a getirildi ve birkaç ay Kâşgar’da din adamlarını dönüştürme projesi kapsamında düzenlenen kurslara sokuldu. Daha sonra tutuklanarak Urumçi’ye götürüldü ve 1952 yılının sonunda idam edildi. Bazı kaynaklarda 1951 Şubatında idam edildiği belirtilir.

Hindistan, Hicaz ve Mısır gibi merkezlere yaptığı yolculuklar Abdülaziz Cengizhan’ın ilmî ve fikrî hayatında derin izler bırakmıştır. Özellikle Hindistan’da iken Kādiyânîler’e karşı yazdığı Tîġ Türkânî fî ber Cîger Ḳādiyânî adlı Farsça eser Hint alt kıtasında Ehl-i sünnet çevrelerince takdir edilmiştir. Mısır’da I. Fuâd Üniversitesi’ndeki öğrenciliği sırasında Kahire’de Çinli öğrencilerin yaptığı komünizm propagandalarına karşı konuşmalar yapmış, yazılar yazmış, manzum eserlerini Mısır’da kaleme almıştır. Mısır şairlerinden Ali Muhammed Şa‘lân es-Sâvî ile dostluk kurmuş, Şa‘lân, Cengizhan’ın Türkistân el-ḫâlide adlı eserini okumuş ve bunun Türkistan tarihi için büyük önem taşıdığını yazmış, yine Mısır’da müfessir Tantâvî Cevherî, Himalaya dağlarının ötesinden gelen Cengizhan’ın ilmî kabiliyetinden ve ahlâkından hayranlıkla bahsetmiştir. Ezher Üniversitesi’nde düzenlenen, birçok devlet adamının katıldığı toplantıda Abdülaziz Cengizhan’ın Kral Faruk tarafından takdir edildiği ve kendisine Cengizhan lakabının onun tarafından verildiği belirtilir. Ancak bazı arkadaşları bu lakabı kendisinin seçtiğini söylemiştir.

Urumçi’de bulunduğu sıralarda Dârülmuallimîn’de İslâm tarihi ve dinî ilimler alanında ders veren Abdülaziz Cengizhan, Müslüman Kardeşler teşkilâtının çalışmalarından etkilenmiş ve onların yöntemlerini benimsemiştir. Doğu Türkistan’da yürüttüğü faaliyetlerde yenilikçi çevrelerin yanında yer almış, bölgede yaygın olan bid‘atlara ve Ehl-i sünnet dışı oluşumlara karşı mücadele vermiştir. Eserleri incelendiğinde onun dinî ilimler yanında edebiyat, tarih ve coğrafya gibi alanlarda da uzman olduğu anlaşılır. Uzun yıllar ülkesinden uzakta yaşadığı için vatan mefhumuna sıkça vurgu yapan Cengizhan, Türkistân: Ḳalbü Âsyâ adlı eserinin mukaddimesinde insanın bütün hayatını kuşatması gereken en önemli iki şeyden birinin dinî, diğerinin vatanî görev olduğunu ifade eder. Türkistan tarihi hakkında bir eser ortaya koyabildiği takdirde Allah’ı ve İslâm ümmetini memnun edebileceğini söylemesi de bu duygunun etkisiyledir. Ona göre İslâm tarihinden ayrı bir Türk tarihi düşünülemeyeceği gibi Türk tarihinden ayrı bir İslâm tarihi de düşünülemez. Zira olaylar bu iki tarihin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu göstermektedir.

Eserleri. 1. Tîġ Türkânî fî ber Cîger Ḳādiyânî. Kādiyânîlik inancına karşı 1935’te yazılmış Farsça manzum eserdir. 2. Uygur Sarfı. Uygur dili morfolojisini sistemleştirmek amacıyla yazılan bir eserdir (Kahire 1939). Ancak eserin daha önce Uygur dili grameriyle birlikte Kâşgar’da yayımlandığı ve yeni açılan okullarda ders kitabı olarak okutulduğu da zikredilmektedir. 3. Ṣavtü’l-vicdân ve’l-ḥanîn ilâ Türkistân. Vatan sevgisine dair kasidelerinden oluşmaktadır (Kahire 1944; Pakistan 1984, yukarıdaki eserle birlikte; Kahire 2010). 4. Türkistân: Ḳalbü Âsyâ. Eserde Türkistan coğrafyasında cereyan eden büyük tarihî olaylardan ve kurulan devletlerden bahsedilmektedir (Kahire 1945; Pakistan 1984). 5. Türkistân el-ḫâlide. İki ciltten meydana gelen eserin Türkistan tarihine dair kapsamlı bir kaynak olduğu, ancak âkıbetine dair bilgi bulunmadığı belirtilmektedir. Müellifin bunların dışında Kur’ân-ı Kerîm’in Uygurca Tercümesi, Hür Türkistan, Büyük Türkistan, Güzel Türkistan, Türkçe Tecvîd, Uygur Dili Grameri, Türkistan’da İslâmiyet ve Türk Edebiyatı Tarihi gibi Arapça ve Uygurca eserleri de vardır.

BİBLİYOGRAFYA :

Abdülaziz Cengizhan, Ṣavtü’l-vicdân ve’l-ḥanîn ilâ Türkistân, Kahire 1944, tür.yer.; a.mlf., Türkistân: Ḳalbü Âsyâ, Kahire 2010, Mukaddime, s. 6; İsa Yusuf Alptekin, Esir Doğu Türkistan İçin, İstanbul 1985, s. 295-296, 356; Mirehmet Seyit – Yalkun Ruzi, Memtili Efendi, Urumçi 1997, s. 98-100; Şerif Niyaz Huştar, Şinjang’ning Yekinki Zaman Tarihida Ötken Şehisler, Urumçi 2003, s. 262-264; Abdurrahman Cemâl Kâşgarî, Ḳavâʿidü’l-luġati’l-Uyġûriyye, Kahire 2010, s. 268-271; Hevir Tömür, “Altay Neşriyatı ve Başka İşlar Toğrisida Eslime”, Şincang Tarih Matiryalliri, sy. 11, Urumçi 1983, s. 69, 171; Rahmetullah Ahmed Rahmetî, “ʿAbdülʿazîz Cengizḫân”, Doğu Türkistan’ın Sesi, V/20, İstanbul 1988, s. 1-3; Muhammed Allahverdi, “Ẕikreyâtü’ş-Şeyḫ Muḥammed Emîn İslâmî”, a.e., s. 4-5; Ablimit Mahsum, “Abliz Hoşur- Cengizhan’ning Kiskiçe Tercimihali”, Bayinğulin Tarih Matiryalliri, sy. 1, Doğu Türkistan 1990, s. 74-78; Abdulcelil Turan, “Doğu Türkistanlı Din Bilgini, Tarihçi ve Şâir Abdülaziz Cengizhan Damolla”, Gökbayrak, sy. 75, Kayseri 2007, s. 9-12; a.mlf., “el-Edîb et-Türkistânî ʿAbdülʿazîz Cengizḫân”, http://www.asiaalwsta.com/charDetails.asp?CharId=12506& (03.05.2014).
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-1. cildinde, 307-308 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.