EBÛ HÂTİM el-İBÂZÎ

أبو حاتم الإباضي
Müellif:
EBÛ HÂTİM el-İBÂZÎ
Müellif: MUSTAFA ÖZ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 11.08.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-hatim-el-ibazi
MUSTAFA ÖZ, "EBÛ HÂTİM el-İBÂZÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-hatim-el-ibazi (11.08.2020).
Kopyalama metni

Hayatının ilk dönemi hakkında yeterli bilgi yoktur. İslâm tarihçileri tarafından genellikle âsi Berberîler’in lideri olarak kabul edilir. 140-144 (757-761) yılları arasında Trablusgarp valiliği yapan Ebû Hâtim, Muhammed b. Eş‘as kumandasındaki Abbâsî ordusunun katliamından kurtulmayı başarmış ve İmâmü’z-zuhûr Ebü’l-Hattâb el-Meâfirî’nin ölümünden sonra Trablusgarp civarındaki İbâzîler’den biat almıştır. Mensuplarınca “İmâmü’d-difâ‘” (savunma imamı) olarak anılması onun mezhep içindeki mevkiini gösterir. Ebû Hâtim, 145’te (762) İbâzîler’in haklarını korumak için ortaya çıkmıştır.

151 (768) yılında Ağleb b. Sâlim’in İbâzîler tarafından öldürülmesi üzerine Abbâsî Halifesi Mansûr, Hezârmerd unvanıyla ün yapmış Sind Valisi Ömer b. Hafs’ı Kuzey Afrika genel valiliğine tayin etti. Büyük bir kuvvetle Kayrevan’a giden Ömer b. Hafs Tâhert’teki Rüstemîler’i, Tilimsân (Tlemsen) ve Sicilmâse’deki Sufrîler’i ortadan kaldırmak amacıyla Tubne (Tobna) şehrini tahkim için halifeden tâlimat aldı. Kayrevan’da yerine Habîb b. Habîb el-Mühellebî’yi bırakarak askerleriyle birlikte Tubne’ye geçti (154/771). Bu sırada Ebû Hâtim’in liderliğindeki İbâzî Berberîler, Trablus Valisi Cüneyd b. Beşşâr’a isyan ettiler. Vali Ömer b. Hafs’tan yardım isteyince onun gönderdiği askerler Ebû Hâtim kuvvetleri karşısında tutunamayıp Kābis’e doğru kaçmaya mecbur oldular. Bu arada Kayrevan’daki Berberîler de isyan ederek Habîb’i öldürdüler. Ebû Hâtim Trablus’a hâkim olduktan sonra aynı yıl diğer Berberîler’le de anlaşarak on iki gruptan meydana gelen büyük bir askerî güçle Tubne’yi kuşattı. Ömer b. Hafs çok zor şartlar altında askerleriyle Tubne’yi terkederek sekiz aydan beri kuşatma altında bulunan Kayrevan’a ulaşmaya muvaffak oldu. Kendisini takip eden Ebû Hâtim de 130.000 kişilik ordusuyla Kayrevan’ı muhasara etti. Şehirde açlık ve mahrumiyet had safhaya ulaşınca bazı askerler Havâric gruplarına katılmaya başladılar. Bu sırada halifenin Yezîd b. Hâtim el-Ezdî kumandasındaki bir orduyu Kayrevan’a gönderdiği haberi ulaştıysa da Ömer b. Hafs orduyu beklemeden İbâzîler’le çarpışmak üzere bir huruç hareketi yaptı; fakat Ebû Hâtim kuvvetleri tarafından öldürüldü. Yerine geçen üvey kardeşi Humeyd’in bazı şartlarla yaptığı barış sonunda Ebû Hâtim 155 yılı başlarında Kayrevan’ı zaptetti. Şehrin kapılarını yaktırıp surlarını tahrip ettirdi. Şehirde bulunan Abbâsî askerlerinin büyük bir kısmını da Tubne’ye sevketti.

Ebû Hâtim, bir müddet sonra halife ordusunun Trablus’a yaklaştığını öğrenince ordusu ile birlikte o tarafa hareket etti. Fakat bu esnada Kayrevan’da kendisine muhalif unsurların ortaya çıktığını haber alarak geri döndü, muhaliflerini bertaraf ettikten sonra Nefûse, Hevvâre, Derîse ve diğer Berberî kabilelerinden meydana gelen ordusu ile halife kuvvetlerinin üzerine yürüdü. Nefûse dağı civarında Sâlim b. Sevâde et-Temîmî kumandasındaki halife ordusunun öncü birliklerini mağlûp ederek ilerledi. Ardından dağın doğusuna düşen ve Cenbî (Cendûbe) diye adlandırılan yerde Yezîd b. Hâtim’in kuvvetleriyle karşılaştı (27 Rebîülevvel 155 / 7 Mart 772). Cereyan eden savaşta İbâzîler büyük kayıplar vererek mağlûp oldular. Ebû Hâtim de savaş esnasında öldürüldü. Onun Cenbî’deki türbesi uzun süre kutsal bir yer kabul edilerek hakkında çeşitli rivayetler nakledilmiştir.


BİBLİYOGRAFYA

, VIII, 46.

Ebû Zekeriyyâ el-Vercelânî, Kitâbü’s-Sîre (nşr. Abdurrahman Eyyûb), Tunus 1405/1985, I, 78-84.

, V, 595-601.

, I, 76-78.

, X, 113.

, III, 201.

Şemmâhî, Kitâbü’s-Siyer (nşr. Ahmed b. Suûd es-Seyâbî), Maskat 1407/1987, I, 121-124.

E. Rossi, Lîbyâ (trc. Halife Muhammed et-Tüleysî), Beyrut 1394/1974, s. 65-66.

Ali Yahyâ Muammer, el-İbâżıyye fi’l-Cezâʾir, Kahire 1399/1979, s. 132, 375.

Seyyid Abdülazîz Sâlim, Târîḫu’l-Maġrib fi’l-ʿaṣri’l-İslâmî, İskenderiye 1982, s. 264-271.

E. Ruhi Fığlalı, İbâdiye’nin Doğuşu ve Görüşleri, Ankara 1983, s. 100-101.

A. de Motylinski, “Ebû Hâtim”, , IV, 28-29.

a.mlf. – T. Lewicki, “Abū Ḥâtim”, , I, 125.

T. Lewicki, “al-Malzūzī”, a.e., VI, 311-312.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1994 yılında İstanbul'da basılan 10. cildinde, 147-148 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER