EBÛ AVN el-HORASÂNÎ

أبو عون الخراساني
Müellif:
EBÛ AVN el-HORASÂNÎ
Müellif: OSMAN AYDINLI
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2016
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 06.04.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-avn-el-horasani
OSMAN AYDINLI, "EBÛ AVN el-HORASÂNÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-avn-el-horasani (06.04.2020).
Kopyalama metni
Daha çok Ebû Avn künyesiyle bilinir. Horasânî nisbesiyle meşhur olmakla birlikte Cürcânî, Ezdî, Atekî nisbeleriyle de anılır. Ezd kabilesine mensup Hunâ‘ boyunun âzatlısı olduğu ve Abbâsî ihtilâl hareketi öncesi Cürcân’da yaşadığı bilinmektedir. Abbâsî davetinin ilk dönemlerinde Cürcân’da bölgenin baş dâîsi Bükeyr b. Mâhân tarafından hizmete alındı, Cürcân’da Abbâsîler’in en önemli dâîsi haline geldi ve on iki nakîbden biri oldu. Muhammed b. Ali’nin ölümünün ardından yerine geçen oğlu İbrâhim el-İmâm’ı Cürcânlı Şiîler ile birlikte 125’te (743) Mekke’de ziyaret etti, ancak Emevî aleyhtarı faaliyetleri yüzünden Emevî Halifesi II. Mervân’ın emriyle bölge valisi tarafından tutuklandı.

129’da (746) Ebû Müslim Horasan’da Abbâsî ayaklanmasını başlatınca Ebû Avn, İmam İbrâhim’in emri üzerine Cürcân’daki Abbâsî taraftarlarından topladığı mallarla birlikte Ebû Müslim’in ordusuna katıldı (Taberî, VII, 363). Kahtabe b. Şebîb’in ordusunda Cürcân askerlerinden oluşan birliğin kumandanlığını yaptı. Kahtabe’nin yanında Ebîverd, Tûs, Nîşâbur ve Cürcân’ın zaptında bulundu. 131 (748-49) yılında Kahtabe kendisini Rey ile Hemedan arasındaki Destabâ’da toplanan Hâricîler üzerine gönderdi. Hâricîler’i bozguna uğratan Ebû Avn Ebher’e ulaştı ve orada üç ay kalıp bölgede güvenliği sağladı. Ebher’de iken, Kahtabe’nin emriyle İsfahan’ı ele geçirecek olan Âmir b. İsmâil’e yardım için 500 kişilik bir askerî birlik gönderdi. Kahtabe Nihâvend’i almaya çalışırken Ebû Avn’ı Mâlik b. Tarîf’le birlikte büyük bir orduyla Şehrizor’a yolladı. Ebû Avn yapılan savaşta Emevî Valisi Osman b. Süfyân’ı öldürüp bölge ile aynı adı taşıyan şehri zaptetti (Belâzürî, III, 137). Ardından son Emevî halifesi II. Mervân ile mücadele eden ordunun kumandanlığına getirildi. 132 yılı Saferinde (Eylül-Ekim 749) Musul’a yönelen Ebû Avn, Musul’un zaptından sonra el-Cezîre bölgesinin diğer şehirlerini de ele geçirmek için seferber oldu. Bunu haber alan II. Mervân da Harran’dan ayrılıp bölgedeki bütün Emevî taraftarlarını yanında topladı ve iki ordu Büyük Zap Suyu civarında karşı karşıya geldi. Yapılan savaşta Abbâsîler’in zafer kazanmasında Ebû Avn önemli rol oynadı. Daha sonra el-Cezîre ve Suriye’deki şehirlerin zaptına katıldı. Bazı kaynaklarda onun, Emevî Halifesi Mervân’ı takip ederek Dımaşk şehrine kadar geldiği ve pek çok kişiyi öldürdüğü rivayet edilir (Dîneverî, s. 366).

Abbâsî orduları başkumandanı Abdullah b. Ali b. Abdullah ve kardeşi Sâlih’in, Dımaşk’ın ele geçirilmesinin ardından Filistin’deki Ebûfutrus nehri kenarında Emevîler’i bozguna uğrattığı savaşta Ebû Avn da ordu kumandanlarından biriydi. Ebü’l-Abbas es-Seffâh, Sâlih b. Ali’yi II. Mervân’ın peşinden Mısır’a gönderdiğinde Sâlih ordusunun öncü birliğinin başına Ebû Avn’ı getirdi. Taraflar arasında meydana gelen şiddetli savaşta Mervân’ın ordusu bozguna uğradı. Daha sonra yakalanıp öldürülen Mervân’ın başı Ebû Avn’a gönderildi. Ebû Avn Fustat’ın kuzeyinde ileride Asker diye adlandırılacak olan, caddeleri ve çarşılarıyla meşhur bir dış mahalle tesis etti. Burası daha sonra Abbâsî idarecilerinin Mısır’daki ikametgâhı oldu. Ebû Avn mahalleyi iskân ederek bir yapılaşma projesi başlattı. Bu projede bir su kanalı, dârülimâre ve bir mescid de (Mescid-i Avf) vardı. Ebû Avn, 133’te (751) Halife Ebü’l-Abbas tarafından Sâlih b. Ali’nin yerine Mısır valiliğine tayin edildi (Kindî, s. 101).

Ebû Avn 5 Rebîülâhir 136’da (8 Ekim 753) valilikten azledildi, yerine Filistin ve İfrîkıye valiliği uhdesinde bırakılan Sâlih b. Ali tayin edildi. Sâlih b. Ali onu bir ordunun başında Abbâsî hâkimiyetini kurmak için Kuzey Afrika bölgesine yolladı. Ancak Halife Ebü’l-Abbas es-Seffâh’ın aynı yıl ölümü üzerine Mısır’a geri çağrıldı. Ebû Avn ordusuyla önce Berka’ya geldi, orada bir mescid yaptırdı ve Mısır’a döndü. Hemen sonra Hâricî Hakem b. Dab‘an el-Cüdâmî’nin ayaklanmasını bastırmak için Filistin’e gönderildi ve isyan kanlı bir şekilde bastırıldı. Ardından Mısır valiliğine tayin edildi. Ebû Avn 26 Ramazan 137’de (15 Mart 755) Mısır’a girip Asker şehrine yerleşti. Yeni halife Ebû Ca‘fer el-Mansûr 15 Rebîülevvel 141’de (26 Temmuz 758) Ebû Avn’ı görevden alıp yerine Abbâsî nakiblerinden Ebû Uyeyne Mûsâ b. Kâ‘b et-Temîmî’yi görevlendirdi. Ebû Avn, aynı yıl Horasan Valisi Abdülcebbâr el-Ezdî’nin isyanını bastırmak üzere Mansûr’un mevlâsı Ebü’l-Hâsib’le birlikte Horasan’a gönderildi. Ayaklanma bastırılınca her ikisi de halife tarafından bu sırada Taberistan’da başlatılan diğer bir ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi. Taberî’nin kaydettiği (VII, 547), Ebû Avn’ın 144’te (761-62) Halife Ebû Ca‘fer el-Mansûr’a Horasan’dan gönderdiği bir mektup onun bu sırada Horasan valisi olduğu şeklinde yorumlanmıştır (The Encyclopaedia of Islam Three, fas. 1, s. 22). Ebû Avn mektubunda Horasan ahalisinin kendisine ilgi göstermeyip Ehl-i beyt’ten Muhammed b. Abdullah el-Mehdî’ye meylettiğini bildirdi, bunun üzerine halife yanında hapsettiği Muhammed b. Abdullah’ı öldürttü. Ebû Avn’ın oğlu Avn da Ebû Ca‘fer el-Mansûr tarafından sarayda görevlendirildi.

Üstâzsîs’in 150 (767) yılında Horasan’da başlattığı büyük isyanın bastırılmasında önemli rol oynayan Ebû Avn 152’de (769) bölge valiliğinden azledildi. 159’da (776) yeni halife Mehdî-Billâh onu yine Horasan’da ulûhiyyet iddiasıyla ortaya çıkan Mukanna‘ üzerine gönderdi, ancak başarılı olamayınca yerine Muâz b. Müslim’i tayin etti. Humeyd b. Kahtabe’nin ölümünün ardından halife tarafından aynı yıl ikinci defa Horasan valiliğine getirildi, fakat ertesi yıl azledildi (Taberî, VIII, 128). Ebû Avn emrindeki Cürcân asıllı askerleriyle birlikte Horasan’dan Bağdat’a döndü ve halifenin kendisine tahsis ettiği bölgeye yerleşti. Burası Rabazu Ebû Avn diye isimlendirilmiştir. Ebû Avn 168 (784-85) yılında Bağdat’ta vefat etti (Yezîd b. Muhammed el-Ezdî, s. 252). Ancak Taberî Halife Mehdî’nin onu 169’da (785-86) hasta yatağında ziyaret ettiğini rivayet eder (Târîḫ, VIII, 180). Gerek Abbâsîler’in iktidarı ele geçirmesi gerekse ilk dönemde devletin temellerinin atılması ve yerleşmesinde önemli rolü olan Ebû Avn kaynaklarda alçak gönüllü, güzel ahlâklı, sadık bir kişi olarak tanıtılır. Halife Mehdî yaşantı tarzı ve sonsuz sadakati sebebiyle ona karşı saygılı davranmış, onu kendisi için gümüş veya altından bir ev inşa edilmeye lâyık biri olarak nitelemiştir (a.g.e., a.y.).

BİBLİYOGRAFYA

Halîfe b. Hayyât, Târîḫ (nşr. Mustafa Necîb Fevvâz), Beyrut 1995, s. 285, 291; İbn Abdülhakem, Fütûḥu Mıṣr ve’l-Maġrib (nşr. Ali M. Ömer), Kahire 1415/1995, s. 162, 185, 269; Fesevî, el-Maʿrife ve’t-târîḫ (nşr. Ekrem Ziyâ el-Ömerî), Medine 1410/1990, I, 136; Belâzürî, Ensâb, III, 134-137; Dîneverî, el-Aḫbârü’ṭ-ṭıvâl, s. 366-367; Ya‘kūbî, el-Büldân (nşr. M. Emîn Dannâvî), Beyrut 1422/2002, s. 42, 138; Aḫbârü’d-devleti’l-ʿAbbâsiyye (nşr. Abdülazîz ed-Dûrî – Abdülcebbâr Muttalibî), Beyrut 1971, tür.yer.; Taberî, Târîḫ (Ebü’l-Fazl), VII, tür.yer.; VIII, 31-38, 116, 123, 128, 180; İbn A‘sem el-Kûfî, el-Fütûḥ, Beyrut 1406/1986, VIII, 355-356, 360-361; İbn Abdürabbih, el-ʿİḳdü’l-ferîd (nşr. Abdülmecîd et-Terhînî – Müfîd M. Kumeyha), Beyrut 1404/1983, V, 223-224; Yezîd b. Muhammed el-Ezdî, Târîḫu’l-Mevṣıl (nşr. Ali Habîbe), Kahire 1387/1967, s. 125-126, 129, 132, 134-135, 140, 236, 252; Mes‘ûdî, et-Tenbîh, s. 249, 303; a.mlf., Mürûcü’ẕ-ẕeheb (nşr. Müfîd M. Kumeyha), Beyrut 1986, III, 298-299, 310-311; Kindî, el-Vülât ve’l-ḳuḍât (Guest), s. 96, 101, 102-103, 105-106, 355; İbn Miskeveyh, Tecâribü’l-ümem (nşr. Ebü’l-Kāsım İmâmî), Tahran 2000, III, 323, 324, 330, 446-447; VII, 301, 302, 305, 315, 322; VIII, 230, 237; İbn Asâkir, Târîḫu Dımaşḳ (Amrî), XV, 10, 20; XXV, 6; XXXVII, 180-182; LVII, 346; İbnü’l-Cevzî, el-Muntaẓam (Atâ), VII, 301-302, 321; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, Beyrut 1977, III, 25; IV, 123; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, V, tür.yer.; VI, 39, 41, 46; İbn Hallikân, Vefeyât, I, 443; E. L. Daniel, The Political and Social History of Khurasan under Abbasid Rule: 747-820, Minneapolis 1979, s. 40-41, 48, 76, 135, 142; Abdülazîz ed-Dûrî, el-ʿAṣrü’l-ʿAbbâsiyyü’l-evvel, Beyrut 1997, s. 46-47, 52; K. V. Zetterstéen, “Abū ʿAwn”, EI2 (İng.), I, 108; R. W. Bulliet, “Abū ʿAvn”, EIr., I, 260-261; Elad Amikam, “Abū ʿAwn ʿAbd al-Malik b. Yazīd al-Khurāsānī”, The Encyclopaedia of Islam Three, Leiden 2010, fas. 1, s. 19-25.
Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-1. cildinde, 363-364 numaralı sayfalarda yer almıştır.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.