DUŞANBE

DUŞANBE
Müellif: İSMAİL TÜRKOĞLU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 12.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/dusanbe
İSMAİL TÜRKOĞLU, "DUŞANBE", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/dusanbe (12.07.2020).
Kopyalama metni
Hisar (Gissar) vadisinin ortasında kurulmuş olup kuzeyi ve kuzeydoğusu yüksekliği 1000 metreyi aşan Hisar, güneyi Rangon sıradağlarıyla çevrilidir. Duşanbinka (Varzob/Vârzûb), Luçob nehirleri ve Hisar Kanalı şehri böler. Bunların üzerinde yedi köprü mevcuttur. Şehirde ayrıca çok sayıda dere ve ark bulunmaktadır. Şehrin ortasında 1940’lı yıllarda genç komünistler tarafından inşa edilen ve onların adına izâfeten “Komsomol” diye adlandırılan büyük yapay bir göl vardır.

Duşanbe adına ilk defa XVII. yüzyılın sonuna ait kaynaklarda rastlanır. 1826’da şehrin adı Duşanbe-Kurgan olarak geçer ve bu isim pazartesi günleri bölgede kurulan büyük bir pazarla ilgilidir. Bu pazara Buhara Hanlığı’na tâbi Hisar beylerinin nezaretinde Taşkent, Buhara, Hucend gibi şehirlerden tüccarların geldiği bilinmektedir. Pazarın güvenliği için Hisar beyleri Vârzûb nehrinin sol tarafında kalıntıları bugüne kadar gelen bir kale inşa etmişlerdi.

Arkeolog P. Smoliçev’in 1941’de Duşanbe’de başlattığı kazılarda 2000 yıl öncesine ait seramik parçaları bulundu. 1951’de de bir inşaat temel kazısı sırasında Grek harfleriyle yazılmış Toharca metinler ortaya çıktı. Ayrıca Grek-Baktria, Kuşan, Tohar, Sâsânî, Karahanlı, Sâmânî, Şeybânî dönemlerine ait çok sayıda süs eşyası ve paralara rastlandı. Yine şehrin çevresinde Grek-Baktria döneminden ve VI-VIII. yüzyıllardan kalma çeşitli kalıntılar vardır. Bütün bunlar Duşanbe yöresinin tarihinin hayli eskiye gittiğine işaret ederse de bugünkü şehir yeni sayılabilecek bir yerleşme yeri özelliği taşır. Burası XX. yüzyılın başlarında Buhara Emirliği’ne bağlı Sarı Asiya ve Şahmansur ile birlikte küçük bir kasaba olarak zikredilir. Bu sıralarda Duşanbe’de kırk ev ve kırk iki dükkânda 283 kişi yaşıyordu. Bolşevikler’den kaçan son Buhara emîri Âlim Han 1920’de sarayını buraya taşıdı, ancak Bolşevikler’in gelmesi üzerine buradan da ayrıldı. Şehir 1922 Şubatında Enver Paşa kumandasındaki Basmacılar tarafından kuşatılınca Kızılordu birlikleri geri çekilmek zorunda kaldı. Duşanbe ve çevresi Enver Paşa’nın kontrolüne geçti. Bolşevikler, 18 Mayıs’ta Komünist Partisi Merkez Komitesi’ni toplayarak Türkistan meselesini görüştüler. Komünist Partisi ileri gelenlerinden G. K. Ordjonikidze arkadaşlarıyla bölgeye gidip yerel halkın Basmacılar’a karşı koymasını sağlamaya çalıştı ve S. Kamenev’in kumandasında bölgeye büyük kuvvetler sevkedilmeye başlandı. Haziran’da Kızılordu ile halk gönüllüleri Basmacılar’a karşı hücuma geçti ve 14 Temmuz’da Duşanbe’yi Basmacılar’dan geri aldı. 24 Temmuz’da da Bolşevikler yeniden buraya hâkim oldu. Ardından Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne bağlı Otonom Tacik Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin ve 1929’da Tacikistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başşehri oldu. Stalin’in adına izâfeten şehrin ismi Ekim 1929’da Stalinâbâd olarak değiştirildi.

27 Nisan 1927’de Tacikistan Halk Komiserleri Sovyeti’nin kararıyla şehrin imarına başlandı. Şehirde hemen bir tuğla fabrikası kuruldu ve ilk yapı olarak Tacikistan Halk Komiserleri Sovyeti binası inşa edildi. 1930’a kadar şehirde 4395 bina bulunuyordu ve bunların tamamı tek katlı idi. Duşanbe’nin en büyük caddesi olan Rudaki’nin çevresinde 1930 ve 1940’lı yıllarda modern tarzda inşa edilen üç katlı, balkonlu, verandalı binalar yapıldı. II. Dünya Savaşı’nın ardından şehirde üç ve daha yüksek katlı yapılar görülmeye başlandı. Şehrin deprem kuşağında yer alması yüzünden 1960’lı yıllara kadar çok katlı binaların inşasına izin verilmedi. Gelişen teknoloji ile 1960’tan sonra çok katlı binalar yapıldı. Duşanbe 1929’da Moskova-Taşkent demir yolu ağına bağlandı. Demir yolunun gelmesiyle birlikte şehirde tekstil, tarım, makine fabrikaları kuruldu; 1942’de büyük bir kâğıt fabrikası açıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında (1941-1945) fabrikaların cepheye daha fazla mâmul yetiştirmesi için kapasiteleri arttırıldı ve yenileri eklendi; 1945’te traktör, 1946’da motor, sabun, çimento, trikotaj fabrikaları tesis edildi. Aynı yıl bu fabrikaların elektrik ihtiyacını karşılamak için Aşağıvarzob Hidroelektrik Santrali’nin yapımına başlandı.

Sovyet döneminde şehir Tacikistan’ın kültür ve bilim merkezi olma yolunda hızla ilerledi; yirmi üç araştırma enstitüsü, sekiz üniversite ve yüksek okul, on dokuz meslek lisesi açıldı. 1951’de Tacikistan İlimler Akademisi faaliyete geçti. Bunun yanında Firdevsî adlı Tacikistan Millî Kütüphanesi, İlimler Akademisi Merkez Kütüphanesi kuruldu. Şehrin adı 1961’de Stalinâbâd’dan tekrar Duşanbe’ye çevrildi. Günümüzde şehirde yirmi üniversite, on yedi araştırma enstitüsü, dokuz teknik lise, 140 ortaokul ve lise, 181 kütüphane, 112 kreş, kırk bir hastahane, sekiz stadyum, 121 spor salonu, dört yüzme havuzu, üç tenis kortu ve elli yedi futbol sahası bulunmaktadır. İrfan, Maarif, Dâniş, Edip, Tacikistan Ansiklopedisi Duşanbe’deki en önemli yayınevleridir. Şehirde elli yedi gazete ve otuz üç dergi yayımlanmaktadır.

Sovyetler Birliği’nin dağılması ve 1992-1997 yılları arasında ülkede süren iç savaş yüzünden Duşanbe ekonomik ve sosyal hayat bakımından büyük değişikliklere uğradı; yüzlerce okul, kreş, kütüphane, kulüp, sinema, kültür evi, eğitim ve öğretim kurumu zarar gördü. Çoğunluğu Duşanbe’de yaşayan Rus, Ukrain ve Tatar gibi yabancı nüfus Rusya’ya göç etti. İç savaşın ardından şehrin imarına hız verildi. Sâmânî Devleti’nin 1100. yılı münasebetiyle düzenlenen bir meydanın ortasına İsmâil b. Ahmed Sâmânî’nin büyük bir heykeli konuldu. Tacik tarihini yansıtan heykeller, büstler şehirdeki park ve meydanlarda yerini almaya başladı. Komünist döneminde meydan, cadde ve sokaklara verilen isimler Tacik meşhurlarının adıyla değiştirildi.

A. Lohuti Devlet Akademi Tiyatrosu, S. Ayni Devlet Akademi Opera ve Balet Tiyatrosu, V. Mayakovskiy Devlet Rus Drama Tiyatrosu, M. Vohidova Devlet Gençlik Tiyatrosu, Devlet Kukla Tiyatrosu Duşanbe’deki en büyük tiyatrolardır. Tacikistan Millî Müzesi, Millî Eskiçağ Müzesi, Etnografya Müzesi şehir ve bölge açısından en önemli müzelerdir. Dünyada kilden yapılmış en büyük Buda heykeli Millî Eskiçağ Müzesi’nde korunmaktadır. Firdevsî adına kurulan Cumhuriyet Kütüphanesi’nde Rûdekî, Firdevsî, İbn Sînâ, Sa‘dî gibi Türk-İslâm dünyasının meşhurlarının eserlerini de içeren 2000 civarında Arapça ve Farsça el yazması bulunmaktadır.

Bugünkü şehrin alanı 126,6 km2, nüfusu 775.700’dür (2014). Duşanbe’nin Şahmansur, Firdevsî, Sâmânî, Sînâ adlı dört ilçesi vardır. Şehir nüfusunun % 89,5’ini Tacikler, % 6,7’sini Özbekler, % 2,6’sını Ruslar ve % 1,2’sini diğer milletler oluşturmaktadır. 1959’da Tacikler nüfusun % 18,7’sini, Ruslar % 47,8’ini teşkil etmekteydi. Şehrin etnik nüfusunun bu değişimine 1970’li yıllardan itibaren Tacikler’in kışlaklardan şehre göç etmeye başlaması, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Tacik olmayanların anavatanlarına göçü, 1992-1997 yılları arasında süren iç savaş yol açmıştır.

Duşanbe’de tarihî cami bulunmamaktadır. Mevcut bazı mescidler de Sovyet döneminde yıkılmıştır. 1997-2001 yılları arasında Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî, Bahâeddin Nakşibend, İmâm-ı Âzam, Mevlevî Muhammadcan, Sari Asiye, Yakka Çınar ve Amindcan camileri inşa edilmiştir. Tacikistan’ın Bedahşan bölgesinde çoğunluğu oluşturan İsmâilî mezhebi üyelerinin de Duşanbe’de büyük bir merkezi bulunmaktadır. Duşanbe ile Ankara 2003 yılında kardeş şehir ilân edilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA

G. H. Haydarov, İstoriya Tadjikskogo Naroda: XX vek, Hudjand 2001, s. 342-390; Ejegodnik Respubliki Tadjikistan, Duşanbe 2004, tür.yer.; N. B. Hotamov, Sotsialno Ekonomiçeskie Preobrazovaniya Respubliki Tadjikistan v Period Suverniteta (1991-2006), Duşanbe 2008, s. 1-170, 247-262; A. X. Komilov, “Seysmostoykoe Stroitelstvo v Respublike Tadjikistan”, Byulleten Stroitelnoy Tehniki, sy. 12, Moskva 2009, s. 36-37; D. P. Pulatov, “Tadjikskaya Sovetskaya Sostsialistiçeskaya Respublika, İstoriceskiy Oçerk”, BSE, XXV, 172-177; M. S. Asimov – N. N. Negmatov, “Tadjikskaya Sovetskaya Sostsialistiçeskaya Respublika, Hudojestvennaya Samodeyatelnost”, a.e., XXV, 183-186; R. Hadizade, “Tadjikskaya Sovetskaya Sostsialistiçeskaya Respublika, Literatura”, a.e., XXV, 189-191; L. S. Ayni v.dğr., “Tadjikskaya Sovetskaya Sostsialistiçeskaya Respublika, Arhitektura İzobrazitelnoe i Dekarativno-Prikladnoe iskusstvo”, a.e., XXV, 191-194; N. H. Nurdjanov, “Tadjikskaya Sovetskaya Sostsialistiçeskaya Respublika, Dramatiçeskiy Teatr”, a.e., XXV, 196; Duşanbe, Entsiklopedya (ed. M. D. Dinorşoev), Duşanbe 2004, s. 10-82.
Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2016 yılında İstanbul'da basılan EK-1. cildinde, 350-351 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER