EBÜ’n-NECM el-İCLÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

EBÜ’n-NECM el-İCLÎ

أبو النجم العجلي
Müellif:
EBÜ’n-NECM el-İCLÎ
Müellif: AHMET TURAN ARSLAN
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 19.09.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebun-necm-el-icli
AHMET TURAN ARSLAN, "EBÜ’n-NECM el-İCLÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebun-necm-el-icli (19.09.2020).
Kopyalama metni

Basra ve Kûfe civarında yaşayan Benî İcl kabilesine mensuptur. Emevîler devrinde yaşadığı bilinen İclî’den Muâviye’nin (661-680) sitayişle bahsettiğine bakılırsa o sırada yetişkin bir şair olduğu söylenebilir. Ebü’n-Necm şöhretinin zirvesine Hişâm b. Abdülmelik zamanında (724-743) ulaşmış ve Hişâm’ın halifeliğinin son yıllarında yetmiş yaşlarında vefat etmiştir.

Ebü’n-Necm, İslâmî devrin önde gelen recez şairlerinden olup bu şairlerin birinci tabakasında yer alır. Coşkulu bir şiir okuyuşu olduğu rivayet edilir. Edebiyat tenkitçileri onun da içinde bulunduğu dört recez şairi arasında (kendi kabilesinden Ağleb el-İclî, Benî Temîm’den Accâc ve oğlu Rü’be) tasvir konusunda en yüksek dereceyi ona verirler ve irticâlen şiir söyleyebildiği için ondan övgüyle söz ederler. Geleneksel kabile rekabeti sebebiyle aralarında düşmanlık bulunan iki şairden Rü’be’nin Ebü’n-Necm’i görünce ayağa kalktığı ve onun Araplar’ın en güzel recez söyleyen şairi olduğunu belirttiği, Ebü’n-Necm meşhur “Lâmiyye” kasidesini okuyup bitirince de, “İşte recez budur” diye takdirini ifade ettiği kaydedilir (İsfahânî, X, 151). Ebü’n-Necm şöhretini, Emevî halifelerinden Abdülmelik b. Mervân ve Hişâm b. Abdülmelik ile Abdülmelik b. Bişr ve Haccâc gibi yöneticiler için yazdığı recez bahrindeki methiyelerine borçludur. Râviler onun irticâlen şiir söylemedeki başarısından ittifakla söz ederken bazı kelimeleri isabetsiz kullandığı için Asmaî tarafından tenkit edildiğini de belirtirler. Şiirlerinin muhtevasını daha çok, bedevî Araplar’ın hayatında önemli yeri olan eşyalarla yarış atı ve deve gibi hayvanların tasviri teşkil eder.

Ebü’n-Necm’in Ebû Saîd es-Sükkerî ve İbnü’s-Sikkît tarafından derlenen divanı günümüze ulaşmamakla birlikte çeşitli kaynaklarda yer alan şiirleri Alâeddin Âgā tarafından bir araya getirilip zor kısımları şerhedilerek Dîvânü Ebi’n-Necm el-ʿİclî adıyla yayımlanmıştır (Riyad 1981). “Ümmü’r-recez” diye adlandırılan kasidesi de meçhul bir müellife ait şerhiyle birlikte Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ndeki yazma nüshası (nr. 5758) esas alınarak Abdülazîz el-Meymenî (eṭ-Ṭarâʾifü’l-edebiyye, Kahire 1937, s. 55-71) ve eksik bir şekilde Muhammed Behcet el-Eserî (, VIII, 1928, s. 472-479) tarafından neşredilmiştir. Jaakko Hämeen-Anttila, derlediği yeni şiirleri de ilâve ederek divanı yeniden yayımlamaya başlamıştır (Dīwān of Abū’n-Nağm: Materials for the Study of Rağaz Poetry I., Helsinki 1993).

Ömer Ahmed Halîl Hasan Ebü’n-Necm el-ʿİclî: aḫbâruhû ve eşʿâruh adlı bir doktora çalışması yapmış, çeşitli kaynaklarda dağınık halde bulunan şiirlerini toplayarak açıklamış ve bir makale ile de bu çalışmasını tanıtmıştır (bk. bibl.).


BİBLİYOGRAFYA

Ebü’n-Necm er-Râciz, Dîvân (nşr. Alâeddin Âgā), Riyad 1401/1981.

, II, 737, 745, 753.

İbn Kuteybe, eş-Şiʿr ve’ş-şuʿarâʾ (nşr. Müfîd Kamîha), Beyrut 1985, s. 400-404.

, X, 150-161.

Merzübânî, Muʿcemü’ş-şuʿarâʾ (nşr. F. Krenkow), Kahire 1354 → Beyrut 1402/1982, s. 310-311.

Abdülkādir el-Bağdâdî, Ḫizânetü’l-edeb, I, 103-106.

Abdürrahîm el-Abbâsî, Meʿâhidü’t-tenṣîṣ (nşr. M. Muhyiddin Abdülhamîd), Kahire 1367/1947, s. 19.

, s. 617.

, II, 371-372.

Cl. Huart, Arap ve Arap Dilinde İslâm Edebiyatı (trc. Cemal Sezgin), Ankara 1971, s. 63-64.

, I, 682-685.

, II, 397-399.

Recâ es-Seyyid el-Cevherî, Fennü’r-recez fi’l-ʿaṣri’l-ʿAbbâsî, İskenderiye, ts. (Münşeâtü’l-maârif), s. 52, 75-80.

Ömer Ahmed Halîl Hasan, “Ebü’n-Necm el-ʿİclî: aḫbâruhû ve eşʿâruh”, Ḥavliyyâtü ferʾi’l-âdâbi’l-ʿArabiyye, IV, Beyrut 1989, s. 313-316.

Ch. Pellat, “Abu’l-Nad̲j̲m”, , I, 142.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1994 yılında İstanbul'da basılan 10. cildinde, 338 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER