DEVS (Benî Devs)

بنو دوس
Müellif:
DEVS (Benî Devs)
Müellif: MUSTAFA FAYDA
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 21.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/devs-beni-devs
MUSTAFA FAYDA, "DEVS (Benî Devs)", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/devs-beni-devs (21.10.2019).
Kopyalama metni
Kuzey Yemen’de Tihâme bölgesinde yaşayan ve Devs b. Udsân soyundan gelen kabile, Câhiliye devrinde diğer birçok Arap kabilesi gibi putperestti ve Mekke ile Yemen arasındaki Tebâle’de bulunan Zülhalesa ile Amr b. Humeme ed-Devsî’nin putu diye meşhur Zülkeffeyn adlı putlara tapıyordu.

Kureyşli müşriklerin Hz. Peygamber’in İslâm dinini açıktan yaymasına, Kâbe’yi tavaf maksadıyla dışarıdan gelen birçok kimsenin kendisiyle görüşmesine engel olmaya çalıştıkları dönemde, Devs kabilesinin ileri gelenlerinden şair Tufeyl b. Amr ed-Devsî Kâbe’yi ziyaret için geldiği sırada bazı engellemelere rağmen Hz. Peygamber ile görüştü. Resûl-i Ekrem ona İslâmiyet’i tebliğ edip Kur’ân-ı Kerîm’den âyetler okudu. Bunun üzerine Tufeyl müslüman oldu.

İslâmiyet’i kabul ettikten sonra memleketine dönen Tufeyl Devsliler’i İslâm’a davet etti. Onun davetiyle babası, karısı ve bazı rivayetlere göre Ebû Hüreyre (Zürkānî, IV, 46) müslüman oldular, fakat diğer Devsliler davetine ilgi göstermediler. Bunun üzerine Tufeyl, kabilesinin tutumunu Hz. Peygamber’e bildirmek ve kendilerine beddua etmesini istemek üzere tekrar Mekke’ye gitti. Onu dinleyen Resûl-i Ekrem Devsliler’in hidayete ermesi için dua ve niyazda bulundu, Tufeyl’e de onları İslâmiyet’e yeniden çağırmasını ve kendilerine yumuşak davranmasını tavsiye etti. Sonunda Tufeyl’in gayretleriyle Devsliler arasında Müslümanlık hızla yayıldı; Tufeyl de 7 (628) yılında yetmiş seksen müslüman aile ile birlikte Hz. Peygamber’i ziyaret etmek üzere Medine’ye gitti. Bu sırada Resûl-i Ekrem’in Hayber’de olduğunu öğrenince aralarında Ebû Hüreyre, Abdullah b. Uzeyhir, Muaykīb b. Ebû Fâtıma ve Tufeyl b. Amr’ın da bulunduğu bir heyetle Hayber’e hareket etti. Hz. Peygamber onları büyük bir memnuniyetle karşıladı; kendilerini doğru ve emin insanlar olarak nitelendirip iltifat etti. Ayrıca fiilen savaşa katılmamalarına rağmen ashabın rızâsını aldıktan sonra onlara da Hayber ganimetinden pay ayırdı.

Hz. Peygamber dönüşte Devsliler’i Medine’de Harretüddeccâc’a yerleştirdi. Kaynaklarda bunların hepsinin mi, yoksa bir kısmının mı Medine’ye yerleştiğine dair bilgi bulunmamaktadır. Mekke’nin fethinden (8/630) sonra Hz. Peygamber’in emri üzerine Devsliler’den oluşan 400 kişilik bir kuvvet Zülkeffeyn adlı putu yıktı. Devsliler daha sonra Tâif Seferi’ne katıldılar ve ülkelerinden getirdikleri mancınıklarla Tâif Muhasarası’na katkıda bulundular.

Devs kabilesinin tamamı 7 veya 8. yılda müslüman oldu. Bunun üzerine kabile reisi Sa‘d b. Ebû Zübâb Medine’ye gitti, müslüman olduklarını haber verip Hz. Peygamber’e biat etti. Hz. Peygamber de Sa‘d’ı kabilesine âmil olarak gönderdi.

Hz. Peygamber’in vefatından sonra Devs kabilesinin irtidad ettiğine dair herhangi bir rivayet bulunmamaktadır. Sevâd b. Karib’in kabilesini irtidad etmekten alıkoyduğu ve Devsliler’in ridde* savaşlarında İslâm ordusunda yer aldıkları zikredilir.

Devs kabilesinden Ümmü Şerîk Guzeyye bint Câbir, Mekke’de müslüman olmuş ve kadınlar arasında İslâmiyet’in yayılmasına hizmet etmiş bir sahâbî hanım olarak çok meşhurdur.

BİBLİYOGRAFYA
 , s. 40-41; İbn Hişâm, es-Sîre, I, 382-385; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 353; II, 108, 157-158; IV, 116-117, 237-240, 248-249, 325-328; VIII, 154-157; Hemdânî, Sıfâtü Cezîreti’l-Arab (nşr. Muhammed b. Ali el-Ekva‘), Riyad 1397/1977, s. 119, 150, 181, 197, 262-263, 279, 374; İbn Abdülber, el-İstîʿâb (nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî), Kahire 1969, II, 758-759; Sem‘ânî, el-Ensâb, V, 361-363; Kalkaşendî, Nihâyetü’l-ereb, Beyrut 1405/1984, s. 253; Nüveyrî, Nihâyetü’l-ereb, XVIII, 13-15; Zürkānî, Şerhu’l-Mevâhibi’l-ledünniyye, Kahire 1278, IV, 46-47; Cevâd Ali, el-Mufassal, IV, 442, 445; VI, 270-271, 274-275; IX, 852; Mustafa Fayda, İslâmiyetin Güney Arabistan’a Yayılışı, Ankara 1982, s. 76-83; Kehhâle, Muʿcemü kabâili’l-Arab, Beyrut 1402/1982, I, 394; Köksal, İslâm Tarihi (Medine), VII, 235-239; G. Strenziok, “Azd”, EI2 (İng.), I, 811.
Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 9. cildinde, 253 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.