EBÛBEKİR RÂTİB EFENDİ

Müellif:
EBÛBEKİR RÂTİB EFENDİ
Müellif: SEMA ARIKAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 11.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebubekir-ratib-efendi
SEMA ARIKAN, "EBÛBEKİR RÂTİB EFENDİ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebubekir-ratib-efendi (11.12.2019).
Kopyalama metni

Tosya’da doğdu. Ulemâdan Hacı Ali Efendi’nin oğludur. Küçük yaşta İstanbul’a giderek Âmedci Edhem Efendi’ye intisap etti. Bu arada Arapça ve Farsça öğrendi, kısa sürede kendini yetiştirerek ilmi ve kalemiyle dikkati çekti. Âmedî kaleminde yabancı elçi tercümanlarıyla ilişkisinden dolayı bazı Avrupa dillerini de öğrenmeye çalıştı. Ta‘lik yazıdaki ustalığı sebebiyle şehzadeliğinde III. Selim’e yazı hocalığı yaptı, böylece onunla tanışma fırsatı buldu. Şehzade Selim’in Fransa Kralı XVI. Louis’ye gönderdiği mektupları Ebûbekir Râtib Efendi kaleme almıştır. Edhem Efendi’nin ölümünden sonra bir süre onun yerine geçen Halil Hamîd Paşa’nın maiyetine giren Râtib Efendi 1779’da âmedci oldu ve bu görevde yedi yıl kaldı. 1785’te sipah kâtibi olarak ordunun bulunduğu Silistre’ye gitti. III. Selim padişah olunca Ebûbekir Efendi’yi İstanbul’a getirterek tezkire-i evvel görevine tayin ettirdi. Çok geçmeden padişahın hatt-ı hümâyunuyla reîsülküttaplığa getirilen Ebûbekir Râtib Efendi’nin ilm-i nücûma aşırı inancı yüzünden, “Ay akreb burcundadır” diyerek bu görev münasebetiyle hil‘at giyme işini ertesi güne bırakmasına kızan III. Selim onu tezkire-i evvel vekâletiyle görevlendirdi (Cevdet, VI, 195-196). Bu olay kendisini çekemeyenleri harekete geçirdi. Padişahın affına uğramasından korkan rakipleri onu Bozcaada’ya sürdürdüler. Bir süre sonra affedilen Ebûbekir Râtib Efendi 1791’de Silistre’de bulunan orduda yeniçeri kâtipliğine tayin edildi. Aynı yılın sonlarına doğru, Avusturya ile yapılan Ziştovi Antlaşması münasebetiyle orta elçilikle Viyana’ya gönderildi. III. Selim’in mektubunu Avusturya İmparatoru II. Leopold’e teslim eden Râtib Efendi’nin orada yaptığı konuşmaların metinleri Viyana Millî Kütüphanesi’nde kayıtlıdır (nr. 1127). O sırada Şarkiyat Enstitüsü’ne devam eden ünlü tarihçi Hammer, ilk Türkçe konuşma melekesini her gün Türk elçisini ve maiyetini ziyaret ederek kazandığını ve Râtib Efendi’nin kendisine, “İleride büyük adam olacaksın” diyerek iltifatta bulunduğunu belirtmektedir.

Viyana’dan döndükten sonra başmuhasebeciliğe tayin edilen Ebûbekir Râtib Efendi 1794’te şıkk-ı sâlis defterdarlığına, bu göreve ek olarak da zahire nâzırlığına getirildi. Başarılı hizmetleri, devlet işlerine vâkıf olması ve uzun süre âmedcilik görevinde bulunması göz önünde tutularak 1795’te reîsülküttaplığa tayin edildi. Ancak yenilikçi fikirlerine karşı olanlar faaliyetlerini arttırarak on beş ay sonra çeşitli iftira ve dedikodularla Ebûbekir Efendi’yi azlettirip Rodos’a sürdürdüler (Eylül 1796). Bazı dostlarının, affedilmesi için padişah nezdindeki teşebbüsleri olumlu sonuç vermedi ve Ebûbekir Râtib Efendi üç yıla yakın kaldığı Rodos’ta idam edildi (8 Temmuz 1799). İstanbul’a getirilen kesik başı Kanlıca’da şeyhi Atâullah Efendi Dergâhı hazîresine defnedildi. Münşîliğinin yanında üç dilde şiirleri de bulunan Ebûbekir Râtib Efendi’nin asıl şöhreti yazmış olduğu iki sefâretnâmeden gelir. Bunlardan birincisi Büyük Lâyiha adıyla anılır. İç içe birçok bölüm ve başlıktan oluşan 490 sayfalık bu eserde Râtib Efendi Avusturya Devleti’nin askerî teşkilâtını ve sosyal yapısını ayrıntılı olarak ele almış, ekonomisiyle ilgili bilgiler vermiş, ayrıca öteki bazı Avrupa devletlerinin askerî durumlarından da söz etmiştir. Askerî teşkilâta dair birinci bölümde müellif Avusturya’nın asker alma tarzından, askere ödenen ücretten, subayların yetiştirildiği harp akademisinden ve öteki askerî okullardan, özellikle de bizzat gezip dolaştığı mühendislik akademisinden ayrıntılı olarak bahsetmiş, ayrıca askerî rütbelerden, bunların Osmanlı Türkçesi’ndeki karşılıklarından; piyade, süvari, topçu, lâğımcı ve humbaracı birliklerinden; savaş aletlerinden, bu arada barut yapımında kullanılan güherçileden; yük hayvanlarından, askere verilen erzaktan ve hayvan yeminden, araba, çadır gibi mühimmattan; lojistik hizmetlerden ve yedek kuvvetlerden söz etmiştir. Bölümün sonunda ise Rusya, Prusya ve Fransa’nın askerî durumlarını ele almıştır. Aynı şekilde çeşitli ara başlıklara ayrılan ikinci bölümde Ebûbekir Râtib Efendi, Avusturya halkının refah seviyesi ve şehirlerin düzeni hakkında bilgiler verir. Vergilerden, halkın uyması gereken kurallardan, idarecilerden, mahkemelerden, hastahanelerden, yoksul ve düşkünlerden, devlet hazinesinden, kıymetli madenlerden ve maden dairesinden, gümrüklerden, ticarî faaliyetlerden, yolların temizlik ve bakımından, posta düzeninden, menzilhânelerden, banka ve banka muamelelerinden, değerli kâğıtlardan ve lotarya denilen şans oyunundan, devletin başlıca gelirlerinden ayrıntılı olarak bahseder. Müellif bu büyük eserinde yeri geldikçe Osmanlı padişahına bütçe açığını azaltmasını, ticaret ve sanatın gelişmesi için yerli malı kullanılmasını tavsiye etmekten, II. Viyana Kuşatması’ndan beri devletin gittikçe gerilemesinin başlıca sebebinin padişahların zevk ve sefaya düşkünlükleri olduğunu belirtmekten çekinmez. Eserin çeşitli yazma nüshaları bulunmaktadır (meselâ bk. Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2235; İÜ Ktp., TY, nr. 3255, 5825; Millet Ktp., nr. 845; TSMK, Emanet Hazinesi, nr. 613).

Ebûbekir Râtib Efendi’nin kendi adıyla anılan ikinci sefâretnâmesi, 10 Kasım 1791’de Şumnu’dan Viyana’ya hareketiyle başlamakta ve eserde uğranılan yerler, buralarda yapılan karşılama törenleri, şehirlerin birbirlerine uzaklıkları ele alınmaktadır. Müellif ayrıca bu seyahati sırasında yanındakilerle birlikte yakalandıkları sıtma hastalığından, Avusturya İmparatorluğu’ndaki ziyaret şeklinden, rütbelerine göre elçilerle ilgili protokol kurallarından; Viyana’dan ve gördüğü öteki şehirlerden, buralardaki önemli bina ve kurumlardan, okullardan, özellikle Osmanlı Devleti’nde istihdam edilecek tercümanların yetiştirildiği Şark Akademisi’nden söz eder. Râtib Efendi’nin çok etkilendiği bu akademi için yazdığı kaside Fundgruben des Orients’te (Viyana 1809, I, 81) neşredilmiştir (Babinger, s. 359). Bu sefâretnâmesinde Ebûbekir Râtib Efendi Erdel ve Macaristan’dan, buralarda çıkan madenlerden, gezip görmesine izin verilmeyen Budin ve Tımışvar kalelerinden; katıldığı bale, opera, tiyatro, karnaval vb. gösterilerle dans çeşitlerinden de bahseder. Râtib Efendi eserinin sonlarında III. Selim’in mektubunu II. Leopold’e nasıl verdiğini ayrıntılı olarak anlatır (Sefâretnâme, İÜ Ktp., TY, nr. 6096, 9596).

Ebûbekir Râtib Efendi’nin Avusturya başbakanı ve başbakan vekiline gönderdiği mektuplarla onlardan gelen cevaplar, İmparator II. Leopold ve halefi II. Franz’a sunduğu takrirleriyle bunlara verilen cevaplar Viyana Millî Kütüphanesi’nde (Mxt. 501) bulunmaktadır (Flügel, II, 306). 227 gün süren bu sefâreti sırasında Türk elçisine birçok dil bilen ve mühendislikten anlayan teknik bir kadro refakat etmiştir. Râtib Efendi, özellikle Büyük Lâyiha’sındaki askerî ve ekonomik bilgileri muhtemelen bu heyet tarafından tercüme edilen eserlerden derlemiştir. Bu lâyihada verilen bilgiler III. Selim’in Nizâm-ı Cedîd programına örnek olmuştur.


BİBLİYOGRAFYA

TSMA, nr. E. 702, 702/1, 1250, 1380, 1381, 5026/10, 5320, 6700/1-10, 8530, 11.663.

Ebûbekir Râtib Efendi, Büyük Lâyiha, Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2235.

a.mlf., Sefâretnâme, İÜ Ktp., TY, nr. 6096, 9596.

III. Selim’in Sırkâtibi Ahmed Efendi Tarafından Tutulan Rûznâme (nşr. V. Sema Arıkan), Ankara 1993, s. 61, 74, 96, 120, 193, 202, 219, 225, 226, 227, 228.

, VII, 12.

, II, 306.

, IV, 266; VI, 195-196, 230-231; VII, 45-46.

, II, 346.

, s. 359.

, s. 116, 372.

a.mlf., “Tosyalı Ebûbekir Râtib Efendi”, , sy. 153 (1975), s. 49-76.

, V, 61.

a.mlf., “Osmanlı Tarihine Dair Vesikalar”, , IV/14-15 (1940), s. 175-189.

a.mlf., “Ebûbekir Râtib Efendi’nin Nizâm-ı Cedid Islahatında Rolü”, , V (1960), s. 347-355.

Faik Reşit Unat, Osmanlı Sefirleri ve Sefâretnâmeleri (nşr. Bekir Sıtkı Baykal), Ankara 1968, s. 154-162.

Hüner Tuncer, “Osmanlı Elçisi Ebubekir Ratip Efendi’nin Viyana Mektupları”, , XLIII/169 (1979), s. 73-105.

J. M. Setin, “An Eighteenth-Century Ottoman Ambassador Observes the West: Ebu Bekir Râtip Efendi Reports on the Habsburg System of Roads and Posts”, , X (1985-87), s. 219-312.

Cahit Bilim, “Ebûbekir Ratib Efendi, Nemçe Sefaretnamesi”, , LIV/209 (1990), s. 261-295.

Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 10. cildinde, 277-278 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.