EBÛ İSHAK es-SEBÎÎ

أبو إسحاق السبيعي
EBÛ İSHAK es-SEBÎÎ
Müellif: ALİ OSMAN KOÇKUZU
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 10.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-ishak-es-sebii
ALİ OSMAN KOÇKUZU, "EBÛ İSHAK es-SEBÎÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-ishak-es-sebii (10.12.2019).
Kopyalama metni

34 (654) yılında doğdu. 29 (649) veya 32 (652) yılında doğduğu da rivayet edilmektedir. Yemen’deki Hemdân kabilesine mensup Sebî‘ (Sebü‘) b. Sa‘b’ın soyundan geldiği için Sebîî ve Hemdânî, Kûfe’ye yerleştiği için de Kûfî nisbeleriyle anılır. Dedesinin adının Ali veya Ubeyd olduğu da söylenmektedir.

İbn Abbas, Berâ b. Âzib, Abdullah b. Amr b. Âs, Muâviye b. Ebû Süfyân gibi sahâbîlerden; Mesrûk b. Ecda‘, Dahhâk b. Kays, Amr b. Şürahbîl gibi tâbiîlerden hadis rivayet etti. Esved b. Yezîd en-Nehaî’den Kur’an öğrendi. Muhtelif hocalardan ilim öğrenmeye meraklıydı. Ali b. Medînî’nin belirttiğine göre 300 veya 400 hocadan faydalanmıştır. Bunların yetmiş sekseninden sadece kendisi rivayette bulunmuşsa da bu şahısların yer aldığı senedler ihtiyatla karşılanmıştır. Çok kimseden rivayet etmesi sebebiyle Ebû Hâtim er-Râzî onu Zührî’ye benzetmiştir. Kendisinden de hocalarından İbn Sîrîn, akranından Zührî ve Katâde b. Diâme, oğlu Yûnus ile torunları hadis hâfızı İsrâîl b. Yûnus ve Yûsuf b. İshak, ayrıca Mansûr b. Mu‘temir, A‘meş, İbn Ebû Zâide, Şu‘be b. Haccâc ve Süfyân es-Sevrî gibi muhaddisler faydalanmışlardır. Huzurunda Kur’an’ı arz* yoluyla okuyan kıraat âlimi Hamza b. Habîb’in en yaşlı hocasıdır. Yahyâ b. Maîn’e göre onun en güvenilir râvileri Şu‘be b. Haccâc ile Süfyân es-Sevrî’dir.

Ebû İshak, kendisinden hadis rivayet ettiği hocası Hâris el-A‘ver’in ölümünden sonra onun hanımı ile evlenmiş, kitapları da kendisine kalmıştır. Ahmed b. Hanbel, Yahyâ b. Maîn, Nesâî ve Ebû Hâtim er-Râzî, rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer alan Ebû İshak’ın güvenilir bir râvi olduğunu belirtmişler; İbn Hibbân ile Tahâvî ise onun müdellis (bk. MÜDELLES) olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ali b. Medînî, o devrin hâfızası en güçlü altı muhaddisi arasında onun adını da zikretmiştir. Ebû İshak Muâviye devrinde yapılan Bizans seferinde bulunmuş, kendi ifadesine göre Ziyâd b. Ebîh’in valiliği döneminde altı yedi savaşa katılmıştır. Muâviye ona babasının aylığı olan 300 dirhemi ödemeye devam etmiş ve maaşı zamanla artarak 1000 dirhemi geçmiştir. Ömrünün son yıllarında hâfızası zayıflamış, gözleri görmez olmuştur. Tanınmış muhaddis Şa‘bî’nin (ö. 103/721) Ebû İshak’a, “Sen benden hayırlısın” diye iltifat ettiği, onun da Şa‘bî’nin kendisinden hem yaşlı hem daha hayırlı olduğunu söylediği rivayet edilmektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’i üç günde bir hatmettiği nakledilen Ebû İshak bir rivayete göre, gençlere gençliğin kıymetini bilmelerini tavsiye ederek kendisinin her gece 1000 âyet okuduğunu, haram aylar*ın tamamını ve her ayın üç gününü, ayrıca pazartesi ve perşembe günlerini oruçlu geçirdiğini söylemiştir.

Ebû İshak 127 yılı Receb ayında (Nisan 745) vefat etti. 126 (744), 128 (746) veya 129 (747) tarihinde öldüğüne dair rivayetler doğru görünmemektedir.

Ebû İshak es-Sebîî’nin soyundan ünlü muhaddisler yetişmiştir. Oğlu Yûnus b. Ebû İshak küçük yaştaki tâbiîlerden olup Enes b. Mâlik’ten hadis almış, Abdullah b. Mübârek, Yahyâ b. Saîd el-Kattân, Abdurrahman b. Mehdî gibi âlimlere hadis rivayet etmiştir. Yûnus’un iki oğlu İsrâîl ile Îsâ babalarından daha güçlü birer hadis hâfızıydılar. Ayrıca Ebû İshak’ın diğer oğlu İshak’tan torunu olan Yûsuf rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer alan bir muhaddistir. Hadis hâfızı Ebû Muhammed Hasan b. Ahmed b. Sâlih es-Sebîî’nin de (ö. 371/982) onun soyundan geldiği söylenmektedir (Zehebî, Târîhu’l-İslâm, s. 351-380, 494-497).


BİBLİYOGRAFYA

, VI, 313-315.

, VI, 347.

, VI, 242-243.

Hasan b. Ahmed b. Ya‘kūb el-Hemedânî, el-İklîl min aḫbâri Yemen ve ensâbi Ḥimyer (nşr. Muhibbüddin el-Hatîb), Beyrut 1407/1987, X, 64.

Ebü’ş-Şeyh, Ṭabaḳātü’l-muḥaddis̱în bi-İṣfahân (nşr. Abdülgafûr el-Belûşî), Beyrut 1407/1987, s. 336-338.

, I, 114-116.

a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, V, 392-401.

a.mlf., Târîḫu’l-İslâm: sene 121-140, s. 190-194, 351-380, 494-497.

, VIII, 6367.

a.mlf., Tebṣîrü’l-müntebih, IV, 1487.

, I, 174.

Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 10. cildinde, 170-171 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.