DİÛ

DİÛ
Müellif: KHALIQ AHMAD NIZAMI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 25.08.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/diu
KHALIQ AHMAD NIZAMI, "DİÛ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/diu (25.08.2019).
Kopyalama metni
Eski adı Dio’dur. Batı Hindistan’da Gucerât Devleti’nin Saurashtra kıyısının karşısında olup yaklaşık 11 km. uzunluğunda ve 3 km. genişliğindedir. Bir köprü vasıtasıyla karaya bağlanmış olan bu küçük ada, Kambay körfezinin med ve cezir olaylarından etkilenmeyen tabii bir limana sahiptir. Diû, Hindu hânedanlarından Cudasâmalar’ın elinde iken 698’de (1298-99) Sultan Alâeddin Halacî tarafından alınarak müslüman hâkimiyeti altına sokuldu. Ancak Delhi sultanları bu hâkimiyetlerini uzun süre koruyamadılar; tekrar Hindular’ın eline geçen şehri 1349’da Sultan Muhammed b. Tuğluk yeniden fethetti.

1407’de Gucerât’ta Muzaffer Şah lakabıyla bağımsızlığını ilân eden Tuğluk hânedanının Gucerât valisi Zafer Han Diû’yu bir garnizon haline getirdi ve buraya kadı tayin edip çeşitli camiler yaptırdı. 1431 yılında Diû Limanı Gucerât donanmasındaki bütün gemilerin ihtiyacını karşılayabilecek şekilde büyütüldü. 1509’da Sûret Valisi Melik Ayaz, bu kıyılarda bir ikmal üssü kurmayı planlayan Portekiz genel valisi Francisco d’Almeida’nın donanması karşısında yenik düştü ve onlarla istedikleri gibi bir antlaşma yapmak zorunda kaldı. Ancak ertesi yıl Diû Sûret vilâyetinin merkezi oldu; burada bir kale inşa ederek limanın savunmasını güçlendiren ve ada ile kara arasına bir köprü yaptıran Melik Ayaz Portekizliler için bir tehdit unsuru olmaya devam etti. Ayrıca daha sonraki yıllarda Gucerât Sultanı II. Muzaffer’i, yeni genel vali Albuquerque’e Diû ile ilgili istekleri hususunda verdiği sözü geri almaya (1513), 1520 ve 1521 yıllarında da Portekiz donanmasını limana sokmamaya ikna etti. Melik Ayaz’ın 1522’de ölümünden sonra itibarı artan oğlu İshak, 933 (1526-27) yılında sultana karşı baş kaldırarak Diû’yu Portekiz idaresine geçirmek istediyse de yeni vali Kıvâmülmülk tarafından bertaraf edildi. Ancak bir yıl sonra Portekizliler Kıvâmülmülk’ü yenilgiye uğratıp sultana onun yerine Melik Ayaz’ın ikinci oğlu Melik Togan’ı valiliğe tayin ettirdiler.

1531’de Osmanlılar’ın Yemen valisi Mustafa b. Behrâm’la kaptan Hoca Sefer bir donanma ile Hint denizine açıldılar ve Diû’ya uğradılar. Melik Togan Osmanlı valisinden Diû’yu Portekizliler’e karşı savunmasını istedi. Bu sırada Portekiz genel Valisi Nuno da Cunha’nın donanması saldırıya geçti, fakat Mustafa b. Behrâm’ın şiddetli savunması karşısında çok ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı. Gucerât Sultanı Bahadır Şah, Diû’yu Portekizliler’in eline geçmekten kurtaran Mustafa b. Behrâm ile Hoca Sefer’e büyük iltifat ve ikramlarda bulundu; ancak bu durum Mustafa b. Behrâm ile Melik Togan’ın arasının açılmasına sebep oldu.

1535 yılında Bâbürlü Hükümdarı Hümâyun’la arası açılan Bahadır Şah, Nuno da Cunha ile, kendisine yardım etmesi karşılığında Portekizliler’in Diû’da bir kale yapmalarına izin veren bir anlaşma imzaladı. Bahadır Şah Bâbürlüler’i ülkesinden çıkardıktan sonra, donanmasıyla Diû önlerine gelen Nuno da Cunha’yı görüşmelerde bulunmak üzere saraya davet etti, fakat genel vali hasta olduğunu ileri sürerek karaya çıkmadı. Bunun üzerine Bahadır Şah Portekiz valisinin bulunduğu gemiye gitti. Oraya vardığında kendisi aleyhine bir komplo hazırlandığını farkedip geri dönmek istediyse de çıkan çatışmada öldürüldü (13 Şubat 1537). Olaydan sonra Portekizliler’in niyetini anlayan Diû halkı şehri terketti. Bunun üzerine Nuno da Cunha adayı kolaylıkla ele geçirdi ve o esnada Gucerât tahtına çıkan Muhammed Zaman Mirza da bu durumu kabul etmek zorunda kaldı. Ertesi yıl 7000 dolayında askerden meydana gelen Gucerât ordusu Hoca Sefer kumandasında Diû’yu kuşatma altına aldı. Bu sıralarda Kanûnî Sultan Süleyman’ın müslüman tüccarlara ve hacılara zarar veren Portekizliler’i Arap denizinden ve Hint Okyanusu’ndan çıkarma emrini alan Mısır Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa donanmasıyla Diû yakınlarına gelerek Hoca Sefer’e büyük destek sağladı. Ancak Hoca Sefer, şehre girmesine rağmen kaleyi savunan Portekiz askerlerinin şiddetli mukavemeti karşısında üç ay süren kuşatmayı kaldırdı. Kaynaklar, kuşatmanın kaldırılmasında Osmanlılar’la Gucerâtlılar arasında beliren güvensizliğin etkili olduğunu kaydetmektedir. 20 Nisan 1546’da Hoca Sefer adayı tekrar kuşattıysa da yedi ay süren çarpışmaların sonunda genel vali Joao de Castro müslüman kuvvetlerini mağlûp ederek onunla oğlunu öldürttü.

Diû’ya yerleşen Portekizliler, uzun süre Gucerât’taki deniz taşımacılığı trafiğini kontrolleri altında tuttular. 1668 ve 1676 yıllarında Araplar şehri işgal ederek yağmaladılarsa da kaleye çekilen Portekizliler’in hâkimiyetine son veremediler. 19 Aralık 1961 tarihine kadar Portekiz yönetiminde kalan Diû, bu tarihte Hint ordusu tarafından Dâmân ve güneydeki Goa ile birlikte işgal edildi. 14 Mart 1962’de bu üç şehir resmen Goa-Dâmân-Diû adı altında, doğrudan Yeni Delhi’deki merkezî hükümete bağlı bir idarî bölge olarak Hindistan Devleti’ne ilhak edildi. 1987’de Goa bu idarî bölgeden ayrıldı ve Hindistan Cumhuriyeti’nin yirmi beşinci federe devleti oldu. 1991 Nüfus sayımına göre Diû-Dâmân’ın nüfusu 101.439 olup bunun yaklaşık 10.000’i Dîû adasında yaşamaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
M. S. Comissariat, A History of Gujarat, London 1938, I, tür.yer.; Ahmet Asrar, Kanuni Devrinde Osmanlıların Dini Siyaseti ve İslâm Alemi, İstanbul 1972, s. 301-320; CHIn., V, 873-874, 890, 892, 893; History of India, III, 183, 184, 185; VI, 96-97, 132; Census of India (ed. Registrar General and Census Commissioner), New Delhi 1991, tür.yer.; A. B. de Braganca Pereira, Os Portuqueses em Diu, Bastora, ts.; J. B. Harrison, “Diū”, EI2 (İng.), II, 322.
Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 9. cildinde, 375-376 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.