DEKKEN

دكن
DEKKEN
Müellif: KHALIQ AHMAD NIZAMI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 05.06.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/dekken
KHALIQ AHMAD NIZAMI, "DEKKEN", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/dekken (05.06.2020).
Kopyalama metni

Dekken kelimesinin aslı Sanskritçe “güney ülkesi” mânasına gelen Dakşinâpatha olup Arapça kaynaklarda Decnî şeklinde geçmektedir. Kuzey Hindistan’dan Vindhya ve Satpuras sıradağları ile ayrılan ve güneyde Tungabhadra nehrine kadar devam ederek asıl Hint yarımadasının kuzey yarısını meydana getiren Dekken’i beş bölgede incelemek mümkündür. 1. Hint denizi ve Batı Ghatlar’la çevrili Deş kesimi; Maratalar’ın asıl yurdudur ve önemli şehirlerden Ahmednagar ile Poona buradadır. 2. Ortaçağ’da Berâr adıyla bilinen ve bugün en önemli şehri Nagpûr olan Vidarbha bölgesi. 3. Eski Haydarâbâd Devleti’nin Marata dilinin konuşulduğu Marathwada kısmı. 4. Topraklarında genellikle ana dili olarak Telugu dilinin konuşulduğu, başşehri Haydarâbâd olan Tilangāna bölgesi. 5. En önemli şehri Bîcâpûr olan, nüfusunun çoğunluğunu Kannadigalar’ın meydana getirdiği güneybatı bölgesi.

Hint efsanelerine göre İslâm öncesi devirlerde Dekken’in büyük bir kısmı, muhtemelen Vidarbha bölgesinde (bugünkü Bîder) bulunan bir hükümdarlığın ülkesiydi. Daha sonra bölge, Hindistan’ın kuzeyini işgal eden Mauryalılar’ın topraklarına dahil edildi; bu devletin yıkılışından sonra da çeşitli yerli hânedanların hâkimiyetinde kaldı.

Kaynaklar İslâm fetihlerinden önce de bölgede müslümanların yerleştiğini göstermektedir. Delhi Sultanı Celâleddin Fîrûz Halacî’nin yeğeni Alâeddin Halacî, 1294’te Devagiri şehrine hücum edip Yadava Racası Ramaçandra’ya boyun eğdirdi ve onu yıllık vergiye bağladı. Halacî Sultanı Kutbüddin Mübârek Şah (1316-1320) daha sonra bu uygulamayı kaldırıp Marata ülkesini doğrudan Delhi Sultanlığı’na kattı (1318); Devagiri şehrinin ismini de Kutbâbâd olarak değiştirdi. Halacîler’den sonra iktidarı ele geçiren Tuğluklular hânedanından Muhammed b. Tuğluk (1325-1351), Dekken’deki hâkimiyetini sağlamlaştırarak daha merkezî bir yönetim politikası sürdürdü. Güneyde bazı yerlerle birlikte Kakatiyalar’ın yaşadığı Varangal topraklarını sultanlığın sınırları içine kattı ve buradaki hâkimiyetini geliştirmek için daha önce adı Kutbâbâd’a çevrilen Devagiri şehrini Devletâbâd adıyla ikinci bir başşehir haline getirdi (1327). Ancak geniş bir sahaya yayılan devleti kontrol edemedi ve ardından gelen yirmi yıl içinde Dekken çok kanlı biçimde bastırılan çeşitli ayaklanmalara sahne oldu. Son olarak 1347’de Muhammed b. Tuğluk’un kendi güvenilir adamlarından Emin Hasan Gangu (Kanku) isyan edip başarı kazandı ve Alâeddin Hasan Behmen Şah (1347-1358) adını alarak kurduğu Behmenî Devleti’nin ilk hükümdarı oldu; daha sonra da Ahsenâbâd adını verdiği Gülberge’yi başşehir yaparak oraya yerleşti. Yüz elli yıldan fazla süreyle Dekken’in siyasî hayatını elinde tutan Behmenîler’in otoritesi denizden denize bütün ülkeyi kapladı. Başlangıçta Ahsenâbâd-Gülberge olan başşehir daha sonra yerini Muhammedâbâd-Bîder’e bıraktı.

XV. yüzyılın sonlarına doğru Behmenî Devleti’nde zayıflama belirtilerinin ortaya çıkmasıyla eyaletlere gönderilen valiler bağımsızlıklarını ilân etmeye başladılar. Sonunda Dekken Ahmednagar, Bîcâpûr, Berâr, Bîder ve Gûlkünde (Golkonda) adlarında beş devlete bölündü (1512); bu devletlerde sırasıyla Nizamşâhî (1490-1595), Âdilşâhî (1489-1686), İmâdşâhî (1484-1572), Berîdşâhî (1492-1609) ve Kutubşâhî (1512-1687) hânedanları kuruldu. Daha sonra Berâr ve Bîder, Şah Cihan zamanında Bâbürlü İmparatorluğu’na bağlanan (1633) Ahmednagar’ın sınırlarına dahil edildi. 1686-1687 yıllarında Bâbürlü Sultanı Evrengzîb Bîcâpûr ve Golkonda’yı imparatorluğunun sınırlarına kattı. Ancak 1674’te müstakil bir krallık kuran Maratalar’ın sürekli saldırıları Dekken’de Bâbürlü Devleti’nin otoritesini zayıflattı. Her ne kadar Evrengzîb Maratalar’ın gücünü kırmak için çaba gösterip askerî harekâta bizzat nezaret ettiyse de coğrafî durumun onların lehine olması sebebiyle bir sonuç alamadı. Evrengzîb’in 1707’de ölümünden sonra Bâbürlüler’in Dekken valisi (sûbedar) olan Nizâmülmülk Âsafcâh, 1724’te Şakarhira’da Mübâriz Han’ı yenerek bütün Dekken üzerinde hâkimiyet sağladı. Bundan sonra Âsafcâhîler (Nizâmîler), 1948’de Haydarâbâd Devleti’nin Hint birliğine katılmasına kadar yönetimde kaldılar. Yedinci Nizam Mîr Osman Ali Han devletin resmî başkanı (râcpramuh) olarak tayin edildi ve bu durum 1956 yılında Haydarâbâd eyaletinin, dil yakınlıklarına göre Andre Pradeş, Bombay ve Meysûr eyaletleri arasında paylaştırılmasına kadar devam etti.


BİBLİYOGRAFYA

J. D. B. Gribbe, History of Deccan, London 1936, I.

, I, 416-454; II, 154, 171, 217-226, 242-301 vd.; III, 164-171, 181, 183.

History of Medieval Deccan (1295-1724) (ed. H. K. Sherwani – P. M. Joshi), Hyderabad 1974, I-II.

M. A. Nayeem, Mugal Administration of Deccan Under Nizamul Mulk Asaf Cah, Bombay 1985, s. 13-15, 23.

H. G. Briggs, The Nizam, Delhi 1985, I, 1-32.

G. Michell, Islamic Heritage of the Deccan, Bombay 1986.

Yusuf Husain Khan, “The Deccen Under the Asaf Cahi Nizams”, A Comprehensive History of India, New Delhi 1987, IX, 199, 207-210.

, III, 119, 185-193; IV, 105-107, 109-114; V, 141-153.

Ishtiaq Husain Qureshi, Akbar, The Architect of the Mughul Empire, Delhi 1987, s. 105-117.

H. K. Sherwani, The Bahmanis of the Deccan, Hyderabad, ts.

a.mlf., “Dakhan”, , II, 99.

Iftikhar Ahmad Ghauri, “Muslims in the Deccan; An Historical Survey”, Journal of the Research Society of Pakistan, II/1, Lahore 1965, s. 1-19.

Iftikhar Ahmad Han, “Local Goverment Under the Sultanates of Bijapur and Golconda”, a.e., III/1-2, Lahore 1966, s. 43-62.

T. W. Haig, “Dekken”, , III, 514-515.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1994 yılında İstanbul'da basılan 9. cildinde, 112-113 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER